Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1217 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

(Frankeştayn)ın yeni canavarı: IŞİD (DAEŞ)
Ali Erdal

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

(İmaj)… Batı’dan öğrendiğimiz bir kavram… Öğrendiğimiz demeyelim, öğrenmiş olsaydık bir kere aldanırdık; Batı’dan aldığımız diyelim… Bir türlü hakikatini tam olarak anlayamadık, göremedik. Olanla (imaj)ı üst üste gelen iki resmi bir sanmak misali karıştırdık. İkisini aynı sandık.

(İmaj), görünmek, görüntü vermek demek… Ne olduğun önemli değil, nasıl görüntü verdiğin önemli… Görüntüne, kabul edilecek şekli ver yeter… Görüntüyü kurtar, esas ne olursa olsun. Görüntüsünü vermen yeterli… Olmak değil, olmuş görünmek… Hattâ zaman içinde (imaj)ını şartlara göre değiştirebilirsin de… İçinden ne olursan ol, dışından görünülmesi gereken şekil ve tavır içine gir… İçinden istediğin kadar yanlış ol, yeter ki dışından doğru görün… Peçelenen içe göre değil, gösterilen dışa göre muamele edeceklerdir sana. Yani aldatma becerisi… Münafıklığın, meşru kabul edilmesi…

Batı; buhranlarla, çıkmazlarla, açmazlarla kıvranırken, kurtarıcı diye yutturdu kendisini bize… Kurtarıcı (imajı) verdi. İçi fesat çarşısı, görüntüsü iyilik meleği… İçinde buhranlar, hastalıklar, felâketler kaynıyor; (imaj)ı kurtarıcı ilâç… İşte Batı bu… (İmaj)ıyla insanlığı aldatmak… Bilhassa Müslümanları… Sinema sanatının ve arkasından gelen icatların, Batı patentli olduğuna dikkat etmek ve güzelleşmek için estetik ameliyat, onun (imaj)a verdiği önemi anlamaya yeter.

Batının (imaj)ına, aldandık. Tanzimat, Meşrutiyet, Islahat, Reform… Ve daha neler… Hepsi güzeller güzeli imajıyla kırıtan “kurtarıcıya” benzeyerek kurtulmak içindi… Onu taklit edersek, elbisesini giyersek, onun gibi yer içersek, onun gibi yaşarsak, biz de onun gibi oluruz, yani kurtuluruz… Muhtaç-ı himmet dede, maymunu kandırdı.

Kendisi İkiz Kuleler’e taarruzu plânladı, uyguladı. Kendi kurduğu, yönettiği, İslâm dünyasından doğduğu (imaj)ı ile bize mal ettiği El Kaide’yi, dolayısıyla onun yetiştiğini iddia ettiği tarlayı, yani İslâm dünyasını suçladı. Diliyle İslâm’ın suçu yok, bunlar İslâm adına hareket eden teröristler, diyor ama El Kaide’yi şamar oğlanı olarak kullanarak, hazırladığı mizansenlerle İslâm’ın zehir olduğu zehabını veriyor. Kendisi de terörizmin kurbanı (imaj)ına bürünüyor… Sonuç, Afganistan kan gölü…

Saddam canavarından kurtaran demokrasi kahramanı (imaj)ına büründü… Sonuç, Irak kan gölü…

Arka arkaya gelen ses, ışık, görüntü, yalan, iftira şehrayinleri ile donanmaları ile insanlığa bir (imaj) dayatıyor: İslâm terörizmin, kan akıtmanın, çarpışmanın, didişmenin, adam kesmenin, kadına şiddetin tarlasıdır… Zımnen diyor ki: Böyle bir dünyaya, zehirli böcekler misali, ne yapsanız meşrudur… Önünüze öyle görüntüler çıkarıyor ki, toplulukları istediği gibi düşündürüyor. (İmaj) operasyonu… Güdüyor… Herkesin dili tutuldu, hani demokrasi gelecekti, diyemiyor. Diyenlerin de sesini duyan olmuyor.

(Frankeştayn) şimdi de kendisinin kurduğu, yönettiği, imkânlarla donattığı, İslâm adına konuşturduğu IŞİD (DAEŞ) canavarını, başımıza musallat etti. Şimdi de geçmiş karşımıza, gelin hep beraber bu canavarla mücadele edelim diyor… Elinde Amerikan silâhı, bünyesinde Batı devletleri ajanları ve aldatılmış zavallılar, cebinde dolarlar… Her yerinden belli (Frankeştayn)ın imali olduğu… İsrail, Amerika ve İngiltere istemese, Ortadoğu’da böyle bir güç kurulabilir mi, kurulsa bile dikiş tutturabilir mi? Geçmişe bakın İngiltere’nin işin içinde olmadığı bir tek olay var mı? İslâm dünyasının fitne içinde olması kimin işine yarar? Amerika’nın İsrail’in güvenliği dışında başka derdi mi var?

Bu canavar, İslâm adına kafa kesiyor. Ölüme giden insan ağlar, çırpınır, direnir… Yalvarır, çıldırır… Eğer hak yolunda zulme uğruyorsa tebessüm eder… Bir şekilde tepki gösterir. Sözümona kafası kesilecek olansa bön bön bakıyor… Dünya umurunda değil… Mizanseni biliyor çünkü…

İstese, bir günde merkezini bombalayıp yok edeceği canavarı, verdiği (imaj)la tek bir devletin başa çıkamayacağı bir canavar olarak gösteriyor… Bir düğmeye basmakla durduracağı ölüm robotuna karşı İslâm dünyasından karadan yardım istiyor. Kendisi 3-5 kamyon vuracak, Müslümanlar av köpeği gibi vurulanları toplayacak… Kurtarıcı (imajı) ile Müslümanları birbirine kırdıracak… Ortadoğu’yu İsrail’in istediği gibi şekillendirecek.

“Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün” diyen bir dünya; kendisi ikiyüzlü olmaz ama ikiyüzlüyü tanır. İki asırdır, batı tarafından kandırılıyoruz. İki asırlık zaman da mı sahte kurtarıcıyı anlamaya yetmedi? “Müslüman, bir yılan deliğinden iki defa sokulmaz!” diyen Peygamber’e (sav) ne kadar lâyık ümmetiz; meydanda… 

Bu teşhiste gerçek kurtuluşun cevabı da var.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kedicik... - Sayı 94
Türkçenin serencamı... - Sayı 94
‘PEYGAMBER OCAĞI BENDE TÜ... - Sayı 93
Tek mısra yeter... - Sayı 92
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3585650
 Bugün : 1136
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415386
 Bugün : 40
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 88
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim