Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     440 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mavi vatan savunması
Muhsin Hamdi Alkış

  Sayı: 103 -

Libya’ya asker gönderme tezkeresi TBBM’de onandı. Bu tartışmalar başladığında da milletimizin en aydın geçinen kesimlerinin dahi konu hakkında ne kadar bilgisiz ve ilgisiz olduğu da acı biçimde ortaya çıktı.

Millî menfaatlerimizi ilgilendiren bu gibi bir konunun dahi ideolojik yaklaşımlarda bağımsız olarak tartışılamadığı, insanların bilgi sahibi olmadan fikir hattâ fikr-i sabit sahibi olduğu da görülmüş oldu. Oysaki böyle bir mevzuda tek tartışma açısı millî menfaatlerimize neyin uygun olduğu, alınmak istenen tedbirin buna hizmet edip etmediği veya nasıl daha iyi hizmet edebileceği olmalıydı.

Halbuki Turgut Reis tarafından fethedilen Libya yabancımız değil. 360 yıldan fazla Türk hâkimiyetinde kalmış ve halk tarafından hâlâ saygı gören Turgut Reisin türbesi Trablusgarb’da bulunuyor. Bundan başka ecdad bu toprakları pek çok eserle de mâmur etmiş. Pek muhtemeldir ki eğer Türkler olmasa Libya’nın ve kuzey Afrika’nın akıbeti de Endülüs’ten farklı olmayacak ve oranın halkı İspanyol, İtalyan vs kılıcıyla Katolik yapılacak idi. Peki yaklaşık 100 yıl sonra Libya neden gündeme geldi ve millî menfaatlerimizle nasıl bir ilgisi var?

Mâlûmlarınız olduğu üzere Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz kaynaklarının paylaşımı ve Avrupa pazarına ulaştırılması bağlamında Yunanistan, Fransa, Güney Kıbrıs, İsrail, Mısır, Suudî Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye’ye karşı ittifak etti. Yunanistan’ın GKRY’nin enerji nakil hatlarına sahiplik yapma emeli yanında, karasularını, münhasır ekonomik bölge sınırlarını, deniz yetki alanlarını bu fırsattan istifade ederek bir oldu bittiyle kabul ettirme emeli de var ki bu ikincisi, hidro karbon bağımlılığının ömrünün birkaç on yıl diğerinin etkisinin nesillerce sürecek olması sebebiyle bizim açımızdan daha önemli ve hattâ hayat memat meselesi. Eğer Yunanistan’ın istediği olsaydı ve Sevilla haritası denen harita kabul edilmiş olsa denizlerimizde balık bile tutamayacak bir tablo ile karşı karşıya kalacaktık:

Bu Yunan iddiası haklı olarak ülkemiz tarafından kabul edilmediği gibi, deniz yetki alanımızı Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle ikili anlaşma ile genişletme imkânını da uluslararası hukuk tanıyor. Bu maksatla da Libya ile bir anlaşma imzalandı ve karşılık olarak her iki ülkenin de lehine olacak şekilde deniz yetki alanları yeniden belirlendi.

Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanımızın ifadesiyle “Doğu Akdeniz’de Libya ile yapılan anlaşma, Yunanistan ve GKRY’nin savunduğu, AB’nin desteklediği Sevr niteliğindeki sözde Seville Haritası üzerinden Türkiye’yi 41 bin kilometrekarelik bir deniz alanına hapsetme gayesiyle yapılan siyasî oyunları bozdu” ifadesini kullandı.

Peki Yunanistan’ın bu akıl dışı iddiası neye dayanıyordu? Adaların da kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hesabında dikkate alınması iddiasına dayanıyordu. Bir büyükelçimizin özetlediği gibi:

“Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılmasında uluslararası hukukun koyduğu kural, sınırlandırmanın hakça olması. Bu anlaşma da hakkaniyet ilkesi çerçevesinde yapılan bir anlaşma çünkü uluslararası hukukta, Rum ve Yunanlıların iddialarının hilafına, adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge yaratma hakları yok. Sınırlandırmada adaların özel konumlarına bakılıyor, kıyı uzunluklarına bakılıyor, bulundukları coğrafyaya bakılıyor ve uluslararası mahkeme kararlarında da ikili anlaşmalarda da adalara hiçbir şekilde deniz yetki alanı verilmiyor. Türkiye de bu hakçalık prensibiyle hareket ederek bu anlaşmayı Libya'yla yaptı.”

Uluslararası hukuk açısından müeyyidesi olmayan bir anlaşma yok hükmünde olacağından, bu anlaşmanın tarafı olan Libya meşru hükümetinin çağrısıyla askerimizin Libya’ya gönderilmesi için Anayasa açısından zorunluluk olduğundan da TBMM’den onay ve yetki alındı.

Netice itibarıyle, bir nolu haritaya bakıldığında görüleceği üzere Türkiye’yi bırakın tabiî deniz altı doğal kaynaklarından istifade etmeyi denize bile çıkamaz hale getirecek bir harita tıpkı Sevres’in yırtılıp atıldığı gibi atılmış oldu; zira vatan sadece karadan ve topraktan ibaret değil, deniz hava ve hattâ uzay dahi bu vatanın unsuru, hattâ kendisi. Vatan işgal edilirse ne tepki vereceksek denizlerimiz yani mavi vatan işgal edildiğinde de aynı tepkiyi vermek ve bu hakkımızı sonuna kadar savunmak da vatan borcumuz değil midir?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Olaylara Bakış-105... - Sayı 105
Olaylara Bakış (Nisan-May... - Sayı 104
Ah Türkistan ah Türkeli!... - Sayı 104
Fars palavrası... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Sevgi
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7806829
 Bugün : 4813
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514999
 Bugün : 43
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim