Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1394 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Annelerimiz-8 Hz.Ümmü Seleme Hind Binti Ebu Umeyye
Yavuz Sert

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in bi'setinden yaklaşık onbeş sene önce, asil bir ailenin mensubu olarak Mekke'de doğmuştur. Asıl adı Hind'dir, Ümmü Seleme künyesidir.  Validemiz Benî Mahsun kabilesindendir, Dârü'l Erkam'da yer almış ilk hanım müslümanlardandır. Halazadesi Abdullah ile evlendikten sonra Habeşistan'a hicret etmişlerdir. Validemizin Habeşistan'da bir yavrusu dünyaya gelmiş ve ismini Seleme koymuşlardır. Validemizin künyesi bu çocuğundan gelmektedir.

Ümmü Seleme validemiz ve ailesinin Habeşistan'dan döndükten sonra Medîne'ye hicretleri çok sıkıntılı olmuştur. Benî Mahsun kabilesinin kısmı küllisi müşriktir. Bu kişiler Ebû Seleme'ye Ümmü Seleme validemizi yanında götüremeyeceğini söylemişler, yollarını kesmişler ve Ebû Seleme’yi zevcesinden ve ailesinden ayırmışlardır. Bu zulümden dolayı validemiz yalnız kalmıştır. Bu süreç bir seneye yakın sürmüştür. Bu süreçte yine Ebû Seleme'ye izin verilmemiş ancak Ebû Seleme, validemiz ve oğluna göre bir başka yoldan Medîne'ye hicret etmiştir. Böylece hasret bitmiş ve aile Medîne'de tekrar bir araya gelmiştir.

Evlilikte muhabbet olmazsa olmaz unsurlardan biridir. Ebû Seleme hazretleri ile Ümmü Seleme validemiz arasında çok ciddi bir muhabbet vardır.

Uhud muharebesinde Ebû Seleme hazretleri çok ciddi yaralar alır. Tedavi edilmesine rağmen yaraları daha sonraları tekrar açılır, bu yüzden hazret bir türlü sıhhatine tam olarak kavuşamaz. Ümmü Seleme hazretleri bu süre zarfında büyük bir merhamet, şefkat ve ehliyetle kocasına bakmış ve hizmet etmiştir ancak beş ay kadar süren bu yatak tedavisi de cevap vermeyince Ebû Seleme hazretleri şehiden vefat etmiştir.

 Vefat haberi Risâletpenah Efendimiz'e gelince Efendimiz hemen Ebû Seleme'nin evine gitmiş, orada naaşı şerifin başucuna oturmuştur. Gözlerini mübârek elleri ile kapatmış, yüzünü örtmüştür. Bu esnada "Ruh çıktığında göz onu takip eder" hadîsini buyurmuştur.  Efendimiz, Ebû Seleme için bizzat başucunda oturarak dua buyurmuştur. Dört çocukla birlikte, bir Uhud şehidinin kavî bir müslüman olan hanımının bu şekilde çocukları ile yalnız kalmasına razı olmayan Efendimiz, validemizin iddet müddeti bitince Ashâb’ına “Ümmü Seleme ile evlenmeyi isteyen varsa gitsin söylesin, Ümmü Seleme de razı ise evlensin” buyurmuştur. Ancak validemiz bu teklifleri kabul etmemiştir. Hattâ teklifi yapanlar içinde Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer de vardır. Bir müddet daha geçince bu sefer Fahr-i Kâinat Efendimiz teklifte bulunur. Validemizin sevinci ve menfaati aklının önüne geçmez, “benim dört tane çocuğum var, Resûlullah'ın pek çok işi var, bunlar vazifesinde aksamalara sebebiyet vermese bile vazifesini yaparken aklına gelerek bile onu yorar” düşüncesi ile benim böyle bir şeyi yapma hakkım yok diyerek kibar bir lisan ile, bu endişelerini de çok fazla dile getirmeden ama ihsâs ederek, Efendimiz'in kendilerine elçi olarak gönderdiği Hatip ibni Beltâ'yı geri gönderir. Efendimiz bu nazik düşünceyi öğrenince bizzat kendileri giderek evlenme teklifinde bulunurlar ve Hicri 4. yılın Şevval ayının sonlarına doğru yani 626 yılının Mart ayında Efendimiz ile Hz. Ümmü Seleme nikâhlanırlar.

Ümmü Seleme validemize hücre olarak evvelâ ahirete göçen Zeyneb validemizin hücresi verilmiştir, daha sonrasında Hz. Ayşe validemizin hücresinin kıble istikametinden tersine doğru ilâve hücre yapılmış ve validemiz orada yaşamıştır. Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in Zevce-i Muhteremeler’i olunca bir düğün yemeği verilmiştir. Bizler bu haberi Ümmü Seleme validemizden alıyoruz. Validemiz, "Resûlullah'ın zevcesi olunca, birkaç ay önce vefat etmiş olan Zeyneb'in odası bana verildi. Odada olanlar, bir çömlek, bir çanak, bir testi, bir el değirmeni, içi sadece hurma ağacı lifi doldurulmuş bir yastık ve yatak... Çömleğin içinde biraz erimiş yağ, çanakta da arpa vardı. Arpayı el değirmeninde öğüttüm, çömlekteki yağ ile bulamaç yaptım." İşte Resûlullah'ın düğün yemeği buydu: öğütülmüş arpa ve yağ...

 Ümmü Seleme validemizin bir özelliği de Efendimiz'in en uzun yaşayan zevcesi olmasıdır. 61. hicri yıla kadar yaşamıştır validemiz, 84 yaşlarında göçmüşlerdir.

Ümmü Seleme validemizin içinde olduğu önemli hadisesi Hudeybiye anlaşmasıdır. Hudeybiye anlaşması yapıldıktan sonra Efendimiz, Ashâb’ına kurban kesmelerini ve ihramdan çıkıyormuş gibi başlarını traş etmelerini söyler. Bu sırada anlaşma metninden hoşnut olmayan Ashâb’dan bazı kimseler vardır. Bu kişiler Efendimiz'in ileri görüşlülüğünün farkında değiller, en önemlisi de artık müslüman toplumunun müşrikler karşısında tüzel kişilik olarak kabul edildiklerini tam olarak farkedememişler, bu yüzden Efendimiz'in emrini duymamazlığa gelirler. Efendimiz'in huyudur, önemsediği bir konuyu üç kez söyler, burada da böyle yapmıştır ancak yine dinlememişlerdir. Bunun üzerine Efendimiz, gayet üzgün bir şekilde Ümmü Seleme validemiz için kurulmuş olan çadır veya gölgeliğe girer ve hanımı ile dertleşir. Büyük bir feraset ve anlayış sahibi olan validemiz, siz bilirsiniz ama ben şöyle düşünüyorum diyerek "ÜZÜLMEYİN YA RESÛLULLAH, SİZ BU EMRİ EVVELÂ KENDİNİZ ÂŞİKAR OLARAK TATBİK EDİN, DIŞARI ÇIKIN, KURBANINIZI KESİN, TRAŞINIZI OLUN, BEN DE SİZE YARDIM EDEYİM AMA KİMSEYE BİRŞEY SÖYLEMEYİN" der. Efendimiz, Ümmü Seleme Validemiz’in düşüncesini makul görür ve peki diyerek tek başına dışarı çıkar. Kurbanlık devesini bizzat kendisi keser ve traşını olur. Efendimizi gören Ashâb da teker teker bu tatbikatı yerine getirirler.

Validemiz Hicrî 61 yılında, Medîne-i Münevvere'de 84 yaşlarında vefat etmiş ve Cennetü'l Bakî kabristanına defnedilmiştir. Cenaze namazını Ebû Hüreyre hazretleri kıldırmıştır. Allah validelerimize olan muhabbeti hürmetine bizi de Efendimiz'in muhabbeti etrafında birleştirsin, böylelikle tevhide erdirsin inşallah.

(Burç FM’de yayınlanmış olan “Ömer Tuğrul İnançer ile Seyir Defteri” programı kayıtlarından derlenmiştir.)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Röportaj - Bir Müslümanın... - Sayı 99
Keyif verici cümleler... - Sayı 97
Prof. Dr. Ömer Faruk Harm... - Sayı 96
Kudüs... Ey Kudüs... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan
Veliler ordusundan


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5326579
 Bugün : 1097
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 462092
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 110
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim