Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     221 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ebeveynlik
Özgür Erdoğan

  Sayı: 101 -

“Çocuğumuz için her şeyin daha iyi olması uğruna çaba gösterdik. Ama nedense en mutsuz, en tatminsiz, en güvensiz çocuğu yetiştirdik. Biz nerede yanlışlık yaptık ?”

Bu cümleleri sık sık ailelerden duyar olduk. Tarihin hiçbir döneminde ailelerin çocuklarının eğitimine bu kadar fazla dikkat etmemiş, onların istekleri doğrultusunda kendi düşünce ve kişiliklerinden bu kadar taviz vermemişlerdir. 21. Yüzyıl ebeveynleri her şeyin çocukları için daha iyi olması uğruna çok çaba gösterdi ama nedense çocukları mutsuz gençler oldu.

Önceki nesiller daha mutlu, kendinden daha emin, ayakları üzerine daha rahat basarken yeni nesil neden bu hale geldi? Sorun çocuklarda mı ailelerde mi?

Aileler imkânları el verse de, vermese de çocuklar en iyi yerlerde okuyor, geziyor, en iyi yerlerden alışveriş yapıyor… Her tür aktiviteye katılmalarına olanak sağlanıyor; müzik dersleri, spor okulları, arkadaş toplantıları arasında geçen bir hayat yaşıyorlar. Ama büyük bir bölümü ebeveynlerin kendi harcamalarından kısmasıyla sağlanan bu büyülü dünya, nasıl oluyorsa çocuklara yaramıyor. Daha mutlu, başarılı, kendinden emin, ailesinin değerini bilen bireyler yetiştirmek umuduyla yapılan hareketler “sorunlu çocukların “ temelini atıyor. Ne çocuklar, ne de onları yetiştiren aileler elde edilen sonuçtan mutlu oluyor.

Le Nouvel Observateur’un haberine göre bunun ardında bir değil, birden çok sebep yatıyor. Bunun en başında aile otoritesinin, yani eskilerin “Dur, yapma, yaparsan şöyle olur!” diyen ebeveynlerin tarihten silinmesi geliyor. Çocuklar, başlarında kendi deneyimlerini paylaşan, hatalarını anlatan, doğru yolu gösteren kimseler olmadığı için, her hatayı yaşayarak öğrenmek zorunda kalıyor. Bu da onların daha uzun sürede ve daha fazla hata yaparak büyümesine neden oluyor.

Çare? Okuyan, düşünen, araştıran, temel prensiplere bağlı, sevgi dolu aile ortamı…

Örnek: Çocuğum ders çalışmıyordu. Psikologdan yardım aldık. Bana, ders çalışması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatmak yerine çalıştığı zamanları görüp onaylamamı söyledi. Bu yöntem işe yaramıyor bence; ders çalışmasını söylemezsem hiç çalışmıyor. Başka bir psikoloğa gideceğim.

Psikolog psikolog dolaşmayın. Çocuğunuzla aranızda bir sorun varsa psikologdan yardım alabilirsiniz. Yardım almanıza rağmen sonucu beğenmeyip bir başka psikoloğa taşınıyorsanız durun. Psikolog mu size doğru yardımı sunamadı, yoksa siz mi verilen önerileri uygulamakta kararlılık göstermediniz? Unutmayın psikolojik yardım yol göstericidir, psikolog sorunu sizin adınıza çözemez. Öneriler doğrultusunda çocuğunuzla aranızdaki sorunu siz çözmek için çaba göstereceksiniz. Bu da çocuk-ebeveyn paylaşımını gerektirir.

Örnek: Eğitimi için bir sürü para harcıyorum, ne isterse alıyorum daha ne yapayım, tek istediğim derslerinde çok başarılı olup iyi bir doktor olması buna hakkım var.”

Çocuğun asıl ihtiyacı olan iletişim ve manevî destek vermek yerine, sadece maddî destek veren ailelerin olduğu bir devirde yaşıyoruz. Bu da ne yazık ki istenen çocuğu yetiştirmekten çok uzaklaşmamıza neden oluyor. Çocuğunuzun midesini doyurmakta ısrarcı olduğunuz kadar maneviyatını doyurmakta ısrarcı olmuyoruz!

Örnek: “Çocuğumla arkadaş gibiyiz. Çok iyi anlaşıyoruz. Ama son zamanlarda ondan istediğim şeyleri yapmıyor, söylediklerimi dikkate almıyor.”

Anne-babalar çocukları ile arkadaş olmazlar. Yakın olabilirler ama arkadaş arkadaştır. Anne-baba da anne-baba! Herkesin anne gibi bir anneye ve baba gibi bir babaya ihtiyacı vardır.

Örnek: “Her market alışverişinde oyuncak alacağım diye kendini yere atıyor. Tepiniyor, ağlıyor. Hayır yapma demeye utanıyorum çünkü markette herkes bana, ne var bir oyuncak alsan, çocukta kendini paralamasa diye bakıyor. Almak istediği şey çok pahalı, alamam diyemiyorum.

Çocuğunuza “yapma” derken utanmayın. Buna hakkınız var. Aslında doğru bildiğiniz şeyleri ona göstermek büyük bir iyilik. Çocukların mükemmel aileler değil, doğrusuyla yanlışıyla bir bütün olmayı başarmış ailelere ihtiyaçları var. Onlar için en büyük hediye, üstesinden gelmeyi başardığınız zorlukları onlarla paylaşmanız olacaktır. Çünkü çocuğunuz sizi örnek alarak, başarısızlığın geçici olduğunu, böyle bir durumda kendisinin de ayağa kalkacağını görecektir.

Örnek: “Arkadaşı yaş gününe onu davet etmemiş. Çok üzüldü bende şimdi evde bir parti düzenleyeceğim, herkesi davet edeceğim ama onu çağırmayan arkadaşını davet etmeyeceğim; çağrılmamak neymiş görsün bakalım!”

Aşırı korumacı, çocuğun bütün dünyası olan ailelerden misiniz? Bu tip ailelerden yetişen çocukların da topluma uyma sorunu yaşadığı gözlemleniyor. Çocuklarınızı korumak istemeniz doğal fakat bunun sınırını aşarsanız siz olmadan yaşayamayan çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Bunun yerine kendi arkadaşları, çevreleri olmalarına izin verin.

Ne Yapmalı?

Çocuklarınızın davranışlarını kontrol altında tutabilmek için, akla ve mantığa uygun sınırları ve kuralları ailenizle birlikte koyun. Koyduğunuz kurallar uygulanabilir olmalıdır. Kuralları hemen uygulamaya geçin. Unutmayın tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuğunuzun yapısına ve yaşadığı ortama uygun kendi deneyimlerinizle en uygununu sizler bulmalısınız.

Çocuğunuzun kendi kendine yetebilen olumlu bir kişiliğe sahip olmasını istiyorsanız yapmış olduğu olumlu davranışları onaylayıp destekleyin. Onu teşvik edin.

“Okula gidince öğretmen onu hizaya sokar. Öğretmen onun hakkından gelir” demeyin. Çünkü eğitim okuldan önce evde başlar.

Çocuğumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardır. Kendi kendinizle barışık olun. İyi ve kötü yanlarınızla çocuğunuzu ve kendinizi kabul edin. Unutmayın hatasız kul olmaz.

Koşulsuz sevgi ve güven çocuğa verilecek en önemli şeydir.

Çocuk eğitimi konularında uzmanları dinlemeye, okumaya, kafa yormaya devam edin bunları yaparak kaybedebileceğiniz hiçbir şey yok ama kazanacağınız çok şey var; Çocuklarımız…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Hen�z yorum b�rak�lmad�...
 
Ebeveynlik... - Say� 101
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (102): Bilge Kral Aliya...

Son Eklenen Yorumlardan
 Hocam kelimelerle anlatılmayacak kadar güzel yazıyorsunuz... Düşünerek ddeğil hissederek yazıyorsunu... Tuğba

 imzasını "24.08.2010 " olarak ifade eden değerli yorumcu... Teşekkür ederim. Meseleyi çok güzel anla... Ali ERDAL

 Her şey dinlemek ile başlar, çünkü en başta kulak verilmesi gereken ayetlerdir, ruhlar varken duyula... Galip Nazar

 Merhaba. Günaydın. Hayırlı sabahlar. Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 İçinde nice hikmet ve ötesini bulunduran ayetler... Onlara baktıkça tefekkürü sınırsızlık sınırına ç... Sinan AYHAN


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Batı’nın üç gözü ve
Eserde nitelik ve iman
Doğu ile batı birlikte bir hayal kurabil
Işık doğudan yükselir
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Batı’nın üç gözü ve
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Gelecek sayı konusu hakkında
Ön söz, Öz Söz, S(öz)
"HAYAL" ve "HAKİKAT"


Yavuz Sert - Ben, öteki ve ötesi
Ali Erdal - Eserde nitelik ve im...
Kadir Bayrak - Biz istemeyi bilelim
Sinan Ayhan - Doğu ile batı birlik...
Necip Fazıl Kısakürek - Batı’nın üç gözü ve
Bedran Yoldaş - Sözde ve felsefede y...
Dergi Editörü - Günah bizden gitsin
Site Editörü - Işık doğudan yükseli...
Mehmet Hasret - Kurbağa kesip biçmey...
Necdet Uçak - Gönül
Necdet Uçak - Kitabımı sağ elime v...
Necdet Uçak - Hayır ve şer
Altan Atan - Bir farkla, bir fazl...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Kardelen toplantısın...
Kardelen Dergisi - Bilecikli yazarlar t...
M. Nihat Malkoç - Gecenin ardı nehar
M. Nihat Malkoç - 15 Temmuz ihaneti
Hızır İrfan Önder - Özlü/yorum
Hızır İrfan Önder - Kış bekleyen çocuk
Ayhan Aslan - Kısadan hisse
Ayhan Aslan - Rüşvet
Ayhan Aslan - Netice
Ayhan Aslan - Yıldız
Mehmet Balcı - Çocuk
Mehmet Balcı - Arıyorum
Ahmet Çelebi - Doğuyu özlüyorum
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Muhsin Hamdi Alkış - İki Doğu ve iki Batı...
Kubilay Ertekin - Hakka sahip çıkmak
İbrahim Şaşma - o mübarek kapıda
Halis Arlıoğlu - İktidar düşmanları
Ahmet Değirmenci - Sen nerdesin
Büşra Doğramacı - Kırkikindi
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - 101.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Anket
Murat Yaramaz - Hitap
Murat Yaramaz - Siyaset
Kenan Aydınoğlu - Elliye çatacak yaşın...
Ekrem Esad Atan - Kaygılanacak ne var
Ferhat Nitin - Deneme/Ne tuhaf
Hakan Karahan - Köroğlu
Mehmet izzet Gülenler - Yürümek
Recep Şen - Yâren
Erkan Karakaya - Filistinlileri topra...
Osman Sarıvelli - Söyle
Hüseyn Arif - Analar
Özgür Erdoğan - Ebeveynlik
Mirvarid Dilbazi - ***
Kerem Yılmaz - Denizde
Nəriman HƏSƏNZADƏ - ÜRƏYİM ANANI İS...
İradə AYTEL - SEVGİ NAĞILI
Samed VURĞUN - Göygöl
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaret�i Say�s� Toplam : 6220629
 Bug�n : 2352
 Tekil Ziyaret�i Say�s� Toplam : 478550
 Bug�n : 50
 Tekil Ziyaret�i Say�s� (d�n) Toplam : 83
 101. Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 10
 ï¿½nceki Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 15
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim