Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1678 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Türk ruh kökü
Ali Erdal

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

İlköğretmen okulunu bitirince, ilk olarak Bilecik Deresakarı köyüne tayin edildim... Yıl 1961!.. Köyün çoğu tanıyor... Zaten sıcakkanlı insanlardır.

O zaman radyo her yerde yok. Kahvede haber vakti geldi mi, herkes sanki konuşanı görecekmiş gibi radyoya bakarak haberleri dinliyor. Nadir bir eşya olan radyo, herkesin açıp kapatamaması için, yüksek bir yere konmuş. Dinlenecek programlar belli. O saate göre geliyor halk... Bu programlardan biri, akşam saat beş oldu mu, “Yurttan sesler”!.. Muzaffer Sarısözen’in duygulu açıklamaları ile türküleri en çok takip edenlerden biri de köyün iki öğretmeninden genç olanı... Anladınız, kim olduğunu... Ramazan gelince de “iftar programlarının” pek çok kişi gibi dikkatli takipçisi. Aşağı yukarı İstanbul’la aynı olan, iftar saati evde olabiliyorum.

Benim için köyde ramazanın ilk gecesi... Davulcu da uyandırır ama saati kurup yattım... Saatin kalk ikazından önce uyandım... Bir yerlerden sesler geliyor... Çın çın sesler... İlâhiler söyleniyor… Koro okuyor... Daha oparlörler yaygın değil... Radyodan başka yayın cihazı yok... Bu kadar güzel okuyuş, ancak radyodan olabilir... O da sadece kahvede… Eve kadar sesi gelemez... Nereden geliyor bu ilâhî sesleri?

Topluluk şevkle söylüyor:

“Şol cennetin ırmakları,

Akar Allah deyu deyu!..

Çıkmış İslâm bülbülleri,

Öter Allah deyu deyu!”

Kimler bu “İslâm bülbülleri?”… Seslerin köyün her tarafından duyulduğu muhakkak... Pencereye koştum ve camı açtım... Haklıymışım, bu sesler köyün her tarafından duyulur... Bir merkezden geliyor:

“Al abdesti, kıl namazını;

Cennet-i âlâyı bulursun!”

İlâhîler kesintisiz devam ediyor... Biri bitiyor, bir başkası başlıyor… Merak ettim... Giyindim, evden çıktım... Seslerin geldiği istikamete yürüyorum... Sesler, camiden geliyor... Camiye vardım, kapı kapalı... Ama sesler devam ediyor... Sesler yüksekten geliyor. Minareden mi, diye düşünürken, birkaç genç geldi. Selâm verdiler...

−Hayırdır hocam, bu saatte?..

−İlâhileri duydum, geldim!..

−Sen de mi katılacaksın gruplardan birine? Bize katıl!..

O sırada birkaç genç daha geldi. Önceki gelenlere:

−Haydi bakalım, çıkın minareye, diğerleri inmek için sizi bekliyor.

Öğrendim ki, sahurda insanlar minareden okunan ilâhîlerle uyandırılıyor. Köyün gençleri gruplara ayrılmışlar, sahurdan imsağa kadar minareden sesleniyorlar:

“Uyumasın gözümüz,

Doğru olsun sözümüz!

Her iki cihanda da,

Ak olmalı yüzümüz!”

Köyden sırası gelen yemekler getiriyor, gruplar halinde orada yeniyor. Ertesi gün de yine sırayla evlere iftara davetliler... Köyün kahramanları... 30 Ramazan hiç aksamadan devam etti... Bütün köyü kapsayan bir teşkilâtlanma!..

İşte tabiat böyle değerlendirilir... Tabiatın hakkı böyle verilir... Köy adı üstünde, Dereköy.. Etrafındaki kayaların tesiriyle minareden ses köyü âdeta yıkamakta... Tabiî eko!..

Ne zaman başladığını bilmiyorlar... “Bildiğimiz bileli böyle!...”

Bu beni çok etkiledi... İşte Türk ruh kökü!.. Sağlam, sapasağlam!.. Zamanı ve mekânı İslâm’a göre nizamlamak, hayatı güzelleştirmek ve hayata İslâm’ı hâkim kılmak!.. Nesillere mal etmek!..

Nereden geliyor, bu ilâhi sesleri diyordum ya?... Türk ruh kökünden!..

Şimdi de devam ediyor mu, bilmiyorum... Sormaya korkuyorum!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Ayak sesleri... - Sayı 102
Eserde nitelik ve iman... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7248736
 Bugün : 3683
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506875
 Bugün : 99
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 126
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim