Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     503 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ebeveynlik
Özgür Erdoğan

  Sayı: 101 -

“Çocuğumuz için her şeyin daha iyi olması uğruna çaba gösterdik. Ama nedense en mutsuz, en tatminsiz, en güvensiz çocuğu yetiştirdik. Biz nerede yanlışlık yaptık ?”

Bu cümleleri sık sık ailelerden duyar olduk. Tarihin hiçbir döneminde ailelerin çocuklarının eğitimine bu kadar fazla dikkat etmemiş, onların istekleri doğrultusunda kendi düşünce ve kişiliklerinden bu kadar taviz vermemişlerdir. 21. Yüzyıl ebeveynleri her şeyin çocukları için daha iyi olması uğruna çok çaba gösterdi ama nedense çocukları mutsuz gençler oldu.

Önceki nesiller daha mutlu, kendinden daha emin, ayakları üzerine daha rahat basarken yeni nesil neden bu hale geldi? Sorun çocuklarda mı ailelerde mi?

Aileler imkânları el verse de, vermese de çocuklar en iyi yerlerde okuyor, geziyor, en iyi yerlerden alışveriş yapıyor… Her tür aktiviteye katılmalarına olanak sağlanıyor; müzik dersleri, spor okulları, arkadaş toplantıları arasında geçen bir hayat yaşıyorlar. Ama büyük bir bölümü ebeveynlerin kendi harcamalarından kısmasıyla sağlanan bu büyülü dünya, nasıl oluyorsa çocuklara yaramıyor. Daha mutlu, başarılı, kendinden emin, ailesinin değerini bilen bireyler yetiştirmek umuduyla yapılan hareketler “sorunlu çocukların “ temelini atıyor. Ne çocuklar, ne de onları yetiştiren aileler elde edilen sonuçtan mutlu oluyor.

Le Nouvel Observateur’un haberine göre bunun ardında bir değil, birden çok sebep yatıyor. Bunun en başında aile otoritesinin, yani eskilerin “Dur, yapma, yaparsan şöyle olur!” diyen ebeveynlerin tarihten silinmesi geliyor. Çocuklar, başlarında kendi deneyimlerini paylaşan, hatalarını anlatan, doğru yolu gösteren kimseler olmadığı için, her hatayı yaşayarak öğrenmek zorunda kalıyor. Bu da onların daha uzun sürede ve daha fazla hata yaparak büyümesine neden oluyor.

Çare? Okuyan, düşünen, araştıran, temel prensiplere bağlı, sevgi dolu aile ortamı…

Örnek: Çocuğum ders çalışmıyordu. Psikologdan yardım aldık. Bana, ders çalışması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatmak yerine çalıştığı zamanları görüp onaylamamı söyledi. Bu yöntem işe yaramıyor bence; ders çalışmasını söylemezsem hiç çalışmıyor. Başka bir psikoloğa gideceğim.

Psikolog psikolog dolaşmayın. Çocuğunuzla aranızda bir sorun varsa psikologdan yardım alabilirsiniz. Yardım almanıza rağmen sonucu beğenmeyip bir başka psikoloğa taşınıyorsanız durun. Psikolog mu size doğru yardımı sunamadı, yoksa siz mi verilen önerileri uygulamakta kararlılık göstermediniz? Unutmayın psikolojik yardım yol göstericidir, psikolog sorunu sizin adınıza çözemez. Öneriler doğrultusunda çocuğunuzla aranızdaki sorunu siz çözmek için çaba göstereceksiniz. Bu da çocuk-ebeveyn paylaşımını gerektirir.

Örnek: Eğitimi için bir sürü para harcıyorum, ne isterse alıyorum daha ne yapayım, tek istediğim derslerinde çok başarılı olup iyi bir doktor olması buna hakkım var.”

Çocuğun asıl ihtiyacı olan iletişim ve manevî destek vermek yerine, sadece maddî destek veren ailelerin olduğu bir devirde yaşıyoruz. Bu da ne yazık ki istenen çocuğu yetiştirmekten çok uzaklaşmamıza neden oluyor. Çocuğunuzun midesini doyurmakta ısrarcı olduğunuz kadar maneviyatını doyurmakta ısrarcı olmuyoruz!

Örnek: “Çocuğumla arkadaş gibiyiz. Çok iyi anlaşıyoruz. Ama son zamanlarda ondan istediğim şeyleri yapmıyor, söylediklerimi dikkate almıyor.”

Anne-babalar çocukları ile arkadaş olmazlar. Yakın olabilirler ama arkadaş arkadaştır. Anne-baba da anne-baba! Herkesin anne gibi bir anneye ve baba gibi bir babaya ihtiyacı vardır.

Örnek: “Her market alışverişinde oyuncak alacağım diye kendini yere atıyor. Tepiniyor, ağlıyor. Hayır yapma demeye utanıyorum çünkü markette herkes bana, ne var bir oyuncak alsan, çocukta kendini paralamasa diye bakıyor. Almak istediği şey çok pahalı, alamam diyemiyorum.

Çocuğunuza “yapma” derken utanmayın. Buna hakkınız var. Aslında doğru bildiğiniz şeyleri ona göstermek büyük bir iyilik. Çocukların mükemmel aileler değil, doğrusuyla yanlışıyla bir bütün olmayı başarmış ailelere ihtiyaçları var. Onlar için en büyük hediye, üstesinden gelmeyi başardığınız zorlukları onlarla paylaşmanız olacaktır. Çünkü çocuğunuz sizi örnek alarak, başarısızlığın geçici olduğunu, böyle bir durumda kendisinin de ayağa kalkacağını görecektir.

Örnek: “Arkadaşı yaş gününe onu davet etmemiş. Çok üzüldü bende şimdi evde bir parti düzenleyeceğim, herkesi davet edeceğim ama onu çağırmayan arkadaşını davet etmeyeceğim; çağrılmamak neymiş görsün bakalım!”

Aşırı korumacı, çocuğun bütün dünyası olan ailelerden misiniz? Bu tip ailelerden yetişen çocukların da topluma uyma sorunu yaşadığı gözlemleniyor. Çocuklarınızı korumak istemeniz doğal fakat bunun sınırını aşarsanız siz olmadan yaşayamayan çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Bunun yerine kendi arkadaşları, çevreleri olmalarına izin verin.

Ne Yapmalı?

Çocuklarınızın davranışlarını kontrol altında tutabilmek için, akla ve mantığa uygun sınırları ve kuralları ailenizle birlikte koyun. Koyduğunuz kurallar uygulanabilir olmalıdır. Kuralları hemen uygulamaya geçin. Unutmayın tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuğunuzun yapısına ve yaşadığı ortama uygun kendi deneyimlerinizle en uygununu sizler bulmalısınız.

Çocuğunuzun kendi kendine yetebilen olumlu bir kişiliğe sahip olmasını istiyorsanız yapmış olduğu olumlu davranışları onaylayıp destekleyin. Onu teşvik edin.

“Okula gidince öğretmen onu hizaya sokar. Öğretmen onun hakkından gelir” demeyin. Çünkü eğitim okuldan önce evde başlar.

Çocuğumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardır. Kendi kendinizle barışık olun. İyi ve kötü yanlarınızla çocuğunuzu ve kendinizi kabul edin. Unutmayın hatasız kul olmaz.

Koşulsuz sevgi ve güven çocuğa verilecek en önemli şeydir.

Çocuk eğitimi konularında uzmanları dinlemeye, okumaya, kafa yormaya devam edin bunları yaparak kaybedebileceğiniz hiçbir şey yok ama kazanacağınız çok şey var; Çocuklarımız…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ebeveynlik... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Tokat
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7459661
 Bugün : 4658
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510436
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim