Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4826 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vali ile Ba?kan, TOPRAK sa?ty my?..
Ali Erdal

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Şair geçinen bir yalaka, İmparator Büyük İskender'in huzuruna çıkar;

- Ey güneşin oğlu!..

Diye söze başlar. Mübalâğa ile övüp ekselânslarını havaya sokacak ve istediklerini elde edecektir... Ama İskender dalkavuğun hevesini kursağında bırakır:

- Ben ilâh değilim; yiyen içen ve yediklerinin posasını dışarı atan bir insanım. Bunu, sabah akşam lâzımlığımı döken şu köle, çok iyi bilir!

Kul olmak, ilk insan (ve Peygamber)le, yani yaratılışla başlayan bir insanî gerçek... Övülmeye en lâyık olan peygamberler bile kul olmak bakımından bütün insanlarla aynı. Bunun için kelime-i şahadet getirirken "...abduhu ve resuluhu..." deriz... Kul ve resul olduğuna inanmak...  Bunun için bir insanı, güzel vasıflarını söylemek bahanesi ile kul üstü sıfatlarla yücelten, insanlıktan çıkar. Övdüğünü yukarıya doğru yüceltme gayreti, öveni aşağıya doğru düşürür. İnsanlığın Ufku (sav), söyledikleri doğru olsa bile yüzüne karşı öveni kınıyor ve böyle yapanların "yüzüne toprak saçılmasını" emrediyor. Kul üstü vasıflarla tanrılaştırmak, yalakalık ve dalkavukluk hangi muameleye müstahaktır, bir düşünün.
Böyle (söyledikleri doğru bile olsa en azından) yüzüne toprak saçılması gereken biri, 24 Ağustos Pazar günü Bilecik'te düzenlenen Şeyh Edebâli'yi anma şenliklerinde kürsüye çıkıyor... Konu  "Şeyh Edebâli ve Ahilik"... Böyle bir günde, seçme davetliler huzurunda (kâmil) bir konuşmacıdan ne beklersiniz?.. Ne beklenecek; siz buraya Şeyh Edebâli ve Ahilik hakkında konuşmalar dinlemek üzere davet edilmişsiniz ve siz de bunu kabul edip gelmişsiniz... Ama programda olmadığı halde kürsüye çıkmayı beceren kişi, Vali Musa Çolak ile Belediye Başkanı Selim Yağcı'yı yücelten lâflar ediyor, manzumeler okuyor.
Programda olmadığı halde kürsüye çıkıyor... (Veya çıkarılıyor).

Konu ile alâkasız lâflar edip, manzumelerini (şiirlerini değil) okuyarak milletin vaktini alıyor...

Valiyi ve başkanı yüzlerine karşı övüyor, üstelik topluluk önünde ve hemşehrilerinin karşısında...

Kim keşfedip getirmişse bu yüksek kapasiteyi (!)?.. Dışardan gelmiş 3-5 saat Bilecik'te kalmış, bu kısacık sürede övülecek kişileri görmüş, tanımış... Sonra da, onları hemşehrilerine, yıllardır beraber yaşayanlara tanıtmaya karar vermiş. Lisan-ı hal ile sizin bunca zamandır göremediğinizi, ben yüksek zekâ ve kapasitemle şipşak anlayıverdim ve size bunu söylemek iyiliğinde bulunuyorum diyor. Valisini ve belediye başkanını başkasından dinlemeye mecbur edilen dinleyici, önceki iki konuşmacıyı takdirle ve hararetle alkışladığı halde onu, nereye varacak bu lâfların sonu ve nasıl bir tepki görecek diye şaşkınlıkla izliyor. Ama kürsüyü ele geçiren büyük zekâ (!), kendisinden önceki değerli konuşmacının hararetle alkışlandığını, kendisine gösterilen soğukluğu farkedecek halde değil... Havaya girmiş ve coşmuş bir kere... Bu gazla ve hızla, manzumelerle yetinmiyor ve öyle bir laf ediyor ki, herkes, böyle bir şey nasıl söylenir diye, küçük dilini yutuyor... Şeyh Edebâli'nin Bilecik'e gelme sebebinin Vali Musa Çolak ve Belediye Başkanı Selim Yağcı olduğunu söyleyiveriyor...
Programda yok, buna rağmen kürsüye çıkabiliyor ve konu ile alâkasız manzumelerini (şiirlerini değil) herkese dinletebiliyor... Hızını alamayıp, tarihe, ilme, kültüre, izana, irfana, zamana, zemine, anlayışa, basirete, insanlığa, Şeyh'in büyüklüğüne, övülenlerin makam ve kişiliklerine uymayacak bir iddiayı söyleyebiliyor... Yüzüne toprak saçılmasından fazlasına müstahak oldu... Peki, kendisi inanıyor mu söylediklerine? İskender'e "Güneş'in oğlu" diyen inanıyor muydu? Kabulü mümkün mü böyle bir ifadenin? Şeyh Edebâli'nin, kendisinden bin yıla yakın zaman sonra gelecek iki kişi için Bilecik'i tercih etmiş olması mümkün mü?  Övgü olsun diye söylüyor... Politikacının; "dün halka söylediklerin ne güzeldi, bugün yaptıkların öyle değil" diye sitem edenlere söylediği gibi, "Nutuktur o nutuk!.."... Zaten bu tiplerin malzemesi, mübalâğa ve yalandır. "Sizi mübalâğadan sakındırırım!" ve "Müslüman yalan söylemez!" ölçülerini hatırlatırım...
Sen geçmişte yaşamış bir büyüğü tanıtacak araştırmacı ilim adamı diye kürsüye çık, bugünkü mevki sahiplerini, yüzlerine karşı öv:

"...
Allah her ile nasip etsin
Musa Çolak gibi valiyi"

Şiir değil bunlar, manzume... Bu sebeple kıtaların sadece 4. mısralarını yazıyorum. Şiir diye bir KİTABA DA konan bu manzumelerin ve o kitabın değerlendirmesini yapmak da boşa zaman harcamak:

"...
Hizmetini ibadet bilir Selim Yağcı"

"...
Bilecikli çok memnun Selim Yağcı'dan"
"...

İnşallah yine başkan seçerler Selim Yağcı'yı"

Dinleyiciler alkışlamamakla ve soğuk davranmakla, Bilecik basını da kınayıcı haber ve köşe yazıları ile "TOPRAK SAÇMAK" basiretini göstermiş ve üzerlerine düşenleri yapmışlardır. Peki, hemşehrilerinin huzurunda yüzlerine karşı övülenler ne yapmıştır. İskender gibi ağzının payını vermişler midir? Ben, ilk fırsatta o kişiyi, böyle bir toplantıya çağıracaklarını ve kendilerinden ve Bilecikliler'den özür dileteceklerini ümit ve temenni ediyorum.

(Sakarya gazetesi; Bilecik, 08.08.2008)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 105
Nasıl bir insan... - Sayı 105
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet


Milli Eğitim Bakanlığı’nın anketine göre, gençlerin %61’i kitap okuyormuş.
Hayret! Ya gizli gizli okuyorlar, ya büyüklerinden ders almamışlar ve gizli gizli okuyorlar.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7804071
 Bugün : 2055
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514981
 Bugün : 25
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim