Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     30 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Beklediğim
Fatih Öz

  Sayı: 100 -

İskelenin köşesindeki kafeteryada, buğulu pencerelerden birinin önündeki ahşap masada oturuyorlardı. İskeleye yanaşan vapurun ışığı, beyaz masa örtüsünün üzerindeki yapma çiçeklerle dolu vazoyu aydınlattı. İpek, bakışlarını önünde duran kitaptan kaldırdı:

-Okuduğum şiirler ve şairler aklımda kalmıyor hiç, dedi.

Mehmet, oturduğu sandalyede hafifçe kımıldandı. Ellerini koyacak bir yer aradı ve masanın altında, kendi bacaklarının üzerinde kalmalarını yeğledi. Dilinin ucuna kadar gelen sözleri döküverse miydi? Biraz toparlandı, bir elini masanın üzerine koydu. Başını pencereye çevirdi. Bunu yaparken, biraz boynunun titrediğini hissetti; “Heyecan mı sardı nedir?” diye geçirdi içinden. Sonra yüzünü çevirmeden, bir çırpıda konuştu:

-Belki bir gün, bir şair sırf senin için şiirler yazar ve sen de ne şiirleri ne de o şairi unutmazsın. Mısralar aklına, kim bilir belki gönlüne kazınır.

Boğazın uğultulu poyrazı, pencereleri sarstı. Penceredeki damlaları izlemeye devam etmeyi yeğlerdi ama yapamadı, bakışlarını İpek’in gözlerine çevirdi. Kulakları uğulduyordu. Tam o sırada, iskeleye yanaşan vapurun ışığı kalkmasa, İpek’in de yanaklarının kızardığını görecekti. Loş ışığın altında, bakışlarının derinliklerinde bir şeyler aradı hızlıca. İhtimal gördü de, fakat nasıl ayırt edecekti? Arkadaşları da ha geldiler ha gelecekler. Telâşlandı:

―İpek, yani ben demek istedim ki, belki kendine yakın hissetmediğindendir, okuduğun şairleri.

―Belki, kim bilir? Yakın hissetmem için bir sebep de yok zaten. Yıllar evvel yaşamış, yazmış, göçüp gitmiş insanlar. Onların kendi hayatları için, taşıdığı anlamlar vardır elbette yazdıklarının… Aslına bakarsan, o kadar derinlemesine düşünecek kadar da şiir okumadım sanırım. Bana şiir yazacak, hattâ bence herhangi bir insana veya bir meseleye, sevgiye adı her neyse işte, yazacak şair de kalmadı sanırım bu devirde. Haksız mıyım?

Mehmet’in eli bıyıklarına gitti. Parmaklarıyla biraz düzeltti. İstemeden de olsa, bir çırpıda bulunduğu ima da boşa gitmişti. Diğer elini, paltosunun yan cebine sokup, içerisindeki çay bardağını sımsıkı tuttu.

İki hafta evveliydi. Selim’in doğum günü için gittikleri, Asmalımescit’teki o küçük bodrum katında oturuyorlardı. Mehmet, önündeki tabakta duran pasta diliminden birkaç parça yiyebilmiş, tabağın kenarındaki kremayla oyalanırken; İpek, elinde çay dolu bir bardakla gelip, Mehmet’in karşısındaki sandalyeye oturuvermişti; “Senin için” demişti. “Dalgın olduğunu gördüm ve sanırım biraz yorgunsun da…” Küçük yudumlarla, ağır ağır ve yarıdan fazlasını da soğuk halde içmişti. Tam ortasında bulunduğu sahneyi değiştirmeye o kadar eli varmamıştı ki, yan masada duran şeker kutusuna bile uzanamamıştı, çayına atabilmek için. Şekersiz mi içmişti? Bilâkis, içtiği içeceği en tatlı çaydı belki. Sonra, garson kıza ve arkadaşlarına çaktırmamaya ihtimam gösterip, atıvermişti bardağı cebine. O günden beri, cümleler biriktiriyordu içinde. İpek’in yaldızlı saçlarına, maviden yeşile ve yeşilden maviye benzersiz geçişler yapan gözlerine, heyecanlandığı vakit kızaran yanaklarına ve sesindeki, isminden yansıyan serin yumuşaklığa.

Şimdi, ansızın dökse miydi o bardakta biriktirdiği cümleleri masanın üzerine? Yoksa yine, yarına mı bıraksaydı? Usulca demlenmeye. Duraksayarak, tane tane konuşmaya başladı:

―İpek, ben sana bir şey söylemek istiyorum. Epeydir ertelediğim ve artık tekrar yarına bırakmamın da mümkün olmadığı… Söylerken, dilimin düğümlendiği…

Nefesini tuttu. İpek, doğruca O’nun gözlerine bakıyordu şimdi. Elinin bir hareketiyle saçlarını arkaya attı. Tam da o anda Mehmet, dudağının kenarındaki tebessümü yakaladı. Tuttuğu nefesini burun deliklerinden hafifçe verirken, eli sigara paketine gitti. Sigarayı dudaklarına götürürken ve masada duran çakmakla alelacele yakarken ellerinin titrediğini hissetti.

―Olmuyor, yapamayacağım, dedi ve iç cebinden bir kalem çıkarıp, İpek’in önünde duran kitabı kendi önüne çekti. Şairin ve kitabın adının yazılı olduğu ilk sayfayı açıp yazmaya başladı. Bitirdiğinde, sigarasından kısa bir nefes çekip, kitabın kapağını kapattı ve masanın ortasına bıraktı.

İpek’in yanaklarına oturan kırmızılık, alnına kadar çıkmıştı şimdi. Kitabı aldı, avucunun içerisinde tartar gibi tuttu ve ince parmaklarıyla yavaşça kapağını araladı.

Adının anlamı bölüyor artık gecelerimi.

Biliyorum, fazlasıyla arabesk bulacaksın bunu ama

Kırık kafiyelerim, uykularıma sokulan denizlerin gibi.

Farsçadan getirdim, gönlüme kattım, ismini.

Okudu, bekledi. Sonra tekrar okudu. Gözlerini yumdu. Bütün mısralar zihnindeydi şimdi. Uzandı ve elini kül tablasının yanında kayıtsızca duran Mehmet’in elinin üzerine koyup, sımsıkı tuttu. Göz göze geldiler ve yüzlerindeki tebessüm genişledi. Yanı başlarındaki radyodan yükselen Grekçe şarkıdaki solistin sesi büküldü ve Mehmet, diğer elini İpek’in elinin üzerine koyarken, gitar tellerinin son tınıları arasında tekrar duyuldu.

Kalpleri birbirleri için çarpmaya başlarken, ikisinin de gözleri buğulandı.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Beklediğim... - Sayı 100
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5411123
 Bugün : 2314
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464613
 Bugün : 72
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 119
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim