Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2585 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Üçaylar ve Ramazan
Kubilây Ertekin

  Sayı: 77 - Temmuz / Eylül 2013

Hz. Ömer'e (rad) izâfe edilen bu sözde çok derin mânâlar gizlidir. Her şeyde olduğu gibi inanan ve sâdık olan insanların da dinlenmeye, kendine gelip maddî-manevî bir yenilenmeye, dinamizme, muhâsebeye ihtiyacı vardır. İşte her iman sahibinin bu üç ayların ve ramazanın verdiği sayısız feyiz ve bereketiyle yeniden bir güç kazanıp hayatın bütün zorluklarına ve menfîliklere karşı, büyük bir hamle ve azimle direnerek yoluna devam etme ihtiyacı içinde olduğu her ak-ı selim tarafından bilinen bir gerçektir. Mübarek gün ve gecelerin-ayların–vakitlerin Müslümanlara sağladığı şeylerden birisi  de budur.

Genel bir tarife göre; ramazan “ramza” kökünden gelen ve güneşin en şiddetli olduğu yaz aylarında taşı ve toprağı yakacak derecedeki sıcaklığı demektir. Bu rahmet ayında ve öyle bir sıcaklığın-hararetin en şiddetli olduğu dönemde, insanın açlık ve susuzluktan yanıp-kavrulduğu, dudaklarının çatladığı halde Allah'ın (cc) emri gereği tuttuğu orucun hürmetine, onun kusur ve günahlarının da yakılıp yok edildiği mânâsını taşımaktadır. Aslında bu ramazanlar açıklanan mânâya uygun olarak, biraz da hüzün ve keder demektir. Günahların ve yaşananların hüznü, karşılaştığı sıkıntı ve sitresin, acı tatlı olayların verdiği elem ve kederler de buna dahildir. Ramazan kelimesi bana merhum şair Yahya Kemal'in; “Atikvalde'den inen sokakta” duyduğu hüznü-elemi, garipliği ve hissettiği dayanılmaz yalnızlığını ve o semtin garip derbeder, fakir mütedeyyin insanlarını hatırlatmaktadır.

Her ramazanda hissettiğim bu elem ve hüzün duygusu  o yılları, o insancıkların garip ve bikes durumlarını, buna rağmen hallerinden razı tevekkül içinde olmalarını tahayyül ettirmekte ve sanki o ânı birlikte yaşamış hissi vermektedir. Çok zaman o şiiri  hatırlayıp okuduğumda göz yaşlarımı tutamadığım olmuştur. Belki rahmete vesile olur ümidiyle, buraya almak istiyorum…

“İftardan önce  gittim Atik-valde semtine,

Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine.

Sessizdiler. Fakat  Ramazan mâneviyyatı.

Bir tatlı intizâra çevirmişti sûkûneti;

Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler.

Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer-birer.

Bakkalda bekleşen fukarâ kızcağızları.

Az-çok yakında sezdiriyor top ve iftarı..

Meydanda kimse kalmadı artık,bütün-bütün.

Bir top gürültüsüyle bu sahilde bitti gün.

Top gürleyip oruç bozulan, lahzâdan beri.

Bir nurlu  neş'e kapladı kerpiçten evleri..

Yârâp, nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

Tenhâ sokakta kaldım, oruçsuz ve neş 'esiz.

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı,

Hadsiz yaşattı rûhuma, bir gurbet akşamı.

Bir tek düşünce oldu, teselli bu derdime.

Az-çok ferahladım ve dedim kendi kendim;

Onlardan ayrılış bana, her an üzüntüdür.

Madem ki böyle duygularım kaldı çok şükür” (Kendi gök kubbemiz sh 35)

Gerçi şimdi o yıllardaki gibi maddî bir sıkıntı ve derbederlik yok. Halkın refah seviyesi oldukça yüksek. Herkesin yediği önünde yemediği ardında ve har vurup harman savurmaktadırlar. İsraf ve savurganlıklar zirvelerdedir. Üretilen 94 milyon ekmeğin 6-7 milyonunun çöpe atıldığı yazılmaktadır. O çöplüklerde bir servet yatmakta. Bu elîm manzara karşısında duygulanıp; “EKMEK NİMETTİR. ÇÖPE ATILMAZ!” şeklinde 50 adet  fotokopi çektirip dağıtmak istedim. Fakat çoğu esnaf almadı bile.. Ve burası Müslüman (!) bir ülkedir. “İsraf ise haramdır.” Sıkıntı ve yokluğu görmeyen insanların azgınlığı meğer ne kadar korkunçmuş. Yükselen refah ve maddî imkânlar yanında, gerileyen dînî zaaflar, itikâdî ve ahlâkî yozlaşmalar davranışlar gelecek için insanı endişelendirmektedir. Sahil boylarındaki kokuşma ve yozlaşmalar, içki-fışkı gibi müptezellikler, sabahlara kadar çalışan bar-pavyon ve batakhâneler, onların müdavimleri ve ortalığı çınlatan ayyaş nâraları, yerlerde sürünen kadınlı–erkekli kalabalıklar kirletilen sokak ve caddeler.. Bütün bu rezaletlere rağmen hâlâ rakı ve işreti savunmak insanın midesini bulandırmaktadır. Yara derin, dert büyük ve derman tutsak...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kurtuluş... - Sayı 92
Eyüp Sultanda sabah namaz... - Sayı 87
Şekli Müslümanlık ve Alla... - Sayı 86
Şeklî Müslümanlık ve Alla... - Sayı 85
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Suyun serencamı
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16782433
 Bugün : 539
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 731573
 Bugün : 84
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 339
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim