Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2259 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hz. Ayşe-yi Sıddıka binti Ebubekri Sıddık -1-
Yavuz Sert

  Sayı: 81 - Temmuz / Eylül 2014

ANNELERİMİZ -3-

Efendimiz’in neşet etmesinden önceki devre Cahiliyye devri denmesinin nedeni, toplumun bugün anladığımız mânâda cahil olması değildi. Risaletpenah Efendimiz’in en azılı düşmanlarından olan ve Ebu Cehil yani Cehaletin babası lâkâplı kişinin önceki lâkâbı Ebu’l Hakem, bir anlamda bilgeliğin babası idi. Yani bugünkü mânâda cahil bir kişi değildi. Onda ve destekçilerinde olmayan âlemlerin Rabbi olan, “tek ve bir” Allah bilgisi idi. Bu bilgisizlik nedeni ile bu döneme cahiliyye denmiştir.

Hz. Ayşe Validemiz’in annesi, babası, kardeşleri, yani ailesi, o devirde bu “cahilliklerden” etkilenmeyen bir aile ola-rak karşımıza çıkmaktadırlar. En başta validemizin pederi âlîleri Hz. Ebubekir haniflerdendi ve bi’setten sonra başta Hz. Ebubekir olmak üzere tüm aile fertleri müslüman olmuşlardı.

Validemizin anneleri Ümmü Ruman binti Amir’dir. Hz. Ayşe validemizin doğum tarihi konusunda birkaç rivayet vardır ve yaşı en çok münakaşa edilen konular arasındadır. Genel olarak Efendimiz’in bi’setinden dört yıl sonra dün-yaya geldiği kabul edilir.

Efendimiz ve Hz. Ebubekir’in hicretleri başında ilk üç gün Sevr mağarasında kalırken yiyecek, içecek ihtiyaçlarını Hz. Ebubekir’in ailesi karşılıyordu. Hz. Ebubekir’in büyük kızı Hz. Esma ve Hz. Ayşe validemiz Efendimiz ve Hz. Ebubekir’e yiyeceklerini hazırlıyorlardı. Sadece bu olayları bile düşündüğümüzde, validemizin o sırada olanları anlaya-cak ve ablasına yardım edecek kadar olgun olduğunu anlayabiliriz.

Ancak bu konuda çok da delil getirmenin mânâsı yoktur, validemizin Efendimiz ile evlenmeleri sırasında yaşları hakkında münakaşa edenlere kısaca “sana ne” denilebilir. Efendimiz’den kimse daha iyisini bilecek değildir.

Hz. Ayşe validemizin yaşı ile ilgili detaylı bilgi için Reşit Haylamaz Bey'in “Mü’minlerin En Mümtaz Annesi: Hazre-ti Aişe” adlı eserini ve özellikle bu eserin sonundaki “Aişe Validemizin Evlilik Yaşı” bölümünü tavsiye ederiz. Biz bu konuda şunları söylemekle kalalım: Her devrin kendisine göre âdetleri vardır ve Kur’ân âyeti ile sabittir ki, nas'a muha-lif olmadığı sürece örflere uyulması beklenir. O devrin insanlarında erken yaşta evlenmek normal bir davranıştır. Bu-nun iklim gibi bilimsel veya başka sosyal nedenleri olabilir. Örneğin, Amr bin As ile oğlu Hz. Abdullah arasındaki yaş farkı 11’dir. Bugün için bunu anlamamız çok zordur, hattâ mümkün değildir ama o toplum içinde bu normaldir. Evli-likler hem küçük yaşta olabilmiş, hem de evlenen kişiler arasında yaş farkları çok olabilmiştir. Hz. Ömer ile Hz. Ali’nin kızları Ümmü Gülsüm’ün evliliklerini de örnek olarak verebiliriz.

Bu evlilikler, o zamanki toplum içinde yadırganmamıştır ama günümüz kafası ile bakıldığında Efendimiz’e düşman-lığın bir vesilesi olarak kullanılabilmektedir. Efendimiz’in o zaman da azılı düşmanları vardı ancak onlar için validemi-zin yaşı elbette düşmanlık konusu değildi.

Bu mesele ile ilgili söyleyeceklerimizi bu kadarla kâfi tutup, validemizden bahsetmeye devam edelim.

Hz. Ayşe validemizin söyle bir sözü rivayet edilir: “Kendimi bildim bileli annem ve babamı müslüman biliyorum.” Validemiz de küçük yaşta müslüman olmuştur.

Hz. Hatice validemizin irtihali sonrasında Efendimiz, Hz. Sevde ile evlenmişti. Hz. Hatice ile 25 sene, Hz. Sevde ile de 3 sene tek zevceli olarak yaşamıştır Efendimiz. Yani elliüç yaşlarına kadar tek zevceli olarak yaşamıştır, üstelik her iki zevcesi de zat-ı âlilerinden yaşlıdır. Hz. Sevde validemizin 5 tane de yetimi vardı. Bunlar sadece ansiklopedik bilgiler değildir, Efendimiz’in evlilikleri ile ilgili kara sözler söyleyen ağzı karalara verilecek en iyi cevaplardır.

Hz. Ayşe ile Efendimiz’in, evliliklerinden önce bugünkü mânâda nişanları, hicretten önce Mekke’de kıyılmıştır. Önceden nişanın olması günümüzde evliliklerin söz, nişan, nikâh ve düğün sırası ile yapılması şeklinde tezahür etmiştir.

Efendimiz’in hicretleri sonrasında Mekke’de sadece Hz. Ali’nin kaldığı şeklinde yanlış bir bilgi vardır, ancak bu el-bette doğru değildir. Efendimiz ve Hz. Ebubekir hicret ederken ailelerini geride bırakmışlardır. Efendimiz, Hz. Sev-de’yi ve evlâtlarını, Hz. Ebubekir de ailesini geride bırakmıştır. Ailelerin hicreti daha sonradır. Hz. Ayşe daha sonraları “Rasulullah’ın zevceleri arasında en çok Sevde’yi sever ve ona benzemeye çalışırım” dediği Hz. Sevde validemiz ile birlikte hicret etmişlerdir.

Hicret sonrasında Hz. Ebubekir, Efendimiz’in düğün yapmamasından dolayı bir mani olup olmadığını sorar, Efendimiz de henüz mehir miktarını temin edemediğini söyler. Hz. Ebubekir bu miktarı kendi verebileceğini söylese de, Efendimiz bu miktarı yalnızca borç olarak almayı kabul eder. Efendimiz’in Hz. Ayşe’ye o günler için yüksek sayıla-bilecek bir miktar olan 500 dirhem mehir verdiği rivayet edilmiştir. Efendimiz ile Hz. Ayşe’nin düğünlerinin hicretin ilk veya ikinci yılının Şevval ayında yapıldığı rivayet edilmiştir. Hz. Ayşe validemiz için Mescid-i Nebi’de bir oda yapıl-mıştır. Bu odanın boyutları üç metreye iki seksen ikidir.

Asrı Saadet’in mü’mine hanımları günlük hayatın içinde, aktif hanımlardır. Hz. Fatma Uhud’da yaralılarla ilgilen-miş, aynı savaşta Hz. Ayşe validemiz su taşımıştır. Hanımların bu aktifliklerini özellikle İslâm’da hanımların sürekli kafesler arkasında olması gerektiğini söyleyenlerin iyi görmeleri gerekir.

Efendimiz ile Hz. Ayşe validemizin birbirlerine muhabbeti çok fazladır. Efendimiz’e hediye getirmek isteyenler, validelerimizden özellikle Hz. Ayşe’nin sırasının gelmesini gözetmişlerdir. Efendimiz, Mekke seferini kimseye haber vermemiş, ashabına sadece sefere hazırlanmalarını emir buyurmuştur, seferin Mekke’ye yapılacağını sadece Hz. Ayşe’ye söylemiştir. Efendimiz’in validemize muhabetini ve O’na verdiği önemi bu örnek çok iyi açıklamaktadır.

Efendimiz, zevcelerine adaletle davranmış, her günü bir zevcesinin odasında geçirmiştir. Hz. Sevde validemiz Efendimiz’e kendi sırasını Hz. Ayşe validemize vermeyi teklif etmiş, Efendimiz Hz. Sevde’nin tekrar rızasını alarak bunu kabul etmiştir. Efendimiz, hastalığının ilerlediği vakitlerde, kendisinin hanımlarının odaları arasında yorulmaması için, yine diğer validelerimizden izin alarak son zamanlarını Hz. Ayşe’nin odasında geçirmiştir. Vefatları da mübarek başları validemizin dizlerindeyken olmuştur.

Validemiz işte böyle bir hanımdır. Hz. Ayşe ashabın birkaç tane fakihinden biridir. Kendisinin vesilesi ile inen âyetler vardır. İfk hadisesi sonrası inen âyetler bunlardan biridir. Bu hadisenin detaylarına bir sonraki yazıda girelim.

Günümüzde validemize karşı saygısızlık eden ve kendisini müslüman olarak gören kimseler, ne yazık ki, mevcuttur. Bu kimselerin hangi saçma inanışlarla bu şekilde davrandıklarına yazı dizimizin ilk yazısında girmiştik. Ahzâb suresinin altıncı âyeti gayet açıktır, bu âyete göre peygamberin zevceleri mü’minlerin anneleridir. Bu âyet amelî bir âyet değildir. Amel âyetlerine muhalefet günahtır, küfre götürmez, ancak itikadî âyetlere muhalefetin sonucu malûmdur. Ayrıca, Nur suresinin ilgili âyetlerinde de, validemize iftira edildiği apaçık beyan edilmişken bu kimseler nasıl annemize lâf söylerler, anlaşılması mümkün değildir. Bugün o kimseler validemizin, Hz. Ömer’in isimlerine dahi tahammül edemiyor, ülkele-rine gelen ziyaretçiler bu isimde ise üzerini çizebiliyorlar. Allah ıslah etsin.

Validemizle ilgili notlarımıza bir sonraki sayıda devam edeceğiz inşallah.

Kaynaklar:

“Mü’minlerin Mümtaz Annesi Hazreti Aişe”, Işık Yayınları, Dr. Reşit Haylamaz

Tuğrul İnançer ile Seyir Defteri Radyo Sohbetleri Ezvac-ı Tahirat Serisi, Burç FM Arşivleri


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Prof. Dr. Ömer Faruk Harm... - Sayı 96
Kudüs... Ey Kudüs... - Sayı 96
(Röportaj) Tekkeler tekra... - Sayı 95
Sadırdan satıra... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
Başyücelik emirleri - Vatandışı
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4407877
 Bugün : 941
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 437495
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim