Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     654 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Doğu Türkistan uzak değil
İlkay Coşkun

  Sayı: 104 -

Türk’üz dedik, çekip çekip vurdunuz

Bizi vurup, bizden hesap sordunuz

Ölümden öteye köy mü kurdunuz!

Korkumuz yok, korkumuz yok sizden

Altay Türklerinin bağımsızlığı için büyük mücadele verip işkencelere maruz kalmış ve 1951 yılında Çinliler tarafından şehit edilen Altaylı Kartal Osman Batur’un bir sözüyle girizgâhta bulundum.

Çinlilerin zulmü, işkenceleri, oyunları yeni değildir tabi ki. Bilge Kağan Orhun Kitabelerinde Çinliler hakkında neler söylemiş bir bakalım. ‘Çinlilerin altınına, gümüşüne, ipeğine, tatlı sözüne, değerli hediyesine kapılmadım. Bunlara kapılan ne kadar Türk’ün öldüğünü Çin boyunduruğuna düştüğünü unutmadım. Tanrı yardım etti Türk Kağanı oldum’

Doğu Türkistan Türklerinin milli mücahitlerinden Mehmet Emin Buğra, aynı zamanda bir şair idi. 1947 yılında yazdığı ‘Kutluk-Türkan’ şiirinin bir bölümünde şöyle seslenir.

Türk elinin erlerimiz

Türkistandır yerlerimiz

Aksun kan ve terlerimiz

Mengü bolsun Türk eli

Yurt söymek imanımız

Uluğ Türklük yolida

Feda bolsun kanımız

Mengü bolsun Türk eli

19.yüzyılın ortalarında Çinliler tarafından şehit edilen Kaşgar’ın okumuş kadın ozanı Nazuğum (Naziğim) bir destan şiirinin bir bölümünde şöyle seslenir.

Çinli kâfir insafsız

Gelmeyin benim yanıma

Gelsen benim yanıma

Kast kılarım canıma

Yalın ayak su geçtim

Dağın suyunu içtim

Hain Çinli zulmünden

Aziz canımdan geçtim.

Yüzyıllar boyu Doğu Türkistan’da yaşanan Çin ve Rus zulmünü anlatmak çok zor olsa gerek. Yaşanan bu zulmü yaşayanların dilinden örneklemiş oldum sadece. Doğu Türkistan’la 8-10 asır öncesi akrabalıklarımız, ırk din birliğimiz, kültür ortak paydamız varken bize hiç uzak olmadığı gerçeğini bize serimliyor. Meselâ bunu bazı atasözlerimizden örnekleyelim. Bizlerin aynı kültürün birer ferdi olduğumuzun göstergeleridir bunlar.

Putunnı yotganga karap uzat (Ayağını yorganına göre uzat) Taşnı, mivelik yagaçka atarlar (meyveli ağacı taşlarlar) Kaşlık kılımen dep köz çıkartma (Kaş yapayım derken gözü çıkarma) Topdan ayrılgan koynı böri yer (sürüden ayrılan koyunu kurt kapar) Bir gün tuz içgen yerge kırk gün selâm (Bir kahvenin kırk yıl hatırı olur) Tam Türkçe karşılığını yazmasam dahi anlaşılabilir bir dil ve kültür birliğini görüyoruz. Anadolu’ya, gümrah bir çağlayan gibi çıkagelen atalarımızın ata yurdudur Doğu Türkistan. Anadolu’yla bu kadar irtibatlıdır. Anadolu, üç kıtadaki dağınık vaziyette bulunan Türklerin kalbi, Doğu Türkistan ise gövdesinin bir parçası gibidir âdetâ.

Doğu Türkistan, Divan-ı Lügat it Türk de de geçen Hakâniye lehçesini kullanmaktadır. Kaşgarlı Mahmud, Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetinden, Yusuf Has Hacip, Balasagun şehrinde doğup büyümüştür. Doğu Türkistan’ın büyük değerlerindendirler. Doğu Türkistanlı bir Türk’le, Türkiyeli bir Türk’ün dili, değişik lehçe farkları olsa da aynıdır. Rahatlıkla anlaşabilirler. Bunu örnekleyecek olursak Türk’ün Nasreddin Hoca’sı, Doğu Türkistan’da Nesriddin Ependi olmuş hatta Azerbaycan’da Molla Nasreddin olarak bilinir. Doğu Türkistan’da Nesriddin Ependi hikâyeleri anlatıla gelmektedir. Dilimizle alakalı başka bir tespitte bulunacak olursak, bizdeki İstanbul şivesi neyse Doğu Türkistan için Kaşgar şivesi odur.

Doğu Türkistan hakkında bazı kısa bilgilerle konumuza devam edelim.

Miladi 934 tarihinde Karahan İmparatorluğunun meşhur hakanlarından Sultan Satuk Buğra Han’ın İslâmiyet’i kabul etmesiyle birlikte İslâm dini bütün Doğu Türkistan’a yayılmış oldu.  Yakup Han 1864'de Doğu Türkistan'da devlet kurmuş ve Sultan Abdülaziz’e biat ettiğini bildirmiştir. Yakup Han’ın ölümünden sonra 16 Mayıs 1878’de Doğu Türkistan’ın tamamı Çinliler tarafından işgal ve istila edilmiştir. Doğu Türkistan 18 Kasım 1884’te Çin İmparatorunun emriyle 19.eyalet olarak Şin-Cang (Xinjiang, yani Yeni Toprak) olarak adlandırılmış ve imparatorluğa bağlanmıştır. Türkistan’ın yalnız Batı Türkistan’dan ibaret olduğu propagandasıyla Doğu Türkistan Çin emperyalizminin ‘Sinkiang’ politikalarına kurban edilmiş. Bu tarihten bugüne kadar Doğu Türkistan’da büyük küçük 200 civarında ayaklanma olmuş, 3 defa bağımsız devlet kurulmuş. 1933-1934 Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ve 1944'de Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurulmuş olsa da pek uzun ömürlü olmamıştır. Bu devletler Çin işgalleriyle son bulmuştur maalesef. Doğu Türkistan’da Yakup Bey’in son Türk Hakanlığı yıkıldıktan sonra uzun ömürlü devlet kurulamamış. Mesud Sabri Baykuzu, Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan'ın yakın tarihinde “üç efendi” olarak anılan ve 1943-1949 döneminde ortaklaşa mücadele veren seçkin siyasetçiler olarak bilinmektedir. Doğu Türkistan, Çinliler tarafından atanan ‘Umumi Valiler’le idare edilmeye başlanmış. Kızıl Çin, 1955’te Doğu Türkistan’a ‘Sinkiang Uygur Muhtar Bölgesi’ adı verildi. Bu sözde muhtar bölge 11 vilayet ve 100 kazaya taksim edildi. Urumçi, Kaşgar, Hoten, Yarkent, Turfan, Kumul, Gulca, Kuça, Aksu, Karaşehir, başlıca vilayetleridir. Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’dir.

Doğu Türkistan’ın yüzölçümü yaklaşık iki milyon kilometre karedir. Doğu Türkistan Müslüman nüfusu hakkında çok farklı rakamlar zikredilse de daha çok yirmi milyon civarında olduğu söylenmektedir. Petrol başta olmak üzere doğalgaz, demir, kömür, uranyum ve başkaca birçok yer altı zenginliklerine sahiptir.

Doğu Türkistan tarihinde yer etmiş öyle çok kıymetli isimler var ki. Bazılarını sıralayacak olursam;

Kaşgarlı Mahmud (1008-1105)

Yusuf Has Hacib (1017-1077)

Dilşah Hatun (18. yüzyıl)

Yakup Han (1827-1877)

Sabit Damolla (1883-1941)

Alihan Töre Saguni (1885-1976)

Ahmet Can Kasimi (1914-1949)

Osman Batur İslamoğlu (1899-1951)

Canımhan Hacı (1893-1951)

Mehmet Emin Buğra (1901-1965)

Dr. Mesut Sabri Baykozi (1887-1952)

Hoca Niyaz Hacı (1911-1949)

Alibey Hakim (1908-1985)

İsa Yusuf Alptekin (1901-1995)

Rabia kadir (1947-)

Çin’in uygulamaya koyduğu ‘Kültür Devrimi’ denilen vahşet dönemi 1960’lardan bu tarafa daha etkin bir şekilde devreye sokuldu. Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan tarihi ‘İpek Yolu’nun uzunca bir süredir fonksiyonunu kaybetmesi Doğu Türkistan’ın eski görünürlüğünü, bilinirliğini azaltmış, adeta unutulmaya yüz tutmuş, bu da Çinlilerin işine yaramış maalesef. 5 Temmuz 2009 Urumçi’de meydana gelen kanlı olaylar Doğu Türkistan’ı daha çok dünya gündemine taşıdı. Doğu Türkistan davasının bilinirliği artırmak ve mücadeleye hız vermek gerekmektedir. Bölgede Çin başta olmak üzere Rus emperyalizminin planları da yürürlükte ve hayatiyetini her daim sürdürmektedir. Doğu Türkistan’ın hürriyet ve istiklal davasına destek olmak ve özellikle yaşanan Çin zulmünü dünya gündeminde tutarak çözümler aranmalıdır. Doğu Türkistan’a aydınlarımızın ilgisini çekmek ve artırmak gerekmektedir. Çin’in Doğu Türkistan üzerinde ki dil, kültür ve din üzerindeki baskıları her geçen gün artarak devam etmektedir maalesef. Çin’in, Uygurlara uyguladığı asimilasyon, dil ve kültür politikalarının son bulması için gerekli çalışmalar sonuna kadar sürdürülmeli. Çin Seddi ardı arkası kesilmeyen Türk akınlarından korunmak için yapılmış olan ve Çin’in kuzeybatısı boyunca uzaman dünyanın en uzun savunma duvarı olması boşuna değil. Türklere karşı korkuları uzun olmuş hep. Doğu Türkistan’ın özgürlüğüne kavuşması temennisiyle.

 

Kaynaklar:

1)Arpacık, Yusuf Ziya/Osman Batur//İlteriş Yy 2009

2)Alptekin, İsa Yusuf/ Doğu Türkistan Davası/ Otağ Yy, 1973

3) Osmanlı Belgelerinde Doğu Türkistan/ İst.2016

4) Kaşgarlı, Sultan Mahmut/ Uygur Türkleri Kültürü ve Türk Dünyası/ Çağrı Yy. İst-2004


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Vatanım... - Sayı 105
Mülâkat-105... - Sayı 105
Maarif meselemiz... - Sayı 105
"Mübareze" hakkında... - Sayı 104
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
Çeyrek asır
Kardelenden haberler-105
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7613724
 Bugün : 487
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 512284
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 65
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim