Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     665 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

94.sayı medya sepeti
Bahadır Kaya

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Gazali analizinde Gülen kültü

Gazali İslam toplumunun en bunalımlı entelektüel dönemlerinde yaşamış. İsmaililer, Karmatiler ve daha farklı batıni hareketlerin saldırgan dalgaları bütün Müslüman coğrafyanın düşünce dünyasını sarsmıştır. Ayrıca dışardan gelen Hint ve Mezopotamya agnostisizmi ile Yunan felsefesi de ortalığı toz duman içinde bırakmıştır. İslama yönelen çok yönlü fikri taarruzlar karşısında Gazali büyük bir kelami ve tasavvufi entelektüel mücadele içine girmiştir. Bu çerçevede kitaplar yazmış ve risaleler neşretmiştir. Batıniliğin sapkınlıklarını göstermiş ve felsefecilerin Müslüman topluma yukarıdan bakan ve ona yabancılaşan entelektüalizmlerine tepki göstermiştir. El-Minkuz Mined-Dalal adlı eserinde ortaya koyduğu gibi dörtlü bir sınıflama geliştirmiştir. Bu sınıflama aracılığıyla İslam düşünce akımlarını özetlemeye çalışır: Batıniyye, sufiyye, kelamiyye ve felasife. Bu dört akım içinde batıniyye sapkın ve İslamdan tamamıyla ayrışmış olan bir akım olarak görülmektedir. Batıniyyenin temelde “masum imam” teorisine dayandığını söyler. Hakikati, mutlak bilginin kaynağını masum imamdan gören bir akımdır.

Gazali’nin İslam toplumlarında ortaya çıkan sapkın akımlar için geliştirdiği bu sınıflama Fethullah Gülen kültünü açıklamaktadır. Bundan dolayı Gazali günümüze de konuşur. Bugünü de aydınlatmada bize yardımcı olur. Türkiye’yi derinden etkileyen bu figürün İslam düşünce tarihinde nereye oturduğunu anlamak ve ona göre sahih bir okumaya sahip olmak için Gazali’nin tecrübesi, metodu ve bakışı çok faydalıdır. Nitekim bu okumaya göre Gülen figürü “masum imam” imajı ile birleşecek ve hareketi de batıniyye olarak tanımlanabilecektir.

Gülen’in masum imam olarak kendini gördüğü, yaydığı ve çevresine kabul ettirdiği ve bu nedenle hareketinin de batıni  bir hareket olduğunu gösteren bir çok delille karşılaşıyoruz. Bu deliller komplo, itirafçı yalanları ve siyasal propagandaların çok ötesinde bize ilmi bir temel sunmaktadır. Farklı tarihlerde Gülen’in yaptığı konuşmalarda kendisini masum imam olarak inşa ettiğini anlıyoruz. Bu çerçevede kendisini Allah ile görüşen ve ondan “nidalara muhatab”  biri olarak göstermektedir. “Ben sizin tırmandığınız bu helezonda hav hav ederek arkanızdan tırmanıp dururken, kasemle size teminat vereyim, bu helezonda o kadar beklenmedik şeyler gördüm. Gözüm açık bir bir gördüm. Size tarif edeyim bir bir; Felekler burcuna çıktım, melekten merhaba gördüm, bana Hak’tan nida geldi: Gel ey aşık ki mahremsin, bura mahrem makamıdır, seni ehli vefa gördüm. Sizin içinizde çok şey gördüm, öyle ihsanlar gördüm ki, hak dostlarına henüz kapaklar açılmamıştı, zarfının üzerine bantlanmış gibi zarflar içinde size gelen ihsanlara şahit oldum…”  (Hisar-3 (İrade Kahramanları), dk. 15.50 vd.)

Allahtan nida aldığını iddia ettiği gibi Allah ile de görüşen birisi olarak da kendini  ifade etmektedir.“Ben şimdi tepeden tırnağa his kesilmiş doğrudan doğruya O’nun rahmeti adına konuşuyorum. Şu anda adeta gazabını unuttum gibi. Rahman ve Rahim gözümün önünü doldurdu. Bismillahirrahmanirrahim adeta beni çepeçevre sardı. Allah, Rahman Rahim huzurunuzda mütecellî…”  (1979-07-09_Gonul Dunyamizdan-02 - Muhabbet fedailerinin özellikleri - Beraat Gecesi (İzmir-Hisar Camii), dk. 38 vd.)”

Allah’dan nidalar alan ve onunla görüşen figür olarak kendisini kült yaparken bir sonuca varıyor. O da seçilmiş özel bir varlık olmak. Seçilmiş kişi ve seçilmiş cemaat olmak! “Şayet Allah, kendi katından göndermiş olduğu bir kısım ışınları, onun üzerinde kırıp, başkalarına yansıtıyorsa, bu yüce ve kutsî iş için o insanın, kendisini seçen Rabbi’ne karşı şükran duyguları ile iki büklüm olması gerekmez mi? (Gülen, Fasıldan Fasıla 4, Nil yy., İzmir 2009, s. 108).”

Bu seçilmiş olmak iddiası tam da masum imam teorisiyle bütünleşiyor. Seçilmiş olan masum imam, artık Allahtan talimatlar alan bir şahsiyet haline gelir! Ondan sırlar alır. Bu sırlar, hakikatin kendisidir!“Allah beni terk etmedi, Allah ile aramdaki sırrı bana söyletmeyin, göz açıp kapayıncaya kadar ben çok yaramazlık yaptım. (Ümitle Şahlanış, dk. 12:12-14:48).

Allah’ın seçtiği ve sırlar verdiği kült, “masum imamdır”. Kutsal, günahlar ve  sevaplar ötesine çıkmış, helal ve haram dairesinin  üstüne çıkmış biridir. Böyle bir kişi rüyalar yoluyla Allah ile görüşmekte, peygamber ile her zaman beraber olmakta ve mutlak bilgileri ve talimatları alarak yaşamaktadır.

Kendini masum imam kültü olarak üreten Gülen, peşinde olan kişilere de bunu yansıtmaktadır. Özellikle “mahrem dili”  ve “mahrem ortamlarda” bunu ifade etmektedir. Böylece ona katılan ve peşinde giden insanlar da onu masum imam görmekte, batıni bir harekete dönüşmektedir. Gülen artık söyledikleriyle, talimatlarıyla ve davranışlarıyla mutlaklaşır. Nitekim 15 Temmuz öncesi Ali Ünal ona yönelen eleştirileri savmak için onun “masumiyet ve masuniyet”inden bahsetti. Bu da açıkça onu masum imam olarak meşrulaştırmanın girişimiydi.

Gazali bakışında Gülen, modern dönemde masum imam iddiasıyla ortaya çıkmış bir şahıstır. Onun peşinde gidenler de batınidir. Bundan dolayı ne tasavvufla ne de sahih İslam ile bir ilişkileri bulunmamaktadır.

(Ergün Yıldırım; Yeni Şafak, 08 Ekim 2017)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
98.sayı medya sepeti... - Sayı 98
94.sayı medya sepeti... - Sayı 94
MEDYA SEPETİ... - Sayı 93
92.Sayı Medya Sepeti ... - Sayı 92
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4917133
 Bugün : 1779
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452353
 Bugün : 49
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim