Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1198 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Zaman tünelinden iki yazı
Ali Erdal

  Sayı: 100 -

Kardelen’e 28 yıldır yayın hayatına devam imkânı veren ve 18 yıldır da internet sitesi ile fikirlerini ifadeyi nasip eden Allah’a hamdolsun...

100. sayıya ulaşmayı ve bu sayıda kendi muhasebesini yapma şartlarını ihsan eden Allah’a hamdolsun...

Allah ve Resulü yolunda gitmenin şevk ve heyecanını lütfeden Allah'a hamdolsun...

Kardelen’in bugüne kadar nasıl bir çizgi takip ettiği; sabit ve istikrarlı olup olmadığı; her sayısının bir öncekinden daha kaliteli olup olmadığı; arka kapakta yayınladığımız ÇIKIŞ BEYANNAMESİNİ ve dergi kapaklarını incelemekle kolayca görülebilir. Başlangıçta ne söylenmiş, zaman içinde ne yapılmış; bugün hangi noktada... Çıkış beyannamesini ve kapakları incelek, Kardelen'in zaman içindeki seyrini göstereceği gibi, derin değerlendirme için de bir başlangıç olacaktır.

Ben de muhasebemi; Kardelen'de yayınlanan, biri Kardelen’in doğuşunu anlatan, diğeri çıkış beyannamemizdeki bir tespite dikkat çeken, ayrı tarihlerde yazılmış, yani Kardelen'e iki ayrı zamandan bakan iki yazımı sunarak yapmanın daha objektif olacağını düşündüm. 

-I- Kardelen var, Kardelen’den içeri!

(Sayı 85, Temmuz/Eylül 2015)

Kardelen, 25 sene önce (Temmuz 1990) “Yıl:1, Sayı: 1” dedi. Ama Kardelen’in basılı dergi olarak bu zuhurundan önce, göz ardı edilmemesi gereken “hazırlık” denebilecek bir dönemi var: Okul duvar gazetesi ve devamı fotokopi dergiler…

*

Bilecik Anadolu Lisesi birinci sınıf talebelerinin, sınıfça “duvar gazetesi çıkarmak” şevklerini görmeliydiniz… Bu samimi gençlik heyecanları, daha işin başında ortaya çıkacak yayının nasıl olacağını ve olmayacağını gösteriyordu…

Oradan buradan kopya edilmiş yazılar ve gazetelerden kesilmiş resimlerden meydana gelmeyecek…

Duvarda sararıp solan tek sayıdan ibaret olmayacak…

Her şey bir sistem dâhilinde yerleştirilecek ve sayılar birbirinden kopuk olmayacak.

Gözlerindeki pırıltılara bakacak olursanız, duvar gazetesi değil; finansmanı hazır, yazarları yetişmiş, dünyanın her yerinden haber alacak ve dünyaya hitap edecek bir yayın organı için hazırlık yapıyorlar, dersiniz… Gazetelerinin ismini müzakere ederken gösterdikleri ciddiyet ve olgunlukları görülmeye değerdi. İsim tespit edilince, bir takım sayısındaki gençten patlayan alkış, diğer sınıflardan duyulmuş, ne oluyor diye gelenler olmuştu… Ve sınıftan birinin hemen yazıverdiği beyit, gelenlerin şaşkın ve takdir edici bakışları altında, alkışlarla kabul edildi:

“Önümüzde duramaz, gökle birleşse deniz; / Fikirsizlik kışında açan azimli Kardelen’iz!..”

Tesiri yıllar sürecek bir kongre yapılmıştı. Fikirsizlik kışına rağmen tohumda ümit vardı…

Her birinin dilinden kısa cümleler halinde dökülse de, hepsinin hararetli tasvipleri ile zamanla bir araya gelip yerlerine oturan cümlelerle, beyitteki fikre ek olarak, bir prensipler manzumesi bile ortaya kondu:

●Amelin, az olsa da devamlı olanı makbuldür. Gazete, kararlaştırılan süreye uygun olarak aksamadan çıkmalı.

●Tenekeden yap, sen yap!

●Bizden adam olmaz dayatmalarına inanmıyoruz, kültür ve medeniyetimizin değerinin farkındayız.

●Toplu iğne bile yapmaya gücü yetmeyen maymunlar değil, her şeyin en iyisini yapacak değerleriz!

●Kaliteli iş, bâtılın en koyusundaki kişiden bile çıksa, hakka doğru bir adımdır.

●Hakkın hâkim olmadığı bir cemiyette çok şey tenkide müstahaktır.

●Yazmak, sistemli düşünmektir.

Bu prensipler; zaman içinde yeni prensipleri, kararları ve hamleleri mümkün kıldı; bu pırlanta gençler gibi nice değerleri kazandırdı.

*

Kardelen basılı dergi olarak meydan yerine çıkınca, her yaştan aynı yolun yolcularından katılanlar oldu. Onlar sayesinde maddî problemler çözüldü. Onların fedakârlığı ile zamanla müessese haline gelen toplantılar başladı, devam etmekte... 16 siyah beyaz sayfa ile başlayan Kardelen, şimdi renkli kapak 48 sayfa… Kendi bünyelerinden internet sitesi doğdu: “kardelelendergisi.com”… Yayın kurulu… Kardelen İstişare Meclisi ve internet vasıtasıyla yan yana gibi istişareler… İsmine uygun haberleşme ve irtibat: kardelen@kardelendergisi.com... Güneş etrafındaki gezeğenler gibi faaliyetler: edebaliyurdu.com… Fikir Damlası, Fikir Damlaları… Derken, şirketlerin halka açılması gibi, hızla gelişen teknik imkânlarla Türkiye çapındaki eli kalem tutan değerler kazanıldı. Böylece dergi ve site, yurt içinde ve dışında kabul gördü. Doğu Türkistan’dan, Azerbaycan’dan, Rusya’dan, Almanya’dan eserler gelmekte. Yazıların toplanmasından derginin dağıtımına kadar yapılan faaliyetlerle ilgili kurumlar muntazam çalışmakta… Şahsiyetli karar verme tarzları geliştirildi. Saat gibi tıkır tıkır işleyen bir sistem…

Kardelen; gönüldaşları ile birlikte büyüdü, onların hayatta yükselmeleri ile yükseldi. Zamanla bunlar da yazılacak...

*

Malâyanilik revaçta… İdealistlik enayilik… Fikir rağbet görmüyor… Böyle bir cemiyette Kardelen!.. Allah’ın lütfu ve yazarlarından okuyucularına gönüldaşlarının fedakârlıkları ile… Üstelik çeyrek yüzyıldır…

“Bilmeyen ne bilsin bizi;

Bilenlere selâm olsun!

Bizim için hayr dua

Kılanlara selâm olsun!..” (Yunus) 

-II- Muhteva daha sonra

(Sayı 32, Ocak/Mart 20029

“BİZİMKİNDEN DAHA GENİŞ DERGİ MEZARLIĞI OLAN BİR ÜLKE BİLENİNİZ VAR MI? YİNE DE MEYDANA GETİRİLEN HER TOPLULUKTA İLK AKLA GELEN FAALİYET (ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki) DERGİ ÇIKARMAK OLUYOR.”

Bu tespit, Kardelen’in 10 sene önce (şimdi çeyrek yüzyılı aştı) neşredilen ÇIKIŞ BEYANNAMESİNDE yapılmıştı. 10 sene sonra bugün de gazetelerde yer alan dergi haberlerine ve dergiler hakkındaki değerlendirmelere bakıyorsunuz, tespit doğru. Ve durum hep aynı. Gün geçmiyor ki, Anadolu’nun bir köşesinde bir dergi çıkmasın… Ve bir dergi batmasın… Dergilerin sayılarını belirten rakamlara bakın kaç tanesi tek haneden çift haneye çıkmış.

Sadece bir fark var, eski yıllara nazaran… Eskiden Türk ruh köküne zıt çevreler dergi çıkarırdı. ‘Anadolu’nun şu ücra köşesinde bile, fikir merkezlerindeki gibi dergi çıkarabiliyoruz. Çünkü biz hasbelkader taşrada yaşamak zorunda kalan aydınlarız’ cakası ile herkese meydan okuyan pehlivan gibi meydana çıkarlardı. Üç-beş sayı sonra, ‘Bu memlekette bir şey yapılmaz kardeşim!’ diye burun kıvırarak sessizce mezarlığına gönderirlerdi dergilerini. Şimdi ruh köküne –en azından- uzak olmayanlar dergi çıkarıyor. Mahcup bir eda içinde şiir ve sanat dergileri bayram günü havayî fişekler gibi meydan yerine fırlıyor ve birkaç çakım sonra sessizce silinip gidiyorlar. ‘Kendi yazdıklarımızı kamuoyuna sunarız’ tesellisi harekete geçirmişti. Onlara yer vermeyen İstanbul’daki büyük horozlara öfke, Anadolu’daki fikir potansiyelini tetikliyor. Gece ay ışığında kımıldayan bir dal parçası gibi mahcup ilk sayı çıkıyor. Kan ter içinde binbir fedakârlıkla çıkan üç-beş sayıdan sonra, emekler ve ümitler, dergi mezarlığına defnedilir. Mezar taşında şu cümle: “Yürümeyecek bu iş âbi!”. Bir türlü potansiyelini birleştiremeyen, hattâ kendi potansiyelini bile hakkıyla kullanamayan Anadolu çocukları, bunun cezası olarak bir evlâtlarını daha sessiz gözyaşları ile toprağa verir…

Bir gün bu dergi mezarlığı karıştırılacak… Bu dergiler hakkında araştırmalar yapılacak… Araştırmacılar, tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılara bakacaklar ve Kardelen’in  ÇIKIŞ BEYANNAMESİNDE “BİZ TEHLİKELERİ BİLMEMENİN VERDİĞİ CESARETLE ORTAYA ATILAN MACERACILAR DEĞİLİZ!” dediğini görecekler ve uzun ömrünün sırlarını, bu cümleden hareketle, çıkış beyannamesinden çözmeye başlayacaklar. O zaman ancak, ehemmiyeti daha da artacak olan muhtevaya, muhtevasını değerlendirmeye gelecek sıra…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    21.07.2019
Yorum : Ayhan Bey, Kardelen (iki yılı okul duvar gazetesi) 29 yaşında... 100. sayımızda tekrar yayınladığımız ÇIKIŞ BEYANNAMESİNDE; memleketimizin ve milletimizin fikir açısından acı durumunu, dergi çıkarma zorluğunu ifade ettikten sonra şöyle demişti: "Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir” Buna da inanmazsak ne olur sonra halimiz?" Bizi haklı çıkardınız, teşekkür ediyorum. Sizi o istidatlardan biri olarak selâmlıyorum. Görüşmek ümidiyle.




Ekleyen : Ayhan ASLAN    06.07.2019
Yorum : Ulvi bir gaye ile yola çıkıp bu güzelliğe öncülük etmeniz vesilesi ile Allah sizden razı olsun Ali Erdal Hocam. Ki ben ve bencileyin kalem erbabı olma yolunda yolcular vardı yüreğimizden, gönlümüzden, gözümüzden ve ruhumuzdan taşıp dökülenleri toparlayabildiğimiz kadarıyla yazıya, şiire geçirmeyi başarabilen. Ve belki de bir anı yahut karalama sayfası mezarlığı içerisinde yok olup gitmeye mahkum. Bu hazana göz yumulmasına engel teşkil etmiştir bu girişiminiz ve neticeleri.Sesi; bir başka köy,kasaba, kent, şehir, vilayet ve hatta ülkede bir gönülde yankılanmış.Bir derdin merhemi,bir sevincin paydaşı ''İşte budur!''denilebilmiştir. Daha nice sayılarda buluşabilmek ümid ve temennisiyle.. Selâm olsun el ele KARDELEN'i ortaya çıkaran, yaşatan,sahip çıkan yüreklere.




Ekleyen : Ali ERDAL    05.06.2019
Yorum : Sinan, Kardelen, sizin rey sahibi olma kahramanlığınız sayesinde doğdu ve yaşıyor. Selâm ve dua...




Ekleyen : Sinan AYHAN    01.05.2019
Yorum : Hocam, o zamanlardan hatırladığım, her şeyi yapmaya muktedir ve sorumlu görüyorduk kendimizi, öyle hissediyorduk, bilmem neden, her konuda bir fikrimiz vardı, prensiplerden biri de, "rey sahibi" olmaktı, bir gidişi tekamül noktasına çekmek için olgun bir fikre sahip olmaktı, bu cesaret vardı bizde, sonsuz şükür... Bütün prensipler üzerimizde birer tohumdu ve kendi fikir çevresini oluşturdu; benim kanaatim böyle... Kalemimize kuvvet inşallah... Allah yolumuzu açsın, etkimizi hayırlısıyla genişletsin...





 
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Ayak sesleri... - Sayı 102
Eserde nitelik ve iman... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7276648
 Bugün : 2100
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507430
 Bugün : 46
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 101
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim