Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2082 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

“Ya Rabbim, padişahımın kılıcını, keskin eyle!..”
Ali Erdal

  Sayı: 82 - Ekim / Aralık 2014

Çocukluğumda komşumuz bir dul hanım vardı. Her gün bize gelir, akşam evine yatmaya giderdi. Bir gün gelmese, annem onu arar ve ona sitem ederdi. Bu hanım, herkesin hürmet ettiği “Kadın Ablası” idi… “Abla” dedikten sonra, “kadın” demek lüzumsuz değil mi? Hayır!.. “Kadın”, bu tamlamada, bir cinsiyet ifadesi değil, maddî ve manevî güzelliği, iyiliği, hoşluğu ifade eden bir sıfat… Dede Korkut destanlarında da “Karıcık anam” deniyor. “Karıcık”, “sevimli ve muhterem hanım” demek. “Koca” aynı mânânın erkeğe uygun sıfatı… O zaman “karıkoca” ve “kocakarı”nın aslında neler ifade ettiği, günümüzde hangi değişikliğe uğradığı daha iyi anlaşılır. “Kadın”, cinsiyet ifadesinden ayrı olarak, merkezinde kadın olmak üzere ayrıca güzel, iyi, hoş, dürüst gibi takdir ifade eden mânâları toplayan bir sıfat… Sivas çevresinde “madımak” denen sebzeye, şu anda da bizde “kadın parmak” deniyor. Meselâ ne kadın ev, ne kadın yemek, ne kadın kadın… Hattâ, ne kadın erkek…

“Kadın Abla” lâkabının, komşumuza ne kadar uygun olduğunu zaman içinde daha iyi anladım. Kardelen dergisinin site editörü Yavuz’un ninesi olan “Kadın Abla”yı, şu anda tanıyanlardan sağ olanlar var… Ayrıca –bugün daha iyi takdir ediyorum– tam bir sanatkârmış… Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Köroğlu, Karacaoğlan… Dede Korkut destanlarından bazıları… Battal Gazi… Bütün bunların hikâyelerini, mahallenin kadınlarına ve çocuklarına anlatan çevremdeki üç kişiden biriydi. Yeri gelince, o çok güzel sesiyle –bugün bile kulağımda–  türkülerini de söylerdi. Uzun kış gecelerinde, “Kadın Abla”dan bir masal veya hikâye dinleyip de yatmak ne büyük zevkti. Zamanla anladım ki, ne büyük nimetmiş...

Kâinatın Efendisi’nin (sav) “Size kocakarıların imanı gerekir” buyurduğu ölçüye örnek teşkil edecek derecede dindardı “Kadın abla”… Bir gün öğle veya ikindi namazını kılmış, hafif sesle mırıldanarak dua ediyordu. Öğretmen okulunun ilk yıllarındayım… Uzun duasından bir cümle dikkatimi çekiyor:

–Ya Rabbim, padişahımın kılıcını keskin eyle!..

Aman Allah’ım ne diyor bu kadın?!..

Bugün semboller ve onların ifade ettiği geniş mânâlarla yüklü olduğunu anladığım bu kısa cümle; “Kurtulduk padişahtan, sultandan” nakaratlarıyla kafası işgal edilmiş çocuğun dikkatini çekiyor ve onu kızdırıyor. Ona, şu cahil kadına, düştüğü tezadı öyle bir göstermeli ki, söyleyecek söz bulamasın ve bir daha böyle saçma sapan dualar etmesin… Duasını bitirmesini bekledi. Daha seccadesini toplayamadan ona seslendi:

–Kadın Abla!.. Ortada padişahlık mı kaldı ki, padişah mı kaldı ki; kılıcı keskin olsun? Artık padişahlık yıkıldı, kılıcın hiçbir gücü yok!.. Olmayan şeye dua ediyorsun…

Kendisini her zaman hayran hayran dinleyen, masal anlatması için en çok ısrar eden, bir gün gelmese, dün neredeydin, niye gelmedin diye nazlanan, sitem eden, hattâ vazifeni niye yapmadın diyen amir gibi azarlayan, salıncağını salladığı bu yarının yeni yetme delikanlısına bir an hayretle baktı… Hiç de şaşırmış ve bozulmuş gibi değildi. Seccadesini yerine koydu, kendisine hesap soran çocuğu yanına oturdu. Gözlerinin içine bakarak:

–Ben duamı ederim!.. Padişah deyince benim ne demek istediği Allah bilir! Bana dua ettiriyorsa, karşılığı da vardır!

Sonra ne diyeceğini bilemeyen çocuğu da duasına dâhil etti:

–Allah padişahımızın kılıcını keskin eylesin!..

Kameraya alınmış gibi bugün bile kelime kelime, an be an hatırımda olan bu sahne ile benim takıntılarımın, itirazlarımın kaynağını bilen ve ona göre şefkatle davranan Kadın Abla’dan; devleti, devlet başkanını ve devlet-millet irtibatının nasıl olması gerektiğini, devletin kuvvet kaynağının ne olması gerektiğini öğrendim. Allah rahmet eylesin!..

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    25.11.2014
Yorum : Allah rahmet eylesin nineniz, Tahir ile Zühre'yi anlatırken "Eller geldi, Zührem gelmedi" diye türküsünü söyledi mi, herkes, Tahir'in üzüntüsün gözyaşlarıyla katılırdı. Çok şey öğrendiğim "Kadın Ablam"a Allah rahmet eylesin.




Ekleyen : Yavuz    23.11.2014
Yorum : İtiraf etmeliyim ki, böyle bir ninemin olduğunu bu yazıdan öğrendim. Yazıyı okuduktan sonra annemi aradım, bahsedilen mübareğin babamın anneannesi olduğunu söyledi ve yazıdakine benzer özelliklerini anlattı. İnşallah köyümüze gittiğimde daha çok bilgi almaya çalışacağım. Allah kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin. Amin.





 
Kudüs... - Sayı 96
Tasavvuf ve cemiyet... - Sayı 95
Kedicik... - Sayı 94
Türkçenin serencamı... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4318318
 Bugün : 496
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435264
 Bugün : 13
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 65
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim