Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1244 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Oruca niyetli miyiz?
Av. Mustafa Büyükgüner

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Her ibadetin kendi ruhuna göre farklı özellikleri bulunmakta. Namaz kılan bedeniyle ibadet yaparken zekât veren malıyla ibadet ediyor. Hacda ise hem bedenen hem de malla ibadet edilmekte. Oruç ise bedenî bir ibadet olmasına rağmen, kısaca yemeyi, içmeyi ve cinsel hevesleri bırakma olarak şümul ediyor ve doğrudan doğruya Allah ile kulu arasında.

Cemaatle kılmanın farz olduğu namazlar da düşünüldüğünde, kamuoyu bir kişinin namaz kılıp kılmadığını bilir. Ama oruç öyle mi?

Çünkü oruçta temel kaide insanın belirlenen süreler içerisinde yememesi ve içmemesidir. İnsan elbette oruç tuttuğunu bağıra çağıra söyleyecek değil, hattâ ibadetlerin gizli yapılanının daha makbul olduğunu düşünürsek söylememesi daha da iyi. Ama zaten ramazan ayında bir müminin oruçlu olması, içinde yaşadığı sosyal ve kültürel çevre tarafından karine olarak kabul edilir. Ramazanda yemiyorsa, kişi oruçlu sayılır. Ancak oruç tutmayan da cemiyet içerisinde yemeyip içmeyerek oruçlu gibi davranabilir. Onun için oruç ibadetinin ecri kul ile rabbi arasındadır ve hiçbir kıymet hükmü bunu ölçemez.

Her ibadette niyet önemli ama bu özelliği sebebiyle oruca niyetlenmek bizce daha önemli... Bu sebeple Anadolu insanının oruçluyken “Niyetliyim” demesi enfes bir buluş ve incelik...

Çünkü “Niyetliyim” dediğinizde oruç tutma iradesi taşıdığınızı açık ve net bir şekilde ifade etmiş oluyorsunuz. Buradaki niyet elbette, oruç tutmaya niyet etmek şeklinde sözle yapılan bir niyet değil, orucu tutmasan da cemiyete oruçlu olduğunu düşündürebilecekken, buna tevessül etmeyen ve ecrini de doğrudan doğruya Allah’a havale eden bir niyet…

Allah’ın Resulü, bir savaştan dönüşte “Şimdi küçük savaştan büyük savaşa gidiyoruz…” deyince sahabe soruyor. Cevaben, büyük savaşın insanın nefsiyle olan savaşı olduğunu söylüyorlar. Şüphesiz her ibadet nefse zor gelir ama oruç başka olmalı.

Dünyanın bütün arzu ve isteklerini belirli sürelerde terk etmeyi gerektiren oruç, bu özelliğiyle nefse en fazla giran gelen ibadetlerden olmalı. Nefsi terbiye için oruç tutmak büyüklerin tavsiyesi. Hattâ bekar erkeklere oruç tutmaları da bu sebeple tavsiye ve telkin edilmekte...

Meşhur hikâyeyi hatırlatalım, büyüklerden biri, kim bilir ne zamandır aç kalarak nefsiyle cenk halinde ki, sonunda nefsi bir köpek yalı görünce bedenini terk ederek bu yala ilişiyor. Bu zat kurtuldum nefsimden diye sevinirken bir nidaya muhatap oluyor "Müsaade et nefsin bedenine dönsün. Biz seni onunla seviyoruz!"

Oruç silâhşörünün elinde öyle bir silâh ki, dize gelmez denen nefsi bile böyle yola getiriyor. Şahıslar nazarında böyle bir etkisi olan orucun topyekûn cemiyete nasıl tesir edeceğini varın siz düşünün.

Yapılan araştırmalar Ramazan aylarında suç oranlarının azaldığını, insanların birbiriyle yardımlaşma duygusunun arttığını, cemiyetteki pek çok arızanın başka zamanlara göre daha az ortaya çıktığını göstermekte. Çünkü yemekten ve içmekten ve diğer arzulardan isteyerek vaz geçen, her şeyden vaz geçebilir…

Üç ayların girmesiyle başlayan, kandil geceleri ile devam eden, ramazanla zirveye çıkan ve hele son on gün içerisine saklanan Kadir gecesiyle tam bir kurtuluş yolu olan oruç, nihayetinde müminlere hem maddî hem de mânevî bir bayram hediye ediyor.

Ramazan ve oruç her haliyle Yaradan’ın bir rahmeti…

Hz. Yusuf, Mısır’daki kıtlıkta görevlendirilince civardan gelen ihtiyaç sahiplerine ambarlardan buğday dağıtırken oruç tutmaya başlıyor. Sebebini soranlara “Hallerini daha iyi anlayabilmek ve adaletli davranmak için” diyor…

Dilimize söz olmuş, “Tok açın halinden anlamaz!..” Demek ki, orucun bir de cemiyetin halini idrak etmeye yardım etmek gibi bir görevi var.

Sonuç olarak oruç, her yönüyle ve her haliyle bir taraftan ferdi tam kalbinden vurucu, ferde sınırlarını ve hadlerini bildirici bir ok iken; diğer taraftan da tüm cemiyete tesir eden, cemiyetin arızalarını giderici, fert ve cemiyet arasındaki ilişkiyi tesis eden bir ağ…

Ama her şey niyette... Aç susuz kalmaya değil oruç tutmaya niyet etmekte…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Yasin orhan    27.05.2017
Yorum : Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın





 
Necip Fazıl'ı anlatmak... - Sayı 92
Zaman ve mekân üstü biric... - Sayı 91
Düşündüm de...... - Sayı 90
Olaylara bakış - Türk'ün ... - Sayı 90
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 maşallah çok güzel... Dertli İnsan

 Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın... Yasin orhan

 Üstad sayısını hazırlayanların emeğine sağlık.... M.Kemal

 Eşek ölür kalır semeri, İnsan ölür kalır eseri. Yaratılan herkes, dünyadada ahirette de eseriyle kar... Ahmet Güney

 Çok içli, çok duygu dolu bir eser olmuş. Ellerinize sağlık. ... B. Rahmet


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Üstad için yazı kaleme almak
Son ve tek kıvılcım
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Hamd ve şükür...
Necip Fazıl'ı anlatmak
Kurtuluş
Sesleniş
TBMM'deki olaylar ve referandum
Köyüm ve köylüm
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Yavuz Sert - Annelerimiz -13-
Ali Erdal - Üstad için yazı kale...
Ali Erdal - Tek mısra yeter
Kadir Bayrak - Durun kalabalıklar
Kadir Bayrak - Çile
Sinan Ayhan - Büyük Doğu: Anahtarl...
Sinan Ayhan - Üstad ve poetik duru...
Mustafa Kınıkoğlu - Necip Fazıl hakkında...
Turgay Ertem - Benim de söyleyecekl...
Fatma Pekşen - Gençliğim eyvah!
Ahmet Mahir Pekşen - Necip Fazıl ve inter...
Ahmet Mahir Pekşen - O'ndan sonrası
Dergi Editörü - Hamd ve şükür...
Site Editörü - “Benim Adım Bay Neci...
Mehmet Hasret - Bir mısra, bir söz k...
Necip Fazıl - Son ve tek kıvılcım
Necdet Uçak - Necip Fazıl Kısaküre...
Necdet Uçak - Allah için ne yaptın...
Hızır İrfan Önder - Sevgi de öldü
Gelecek sayı konusu -
Av. Mustafa Büyükgüner - Necip Fazıl'ı anlatm...
Halis Arlıoğlu - TBMM'deki olaylar ve...
Halis Arlıoğlu - Sesleniş
Halis Arlıoğlu - Köyüm ve köylüm
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - Ne Fa Ka, Bedenini A...
Kubilây Ertekin - Kurtuluş
Ahmet Değirmenci - Izdırap
Muzaffer Doğan - Özdemir İnce ve 'Mih...
Muzaffer Doğan - Sabah yakındır
Bahadır Kaya - 92.Sayı Medya Sepeti...
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Necip Fazıl hakkında...
Murat Yaramaz - Üstad ve mizah
Murat Yaramaz - Sebep
Murat Yaramaz - Rahmet
Murat Yaramaz - Mizan
Bahçıvan - Necip Fazıl'ı takdim
Şadi Erdal - Üstad Kısakürek ve K...
Birsen Eraslan - Üstad'ın izinden
Cahit Ay - Peşin hükümler
Melih Aydoğ - İdrâk
Onur Abalı - Yarım
Mehmet Akif Bozkurt - Bu şehir (Halep)
Rahile Dövran - Ağrı Dağı
Fazlı Humar - Canlarım
Rafiq Oday - Bir de (mi) gelsin
Fatih Zeyrek - Şule
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3052897
 Bugün : 1531
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 399904
 Bugün : 35
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 92. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
Son Güncellenme: 1 Mayıs 2017
Künye | Abonelik | İletişim