Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1425 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikir kahramanına ihtiyaç
Dergi Editörü

  Sayı: 91 - Ocak / Mart 2017

“Türk fikir hayatında en büyük felâket, hem iman hem küfür cephesinde, dünyayı topyekûn nazar çerçevesi içine alabilecek bir (stratosfer)e yükselememek, nefs ve kâinat muhasebe ve murakabesine yanaşamamak yüzünden olmuştur. (…)

Bugün, Doğuya karşı Batı tasâllutunun binbir âletli hokkabazlığını, Hazret-i Musa’nın elindeki asâ nasıl ejderha olup sihirbazların ipten yılanlarını yuttuysa öylece iptal edecek fikrî bir keramet gücüne ihtiyaç vardır. Yani İmam-ı Gazâlî’nin derinliğine gücünü, genişliğine ve bütün yeryüzünün bütün meseleleri ve marifetleriyle karşılayıcı kudrette bir kahramana ihtiyaç…

Dâva bu kadar çetin, şerefi de o nispette büyük; ve ithal malı ezberleme ideolocya tekerlemelerinden o kadar uzak…” (Necip Fazıl, İdeolocya Örgüsü, Ocak Kızıştı!)

En büyük devletimiz henüz beylikken, fetih stratejisini batı istikametine yönelten Osman Gazi ve onun soyundan gelenler muhakkak ki aksiyoncu oldukları kadar hakka uygun, doğru fikir sahibiydiler. Bağlı oldukları imân, gönüllerindeki fetih aşkıyla buluşmuş ve büyük medeniyetimiz bu sağlam temeller üzerine inşa edilmişti. Nitekim o da büyük Türk hakanı Timur, Ankara Savaşı’nda genç devletimizi sarsmış ama sağlam temelleri sayesinde devletimiz ayakta kalmıştı.

Peygamber övgüsüne mazhar Fatih’in, hele hele Yavuz’un aksiyonu ise tamamen bağlı olunan ruh köküne mutabıktı ve her ikisi de stratejik deha örnekleriydi. İki büyük dehayı, büyük komutan, büyük lider kabulüyle tarih ilminin sınırları içine sıkıştırmak, fikirdeki kahramanlıklarına uzak kalmışlığımızın bugün bile farkında olmadan, onları anlayamamak ne acı…

Kanunî’den sonra dönem dönem aksiyon yanı ağır basan padişahlar geldiyse de fikrî yönden zayıf mizacımız gereği Fatih ve Yavuz misali bir liderimiz olmadı, olamadı. Bir orkestra ahenginde idare edilmesi gereken devlet, 2. Abdülhamid Han’a kadar aradığı şefi bulamadı. Ulu Hakan, tahta oturduğunda orkestranın hemen hemen bütün telli, nefesli sazları dağılmış, elde kalanlar ise farklı notalar basmaktaydı. Bütün şartların topyekûn bir yok oluşun bestesini çaldığı zamanında, Ulu Hakan, ruh köküne bağlılığı ve üstün fikir sayesinde devletini ayakta tuttu. Bu cümleyi, kendisinden çok değil on sene sonra devletinin yıkılması sebebiyle klişe ve tarafgirlik kabul edenler, eğer fikir namusu taşıyorlarsa kendisinden sonra kurulacak yeni devletin temellerini de onun attığını kabul etmek mecburiyetindedirler. Türk milletinin, halen içinden çıkan, geleceğe dair umut beslediği devlet adamlarını, Fatih’in, Yavuz’un yaptıkları ortadayken, onunla özdeşleştirmesinin bir izahı olmalı.

Son zamanlarda özellikle bizim mahallede, muhafazakâr camiada Abdülhamid Han’a dair bir şeyler söylemek moda haline geldi. Allah’ın helâl nimetlerinin her birinin ayrı bir özellik ihtiva etmesi ve her birinin vücuda fayda sağlaması gibi Ulu Hakan hakkında yazılan, söylenenler de mutlaka milletin hissettiği bir ihtiyaca cevap veriyor.

Kardelen olarak biz, Ulu Hakan’da “fikir kahramanına” olan ihtiyacımızın, devlet reisindeki yansımasını gördük. Onu böyle anladık ve bu şekilde anlatmaya gayret ettik.

Ulu Hakan’ın Bilecik ve çevresine gösterdiği yakın alâka, sayfalarımızda geniş yer buldu. Kuruluşun vuku bulduğu topraklara ve bu toprakların insanına ilgisinde nefsimize pay çıkarmak küçüklüğüne düşmeden, onun köklerine bağlılığını ve fikre verdiği değeri gördük. Ertuğrulgazi’nin, Şeyh Edebâli’nin, Dursun Fakih’in torunlarının da onun şahsında uğruna canlarını feda edecekleri devlet adamını gördüğü gibi…

“Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” diyen Üstad Necip Fazıl, onu en iyi anlayanlardandı. 

Üstad’a dair hatıra, yazı, çizi her türlü fikir verimine sayfalarımızın açık olduğunu belirtelim ve bir sonraki sayımızda da fikir kahramanımız Üstad’ı ele alacağımızı duyurarak sohbetimizi sonlandıralım. 

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Son ve tek kıvılcım... - Sayı 98
Dergi fuarındaydık... - Sayı 97
Kudüsü tefekkür... - Sayı 96
Gönül kahramanlarının izi... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
İnternet hayatımız, hayatımız internet
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4912557
 Bugün : 868
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452207
 Bugün : 11
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 118
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim