Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     533 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Zeytin dalı ve bana ne zihniyeti
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 96 -

Zeytin dalı, iyisi ve kötüsüyle, eğrisi ve doğrusuyla tıpkı 15 Temmuz olayı gibi bir diriliş ve uyanışın simgesidir. Bu uyanışı çok iyi değerlendirmek ve üstünü aslâ küllendirmemek gerek. Ülkenin nerden nereye ve hangi zorluk ve engelleri aşarak bu günlere geldiğini çok iyi hesâp edip ona göre davranmak gerekir. Bu durum her akıl ve ferâset sâhibinin üzerine düşen dînî - millî ve insânî bir görevdir. Ayrıca böyle puslu günleri bekleyen ve onu fırsat bilen en az dış düşmanlar kadar içtekilere de fırsat ve imkân verilmemesi gerekir. Bunların en başında; Hârâmîler,  çeteleşmeler, uyuşturucu baronları, hırsızlık zina ve benzeri kapkaç gibi iğrençliklerin kadın ve çocuk istismârından kalır bir tarafı yoktur… Çünkü onlar da cemiyetin ahlâkını çökerten ve çürüten milletin başına belâ olan alçaklıklardır.  Bunlarında çok şiddetli bir şekilde cezâlandırılması, ülke açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bilinen bir gerçek şudur. Şimdiye kadar uygulanan o cezâ sistemleri bu yolda olan kesimleri ve bu iğrençlikleri meslek hâline getiren hâin ve cânileri, aslâ ıslah etmemiş, daha da uzmanlaştırıp azdırarak milletin ve ülkenin başına belâ etmiştir. O yüzden bunlarda en az dış düşmanlar kadar tehlike ve tehdit oluşturmaktadır. Uygulanan “Tut-sal” zihniyeti ve cezâ evlerinde besleme anlayışı, bu ülkenin enerji kaybına sebep olmakta ve emniyet güçlerini fuzûlî meşgul ederek onların morellerini bozmaktadır. En az 8-10 sâbıkâsı olan birinin tekrar sokağa bırakılması ve sonra da “Git onu yakala!” demek kadar mantıksız ve mânâsız bir şey olur mu!.. Dolayısıyla bu iş adliyenin de yükünü artırmakta ve zaman isrâfına, zâten tıkanmış olan bürokrasinin artmasına sebep olmaktadır. Bütün bunlar ve benzeri sebepler göz önünde bulundurarak, mevcut cezâ sistemini değiştirip bunları yarı açık ve kapalı alanlarda çalıştırarak ülke ekonomisine katkı sağlaması gibi çâreler düşünmek ve yapmak gerekir. 

Ülkede kafası çalışan ve bu işler için çâre üreten bir sürü insan var. Biraz da onlar bu konulara kafa yorsun ve bunları dert edinsinler.  Yoksa bâzı mâkûle kişilerin yaptığı şeyler; Kaynanasının dırdırından ve baskısından bıkan bir gelinin; “Kaynanam ölse de dam başında bir un elesem” diyen o gelinin mantığına benzemektedir. Dedik ya, 28 Şubat zulmünü ve cuntalar dönemini, özellikle 1940’lı yılların tek parti diktasını ve baskısını unutan bir kesimin yaptığı bunca soytarılıklar ve türedi zihniyete sâhip olanlar, geçmişin onca acı günlerini şimdi bir nostaljiye çeviren eyyâmperestlere tanınan bunca hürriyet ortamı biraz değil, gâliba gerçekten çok fazla gelmekte ve işi azıtarak çığırından çıkarmaktadırlar.  İşte bir bakıma yozlaşmanın ve bâzı kutsalların içini boşaltmanın ve onları âdetâ sulandırmanın başka bir yönü de sanırım böyle tezâhür etmektedir… 

Kanaatime göre, asıl sorulması gereken bu ve benzeri pek çok soruyu onlara yöneltmek gerekiyor. Bunların hizmet alanları nedir!? İçinde bulunduğu ülkeye ve onlara bu imkânları sağlayanlara ne gibi bir katkıları olmuştur!? İleriye dönük hangi gençlik teşkilâtına ve hizmet alanlarına dinamizm getirmiş ve kazandırmışlar, şuurlu bir katkı faaliyetinin içinde olmuşlardır!? Bozguncu ve  yıkıcı siyâsî muhâlefetin, şer cephesinin her alanda özel bir varlık gösterip, günden güne azıp şirretleşerek tahrip ve talanlara sahip çıkarken, mevcut iktidârı ve kazanımlarını, millî irâdeyi  yok sayarken bunlar neler yapmış, gelecek için ne gibi hayırlı hizmetlerde bulunmuş ve bu ortamı sağlayanlara karşı neler yapması gerektiği ve ne gibi müspet faaliyetlerin içinde bulunmuş olmalarıdır... İşte asıl bu ve benzeri bir hayli soruların bu kesimdekilere sorulması gerektiğidir. 

Biliyorum, tıpkı Hayrettin Karaman ve bâzı din görevlilerine saldırdıkları gibi bana da saldıracaklar ama benim asıl muhâtabım devrimbaz ve ateistler değildir. Yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım “Bana ne!” zihniyeti içinde olanlar ve bu hürriyet ortamından faydalanıp dünü unutarak ülkesi için hiç bir risk almadan tıpkı bir mîrasyedi zihniyetiyle yaşayanlar, şahsî ve ailevî çıkarları, nefsânî istek ve arzularının-heveslerinin tatmîni gayreti içinde olanlardır… Bu tür şeklî Müslümanlık anlayışı ve özentisi içinde olanların durumu beni gerçekten geleceğimiz adına çok kaygılandırmaktadır. 

Bu şekil bir anlayış içinde olan kesimlerin yaşantıları, ne hazindir ki, başka bir yoldan (materyalizme geçiş yaptıklarını) gösteriyor. Mâlûm, Referandum olayını hatırlatıyor ve biliyorsunuz!..  En büyük yatırımlar Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere yapılmıştı. Ama en büyük ihânet oralardan çıktı ve Devlet Bahçeli’nin yani MHP’ nin desteği olmasaydı AKP gitmişti. O yüzden (halk arkamda) diyerek zâhire-görüntüye kapılmamalıdır. Önemli olan o halkın şuurlu ve idealist bir yapıya, geleceğe dönük faaliyetlere sahip olup olmamasıdır. Yâni keyfiyet değil, kemmiyet önemlidir… 

Öbürlerine gelince; Onlar zâten Marksizm ve materyalizmin kör ve muannit savunucuları, devlet ve millî irâde düşmanı PKK, FETO ve benzeri şer odakların piyonu, malzemesi ve şerikidirler. Onlarla ülke düşmanlarının hiçbir farkı yoktur. Etki ve bozgunculuk konusunda dış düşmanların içteki ajanları ve sözcüleridir. Sonuç olarak bütün olumsuzluklara, ihânet, hıyânet nankörlük ve soysuzluklara rağmen, bu ülkede ve cephede elinde silah, zikir Mehmetçiklerimiz var… 

Netice olarak; şu kritik günlerde olsun hâlâ uyanıp risk almayan sorumsuz ve “neme lâzım” zihniyetinde olanlar için söylenecek tek söz şudur; 

“Bu millet kurtulur tek bir mûcize, bir utanma hissi ver gâip hazinenden bize” (M. Âkif) 

O yüzden Türkiye sâde “Zeytin dalında” PKK ve onun destekçileri olan keferelerle değil içteki çalı çırpı ve tezeklerle, ihânet odakları ile de çarpışmaktadır. Allah (CC) Ordumuzu muzaffer, yurdumuza zeval vermesin, onları mensûr ve muvaffak eylesin... Âmîn. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Uyan diyorlar... - Sayı 100
Müslümanlar ne zaman kurt... - Sayı 100
Vefa... - Sayı 99
Bir başka açıdan yörükler... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Zaman tünelinden iki yazı
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Her sayı ayrı bir değer
Yüz


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5684149
 Bugün : 455
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470600
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 58
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim