Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     294 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Parti mezarlığının yeni adayı
Haceloğlu

  Sayı: 95 -

Bugüne kadar ülkemizde 200’e yakın parti kurulmuş. Biri batmış, biri çıkmış. Kısa ömürlü sinekler… Demek ki hiç biri kendini millete kabul ettirememiş.

Parti, “bir fikir etrafında, aynı tavrı, tarzı ve metodu, ülke idaresinde hâkim kılmak için kurulmuş siyasî teşkilât” olduğuna göre… Şu anda da yeni parti arayışları devam ettiğine göre… Demek ki hiç biri, “etrafında toplanılacak bir fikir” sunamamış millete, bir buçuk asırdır. İçi boş teneke gibi tangırdayan partiler için tek akıbet, er veya geç, parti mezarlığını boylamak... Ölümcül hastanın, akıbetini beklemesi gibi… Partilerin hiç biri, bir “tezle” ortaya çıkmadı. Hepsi çeşitli çevrelere, anlayışlara ve inanışlara, daha çok da kendilerinden önceki partilere TEPKİ olarak kuruldu. Tepki sebebi ortadan kalkınca, kendileri de yok oldular. Çin atasözünün,“insanlar birbirini niçin öldürür ki, nasıl olsa herkes bir gün ölecek” dediği gibi zaten kapanacak partileri kapatma düşüncesizliği ve fikirsizliği de cabası…

CHP, bir asırlık partiyim diye şişinmesin. CHP mevzuu açılınca söylenecek çok. Ama meseleyi dağıtmayalım... Lâkin şu kadarını olsun söylemeliyiz: Kuruluşundan itibaren şu ana kadar millet desteği ile değil, başta devlet ve devletliler, devlet gibi kişiler olmak üzere birtakım güçlü çevrelerin destekleri ile ayakta kalabildi ve milletin reyi ile bir defa bile iktidar olamadı. Böyle bir parti, değil  caka satmak, yemeyip içmeyip  halinin  muhasebesini yapmalı.

Bahse değmez ama partiler ve akıbetlerini ifadede tezimizin haklılığını itiraza mahal bırakmayacak şekilde gösterecek bir örnek olduğu için, yakın zamana ait bir partiden söz etmek istiyorum… Partiyi kurmaya azmettireni ve onun ihanetini, yine meseleyi başka yöne kaydırmamak için bir kenara bırakarak…

Ak Parti’den istifa eden Kütahya milletvekili İdris Bal, 4 Kasım 2014'te “Demokratik Gelişim” adında bir parti kurdu. Kuruluşunun ilk haftasında, kuruluşundan 7 gün sonra “Mezarlık adayınız, hayırlı olsun” başlıklı bir yazı kaleme almış ve şöyle demiştim: “Bakın Bal’ın parti kurma sebebi neymiş: “Zaten hukuksuzluk, kural tanımamazlık, devlet gelenekleri ile oynama, kutuplaşma, yalan ve iftira terörü, silâhlı terör bizim varlık sebebimiz ve bu adımı atma sebebimizdir.”Yani biz fikir sahibi değiliz, tepkiden ibaretiz… Aynadaki görüntü… “Varlık sebebimiz” dediği arızalar olmasaydı, kurulmayacaktı… Arızalar giderilirse de… Bir varmış bir yokmuş... (…) sembolü, havaya kaldırılmış açık el… Bakın ne ifade ediyormuş: “Bu açık el, hem yolsuzluğa, hırsızlığa, yoksulluğa 'dur' derken hem de şeffaflığı ve selâmı temsil etmektedir.” Parti; cemiyeti bir fikir etrafında toplamak, o fikre inandırmak ve o fikri cemiyete hâkim kılmak gayesiyle kurulur. “Yolsuzluğa, hırsızlığa, yoksulluğa dur” demek için değil... Senin getireceğin fikir, zaten onları yok edecektir. Getireceğin fikrin içinde onlar, denizde ceviz kabuğu… Meselâ ‘ahlâklı bir millet ve cemiyet ideali’ dedikten sonra… Kötülüklere “dur” deme “girişimi”nin lâfı edilebilir mi? Karanlığa defol deme, ışık yak! Allah’tan başka hiçbir şey bâkî değil... Kötülükler, Allah’ın bir vesile halketmesi ile ortadan kalkarsa, yapılacak ilk seçimlere katılacağı iddia edilen “girişim”, girişim olarak kalacak.

Parti mezarlığının yeni adayı hayırlı olsun. Aslında bahsetmeye değmezdi. Fikirsizliğin acı ve gülünç haline işaret etmek istedik. “Zaten” olayların öne çıkardığı genel başkan ve kurucu bir avuç arkadaşı; “bal gibi”, yavaş yavaş kaybolup giden gemiden el sallayanlara benziyor…” (11.11.2014)

Öyle oldu, Sayın Bal, genel başkanı olduğu partiden istifa etti. Kendisi ve partisi, seçimlere bile giremeden, işin iyisi altı ayda çıkar, altı ay olmadan gemisinden el sallayarak kendisi de gemisi de kayboldu gitti. Bir varmış, bir yokmuş…

Şimdi yeni bir parti kuruldu; onun da ortaya koyduğu bir tez, bir fikir yok… (A) partisinin kırgınlarını, (B) partisinin kızgınlarını, (C) partisinin dargınlarını toplayacakmış… Partileri ile anlaşamayan küskünler demeti, bir araya gelince gül gibi geçinecekler… Ver elini iktidar… Yamalı bohça, iktidar olacak; “İYİ” mi?!.. 

Alacaklısı sıkıştırınca Nasrettin Hoca çözümü söylüyor: Şu yola çalı çırpı dizeceğim… Geçen koyunların yünleri takılacak çalılara… Onları satıp borcumu ödeyeceğim. Alacaklı bu olmayacak işe gülüyor. Hoca da diyor ki, “peşin parayı gördün, gülersin”… Şimdi siz; bir fikir söylemeden, çözüm düşünmeden seçim kazanmayı düşünen bu partiye; kırgınlardan, kızgınlardan, dargınlardan takılacak oylara bel bağlayan bu partiye; iktidar yolcusu gözüyle mi bakarsınız, başlıktaki cümleyi mi söylersiniz?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Parti mezarlığının yeni a... - Sayı 95
"KAHRAMAN"MIŞ...... - Sayı 93
Dua... - Sayı 88
Hâlâ mı, ... - Sayı 87
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4121537
 Bugün : 56
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430104
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 107
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim