Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     8815 kez okundu.     6 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İçimizdeki Mevlana
Yavuz Sert

  Sayı: 43 -

Her aralık ayının 17. günü, hak dostu Hazret-i Mevlâna’nın “Hakiki Dost”a kavuşmasının yıldönümüne binaen Şeb-i Arus şenlikleri yapılır ülkemizin dört tarafında. Özellikle Hz. Mevlâna’nın kabrinin bulunduğu Konya’da.
Bu yıl vuslatın 731. yıldönümü. Geride bıraktığımız aralık ayında gerçekleşen Hz. Mevlana ile ilgili etkinlikler bundan önceki yıllara nazaran daha çok ilgi gördü ve gündemde daha çok yer aldı. Ben de ilk kez bu yıl, bu neviden bir törene katıldım.
İstanbul’da bulunan Tarih ve Kültür Vakfının düzenlediği akşam, hem ilk kez bir sema ayinine tanıklık etmeme hem de bu konu hakkında çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Cihan Okuyucu ile tanışmama vesile oldu.
Okuyucu, programın başında yaptığı konuşmada genel olarak Mevlevilikten ve Hz. Mevlana’dan bahsetti. Sema ayininin ayrıntıları ile ilgili bilgiler sundu.
Program sonunda Cihan Okuyucu, yazdığı kitapları okurları için imzaladı. Ben de dergide bu kitaplardan birini sizlere tanıtmak amacı ile “İçimizdeki Mevlâna” adlı eserini sayın yazara imzalattım.“İçimizdeki Mevlâna”, Hz. Mevlâna ve Mevlevilik ile ilgili temel bilgi sahibi olmak isteyenlere hitaben yazılmış bir eser. Hemen belirteyim, eser roman olarak kaleme alınmış. Bu sayede bir oturuşta eseri rahatlıkla bitirebilirsiniz.
Fatih Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat bölüm başkanı olan Prof. Dr. Cihan Okuyucu, Konya’ya yapılan bir okul gezisi ile başlıyor romanına. Anladığım kadarı ile öğrencileri ile yaptığı bir Konya gezisi ona ilham olmuş bu romanı kaleme alırken. Yine romanın kahramanları olan öğrenciler üniversitedeki öğrencileri olsa gerek. Ve Arif hoca da kendisi...
Eserin dili oldukça basit tutulmuş, ancak görevini yerine getiriyor ve okuru Hz. Mevlâna hakkında bilgi sahibi yapıyor. Hz. Mevlâna’nın hayatı, Mevlevilik, yurt dışında Hz. Mevlâna’ya olan ilgi kitapta işlenen konular arasında.
Eğer Hz. Mevlâna hakkındaki bilginiz “gel ne olursan ol yine gel”le sınırlıysa ve bu konuda bilgi sahibi olmak istiyorsanız “İçimizdeki Mevlâna” iyi bir başlangıç olacaktır.

“Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı, bende bu cihanın gamı var, dünyadan ayrılığıma tasalanıyorum sanma; bu çeşit şüpheye düşme. Bana ağlama, yazık yazık deme. Şeytanın tuzağına düşersem işte hayıflanmanın sırası o zamandır. Cenazemi görünce ayılık ayrılık deme. O vakit benim buluşma ve görüşme zamanımdır. Beni kabre indirip bırakınca, sakın elveda elveda deme; zira mezar cennetler topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret. Güneşe ve aya batmadan ne ziyan geliyor ki? Sana batmak görünür, ama o, doğmaktır. Mezar hapis gibi görünür ama o, canın kurtuluşudur. Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun? Hangi kova kuyu ya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf’u ne diye kuyuda feryad etsin? Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç. Zira senin hayuhuyun mekansızlık aleminin fezasındadır.”
Birine 5., diğerine 2. baskı
Ali Erdal’ın 2 kitabının yeni baskıları yapılacak.
Erdal’ın ilk eseri “Destan ve Kurşun” (tiyatro), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basılmıştı. Yazara Bakanlık’tan telefon edildi ve eserin ikinci baskısının yapılacağı bildirildi. Daha sonra tashih için kitabın yazılı bir nüshası gönderildi. Tashihi yapılıp bakanlığa gönderildi.
Erdal’ın üçüncü eseri “Kaynağı bulan adam ERTUĞRUL GAZİ” geçen sene 4. Baskısı Bilecik Valiliği tarafından yapılmıştı. 3000 adet basılan kitap bir yıl içinde tükendi. Yeni baskısını yapmak için Bilecik ilindeki belediyelerden teklifler geldi. Yazar, önümüzdeki günlerde, gelen teklifleri değerlendirecek.
Yazarımızdan Oyun Kitabı
Dergimizde fabıllarından tanıdığınız Ramazan Yılmaz’ın, ikinci kitabını yayınlandı. Edebiyat öğretmeni olan Yılmaz’ın, yıllardır sabırla derlediği ve kendisinin yazdığı eserleri, Gonca çocuk dergisi tarafından kamuoyuna malı edildi.
Bir boşluğu dolduran yazarımız, eserini dergi eki halinde gazete bayiinde görmesinin, kendisi için de sürpriz olduğunu belirtiyor. Kardelen’e bir (e-mail) gön- dererek sevincini bizimle paylaşan Yılmaz, haberinde şöyle diyor: “Oyun kitabı sadece çocukların değil, çocuklarıyla oynamak iste- yen anne ve babaların da kitabıdır.”
Bu sene daha farklı
Mehmet Akif, bu sene farklı anıldı. Avrupa Birliği’ne girip girmeme, mahzurlarının ve faydalarının hararetli müzakereleri, Kıbrıs’ın elden çıkıp çıkmadığı tartışmaları bu sene Akif’in daha farklı şekilde anılmasına sebep oldu. Daha buruk ve Akif gibi şahsiyetlere ihtiyaç olduğu düşüncesi konuşmalarda ağırlık kazandı. Çetin Baydar’ın dergimize lütfettiği haberi ve yorumundan öğrendiğimize göre Ankara’daki tören buna en bir örnektir:
Ülke yeni bir kırılma noktasında yeni AKİFLERE ihtiyacımız varVefatının 68.yılında Merhum Akif 1920-1923 yıllarında Ankara’da ikamet ettiği Tacettin Dergahında yâd edildi. TYB’nin ananeleştirdiği Tacettin anmaları yaklaşık otuz yıldır yapılıyor ve herhangi bir davet olmaksızın her Aralık ayının 27. Günü saat 10 00’da Dergah’ta başlayıp yüzlerce Akif dostunu buluşturuyor.
Bu yılki buluşmaya TYB Genel başkanı Dr.Yakup Deliömeroğlu, Yazar D. Mehmet Doğan, Muhsin Yazıcıoğlu, MEB müsteşarı Prof.Dr.Nejat Birinci, Kültür ve Turizm Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen, TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil, Yazar Rıdvan Çongur, Yazar Dr. Lütfi Şehsuvaroğlu katıldı.
Kuran-ı kerim Tilaveti ile başlayıp öğrencilerin bir ağızdan on kıtasıyla okudukları İstiklal Marşı ile nihayete eren toplantıda, birbirinden önemli konuların altını çizen konuşmalar yapıldı. Bunlardan biri de Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen’e aitti: “Mehmet Akif sanat ve düşüncesini hazırlayan tarihi hadiselerin, problemlerin bir çoğu günümüzde de devam ediyor.Ülkemiz yeni bir siyasi ve kültürel kırılma noktasına gelmiştir, yeni Mehmet Akiflere ihtiyacımız var”
Mehmet Akif, Milli izzet-i nefsi ayakta tutmaya çalışan bir inanmış insandı.
Mehmet Akif’çe duruşlara bugün İslâm dünyasının ihtiyacı var. Günümüz İslâm coğrafyasını paylaşan milletler ve devletlerin hemen hepsi kapıya dayanmış ABD istilası karsısında eziklik ve korku içinde. Bölgeyi yeniden tanzim edip nakışlayacak ABD gücü, tabir caizse “Nakkaş”ı simgeliyor. Eski Osmanlı coğrafyasındaki ülkelerin her biri ise birer “figür”, yani “nakış”. Asırlar boyunca bu coğrafyanın nakkaşı da bizdik, nakışların çeşidine ve uyumuna da biz karar verirdik. Şimdi bizlere ancak figüratif görevler düşüyor. Topraklarımızı istilâcı güce “yol geçen hani” yapmak da bu soylu (!) görevlerden biri olmalı. İslâm’ın izzetini kaybetmiş, ama adına hala “Müslüman” demeye devam eden yığınlarla mücadele ederek ömrünü harcayan Mehmet Akif’i sağ olsaydı bu halimize ne derdi, diye merak edenlere “İstiklal Marşımızı bütün dikkatlerini toplayarak tekrar tekrar okumalarını salık veririm.
Asım’ın Nesli romanı yazıldı
Yazarımız, Mücahit Koca, “Asım Nesli”ni romanlaştırdı. 348 sayfalık kitap, yazarımızın 10. eseri.Kitabın arka kapağında eser şöyle tanıtılıyor:
“Mücahit Koca, Asım’ın Nesli’nde medeniyet penceresinden bakarak; batılılaşmada- ki tarihî süreci konu ediniyor. Batı reddiyesi de denilebilecek bu eserinde yaşanan ve dramatik yanları oldukça ağır basan olaylar, derin bir duyarlılıkla yorumlanmakta ve milletin en büyük handikapı olan batılılaşma sevdası da ciddî bir eleştiriye tabi tutulmaktadır.
Roman bin yıldır Hıristiyan Batı karşısında bütün taraflarıyla hep yekvücut olmuş bir milletin, hem bir gün gelip yanlış tercihler yüzünden nasıl iki kutba bölündüğünü anlatmakta; hem de sesli düşünen millet evlâtlarının nasıl vatan haini muamelesi gördüğünü yakın tarihten çarpıcı anekdotlarla ustaca dile getirmektedir.
İstiklâl Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy ile çevresinin geleceği kuracak düşünce ve eylemleri...
Yabancı tercihler yüzünden kamusal alandan büsbütün dışlanan bir kuşağın acılı öyküsü...
Devleti kuran ve yaşatan iradenin kutup olmuş olgun örneklerini tanıtarak; yeni bir nesil yetiştirme mücadelesi verenlerin romanı...
Yeni nesil yetiştirme macerasının toplumun duyarlı bütün kesimlerince desteklendiği bir yerde Mücahit Koca, Mehmet Akif Ersoy çevresini; “Münevver çizgi”, Said-i Nursî çevresini “Hikmet çizgisi” ve Erbilli Şeyh Esad Efendi çevresini; “Sufî çizgi” olarak niteliyor.
Roman boyunca yazar, usta kalemiyle; bütün yaşananlara rağmen yine de millet, devlet ve medeniyetimizin yeniden dirilişinden yana olan umut bayrağını göndere çekmekte...
Dahası Avrupa Birliği kapısında süründüğümüz bugünlerde okuyanı hayrette bır
akan tablolar çizmekte...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : FATMA    21.04.2008
Yorum : S.a. Çalışmanız çok müthiş olmuş.Bende mevlana ve mevlevilik hakkında bir araştırma yapıyorum.Beni aydınlatırsanız çok sevinirim.En büyük hayalim çünkü.Bilmiyorum o duyguyu sizde mi yaşıyorsunuz.Lütfen bana yardımcı olun.Mail adresime bilgilendirirseniz çok sevinirim.Saygılarımla...




Ekleyen : fatma    01.02.2008
Yorum : cok guzel




Ekleyen : mustafa    27.08.2007
Yorum : amca çok güzel olmuş




Ekleyen : nefize    31.07.2007
Yorum : ben mesnevilik ve mevlana kültürünü araştırıyorum nasıl bulabilirim mail adresime bilglendirirseniz sevinirim ii günler




Ekleyen : akyn    
Yorum : bence çok güzel




Ekleyen : ?a?da?    
Yorum : selam güzel bir çalışma olmuş...ben mesnevilik ve mevlana kültürünü araştırıyorum nasıl bulabilirim mail adresime bilglendirirseniz sevinirim ii günler





 
Keyif verici cümleler... - Sayı 97
Prof. Dr. Ömer Faruk Harm... - Sayı 96
Kudüs... Ey Kudüs... - Sayı 96
(Röportaj) Tekkeler tekra... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Milli Eğitim Bakanlığı’nın anketine göre, gençlerin %61’i kitap okuyormuş.
Hayret! Ya gizli gizli okuyorlar, ya büyüklerinden ders almamışlar ve gizli gizli okuyorlar.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4917066
 Bugün : 1712
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452353
 Bugün : 49
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim