Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2158 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Tamamlığın şartları
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 74 - Ekim / Aralık 2012

Tatbik ettiği kanuna inanan hâkim… Kendisini hâkime inandıran kanun… Aldığı dâvanın hak olmasına bağlı avukat… “Kanunun kestiği parmak acımaz” bilen mahkûm… Bunlar oldu mu adalet tamamdır.

Terazideki uygunsuzluğu Allah’ın gördüğünü bilen ve parmakları titreyen esnaf… Teraziye bakmayı kötü zan ve boş zahmet sayan müşteri…

 Fazla kazancının kaç fakir lokmasından meydana gelme bir vâhid olduğuna dair ruh muhasebesinde hususî bir fasıl açan tüccar… Tüccarların vergi kaçakçılığını takip için bir hafiye ordusu beslemeyen ve bunu Allah’ın bilgisiyle müeyyide altına alan idare… Bunlar oldu mu, müeyyide tamamdır!

 Sırtında tasarruf edilen emek artığını sanki kendisi biriktiriyor ve cemiyet hesabına yatırılıyormuş gibi bir huzur ve (mistik) zevk içinde çalışan amele…

Amelesinin diken batmış ayağını dizine koyup saran patron…

İşverenle iş gören arasındaki âhengi bir orkestra nizamıyla kıvamlandıran ölçü… Bunlar oldu mu, usul tamamdır!

En ileri, en zengin ve en kalabalık (Metropolis)in billûr sarayında; en geri, en fakir ve en tenha köyün cemiyet bütünü içindeki hak ve vazifesini kollayan ve bu kollayışın kafa hâkimiyetini temsil eden münevver…

En ileri (Metropolis)in en ileri ufkundaki ufuk münevverin teşekkülünü besleyici şartlara inanan ve kendisi için bu şartlardan daha üstün bir koruyucu olmayacağı idealine feda olan köylü…

En ileri münevverle en iptidaî köylü arasındaki oluş kavşağını açık tutan sistem… Bunlar oldu mu, nizam tamamdır!

Bacaklarına bakılıp memuriyete kayırılacağını ummayan daktilo kız…

Günahını idarî ve içtimaî selâhiyetlerinden hiçbirine ortak etmeyen ve mide kanseri gibi ferdiyeti içinde hapseden âmir…

Cemiyete sâri günahı en büyük felâket sayan toplum havası… Bunlar oldu mu, ahlâk tamamdır!

Mikroplara karşı muvazalı bir muhalefet tavrı takınmayan doktor…

Nefsi hastalığına razı olsa bile cemiyetin buna razı olmayacağını ve nereye saklansa kendisini arayıp bulacağını bilen hasta…

Bir hastahanedeki ilim ve hakikat otoritesi önünde, fert hakkı, hürriyet, demokrasi gibi laflara yer bulunmayacağına inanmış ve bu inanışla beslenmiş, gönül… Bunlar oldu mu, hakikat tamamdır!

Öğrenmemenin vatana ihanet olduğunu en başta öğrenen öğrenci…

Hatır için numara vermeyi, vatan ihanetine müsavi bilen öğretmen…

Bütün haklarını okul ve öğretmene devretmiş aile ve cemiyet… Bunlar oldu mu, terbiye tamamdır!

Saadetini, ne yapıp yapıp kötüyü bulmakta değil, ne yapıp yapıp kötünün bulunmadığını bulmakta arayan polis…

Polisi, kendi mesleğinin tesadüfen aksini temsil etmeye memur bir yoldaş sanmayan hırsız…

Polisle korkuttukların karşılık, polisi korkutmak ceberrutu yerine, ona hak takipçiliğini telkin eden hükûmet… Bunlar oldu mu, emniyet tamamdır!

Namazda, akşama indireceği hatimden kaç para alacağını düşünmeyen imam…

Her ferdi öbürüyle dirsek teması halindeyken, yine her ferdi Allah’la yapayalnız ve aynı içtimaî dayanışmaya her sahada mâlik, milyonluk safları çerçeveleyen cemaat…

Dini, kör ve sağır nefslerin karanlık bodrumuna indirmeyen, asliyet ve saffetinden zerre feda etmeksizin koruyan bilgi… İman tamamdır!

“Hâkimiyet halkın değil Hakkındır!” düsturunu mahyalaştıran telâkki…

Hâkimiyet kendisinin değil, ancak Hakkın olursa kendisinin de hâkim olacağını şuurlaştıran halk…

Halka “Sen kendi hayrını bilemezsin; onu Hak bilir ve gösterir! Gerçek hürriyet de bu teslimiyettir!” diyen hükûmet… Bunlar oldu mu, demokrasya tamamdır!

Büyüklerin keyfi için tarihi ve gerçekleri değiştirmeyen bilgin… Düşünce tamamdır!

Sanatın, sanatla beraber her şey için, her şeyden evvel mutlak hakikat ve cemiyet için olduğu sırrına eren şair… Duygu tamamdır!

Herkesi ve herkesten ziyade kendisini aşan prensipler heyûlasının gölgesiyle heybet ve haşyet saldıktan sonra, hak ve vicdan adına kendi gölgesinden ödü patlayan politikacı… Devlet tamamdır!

Yangın kulesinden Sarıçizmeli Mehmet Ağayı arar gibi boş yere ismi haykırılmayan, daha ilk seslenişte ilk ferdiyle “buradayım!” diye meydana çıkıveren yığın… Cemiyet tamamdır!

Beyin, kalb, yumruk ve taban arasındaki ilâhî vazife bölümünü ve rütbe dağıtımını, her uzvu kendi faaliyeti içinde mesut ve öbürüne riayetkâr, cemiyet bünyesi…

Allah’ın, meleklerine bile mahrem tuttuğu hakikat yuvası kalblerle, hakikatin sesi diller arasında mesafe bırakmayan samimiyet… Bunlar da oldu mu, baştan beri saydıklarımızın hepsi ve her şey tamamdır!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Dua... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4125967
 Bugün : 214
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430275
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 81
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim