Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4713 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vali ile Ba?kan, TOPRAK sa?ty my?..
Ali Erdal

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Şair geçinen bir yalaka, İmparator Büyük İskender'in huzuruna çıkar;

- Ey güneşin oğlu!..

Diye söze başlar. Mübalâğa ile övüp ekselânslarını havaya sokacak ve istediklerini elde edecektir... Ama İskender dalkavuğun hevesini kursağında bırakır:

- Ben ilâh değilim; yiyen içen ve yediklerinin posasını dışarı atan bir insanım. Bunu, sabah akşam lâzımlığımı döken şu köle, çok iyi bilir!

Kul olmak, ilk insan (ve Peygamber)le, yani yaratılışla başlayan bir insanî gerçek... Övülmeye en lâyık olan peygamberler bile kul olmak bakımından bütün insanlarla aynı. Bunun için kelime-i şahadet getirirken "...abduhu ve resuluhu..." deriz... Kul ve resul olduğuna inanmak...  Bunun için bir insanı, güzel vasıflarını söylemek bahanesi ile kul üstü sıfatlarla yücelten, insanlıktan çıkar. Övdüğünü yukarıya doğru yüceltme gayreti, öveni aşağıya doğru düşürür. İnsanlığın Ufku (sav), söyledikleri doğru olsa bile yüzüne karşı öveni kınıyor ve böyle yapanların "yüzüne toprak saçılmasını" emrediyor. Kul üstü vasıflarla tanrılaştırmak, yalakalık ve dalkavukluk hangi muameleye müstahaktır, bir düşünün.
Böyle (söyledikleri doğru bile olsa en azından) yüzüne toprak saçılması gereken biri, 24 Ağustos Pazar günü Bilecik'te düzenlenen Şeyh Edebâli'yi anma şenliklerinde kürsüye çıkıyor... Konu  "Şeyh Edebâli ve Ahilik"... Böyle bir günde, seçme davetliler huzurunda (kâmil) bir konuşmacıdan ne beklersiniz?.. Ne beklenecek; siz buraya Şeyh Edebâli ve Ahilik hakkında konuşmalar dinlemek üzere davet edilmişsiniz ve siz de bunu kabul edip gelmişsiniz... Ama programda olmadığı halde kürsüye çıkmayı beceren kişi, Vali Musa Çolak ile Belediye Başkanı Selim Yağcı'yı yücelten lâflar ediyor, manzumeler okuyor.
Programda olmadığı halde kürsüye çıkıyor... (Veya çıkarılıyor).

Konu ile alâkasız lâflar edip, manzumelerini (şiirlerini değil) okuyarak milletin vaktini alıyor...

Valiyi ve başkanı yüzlerine karşı övüyor, üstelik topluluk önünde ve hemşehrilerinin karşısında...

Kim keşfedip getirmişse bu yüksek kapasiteyi (!)?.. Dışardan gelmiş 3-5 saat Bilecik'te kalmış, bu kısacık sürede övülecek kişileri görmüş, tanımış... Sonra da, onları hemşehrilerine, yıllardır beraber yaşayanlara tanıtmaya karar vermiş. Lisan-ı hal ile sizin bunca zamandır göremediğinizi, ben yüksek zekâ ve kapasitemle şipşak anlayıverdim ve size bunu söylemek iyiliğinde bulunuyorum diyor. Valisini ve belediye başkanını başkasından dinlemeye mecbur edilen dinleyici, önceki iki konuşmacıyı takdirle ve hararetle alkışladığı halde onu, nereye varacak bu lâfların sonu ve nasıl bir tepki görecek diye şaşkınlıkla izliyor. Ama kürsüyü ele geçiren büyük zekâ (!), kendisinden önceki değerli konuşmacının hararetle alkışlandığını, kendisine gösterilen soğukluğu farkedecek halde değil... Havaya girmiş ve coşmuş bir kere... Bu gazla ve hızla, manzumelerle yetinmiyor ve öyle bir laf ediyor ki, herkes, böyle bir şey nasıl söylenir diye, küçük dilini yutuyor... Şeyh Edebâli'nin Bilecik'e gelme sebebinin Vali Musa Çolak ve Belediye Başkanı Selim Yağcı olduğunu söyleyiveriyor...
Programda yok, buna rağmen kürsüye çıkabiliyor ve konu ile alâkasız manzumelerini (şiirlerini değil) herkese dinletebiliyor... Hızını alamayıp, tarihe, ilme, kültüre, izana, irfana, zamana, zemine, anlayışa, basirete, insanlığa, Şeyh'in büyüklüğüne, övülenlerin makam ve kişiliklerine uymayacak bir iddiayı söyleyebiliyor... Yüzüne toprak saçılmasından fazlasına müstahak oldu... Peki, kendisi inanıyor mu söylediklerine? İskender'e "Güneş'in oğlu" diyen inanıyor muydu? Kabulü mümkün mü böyle bir ifadenin? Şeyh Edebâli'nin, kendisinden bin yıla yakın zaman sonra gelecek iki kişi için Bilecik'i tercih etmiş olması mümkün mü?  Övgü olsun diye söylüyor... Politikacının; "dün halka söylediklerin ne güzeldi, bugün yaptıkların öyle değil" diye sitem edenlere söylediği gibi, "Nutuktur o nutuk!.."... Zaten bu tiplerin malzemesi, mübalâğa ve yalandır. "Sizi mübalâğadan sakındırırım!" ve "Müslüman yalan söylemez!" ölçülerini hatırlatırım...
Sen geçmişte yaşamış bir büyüğü tanıtacak araştırmacı ilim adamı diye kürsüye çık, bugünkü mevki sahiplerini, yüzlerine karşı öv:

"...
Allah her ile nasip etsin
Musa Çolak gibi valiyi"

Şiir değil bunlar, manzume... Bu sebeple kıtaların sadece 4. mısralarını yazıyorum. Şiir diye bir KİTABA DA konan bu manzumelerin ve o kitabın değerlendirmesini yapmak da boşa zaman harcamak:

"...
Hizmetini ibadet bilir Selim Yağcı"

"...
Bilecikli çok memnun Selim Yağcı'dan"
"...

İnşallah yine başkan seçerler Selim Yağcı'yı"

Dinleyiciler alkışlamamakla ve soğuk davranmakla, Bilecik basını da kınayıcı haber ve köşe yazıları ile "TOPRAK SAÇMAK" basiretini göstermiş ve üzerlerine düşenleri yapmışlardır. Peki, hemşehrilerinin huzurunda yüzlerine karşı övülenler ne yapmıştır. İskender gibi ağzının payını vermişler midir? Ben, ilk fırsatta o kişiyi, böyle bir toplantıya çağıracaklarını ve kendilerinden ve Bilecikliler'den özür dileteceklerini ümit ve temenni ediyorum.

(Sakarya gazetesi; Bilecik, 08.08.2008)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Ayak sesleri... - Sayı 102
Eserde nitelik ve iman... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7248521
 Bugün : 3468
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506869
 Bugün : 93
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 126
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim