Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     446 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kudüs
Ali Erdal

  Sayı: 96 -

Kudüs!.. Peygamberler şehri…

Kudüs, iffet timsali Meryem anamızın memleketi…

Kudüs… Peygamberlerin inşa ettiği; Kur’ân’ın “…Çevresini mübarek kıldığımız” diye övdüğü; Kıble olmuş Mescid-i Aksa’nın bulunduğu şehir… İnsanlığın Ufku’nun en yüce yolculuğuna, miracına basamak… 

Mescid-i Aksa, en uzak mecsit demek… Mekke'ye bir aylık mesafede olduğu için bu isim verilmiş… Beytü'l-Makdis (Mukaddes Ev) de deniyor. İnsanlığın Ufku (sav) ve insanlığın en yüce kadrosu sahabî (ra) Hicret’ten on altı (veya on yedi) ay sonrasına kadar ona yöneldi… 

Kudüs, Peygamberler Peygamberi’nin övdüğü belde…

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar: “Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescidi-i Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya.”

Mescid-i Aksa’nın ziyaret edilebilmesi için, Kudüs’ün fethedilmesi gerekirdi. Yani bu hadis, ziyaret tavsiyesinden öte ‘KUDÜS’Ü FETHEDİN!’ emriydi… Ümmetinin asker kavminin ifadesiyle, yani bizim tabirimizle “bildirim komutu” dur. Başta İstanbul’un fethi hadisi olmak üzere, o gün hayal dahi edilemeyecek coğrafyalardan bahseden mübarek ve yüce buyrukları gibi… Nitekim Peygamber Efendimiz cariyesi Meymune'nin (ra) sorusu üzerine Mescid-i Aksa’dan bahisle, “Oraya gidin ve içinde namaz kılın” buyuruyorlar. Oranın Müslüman olmayanların hâkimiyeti altında olduğunun ifade edilmesi üzerine de şöyle buyuruyorlar: “Gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı gönderin”… Yani orası için fedakârlıkta bulunun! 

Zeytinyağı, kandillere ışık… Kudüs’ün aydınlık olması lâzım… Kudüs bizim için ışık, yol haritası, pusula… Kudüs ancak, İslâm’da olursa aydınlık olur.

İşte İslâm’ın ve müslümanların yol haritasını, adalet timsali Hz. Ömer (ra), buna göre çizdi! Kudüs’ü fethetti ve içinde her inanıştakilerin huzur içinde yaşayacağı, uzaktakilerin huzur içinde “ziyaret edebileceği” hale yüceltti…

Kudüs!.. İnsanlığın Ufku’nun fethini; arzuladığı, işaret ettiği, ifade ettiği; sadece o günler için değil bugünler için de irade ettiği kutlu belde… 

Peygamber Efendimiz, ziyaret edilecek yer olarak Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’yi söyledikten sonra “Ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya!” buyurmuşlar… Yani diğer ikisinden ayrı tutmayın… Onu da koruyun… 'İşgal ettirmeyin’ ve ‘İşgal edilmişse kurtarın!’ Canınız pahasına koruyun… Selâhattin Eyyubîyi harekete geçiren bu emirdi… Ve Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar, Kudüs’ü koruyan bu emirdi… 

Ama Kudüs, şimdi işgal altında… Şimdi Mescid-i Aksa, yıkılmak isteniyor… Üstelik işte bu mübarek Kudüs’te, bütün dünyanın gözü önünde, bütün Müslümanların gözü önünde Müslümanlara zulmediliyor… Hem de bütün hatıralarından, İslâmî bağlarından temelli koparılıp, İsrail’e başkent yapılmak isteniyor… Şimdi bunun gözükara hamlesindeler… Bu durumda, bugünün Müslümanına düşen vazife apaçık meydanda: Kudüs’ü yeniden fethetmek! O mübarek ve yüce “işareti” anlamak ve gereğini yapmak… 

Durum apaçık bu ama… Bugünün Müslümanından bunu istemek; eli çolak, ayağı topal, gözü kör, kulağı sağır birinden, bütün spor dallarında rekorlar kırmasını beklemekten farksız… Ama iki cihan Serverimiz Peygamberimiz bize bu durumda da yapmamız gerekeni işaret buyurmuş: “Gidemiyorsanız, zeytinyağı gönderin”… 

Aslında düşman gücünü, bizim gaflet prangaları ile kendi kendimizi bağlamamızdan alıyor… Düşmanı korkutan bizim bunlardan kurtulma gayreti içine girmemizdir… Meydanlarda asabî nâralar atmak değil… Elimizi çolak, ayağımızı topal, gözümüzü kör, kulağımızı sağır eden biziz. Gayretine girmemiz bile yetecek… Önce bunu anlamak… 

Editörümüz Av. Kadir Bayrak’ın dediği gibi “Öfkemiz o kadar büyük ki tefekkürümüzün önüne geçmiş.” Bizi harekete geçiren nefs öfkesi... “Bize yapılır mı bu!..” diye burnumuzdan solumamız nefsimizin kabarmasından. Haliyle öfke nöbetleri de aniden beliriveren sistemsiz ve tesirsiz dalgalar… Saman alevi gibi geçici…

Bizi iman öfkesi ile harekete geçirecek cevherler, motifler hayalimizde sisli manzaralar halinde… Hafızalarımızın derinliklerinde… Bunun için basit nefsi tepkilerle bir şey yaptığımızı zannedip kendimizi aldatıyoruz. Oysaki değil büyük hamle yapmak, gönülden şöyle bir gayretine girmeye kalkışıvermek yetecek… Gönülden bir ufak kıpırtı… Düşman bunu biliyor ve bizden üstün aksiyon çıkmayacağından emin. Gazeteciler 1986 yılında Şimon Perez’e “Kur’ân-ı Kerîm, sizin devletinizin yıkılacağını haber veriyor, ne dersiniz?” diye soruyor. Ve şu cevap alınıyor: “Kur’ân’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin, düşünürüz.” 

Masalı bilirsiniz… Hiç kimsenin yenemediği kumandanın sırrını düşmanları, hanımının zaafını kullanarak öğreniyorlar… Hanımı öğrendiği sırrı, sevildiğini gösterme şevkiyle topluluk önünde haykırıveriyor. Düşmanları kudretli kumandanı hileyle uyutup, saçlarının düğümlendiği noktadaki gücünü sağlayan tek beyaz kılı koparıveriyorlar…  Ve ertesi gün halk önünde idam etmek üzere, ezilmiş bir kediye dönmüş zavallıyı zindana atıveriyorlar… O gece öyle bir yalvarıyor ki kumandan Allah’a… Nefsini öyle bir hesaba çekiyor ki… Bir gecede bütün saçları ağarıyor ve ertesi güne öncekinden daha güçlü olarak çıkıyor. Artık ne demir parmaklıklar, ne zincirler, ne düşmanın kılıçları tutamaz böyle bir kahramanı!..

Kudüs hakkında başta âyet ve hadis olmak üzere kaynaklarımızla mücehhez olduğumuz yüzyıllar boyunca Kudüs’te herkes İslâm’ın himayesinde rahattı. Hristiyan ve Yahudi kaynaklarını da iyi bildiğimiz için, onların ne zaman ne yapacağını biliyorduk; kontrol bizdeydi. Bugün uzaktan kumandalı bir robot gibi sadece düşmanın istediği refleksleri yapıyoruz, üstelikte bunları irademizle yaptığımızı zannediyoruz. Bizi kurtaracak cevher, hafızalarımızın derinliklerinde keşfedilmeyi bekliyor… 

O kumandan, fert olarak her Müslüman; topluluk olarak da ümmettir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İnternete, kulak versek... - Sayı 98
Türk teşkilâtlanma kabili... - Sayı 97
Kudüs... - Sayı 96
Tasavvuf ve cemiyet... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sevgili Sehrzad, kalbinin değer kattığı sıcacık yorumun, okuduğum günün en güzel hediyesi oldu. Varl... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Çamurdan kale
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4692300
 Bugün : 3697
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 445117
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 123
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim