Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1829 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Annelerimiz-8 Hz.Ümmü Seleme Hind Binti Ebu Umeyye
Yavuz Sert

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in bi'setinden yaklaşık onbeş sene önce, asil bir ailenin mensubu olarak Mekke'de doğmuştur. Asıl adı Hind'dir, Ümmü Seleme künyesidir.  Validemiz Benî Mahsun kabilesindendir, Dârü'l Erkam'da yer almış ilk hanım müslümanlardandır. Halazadesi Abdullah ile evlendikten sonra Habeşistan'a hicret etmişlerdir. Validemizin Habeşistan'da bir yavrusu dünyaya gelmiş ve ismini Seleme koymuşlardır. Validemizin künyesi bu çocuğundan gelmektedir.

Ümmü Seleme validemiz ve ailesinin Habeşistan'dan döndükten sonra Medîne'ye hicretleri çok sıkıntılı olmuştur. Benî Mahsun kabilesinin kısmı küllisi müşriktir. Bu kişiler Ebû Seleme'ye Ümmü Seleme validemizi yanında götüremeyeceğini söylemişler, yollarını kesmişler ve Ebû Seleme’yi zevcesinden ve ailesinden ayırmışlardır. Bu zulümden dolayı validemiz yalnız kalmıştır. Bu süreç bir seneye yakın sürmüştür. Bu süreçte yine Ebû Seleme'ye izin verilmemiş ancak Ebû Seleme, validemiz ve oğluna göre bir başka yoldan Medîne'ye hicret etmiştir. Böylece hasret bitmiş ve aile Medîne'de tekrar bir araya gelmiştir.

Evlilikte muhabbet olmazsa olmaz unsurlardan biridir. Ebû Seleme hazretleri ile Ümmü Seleme validemiz arasında çok ciddi bir muhabbet vardır.

Uhud muharebesinde Ebû Seleme hazretleri çok ciddi yaralar alır. Tedavi edilmesine rağmen yaraları daha sonraları tekrar açılır, bu yüzden hazret bir türlü sıhhatine tam olarak kavuşamaz. Ümmü Seleme hazretleri bu süre zarfında büyük bir merhamet, şefkat ve ehliyetle kocasına bakmış ve hizmet etmiştir ancak beş ay kadar süren bu yatak tedavisi de cevap vermeyince Ebû Seleme hazretleri şehiden vefat etmiştir.

 Vefat haberi Risâletpenah Efendimiz'e gelince Efendimiz hemen Ebû Seleme'nin evine gitmiş, orada naaşı şerifin başucuna oturmuştur. Gözlerini mübârek elleri ile kapatmış, yüzünü örtmüştür. Bu esnada "Ruh çıktığında göz onu takip eder" hadîsini buyurmuştur.  Efendimiz, Ebû Seleme için bizzat başucunda oturarak dua buyurmuştur. Dört çocukla birlikte, bir Uhud şehidinin kavî bir müslüman olan hanımının bu şekilde çocukları ile yalnız kalmasına razı olmayan Efendimiz, validemizin iddet müddeti bitince Ashâb’ına “Ümmü Seleme ile evlenmeyi isteyen varsa gitsin söylesin, Ümmü Seleme de razı ise evlensin” buyurmuştur. Ancak validemiz bu teklifleri kabul etmemiştir. Hattâ teklifi yapanlar içinde Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer de vardır. Bir müddet daha geçince bu sefer Fahr-i Kâinat Efendimiz teklifte bulunur. Validemizin sevinci ve menfaati aklının önüne geçmez, “benim dört tane çocuğum var, Resûlullah'ın pek çok işi var, bunlar vazifesinde aksamalara sebebiyet vermese bile vazifesini yaparken aklına gelerek bile onu yorar” düşüncesi ile benim böyle bir şeyi yapma hakkım yok diyerek kibar bir lisan ile, bu endişelerini de çok fazla dile getirmeden ama ihsâs ederek, Efendimiz'in kendilerine elçi olarak gönderdiği Hatip ibni Beltâ'yı geri gönderir. Efendimiz bu nazik düşünceyi öğrenince bizzat kendileri giderek evlenme teklifinde bulunurlar ve Hicri 4. yılın Şevval ayının sonlarına doğru yani 626 yılının Mart ayında Efendimiz ile Hz. Ümmü Seleme nikâhlanırlar.

Ümmü Seleme validemize hücre olarak evvelâ ahirete göçen Zeyneb validemizin hücresi verilmiştir, daha sonrasında Hz. Ayşe validemizin hücresinin kıble istikametinden tersine doğru ilâve hücre yapılmış ve validemiz orada yaşamıştır. Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in Zevce-i Muhteremeler’i olunca bir düğün yemeği verilmiştir. Bizler bu haberi Ümmü Seleme validemizden alıyoruz. Validemiz, "Resûlullah'ın zevcesi olunca, birkaç ay önce vefat etmiş olan Zeyneb'in odası bana verildi. Odada olanlar, bir çömlek, bir çanak, bir testi, bir el değirmeni, içi sadece hurma ağacı lifi doldurulmuş bir yastık ve yatak... Çömleğin içinde biraz erimiş yağ, çanakta da arpa vardı. Arpayı el değirmeninde öğüttüm, çömlekteki yağ ile bulamaç yaptım." İşte Resûlullah'ın düğün yemeği buydu: öğütülmüş arpa ve yağ...

 Ümmü Seleme validemizin bir özelliği de Efendimiz'in en uzun yaşayan zevcesi olmasıdır. 61. hicri yıla kadar yaşamıştır validemiz, 84 yaşlarında göçmüşlerdir.

Ümmü Seleme validemizin içinde olduğu önemli hadisesi Hudeybiye anlaşmasıdır. Hudeybiye anlaşması yapıldıktan sonra Efendimiz, Ashâb’ına kurban kesmelerini ve ihramdan çıkıyormuş gibi başlarını traş etmelerini söyler. Bu sırada anlaşma metninden hoşnut olmayan Ashâb’dan bazı kimseler vardır. Bu kişiler Efendimiz'in ileri görüşlülüğünün farkında değiller, en önemlisi de artık müslüman toplumunun müşrikler karşısında tüzel kişilik olarak kabul edildiklerini tam olarak farkedememişler, bu yüzden Efendimiz'in emrini duymamazlığa gelirler. Efendimiz'in huyudur, önemsediği bir konuyu üç kez söyler, burada da böyle yapmıştır ancak yine dinlememişlerdir. Bunun üzerine Efendimiz, gayet üzgün bir şekilde Ümmü Seleme validemiz için kurulmuş olan çadır veya gölgeliğe girer ve hanımı ile dertleşir. Büyük bir feraset ve anlayış sahibi olan validemiz, siz bilirsiniz ama ben şöyle düşünüyorum diyerek "ÜZÜLMEYİN YA RESÛLULLAH, SİZ BU EMRİ EVVELÂ KENDİNİZ ÂŞİKAR OLARAK TATBİK EDİN, DIŞARI ÇIKIN, KURBANINIZI KESİN, TRAŞINIZI OLUN, BEN DE SİZE YARDIM EDEYİM AMA KİMSEYE BİRŞEY SÖYLEMEYİN" der. Efendimiz, Ümmü Seleme Validemiz’in düşüncesini makul görür ve peki diyerek tek başına dışarı çıkar. Kurbanlık devesini bizzat kendisi keser ve traşını olur. Efendimizi gören Ashâb da teker teker bu tatbikatı yerine getirirler.

Validemiz Hicrî 61 yılında, Medîne-i Münevvere'de 84 yaşlarında vefat etmiş ve Cennetü'l Bakî kabristanına defnedilmiştir. Cenaze namazını Ebû Hüreyre hazretleri kıldırmıştır. Allah validelerimize olan muhabbeti hürmetine bizi de Efendimiz'in muhabbeti etrafında birleştirsin, böylelikle tevhide erdirsin inşallah.

(Burç FM’de yayınlanmış olan “Ömer Tuğrul İnançer ile Seyir Defteri” programı kayıtlarından derlenmiştir.)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
RÖPORTAJ: Yediğimiz, içti... - Sayı 103
Bosna okumaları... - Sayı 102
Aliya... - Sayı 102
Ben, öteki ve ötesi... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7902634
 Bugün : 1315
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516519
 Bugün : 42
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 67
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim