Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2020 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikir kahramanına ihtiyaç
Dergi Editörü

  Sayı: 91 - Ocak / Mart 2017

“Türk fikir hayatında en büyük felâket, hem iman hem küfür cephesinde, dünyayı topyekûn nazar çerçevesi içine alabilecek bir (stratosfer)e yükselememek, nefs ve kâinat muhasebe ve murakabesine yanaşamamak yüzünden olmuştur. (…)

Bugün, Doğuya karşı Batı tasâllutunun binbir âletli hokkabazlığını, Hazret-i Musa’nın elindeki asâ nasıl ejderha olup sihirbazların ipten yılanlarını yuttuysa öylece iptal edecek fikrî bir keramet gücüne ihtiyaç vardır. Yani İmam-ı Gazâlî’nin derinliğine gücünü, genişliğine ve bütün yeryüzünün bütün meseleleri ve marifetleriyle karşılayıcı kudrette bir kahramana ihtiyaç…

Dâva bu kadar çetin, şerefi de o nispette büyük; ve ithal malı ezberleme ideolocya tekerlemelerinden o kadar uzak…” (Necip Fazıl, İdeolocya Örgüsü, Ocak Kızıştı!)

En büyük devletimiz henüz beylikken, fetih stratejisini batı istikametine yönelten Osman Gazi ve onun soyundan gelenler muhakkak ki aksiyoncu oldukları kadar hakka uygun, doğru fikir sahibiydiler. Bağlı oldukları imân, gönüllerindeki fetih aşkıyla buluşmuş ve büyük medeniyetimiz bu sağlam temeller üzerine inşa edilmişti. Nitekim o da büyük Türk hakanı Timur, Ankara Savaşı’nda genç devletimizi sarsmış ama sağlam temelleri sayesinde devletimiz ayakta kalmıştı.

Peygamber övgüsüne mazhar Fatih’in, hele hele Yavuz’un aksiyonu ise tamamen bağlı olunan ruh köküne mutabıktı ve her ikisi de stratejik deha örnekleriydi. İki büyük dehayı, büyük komutan, büyük lider kabulüyle tarih ilminin sınırları içine sıkıştırmak, fikirdeki kahramanlıklarına uzak kalmışlığımızın bugün bile farkında olmadan, onları anlayamamak ne acı…

Kanunî’den sonra dönem dönem aksiyon yanı ağır basan padişahlar geldiyse de fikrî yönden zayıf mizacımız gereği Fatih ve Yavuz misali bir liderimiz olmadı, olamadı. Bir orkestra ahenginde idare edilmesi gereken devlet, 2. Abdülhamid Han’a kadar aradığı şefi bulamadı. Ulu Hakan, tahta oturduğunda orkestranın hemen hemen bütün telli, nefesli sazları dağılmış, elde kalanlar ise farklı notalar basmaktaydı. Bütün şartların topyekûn bir yok oluşun bestesini çaldığı zamanında, Ulu Hakan, ruh köküne bağlılığı ve üstün fikir sayesinde devletini ayakta tuttu. Bu cümleyi, kendisinden çok değil on sene sonra devletinin yıkılması sebebiyle klişe ve tarafgirlik kabul edenler, eğer fikir namusu taşıyorlarsa kendisinden sonra kurulacak yeni devletin temellerini de onun attığını kabul etmek mecburiyetindedirler. Türk milletinin, halen içinden çıkan, geleceğe dair umut beslediği devlet adamlarını, Fatih’in, Yavuz’un yaptıkları ortadayken, onunla özdeşleştirmesinin bir izahı olmalı.

Son zamanlarda özellikle bizim mahallede, muhafazakâr camiada Abdülhamid Han’a dair bir şeyler söylemek moda haline geldi. Allah’ın helâl nimetlerinin her birinin ayrı bir özellik ihtiva etmesi ve her birinin vücuda fayda sağlaması gibi Ulu Hakan hakkında yazılan, söylenenler de mutlaka milletin hissettiği bir ihtiyaca cevap veriyor.

Kardelen olarak biz, Ulu Hakan’da “fikir kahramanına” olan ihtiyacımızın, devlet reisindeki yansımasını gördük. Onu böyle anladık ve bu şekilde anlatmaya gayret ettik.

Ulu Hakan’ın Bilecik ve çevresine gösterdiği yakın alâka, sayfalarımızda geniş yer buldu. Kuruluşun vuku bulduğu topraklara ve bu toprakların insanına ilgisinde nefsimize pay çıkarmak küçüklüğüne düşmeden, onun köklerine bağlılığını ve fikre verdiği değeri gördük. Ertuğrulgazi’nin, Şeyh Edebâli’nin, Dursun Fakih’in torunlarının da onun şahsında uğruna canlarını feda edecekleri devlet adamını gördüğü gibi…

“Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” diyen Üstad Necip Fazıl, onu en iyi anlayanlardandı. 

Üstad’a dair hatıra, yazı, çizi her türlü fikir verimine sayfalarımızın açık olduğunu belirtelim ve bir sonraki sayımızda da fikir kahramanımız Üstad’ı ele alacağımızı duyurarak sohbetimizi sonlandıralım. 

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Selâm... - Sayı 104
Fabrika ayarları... - Sayı 103
Teşekkür... - Sayı 102
Günah bizden gitsin... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7435725
 Bugün : 1229
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510197
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 81
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim