Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6807 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Birinin değil, dâvânın adamı olmak!
Muhsin Hamdi Alkış

  Sayı: 80 - Nisan / Haziran 2014

Dâvâ adamı kimdir? Dâvâ ahlâkı ve dâvâ nedir?

Bir ülkü, erdem ve ahlâk sahibi olmak bir dâvâ ahlâkına sahip olmakla mümkündür; zira dâvâ, kişiyi nefsinden geçme ve nefsinin ötesinde yaşadığı cemiyete fayda sunmaya mecbur eder. Ahlâk ve erdem ancak dâvânın buyruğuna teslimiyet halinde insanı nefsanîlikten arındırır ve “insan-ı kâmil”e götürür. Dostoyevsky’nin “Tanrı yoksa her şey mubah” demesinin esbab-ı mucibesi de bu hikmette gizlidir. Ahlâkı vaz eden Allah değil de insansa o ahlâk rölatif(nisbî)dir; yani şartlara ve kişiye göre değişir ve mutlaklık arz etmez.

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Hadisi Şerif)

Sadece nefsanî arzularını egosunu tatmin için yaşayan kişinin esfel-i safilin seviyesine düşeceğini ilâhî emir bize bildiriyor.(1) İnsanlara faydalı olmak, cemiyetin hizmetinde olmak da eğer nefsini ve egosunu tatmin ve “ne cömert adam” denmesi şan şöhret amacına yöneliyorsa bunda da ne ahlâktan ne de erdemden bahsedilebili. Zira insanî olan rölatiftir. Oysa erdem ve ahlâk, ilâhî ve mutlak olana teslimiyet saikiyle değilse sadece ve sadece şahsî tatmine yarar ve daha büyük bir tatmin imkânı bulduğunda o kişide ne erdemden ne de ahlâktan eser kalır.

Dâvâ adamı da değişmez yeni ve mutlak hakikate teslim olmamış ve cemiyetin kendini takdir etmesi övmesi, daha çok para, pul, şan, şeref için dâvâsını araç kılmışsa mutlak hakikatin sahibinin cezası muhakkak ki onu da bulacaktır. Böylelerinin ne amelleri ne de sözleri bizleri aldatmasın.

Ne dine hizmeti araçlaştıranlar ne de millete hizmeti araçlaştıranlar dâvâ adamı olamaz. Bu doğrultuda tek, ama tek amaç kabul ederiz:

O’nun rızası.

* * *

Dinî veya siyasî bir lidere teveccüh dâvâya olan nispetiyle müsavi olmalıdır. Kişilere körü körüne teslimiyet, dâvâya ve mutlak ahlâk vaz ediciye isyanı içinde barındırır. Bu –Allah korusun– insanı şirke götürebilir. Kişiye değil dâvâya bağlı olmaktır çünkü dâvâ ahlâkı… Dâvâyı kendinden nefsinden ve menfaatinden aziz bilmektir. Ve dahi muhatabı kim olursa olsun hakkı söylemektir.

Ammenin hukukunu ilgilendiren amellerinde noksanlık ve mutlak hakikate açık aykırılık bulunan bir dinî veya siyasî lidere karşı tavır “Eğer yanlış yaparsam ne yaparsınız?” diye soran halifeye karşı: “Seni kılıcımızla düzeltiriz ya Ömer!” diyen sahabe-i kiram gibi olmalıdır.(2 )

Birbirini Allah için sevmek... Allah için buğz etmek... Ne büyük hikmet…

Allah’ın emrine riayetsizlik eden, haram yiyen, beytulmala dahleden lider milyonlarca oy almış olursa olsun ve her kim olursa olsun tecziye edilmeli, dini kendi nefsine oyuncak yapan dinî önder de –isterse milyonlarca müntesibi olsun– rezil ve rüsva edilip fiillerinde suç varsa o da tecziye edilmeli.

Ölçümüz bu olup bu ölçüden saptığımız vaki olursa Allah bizi de kılıcıyla, kalemiyle düzeltecek nesilleri var eylesin!

---------------------------------------

(1) Tin suresi 5. Ayet.

(2)Hz. Ömer halife seçildiği zaman Müslümanlar’ın karşısına çıkmış ve şöyle demiştir: “Ey insanlar! Ben bir hata yaptığım zaman ne yapacaksınız?” Bunun üzerine, içlerinden biri de kılıcını göstererek şu cevabı verir: “Seni kılıcımızla düzeltiriz.” Bu cevap karşısında Hz. Ömer ellerini açarak şöyle dua eder: “Allah’ım yanıldığımda beni düzeltecek teb’am olduğu için sana şükürler olsun.” Ve yine ganimetlerin paylaşımından sonra bir gün adaletin timsali Hz. Ömer, Müslümanlar’ın karşısına güzel bir elbise ile çıkmıştı. Teb’asından biri “Ey Ömer, en güzelini kendine mi ayırdın?”diye sordu. Hz. Ömer oğlunu işaret ederek “O cevap versin!” der. Bunun üzerine oğlu Abdullah: “Ganimetten benim hissemi babama vererek onun güzel bir elbise almasını istedim, çünkü O, Müslümanlar’ın halifesi olarak kâfirlere karşı güzel görünmeli diye düşündüm.” cevabını verir.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Olaylara Bakış (Nisan-May... - Sayı 104
Ah Türkistan ah Türkeli!... - Sayı 104
Fars palavrası... - Sayı 103
Mavi vatan savunması... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Yolun sonu
Selâm
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7274824
 Bugün : 276
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507389
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 101
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim