Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1809 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Üçaylar ve Ramazan
Kubilây Ertekin

  Sayı: 77 - Temmuz / Eylül 2013

Hz. Ömer'e (rad) izâfe edilen bu sözde çok derin mânâlar gizlidir. Her şeyde olduğu gibi inanan ve sâdık olan insanların da dinlenmeye, kendine gelip maddî-manevî bir yenilenmeye, dinamizme, muhâsebeye ihtiyacı vardır. İşte her iman sahibinin bu üç ayların ve ramazanın verdiği sayısız feyiz ve bereketiyle yeniden bir güç kazanıp hayatın bütün zorluklarına ve menfîliklere karşı, büyük bir hamle ve azimle direnerek yoluna devam etme ihtiyacı içinde olduğu her ak-ı selim tarafından bilinen bir gerçektir. Mübarek gün ve gecelerin-ayların–vakitlerin Müslümanlara sağladığı şeylerden birisi  de budur.

Genel bir tarife göre; ramazan “ramza” kökünden gelen ve güneşin en şiddetli olduğu yaz aylarında taşı ve toprağı yakacak derecedeki sıcaklığı demektir. Bu rahmet ayında ve öyle bir sıcaklığın-hararetin en şiddetli olduğu dönemde, insanın açlık ve susuzluktan yanıp-kavrulduğu, dudaklarının çatladığı halde Allah'ın (cc) emri gereği tuttuğu orucun hürmetine, onun kusur ve günahlarının da yakılıp yok edildiği mânâsını taşımaktadır. Aslında bu ramazanlar açıklanan mânâya uygun olarak, biraz da hüzün ve keder demektir. Günahların ve yaşananların hüznü, karşılaştığı sıkıntı ve sitresin, acı tatlı olayların verdiği elem ve kederler de buna dahildir. Ramazan kelimesi bana merhum şair Yahya Kemal'in; “Atikvalde'den inen sokakta” duyduğu hüznü-elemi, garipliği ve hissettiği dayanılmaz yalnızlığını ve o semtin garip derbeder, fakir mütedeyyin insanlarını hatırlatmaktadır.

Her ramazanda hissettiğim bu elem ve hüzün duygusu  o yılları, o insancıkların garip ve bikes durumlarını, buna rağmen hallerinden razı tevekkül içinde olmalarını tahayyül ettirmekte ve sanki o ânı birlikte yaşamış hissi vermektedir. Çok zaman o şiiri  hatırlayıp okuduğumda göz yaşlarımı tutamadığım olmuştur. Belki rahmete vesile olur ümidiyle, buraya almak istiyorum…

“İftardan önce  gittim Atik-valde semtine,

Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine.

Sessizdiler. Fakat  Ramazan mâneviyyatı.

Bir tatlı intizâra çevirmişti sûkûneti;

Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler.

Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer-birer.

Bakkalda bekleşen fukarâ kızcağızları.

Az-çok yakında sezdiriyor top ve iftarı..

Meydanda kimse kalmadı artık,bütün-bütün.

Bir top gürültüsüyle bu sahilde bitti gün.

Top gürleyip oruç bozulan, lahzâdan beri.

Bir nurlu  neş'e kapladı kerpiçten evleri..

Yârâp, nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

Tenhâ sokakta kaldım, oruçsuz ve neş 'esiz.

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı,

Hadsiz yaşattı rûhuma, bir gurbet akşamı.

Bir tek düşünce oldu, teselli bu derdime.

Az-çok ferahladım ve dedim kendi kendim;

Onlardan ayrılış bana, her an üzüntüdür.

Madem ki böyle duygularım kaldı çok şükür” (Kendi gök kubbemiz sh 35)

Gerçi şimdi o yıllardaki gibi maddî bir sıkıntı ve derbederlik yok. Halkın refah seviyesi oldukça yüksek. Herkesin yediği önünde yemediği ardında ve har vurup harman savurmaktadırlar. İsraf ve savurganlıklar zirvelerdedir. Üretilen 94 milyon ekmeğin 6-7 milyonunun çöpe atıldığı yazılmaktadır. O çöplüklerde bir servet yatmakta. Bu elîm manzara karşısında duygulanıp; “EKMEK NİMETTİR. ÇÖPE ATILMAZ!” şeklinde 50 adet  fotokopi çektirip dağıtmak istedim. Fakat çoğu esnaf almadı bile.. Ve burası Müslüman (!) bir ülkedir. “İsraf ise haramdır.” Sıkıntı ve yokluğu görmeyen insanların azgınlığı meğer ne kadar korkunçmuş. Yükselen refah ve maddî imkânlar yanında, gerileyen dînî zaaflar, itikâdî ve ahlâkî yozlaşmalar davranışlar gelecek için insanı endişelendirmektedir. Sahil boylarındaki kokuşma ve yozlaşmalar, içki-fışkı gibi müptezellikler, sabahlara kadar çalışan bar-pavyon ve batakhâneler, onların müdavimleri ve ortalığı çınlatan ayyaş nâraları, yerlerde sürünen kadınlı–erkekli kalabalıklar kirletilen sokak ve caddeler.. Bütün bu rezaletlere rağmen hâlâ rakı ve işreti savunmak insanın midesini bulandırmaktadır. Yara derin, dert büyük ve derman tutsak...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kurtuluş... - Sayı 92
Eyüp Sultanda sabah namaz... - Sayı 87
Şekli Müslümanlık ve Alla... - Sayı 86
Şeklî Müslümanlık ve Alla... - Sayı 85
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7773563
 Bugün : 3548
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514293
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 59
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim