Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     458 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

FIKRA

NESİL ve DİL

Matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde anlatır:

–Bir üç kenarlının alanı; yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.

Çocuk bunu öğrenir. Akşam babası sorar:

–Bugün ne öğrendiniz?

–Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını hesaplamasını öğrendik babacığım.

–Peki, nasıl öğrendiniz?

–Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.

–Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu şöyle: Bir üçgenin alanı; tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.

O anda, gazete okuyan dede, dayanamaz söze karışır:

–İkisi de yanlış! Doğrusu: Bir müsellesin mesâha-i sathiyyesi; kâidesiyle irtifâının hâsıl-ı darbının nısfına müsâvidir.

 

FIKRA DEĞİL GERÇEK!..

HAKİKAT ve GERÇEK

Tarık Buğra'ya sormuşlar:

–'Hakikat' yerine gerçeği kullansak, ne kaybederiz?

Buğra cevabı yapıştırmış:

–Hakikati!.. Hem de "HAKİKATLİ YÂR" ile birlikte, o güzelim, o canım türkülerimiz ve atasözlerimizle birlikte...

 

“HÜKÜM”KELİMESİ

“(...) Dolmabahçe Sarayında idik. Sağımda Naim Hoca, solumda Yusuf Ziya vardı. 'Hüküm' kelimesi üzerinde idik. Ben:

–Hüküm Türkçedir, dedim.

İkisi de:

–Olamaz, dediler.

–A canım biriniz Arapça'nın aslı Türkçedir, dersiniz, biriniz daha ileri gider, dünya dillerinin hepsi Türkçe'den gelmedir, dersiniz, sonra şu 'hüküm' gibi iliğimize işleyen söze karşılık aramaya kalkarsınız, demiştim. (...)

(Falih Rıfkı Atay; Dünya, 26 Haziran 1966, TÜRK DİLİ İÇİN VI, 40; 1968)

 

RAPOR

Askere 3 ay hava değişimi raporu verilmişti. Fakat 3 ay geçtiği halde, asker dönmedi. Arandı ve kıtaya dönmesi sağlandı. Komutan sordu:

–Sana 3 ay hava değişimi verildi. Niçin zamanında dönmedin?

Asker:

–Komutanım bana "3 ay" değil, "10 ay" rapor verildi. Siz beni erken getirttiniz. Raporumu bitmesine 7 ay var komutanım.

Sonra elindeki raporu komutana uzattı ve kâğıdın sağ alt tarafındaki komutan imzasının üstündeki "TASDİK" mânâsına gelen "ONAY" kelimesini gösterdi.

 

MERAK ETMİŞ

Yurtta sulh konseyi dâvâsında Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, sanıklardan eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı (sözüm ona) Kurmay Albay Muhsin Kutsi Barış’a soruyor:

–Darbeyi kim yaptı?

–Ben sizden çok merak ediyorum darbeyi kimin yaptığını...

 

ANKET

UYDURUKÇACILAŞTIRILANLARDAN MISINIZ?

Bay uydurukçacı, işte size karakterinizi test etme (olanağı)...

Konuşurken ve yazarken “öz Türkçe” dediğiniz (sözcükleri) kullanmaya dikkat ediyorsunuz. Bu konuda (içtenlikli) misiniz; dostlar alışverişte görsün kabilinden bir özentiden mi ileri geliyor? Aşağıdaki soruları (evet – hayır) şeklinde (yanıtlarsanız) durumunuz ortaya çıkacak:

1-Evde küçük bir tamir yapıyorsunuz.. Çivi çakarken çekici parmağınıza vurdunuz… Can acısı ile ağzınıza geleni söylemeden önce “öz Türkçe” dediğiniz (sözcükleri) arar bulur, onlarla mı öfkenizi belirtirsiniz?

2-Rüyalarınızdaki (sözcükleriniz) uydurukça mıdır?

3-Hayallerinizdeki (sözcükleriniz) uydurukça mıdır?

4-Yakınlarınıza sorun, “öz Türkçe” mi sayıklıyorsunuz?

5-Diyelim âşık oldunuz… Bunu ifade fırsatı bulsanız… Bu yaptığınız faaliyete “ilân-ı aşk” yerine “sevi duyurusu” der misiniz?

6-Birine kendinizi kaybedecek kadar kızdığınız olmuştur. O sırada yanınızda bulunanlara sorun bakalım, uydurukça mı sövmüşsünüz?

7-Kendi kendinize mırıldanırken de (sözcük) seçimi yapar mısınız?

8-Ağladığınız olmuştur… O zaman da (sözcük) seçimi yapar mısınız?

9-Şiddetle karşı olduğunuz kelimelerden her hangi biri nasılsa ağzınızdan çıkıverse, ağzınıza biber sürer misiniz?

10-Diyelim kızınız var ve istemeye geldiler. Vermek istemiyorsunuz. Kararlılığınızı belirtmek için “imkânı yok” yerine “olanağı yok” der misiniz?

11-“Öz Türkçe” dediğiniz uydurukçaya yeni bir (sözcük) kazandırdığınızda bunu kutlamak için kadeh kaldırırken “şerefe” yerine “onura” der misiniz?

Bay uydurukçacı, bunların birine bile “hayır” dedinizse savunduğunuz görüşü yeniden gözden geçirmelisiniz.

Bunlardan birine bile “evet” dedinizse siz, –ikiyüzlüsünüz demeyeyim ama– Batı korku filimlerinin “kurt adamı” gibi çift karakterlisiniz. Bir psikoloğa görünseniz iyi olur.

 

YAŞASALARDI

Dil Kurumu üyesi Hacivat Çelebi, Karagöz’ü Kurum’a üye yapmak ister:

Hacivat–Karagözüm Ben Dil Kurumu üyesiyim. Sen de üye ol.

Karagöz–O sizin suçunuz?

–Ne suçu Karagözüm?

–Sen ‘dil kuru mu?’, diye sormadın mı; ben de cevap veriyorum. Dili siz kupkuru hale getirdiniz!

–Ben sana “kuru mu?” diye sormadım. Dil Kurumu var ya, seni de üye yapalım diyorum. Sen de Kurumlu ol.

–Olmaz!

–Neden?

–Kurumlu olmak iyi değildir. Kibirli insan kurumlu olur.

–Karagözüm, kurumlanmaktan bahsetmiyorum… Dil Kurumu’ndan söz ediyorum.

–İşte şimdi doğru söyledin. Siz dilimizin kurumusunuz. Soba kurumu gibi.

–Karagözüm yanlış anlıyorsun…

–Milleti birbiriyle anlaşamaz hale siz getirdiniz!

–Karagözüm, seninle konuşulmaz.

–Asıl seninle konuşulmaz. Dernek veya cemiyet desene şuna. (Vurur)

–Ne vuruyorsun Karagözüm?

–Yıktınız dili eylediniz viran; koşup sahibi millete haber vereyim heman!

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Küsme işareti... - Sayı 96
Kirli... - Sayı 96
Kan... - Sayı 96
Naci El Ali... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Teşbihler çok güzel... Cengiz

 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4130509
 Bugün : 155
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430466
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 105
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 9
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim