Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     818 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Doğu Türkistan uzak değil
İlkay Coşkun

  Sayı: 104 -

Türk’üz dedik, çekip çekip vurdunuz

Bizi vurup, bizden hesap sordunuz

Ölümden öteye köy mü kurdunuz!

Korkumuz yok, korkumuz yok sizden

Altay Türklerinin bağımsızlığı için büyük mücadele verip işkencelere maruz kalmış ve 1951 yılında Çinliler tarafından şehit edilen Altaylı Kartal Osman Batur’un bir sözüyle girizgâhta bulundum.

Çinlilerin zulmü, işkenceleri, oyunları yeni değildir tabi ki. Bilge Kağan Orhun Kitabelerinde Çinliler hakkında neler söylemiş bir bakalım. ‘Çinlilerin altınına, gümüşüne, ipeğine, tatlı sözüne, değerli hediyesine kapılmadım. Bunlara kapılan ne kadar Türk’ün öldüğünü Çin boyunduruğuna düştüğünü unutmadım. Tanrı yardım etti Türk Kağanı oldum’

Doğu Türkistan Türklerinin milli mücahitlerinden Mehmet Emin Buğra, aynı zamanda bir şair idi. 1947 yılında yazdığı ‘Kutluk-Türkan’ şiirinin bir bölümünde şöyle seslenir.

Türk elinin erlerimiz

Türkistandır yerlerimiz

Aksun kan ve terlerimiz

Mengü bolsun Türk eli

Yurt söymek imanımız

Uluğ Türklük yolida

Feda bolsun kanımız

Mengü bolsun Türk eli

19.yüzyılın ortalarında Çinliler tarafından şehit edilen Kaşgar’ın okumuş kadın ozanı Nazuğum (Naziğim) bir destan şiirinin bir bölümünde şöyle seslenir.

Çinli kâfir insafsız

Gelmeyin benim yanıma

Gelsen benim yanıma

Kast kılarım canıma

Yalın ayak su geçtim

Dağın suyunu içtim

Hain Çinli zulmünden

Aziz canımdan geçtim.

Yüzyıllar boyu Doğu Türkistan’da yaşanan Çin ve Rus zulmünü anlatmak çok zor olsa gerek. Yaşanan bu zulmü yaşayanların dilinden örneklemiş oldum sadece. Doğu Türkistan’la 8-10 asır öncesi akrabalıklarımız, ırk din birliğimiz, kültür ortak paydamız varken bize hiç uzak olmadığı gerçeğini bize serimliyor. Meselâ bunu bazı atasözlerimizden örnekleyelim. Bizlerin aynı kültürün birer ferdi olduğumuzun göstergeleridir bunlar.

Putunnı yotganga karap uzat (Ayağını yorganına göre uzat) Taşnı, mivelik yagaçka atarlar (meyveli ağacı taşlarlar) Kaşlık kılımen dep köz çıkartma (Kaş yapayım derken gözü çıkarma) Topdan ayrılgan koynı böri yer (sürüden ayrılan koyunu kurt kapar) Bir gün tuz içgen yerge kırk gün selâm (Bir kahvenin kırk yıl hatırı olur) Tam Türkçe karşılığını yazmasam dahi anlaşılabilir bir dil ve kültür birliğini görüyoruz. Anadolu’ya, gümrah bir çağlayan gibi çıkagelen atalarımızın ata yurdudur Doğu Türkistan. Anadolu’yla bu kadar irtibatlıdır. Anadolu, üç kıtadaki dağınık vaziyette bulunan Türklerin kalbi, Doğu Türkistan ise gövdesinin bir parçası gibidir âdetâ.

Doğu Türkistan, Divan-ı Lügat it Türk de de geçen Hakâniye lehçesini kullanmaktadır. Kaşgarlı Mahmud, Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetinden, Yusuf Has Hacip, Balasagun şehrinde doğup büyümüştür. Doğu Türkistan’ın büyük değerlerindendirler. Doğu Türkistanlı bir Türk’le, Türkiyeli bir Türk’ün dili, değişik lehçe farkları olsa da aynıdır. Rahatlıkla anlaşabilirler. Bunu örnekleyecek olursak Türk’ün Nasreddin Hoca’sı, Doğu Türkistan’da Nesriddin Ependi olmuş hatta Azerbaycan’da Molla Nasreddin olarak bilinir. Doğu Türkistan’da Nesriddin Ependi hikâyeleri anlatıla gelmektedir. Dilimizle alakalı başka bir tespitte bulunacak olursak, bizdeki İstanbul şivesi neyse Doğu Türkistan için Kaşgar şivesi odur.

Doğu Türkistan hakkında bazı kısa bilgilerle konumuza devam edelim.

Miladi 934 tarihinde Karahan İmparatorluğunun meşhur hakanlarından Sultan Satuk Buğra Han’ın İslâmiyet’i kabul etmesiyle birlikte İslâm dini bütün Doğu Türkistan’a yayılmış oldu.  Yakup Han 1864'de Doğu Türkistan'da devlet kurmuş ve Sultan Abdülaziz’e biat ettiğini bildirmiştir. Yakup Han’ın ölümünden sonra 16 Mayıs 1878’de Doğu Türkistan’ın tamamı Çinliler tarafından işgal ve istila edilmiştir. Doğu Türkistan 18 Kasım 1884’te Çin İmparatorunun emriyle 19.eyalet olarak Şin-Cang (Xinjiang, yani Yeni Toprak) olarak adlandırılmış ve imparatorluğa bağlanmıştır. Türkistan’ın yalnız Batı Türkistan’dan ibaret olduğu propagandasıyla Doğu Türkistan Çin emperyalizminin ‘Sinkiang’ politikalarına kurban edilmiş. Bu tarihten bugüne kadar Doğu Türkistan’da büyük küçük 200 civarında ayaklanma olmuş, 3 defa bağımsız devlet kurulmuş. 1933-1934 Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ve 1944'de Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurulmuş olsa da pek uzun ömürlü olmamıştır. Bu devletler Çin işgalleriyle son bulmuştur maalesef. Doğu Türkistan’da Yakup Bey’in son Türk Hakanlığı yıkıldıktan sonra uzun ömürlü devlet kurulamamış. Mesud Sabri Baykuzu, Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan'ın yakın tarihinde “üç efendi” olarak anılan ve 1943-1949 döneminde ortaklaşa mücadele veren seçkin siyasetçiler olarak bilinmektedir. Doğu Türkistan, Çinliler tarafından atanan ‘Umumi Valiler’le idare edilmeye başlanmış. Kızıl Çin, 1955’te Doğu Türkistan’a ‘Sinkiang Uygur Muhtar Bölgesi’ adı verildi. Bu sözde muhtar bölge 11 vilayet ve 100 kazaya taksim edildi. Urumçi, Kaşgar, Hoten, Yarkent, Turfan, Kumul, Gulca, Kuça, Aksu, Karaşehir, başlıca vilayetleridir. Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’dir.

Doğu Türkistan’ın yüzölçümü yaklaşık iki milyon kilometre karedir. Doğu Türkistan Müslüman nüfusu hakkında çok farklı rakamlar zikredilse de daha çok yirmi milyon civarında olduğu söylenmektedir. Petrol başta olmak üzere doğalgaz, demir, kömür, uranyum ve başkaca birçok yer altı zenginliklerine sahiptir.

Doğu Türkistan tarihinde yer etmiş öyle çok kıymetli isimler var ki. Bazılarını sıralayacak olursam;

Kaşgarlı Mahmud (1008-1105)

Yusuf Has Hacib (1017-1077)

Dilşah Hatun (18. yüzyıl)

Yakup Han (1827-1877)

Sabit Damolla (1883-1941)

Alihan Töre Saguni (1885-1976)

Ahmet Can Kasimi (1914-1949)

Osman Batur İslamoğlu (1899-1951)

Canımhan Hacı (1893-1951)

Mehmet Emin Buğra (1901-1965)

Dr. Mesut Sabri Baykozi (1887-1952)

Hoca Niyaz Hacı (1911-1949)

Alibey Hakim (1908-1985)

İsa Yusuf Alptekin (1901-1995)

Rabia kadir (1947-)

Çin’in uygulamaya koyduğu ‘Kültür Devrimi’ denilen vahşet dönemi 1960’lardan bu tarafa daha etkin bir şekilde devreye sokuldu. Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan tarihi ‘İpek Yolu’nun uzunca bir süredir fonksiyonunu kaybetmesi Doğu Türkistan’ın eski görünürlüğünü, bilinirliğini azaltmış, adeta unutulmaya yüz tutmuş, bu da Çinlilerin işine yaramış maalesef. 5 Temmuz 2009 Urumçi’de meydana gelen kanlı olaylar Doğu Türkistan’ı daha çok dünya gündemine taşıdı. Doğu Türkistan davasının bilinirliği artırmak ve mücadeleye hız vermek gerekmektedir. Bölgede Çin başta olmak üzere Rus emperyalizminin planları da yürürlükte ve hayatiyetini her daim sürdürmektedir. Doğu Türkistan’ın hürriyet ve istiklal davasına destek olmak ve özellikle yaşanan Çin zulmünü dünya gündeminde tutarak çözümler aranmalıdır. Doğu Türkistan’a aydınlarımızın ilgisini çekmek ve artırmak gerekmektedir. Çin’in Doğu Türkistan üzerinde ki dil, kültür ve din üzerindeki baskıları her geçen gün artarak devam etmektedir maalesef. Çin’in, Uygurlara uyguladığı asimilasyon, dil ve kültür politikalarının son bulması için gerekli çalışmalar sonuna kadar sürdürülmeli. Çin Seddi ardı arkası kesilmeyen Türk akınlarından korunmak için yapılmış olan ve Çin’in kuzeybatısı boyunca uzaman dünyanın en uzun savunma duvarı olması boşuna değil. Türklere karşı korkuları uzun olmuş hep. Doğu Türkistan’ın özgürlüğüne kavuşması temennisiyle.

 

Kaynaklar:

1)Arpacık, Yusuf Ziya/Osman Batur//İlteriş Yy 2009

2)Alptekin, İsa Yusuf/ Doğu Türkistan Davası/ Otağ Yy, 1973

3) Osmanlı Belgelerinde Doğu Türkistan/ İst.2016

4) Kaşgarlı, Sultan Mahmut/ Uygur Türkleri Kültürü ve Türk Dünyası/ Çağrı Yy. İst-2004


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mesnevî bağlamında fabl... - Sayı 106
Vatanım... - Sayı 105
Mülâkat-105... - Sayı 105
Maarif meselemiz... - Sayı 105
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
Gurur ve hüzün
İrfan işinde plân
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7988191
 Bugün : 82
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 518575
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim