Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4482 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vali ile Ba?kan, TOPRAK sa?ty my?..
Ali Erdal

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Şair geçinen bir yalaka, İmparator Büyük İskender'in huzuruna çıkar;

- Ey güneşin oğlu!..

Diye söze başlar. Mübalâğa ile övüp ekselânslarını havaya sokacak ve istediklerini elde edecektir... Ama İskender dalkavuğun hevesini kursağında bırakır:

- Ben ilâh değilim; yiyen içen ve yediklerinin posasını dışarı atan bir insanım. Bunu, sabah akşam lâzımlığımı döken şu köle, çok iyi bilir!

Kul olmak, ilk insan (ve Peygamber)le, yani yaratılışla başlayan bir insanî gerçek... Övülmeye en lâyık olan peygamberler bile kul olmak bakımından bütün insanlarla aynı. Bunun için kelime-i şahadet getirirken "...abduhu ve resuluhu..." deriz... Kul ve resul olduğuna inanmak...  Bunun için bir insanı, güzel vasıflarını söylemek bahanesi ile kul üstü sıfatlarla yücelten, insanlıktan çıkar. Övdüğünü yukarıya doğru yüceltme gayreti, öveni aşağıya doğru düşürür. İnsanlığın Ufku (sav), söyledikleri doğru olsa bile yüzüne karşı öveni kınıyor ve böyle yapanların "yüzüne toprak saçılmasını" emrediyor. Kul üstü vasıflarla tanrılaştırmak, yalakalık ve dalkavukluk hangi muameleye müstahaktır, bir düşünün.
Böyle (söyledikleri doğru bile olsa en azından) yüzüne toprak saçılması gereken biri, 24 Ağustos Pazar günü Bilecik'te düzenlenen Şeyh Edebâli'yi anma şenliklerinde kürsüye çıkıyor... Konu  "Şeyh Edebâli ve Ahilik"... Böyle bir günde, seçme davetliler huzurunda (kâmil) bir konuşmacıdan ne beklersiniz?.. Ne beklenecek; siz buraya Şeyh Edebâli ve Ahilik hakkında konuşmalar dinlemek üzere davet edilmişsiniz ve siz de bunu kabul edip gelmişsiniz... Ama programda olmadığı halde kürsüye çıkmayı beceren kişi, Vali Musa Çolak ile Belediye Başkanı Selim Yağcı'yı yücelten lâflar ediyor, manzumeler okuyor.
Programda olmadığı halde kürsüye çıkıyor... (Veya çıkarılıyor).

Konu ile alâkasız lâflar edip, manzumelerini (şiirlerini değil) okuyarak milletin vaktini alıyor...

Valiyi ve başkanı yüzlerine karşı övüyor, üstelik topluluk önünde ve hemşehrilerinin karşısında...

Kim keşfedip getirmişse bu yüksek kapasiteyi (!)?.. Dışardan gelmiş 3-5 saat Bilecik'te kalmış, bu kısacık sürede övülecek kişileri görmüş, tanımış... Sonra da, onları hemşehrilerine, yıllardır beraber yaşayanlara tanıtmaya karar vermiş. Lisan-ı hal ile sizin bunca zamandır göremediğinizi, ben yüksek zekâ ve kapasitemle şipşak anlayıverdim ve size bunu söylemek iyiliğinde bulunuyorum diyor. Valisini ve belediye başkanını başkasından dinlemeye mecbur edilen dinleyici, önceki iki konuşmacıyı takdirle ve hararetle alkışladığı halde onu, nereye varacak bu lâfların sonu ve nasıl bir tepki görecek diye şaşkınlıkla izliyor. Ama kürsüyü ele geçiren büyük zekâ (!), kendisinden önceki değerli konuşmacının hararetle alkışlandığını, kendisine gösterilen soğukluğu farkedecek halde değil... Havaya girmiş ve coşmuş bir kere... Bu gazla ve hızla, manzumelerle yetinmiyor ve öyle bir laf ediyor ki, herkes, böyle bir şey nasıl söylenir diye, küçük dilini yutuyor... Şeyh Edebâli'nin Bilecik'e gelme sebebinin Vali Musa Çolak ve Belediye Başkanı Selim Yağcı olduğunu söyleyiveriyor...
Programda yok, buna rağmen kürsüye çıkabiliyor ve konu ile alâkasız manzumelerini (şiirlerini değil) herkese dinletebiliyor... Hızını alamayıp, tarihe, ilme, kültüre, izana, irfana, zamana, zemine, anlayışa, basirete, insanlığa, Şeyh'in büyüklüğüne, övülenlerin makam ve kişiliklerine uymayacak bir iddiayı söyleyebiliyor... Yüzüne toprak saçılmasından fazlasına müstahak oldu... Peki, kendisi inanıyor mu söylediklerine? İskender'e "Güneş'in oğlu" diyen inanıyor muydu? Kabulü mümkün mü böyle bir ifadenin? Şeyh Edebâli'nin, kendisinden bin yıla yakın zaman sonra gelecek iki kişi için Bilecik'i tercih etmiş olması mümkün mü?  Övgü olsun diye söylüyor... Politikacının; "dün halka söylediklerin ne güzeldi, bugün yaptıkların öyle değil" diye sitem edenlere söylediği gibi, "Nutuktur o nutuk!.."... Zaten bu tiplerin malzemesi, mübalâğa ve yalandır. "Sizi mübalâğadan sakındırırım!" ve "Müslüman yalan söylemez!" ölçülerini hatırlatırım...
Sen geçmişte yaşamış bir büyüğü tanıtacak araştırmacı ilim adamı diye kürsüye çık, bugünkü mevki sahiplerini, yüzlerine karşı öv:

"...
Allah her ile nasip etsin
Musa Çolak gibi valiyi"

Şiir değil bunlar, manzume... Bu sebeple kıtaların sadece 4. mısralarını yazıyorum. Şiir diye bir KİTABA DA konan bu manzumelerin ve o kitabın değerlendirmesini yapmak da boşa zaman harcamak:

"...
Hizmetini ibadet bilir Selim Yağcı"

"...
Bilecikli çok memnun Selim Yağcı'dan"
"...

İnşallah yine başkan seçerler Selim Yağcı'yı"

Dinleyiciler alkışlamamakla ve soğuk davranmakla, Bilecik basını da kınayıcı haber ve köşe yazıları ile "TOPRAK SAÇMAK" basiretini göstermiş ve üzerlerine düşenleri yapmışlardır. Peki, hemşehrilerinin huzurunda yüzlerine karşı övülenler ne yapmıştır. İskender gibi ağzının payını vermişler midir? Ben, ilk fırsatta o kişiyi, böyle bir toplantıya çağıracaklarını ve kendilerinden ve Bilecikliler'den özür dileteceklerini ümit ve temenni ediyorum.

(Sakarya gazetesi; Bilecik, 08.08.2008)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Zaman tünelinden iki yazı... - Sayı 100
"Tek"... - Sayı 99
İnternete, kulak versek... - Sayı 98
Türk teşkilâtlanma kabili... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5676079
 Bugün : 5937
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470534
 Bugün : 84
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 50
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim