Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1303 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Annelerimiz-8 Hz.Ümmü Seleme Hind Binti Ebu Umeyye
Yavuz Sert

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in bi'setinden yaklaşık onbeş sene önce, asil bir ailenin mensubu olarak Mekke'de doğmuştur. Asıl adı Hind'dir, Ümmü Seleme künyesidir.  Validemiz Benî Mahsun kabilesindendir, Dârü'l Erkam'da yer almış ilk hanım müslümanlardandır. Halazadesi Abdullah ile evlendikten sonra Habeşistan'a hicret etmişlerdir. Validemizin Habeşistan'da bir yavrusu dünyaya gelmiş ve ismini Seleme koymuşlardır. Validemizin künyesi bu çocuğundan gelmektedir.

Ümmü Seleme validemiz ve ailesinin Habeşistan'dan döndükten sonra Medîne'ye hicretleri çok sıkıntılı olmuştur. Benî Mahsun kabilesinin kısmı küllisi müşriktir. Bu kişiler Ebû Seleme'ye Ümmü Seleme validemizi yanında götüremeyeceğini söylemişler, yollarını kesmişler ve Ebû Seleme’yi zevcesinden ve ailesinden ayırmışlardır. Bu zulümden dolayı validemiz yalnız kalmıştır. Bu süreç bir seneye yakın sürmüştür. Bu süreçte yine Ebû Seleme'ye izin verilmemiş ancak Ebû Seleme, validemiz ve oğluna göre bir başka yoldan Medîne'ye hicret etmiştir. Böylece hasret bitmiş ve aile Medîne'de tekrar bir araya gelmiştir.

Evlilikte muhabbet olmazsa olmaz unsurlardan biridir. Ebû Seleme hazretleri ile Ümmü Seleme validemiz arasında çok ciddi bir muhabbet vardır.

Uhud muharebesinde Ebû Seleme hazretleri çok ciddi yaralar alır. Tedavi edilmesine rağmen yaraları daha sonraları tekrar açılır, bu yüzden hazret bir türlü sıhhatine tam olarak kavuşamaz. Ümmü Seleme hazretleri bu süre zarfında büyük bir merhamet, şefkat ve ehliyetle kocasına bakmış ve hizmet etmiştir ancak beş ay kadar süren bu yatak tedavisi de cevap vermeyince Ebû Seleme hazretleri şehiden vefat etmiştir.

 Vefat haberi Risâletpenah Efendimiz'e gelince Efendimiz hemen Ebû Seleme'nin evine gitmiş, orada naaşı şerifin başucuna oturmuştur. Gözlerini mübârek elleri ile kapatmış, yüzünü örtmüştür. Bu esnada "Ruh çıktığında göz onu takip eder" hadîsini buyurmuştur.  Efendimiz, Ebû Seleme için bizzat başucunda oturarak dua buyurmuştur. Dört çocukla birlikte, bir Uhud şehidinin kavî bir müslüman olan hanımının bu şekilde çocukları ile yalnız kalmasına razı olmayan Efendimiz, validemizin iddet müddeti bitince Ashâb’ına “Ümmü Seleme ile evlenmeyi isteyen varsa gitsin söylesin, Ümmü Seleme de razı ise evlensin” buyurmuştur. Ancak validemiz bu teklifleri kabul etmemiştir. Hattâ teklifi yapanlar içinde Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer de vardır. Bir müddet daha geçince bu sefer Fahr-i Kâinat Efendimiz teklifte bulunur. Validemizin sevinci ve menfaati aklının önüne geçmez, “benim dört tane çocuğum var, Resûlullah'ın pek çok işi var, bunlar vazifesinde aksamalara sebebiyet vermese bile vazifesini yaparken aklına gelerek bile onu yorar” düşüncesi ile benim böyle bir şeyi yapma hakkım yok diyerek kibar bir lisan ile, bu endişelerini de çok fazla dile getirmeden ama ihsâs ederek, Efendimiz'in kendilerine elçi olarak gönderdiği Hatip ibni Beltâ'yı geri gönderir. Efendimiz bu nazik düşünceyi öğrenince bizzat kendileri giderek evlenme teklifinde bulunurlar ve Hicri 4. yılın Şevval ayının sonlarına doğru yani 626 yılının Mart ayında Efendimiz ile Hz. Ümmü Seleme nikâhlanırlar.

Ümmü Seleme validemize hücre olarak evvelâ ahirete göçen Zeyneb validemizin hücresi verilmiştir, daha sonrasında Hz. Ayşe validemizin hücresinin kıble istikametinden tersine doğru ilâve hücre yapılmış ve validemiz orada yaşamıştır. Ümmü Seleme validemiz, Efendimiz'in Zevce-i Muhteremeler’i olunca bir düğün yemeği verilmiştir. Bizler bu haberi Ümmü Seleme validemizden alıyoruz. Validemiz, "Resûlullah'ın zevcesi olunca, birkaç ay önce vefat etmiş olan Zeyneb'in odası bana verildi. Odada olanlar, bir çömlek, bir çanak, bir testi, bir el değirmeni, içi sadece hurma ağacı lifi doldurulmuş bir yastık ve yatak... Çömleğin içinde biraz erimiş yağ, çanakta da arpa vardı. Arpayı el değirmeninde öğüttüm, çömlekteki yağ ile bulamaç yaptım." İşte Resûlullah'ın düğün yemeği buydu: öğütülmüş arpa ve yağ...

 Ümmü Seleme validemizin bir özelliği de Efendimiz'in en uzun yaşayan zevcesi olmasıdır. 61. hicri yıla kadar yaşamıştır validemiz, 84 yaşlarında göçmüşlerdir.

Ümmü Seleme validemizin içinde olduğu önemli hadisesi Hudeybiye anlaşmasıdır. Hudeybiye anlaşması yapıldıktan sonra Efendimiz, Ashâb’ına kurban kesmelerini ve ihramdan çıkıyormuş gibi başlarını traş etmelerini söyler. Bu sırada anlaşma metninden hoşnut olmayan Ashâb’dan bazı kimseler vardır. Bu kişiler Efendimiz'in ileri görüşlülüğünün farkında değiller, en önemlisi de artık müslüman toplumunun müşrikler karşısında tüzel kişilik olarak kabul edildiklerini tam olarak farkedememişler, bu yüzden Efendimiz'in emrini duymamazlığa gelirler. Efendimiz'in huyudur, önemsediği bir konuyu üç kez söyler, burada da böyle yapmıştır ancak yine dinlememişlerdir. Bunun üzerine Efendimiz, gayet üzgün bir şekilde Ümmü Seleme validemiz için kurulmuş olan çadır veya gölgeliğe girer ve hanımı ile dertleşir. Büyük bir feraset ve anlayış sahibi olan validemiz, siz bilirsiniz ama ben şöyle düşünüyorum diyerek "ÜZÜLMEYİN YA RESÛLULLAH, SİZ BU EMRİ EVVELÂ KENDİNİZ ÂŞİKAR OLARAK TATBİK EDİN, DIŞARI ÇIKIN, KURBANINIZI KESİN, TRAŞINIZI OLUN, BEN DE SİZE YARDIM EDEYİM AMA KİMSEYE BİRŞEY SÖYLEMEYİN" der. Efendimiz, Ümmü Seleme Validemiz’in düşüncesini makul görür ve peki diyerek tek başına dışarı çıkar. Kurbanlık devesini bizzat kendisi keser ve traşını olur. Efendimizi gören Ashâb da teker teker bu tatbikatı yerine getirirler.

Validemiz Hicrî 61 yılında, Medîne-i Münevvere'de 84 yaşlarında vefat etmiş ve Cennetü'l Bakî kabristanına defnedilmiştir. Cenaze namazını Ebû Hüreyre hazretleri kıldırmıştır. Allah validelerimize olan muhabbeti hürmetine bizi de Efendimiz'in muhabbeti etrafında birleştirsin, böylelikle tevhide erdirsin inşallah.

(Burç FM’de yayınlanmış olan “Ömer Tuğrul İnançer ile Seyir Defteri” programı kayıtlarından derlenmiştir.)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Keyif verici cümleler... - Sayı 97
Prof. Dr. Ömer Faruk Harm... - Sayı 96
Kudüs... Ey Kudüs... - Sayı 96
(Röportaj) Tekkeler tekra... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4917107
 Bugün : 1753
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452353
 Bugün : 49
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim