Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1597 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ramazan topu
Ali Erdal

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Hani “kendi gitti, adı kaldı yadigâr” derler ya... Ramazan topu da öyle... Ama ramazan topu, kendi gitmedi, biz gönderdik... Adı bile pek yadigâr kalmış gibi görünmüyor...

Diyebilirsiniz ki... Bu devirde insanların oruç açmak için ramazan topuna ihtiyacı mı var? Herkesin elinde, cebinde, duvarında, meydanında saat... Bakar açar... “Aptal kutusu” denilen televizyon, hiç olmazsa, iftar saatini ve imsak vaktini kolayca, güzel ve değişik buluşlarla gözler önüne seriyor ve kulaklarımıza duyuruyor. Ramazan topu gibi köhne bir malzemeye ve hele sadece kulağa hitap eden basit bir araca neden ihtiyaç duyulsun...

İlk bakışta ve ilk duyuşta çok doğru görünebilir ama bir hususu gözden kaçırmamalıyız... Ramazan topu, bir ibadeti hepimizin yaptığını, ona inanmakta ve onu uygulamada bir bütün olduğumuzu, hepimizin iftar anını hep birlikte beklediğini, hepimizin aynı dua ile ellerimizde iftarlıklarla dua ettiğimizi ve hep birlikte oruç açacağımızı ilân ediyor aslında; vakti değil... Ramazan topu atılırken de, evde en az bir kişide saat vardı ve vakti bilmek mümkündü...

Çocukluğumda ramazan topunu gördüm... Sakarya gazetesi mensuplarından Kâmil Çolak’ın babası, atardı ramazan topunu... Evleri köyün yüksek bir yerinde idi. Oradan gönderilen ses köye yağmur gibi dökülürdü. Akrabamız olduğu için bir iftar vakti orada idim. İki orta boy tekerlek üzerine konan top, iftarı ve imsağı bildiren bir araçtan öte, bence köyün yekpare bir bütün olduğunun simgesi idi... Namlusuna barutun doldurulması, çaputların, sadece bu işe mahsus bir dipçikle sıkıştırılması, tetiğin düşeceği yere, patlamayı sağlayacak kapsülün konması, patlatmak için vaktin beklenmesi, top başında bulunanların hep birlikte saate bakması; bu birlik ve beraberliğin müstesna ve görülmesi bir şans olan bir töreniydi... Köyden top atılmasına şahit olmak için (topu görmek için değil) her akşam değişik kişiler gelirdi. Demek ki, benim dışımda da aynı duygular taşınıyordu.

Eğer televizyonlar, o ruhla işleseydi, bugün bir küçük parçası bile kalmayan, hiç olmazsa müzede yaşaması gereken ramazan topuna ihtiyaç kalmayabilirdi... Daha doğrusu, cemiyette o ruh kalsaydı, televizyon ona göre işlerdi.

Ramazan topunun şahsında, kaybolan millî ruhun hasretini yaşıyoruz... Yaşamalıyız...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Zaman tünelinden iki yazı... - Sayı 100
"Tek"... - Sayı 99
İnternete, kulak versek... - Sayı 98
Türk teşkilâtlanma kabili... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Her sayı ayrı bir değer
Yüz


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5659838
 Bugün : 2761
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470235
 Bugün : 46
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 70
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim