Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4522 kez okundu.     9 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Havaya girmek
Altan Atan

  Sayı: 60 - Nisan / Haziran 2008

Her şey "hava" ile oluyor biliyor musunuz?

Hava olmadan nefes alınmaz, yaşanmaz; ancak bu havadan bahsetmiyorum. Kastım, "hava parası", " havayı bozmak" "havalı olmak" deyimlerindeki havadır. İşte bu havalar bize ne ediyorsa ediyor... Her şey bu havalardan oluyor. Yürekler hoplatan, her kapıyı açtığı zannedilen para, havadan kazanılabiliyor. Havaya girenler tam gaz gidiyor, havası bozulanlar çöküp kalıyor, hava atanlar moral bozuyor, hava alanların elleri bomboş kalıyor, memleket havaları hüzünlendiriyor, havası değişenler; malûm, değişiyor...

Nedir bu "hava"; atmosfer dediğimiz havadan başka, bizi değiştiren rüya gibi büyülü şey?

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir denir. Etrafımızdakiler yaratılış olarak âdeta giydirilmişlerdir (ete kemiğe büründüm, Yunus deyu göründüm). Eşyanın hakikati; onun gerçek yüzüdür, anlamıdır ve bizim gördüklerimiz bu anlamların fiziğidir. Görmediklerimiz veya göremediklerimiz ise meta fizik (fizik ötesi) denen şeylerdir yani eşyanın hakikati...

Bu söylediklerime birinci kat hava diyelim, birinci kat boya gibi. Biz eşyanın üstünde boya gibi olan bu havayı görür, onu algılarız. Bu hava, orijinaldir. Genel olarak; aldatıcı, muazzam ve mükemmel bir oyun olan HAYATtır. Ancak bu iş, bizim işimiz değildir. Onu biz yapmadık, sadece içinde birer oyuncuyuz!

Bizim yaptıklarımız; ikinci kat, üçüncü kat diye maharetlere göre devam eden boyalar, "havalar"dır. Oyun içinde oyunlar yani! Bakın, her kat boya (hava) orijinali daha da gizliyor ve sanki bizi daha da aldatıyor.

GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli böyle diyor, Hacı Bayram Veli'de şunları:
Gerçi ki kandı, gerçeğe yandı,
Rengine aşkın cümle boyandı.
 ....
Bilmek istersen sen
Can İçre ara canı
Geç canından bul anı
Sen seni bil seni.
Görünen sıfatındır
Anı gören zatındır
Gayri ne hacetindir
Sen seni bil sen seni
Biri orijinal olanı, diğeri orijinal ötesini anlatıyor. Biri fizikçi, diğeri metafizik...

İcatlar, modernite, teknoloji, gelişim, değişim, küreselleşme derken, "tabiilik/doğallık" kavramı gizliden gizliye yerleşmeye başladı dünyanın gündemine. Tabii olmak, doğa ile iç içe olmak, kendin olmak, tabii ürünler gibi kavramlar ilginç geliyor bizlere. Bu gidiş orijinale doğru bir gidiş. Sanki yeni keşfedildi! Hayır, hava değişiyor, orijinalin üstündeki örtüler kalkıyor, takke düşüyor ve kel görünüyor.

Evet, her şey bir "hava" ile oluyor. Havaya girince yapmayacağınız şey yok. Havadan para kazanabilir veya kaybedebilirsiniz, borsadaki hisse senetleri acaba gerçek değerler midir? Her gün yükselenler, alçalanlar gerçeklere göre mi olmaktadır? Bir iş yerine istenen hava parası gerçek değeri midir? Reklâmlar gerçekleri mi anlatırlar yoksa göz mü boyarlar? Lütfen bunları sadece olumsuz olarak algılamayın. Her biri tartışılır ama söylemek istediğim şudur: Etrafımızdaki kaç şey olduğu gibidir? Aşağıdadır, yukardadır, ordadır, burdadır fakat "bir hava ile" hep olduğundan farklıdır, öyle görünür.

Bir zamanlar TV'de hava durumu sunulduktan sonra "havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun" diye bitirildi. Eğer bir havamız varsa, onu yaşar, "sen ne yaparsan yap bana göre hava hoş" deriz. Fakat kendimize özgü bir havamız yoksa o zaman sürekli  dışarıdan hava alırız ve boya üstüne boyanırız. Orijinallik de bir moda rüzgarı ile bize gelir ancak bizde ne kadar kalır bilemeyiz. Bu söylediklerimi de zamanın behrine demir atıp oralarda yaşamakla karıştırır bir yanlış daha yaparız!

Söylenecek çok söz var ama maalesef kısa ve öz şeyler yazacak kadar halim de vaktim de yok. Maharet, geçmişi veya geleceği değil bugünü yaşamaktır. Ama hangi hava ile? Bakın şu duanın güzelliğine ve haydi bilin bakalım kimin duasıdır bu:
 "Allah'ım, bana eşyanın hakikatini göster"


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : zennur erdal    02.05.2008
Yorum : Yazı bir bahar havasında alınmış kaleme. Bahardan mı kalemden mi nedir, konular yada kelimeler arasında hava boşluklarına rastladım okurken (tükenmezin tepesinden üflersen hava boşlukları sıkışır). Fakat, yazar; yaza yaza yazar :)) Devam! Yorum yapmak havamı değiştirdi:) SELAMLAR!




Ekleyen : mel    29.04.2008
Yorum : S.A. Yazarken belli ki havan güzel, ama yeterli değilmiş abi... Yaklaşım güzel... Çok "hava" kullanımına rağmen anlatım güzel... Sen güzel... Eline sağlık. Önce kendi havamızı keşfetmemiz ve ruhumuzun nefes alamama nedenlerini ortadan kaldırmamız da, Peygamberimizin duasına ilave duamdır. Selam ve Sevgiler.




Ekleyen : ibrahim kara?    28.04.2008
Yorum : Harikasın abi, esentepe havasını almaya bekliyorum




Ekleyen : YILDIRIM KAYACAN    26.04.2008
Yorum : hava deyip,boş deyip geçmemek lazımmış. Kalemine sağlık Altan abi.




Ekleyen : mesut k.    26.04.2008
Yorum : gayet güzel, kısa kısa da olsa devamını bekliyorum




Ekleyen : ebubekir    26.04.2008
Yorum : Merhaba; Yazına katılmamak elde değil.Ama ne varki coğumuzun üstüne eklenen gömlek sayısın fazla. Belkide bilmeden, belkide hastalık, belkide cahalet.Peygamberimizin duasını tekrarlayarak Mevlam eşyenın hakikatini bize göstermeyi nasib etsin. selamlarımla...




Ekleyen : mat    25.04.2008
Yorum : Merhaba, Son cümlenin bağladığı gibi sözün özünü lalelerle 'Amin ' diyerek bağlamak bize düşer.Yorumun bir başka boyutunu Hz. Mevlana açısından da bekliyoruz...




Ekleyen : everest    25.04.2008
Yorum : çok havadan sudan ya da hava civa bir yazı..:)))) hiç sizin havanıza uymamış.. saygılar..




Ekleyen : ?inasi    21.04.2008
Yorum : Güzel bir hava var bu yazıda ve bu havanın devamını istiyoruz...





 
Üst akıl... - Sayı 106
Eski dünya... - Sayı 104
Sağlıklı nokta... - Sayı 103
Aliya... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7912776
 Bugün : 1972
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516776
 Bugün : 46
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim