Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5099 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

K?mil Olanyn Hakky
Ali Erdal

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2005

İstense de istenmese de, kabul edilse de edilmese de İslâm; dünya gündeminin birinci maddesi… Hem de, bu madde görüşülmeden ikincisine geçilemeyecek aciliyette ve ehemmiyette… Çünkü, bütün değerlerini kaybeden, her şeyi birbirine karıştıran ve kaosa düşen İnsanlık; bir yüce değere muhtaç ve onu arıyor… O yüce değer de İslâm'dan başkası değil; zira onun dışında her şey eksik... İslâm öylesine tam, diğerleri o kadar eksik ki, herkes ve herşey eksiğini ondan tamamlıyor ve bunun için de onun kavramlarını kullanmak zorunda kalıyor.

İşte birkaç örnek…

Adı “Ata” soyadı “Türk” olan medyanın, kısa ömürlü sineklere benzeyen kahramanı (!), bir otel odasında ölü bulundu. Bunun üzerine annesi, herkesi güldüren bir cevahir yumurtladı: “Bu vatana benim de bir şehit vermem gerekiyordu”... Zavallı, ölen oğlunu yüceltme ve kendisini savunma sevdasına öylesine kaptırmış ki kendini, gülünç duruma düşürdüğünün ve hem o zamana kadar annelik görevlerini yapmadığının hem de böyle bir ifade kullanmaktaki hatasının farkında değil.

Bazı ölülerin; mesleğine ve ölüm sebebine bakılarak “basın şehidi”, “görev şehidi”, “demokrasi şehidi” gibi etiketlerle gömüldüğünü sık sık görüyoruz. Savaştan sağ dönen yabancı askerlerden de haberlerde “gazi” diye söz edildiği oluyor. Bir televizyon, Vietnam savaşına katılan Amerikan askerlerinin toplantısını, “Vietnam gazileri bir araya geldi” şeklinde vermişti… Pisi pisine ölüm ve sıradan ölüm ile üstün bir gaye uğruna ölümün ve kazadan kurtulanla, savaştan sağ dönenin farkını sadece İslâm ayırdediyor. Çünkü sadece o, uğruna hayat verilecek değerde... Bir İngiliz atasözü, “Uğruna can vermeye değecek değeri olmayanın, hayatının da değeri yoktur” diyor. Öyle bir hayatın değeri olmadığı gibi, uğruna ölünenin de değeri yok... Bu sebeple ölülerine ve dirilerine değer kazandırmak isteyenler, her şeyi birbirinden ayırdeden sistemin kavramlarına muhtaç... Farkında değiller ki, böyle yapmakla ne ölülerine, ne dirilerine değer kazandırıyorlar... Gayeleri ne olursa olsun böyle yapanlar, sadece İslâm’ın değerini pırıldatıyorlar...

Nazım Hikmet, “Kapital”e; hayranlığını ifade için “Hafız-ı Kapital olmak istiyorum.” demişti. Niye “Kapital’i ezberleyeceğim” veya “Kapital'in ezbercisi olacağım” demiyor. Diyemiyor… Dini, esastan reddeden bir ideoloji için vatanını terk ettiği halde, bir mübarek gecede Romanya’da camiye gitme ihtiyacı duyduğu gibi, bâtıl dâvasını ve dâvasına bağlılığını ifade için İslâm’ın kavramına sığınıyor... O da biliyor ki, “Hafız-ı Kur’ân” olunur ama, “Hafız-ı Kapital” olunmaz... Bir başka kitabın da hafızı olunmaz... Çünkü Kur’ân, hafızı olunacak kitaptır. Ama ne Kapital, ne bir başkası buna değmez... Nitekim, Nazım Hikmet bile, mistik bir lâf etmiş ama, şu anda hiçbir değeri kalmamış kitabı, istediği halde, ezberlememiş… Kur’ân-ı Kerîm dışında hiçbir kitap bu seviyeyi bulamadı, bulamayacak. Öyle söylemekle, kitabının değersizliğini ve Kur'ân'ın değerini ilân etti; o kadar...

Bir şeyi protesto için yemek yemeyeceklerini ilân edenler, eylemlerini yüceltmek için “oruç” ifadesine sığınır. Çünkü, filân şeyi şöyle şöyle yapmazsanız, aç duracağım dese hiçbir tesiri olmayacak… Yemezsen yeme, derler adama… Ne yapsın zavallı, hareketine bir yücelik katması lâzım… O da, sadece yemek yememekten ibaret olmayan ve yerine getirene dünyalardan üstün yücelikler kazandıran “oruç”tan başka ne olabilir?.. "Açlık grevi" demek de yetersiz. “Açlık orucu” tuttuğunu iddia eden, zannettiği gibi hareketini, “Açlık orucu” demekle “ibadet” seviyesine yükseltemez. Gayesi ne olursa olsun, sadece İslâm’ın bir değerini ilân etmiş olur; o kadar…

Efes’te medfun olduğu söylenen “Meryem Ana”yı ziyaret eden Hristiyanlar’ın “hacı” olduğununu yazar, kâğıt yığını gazeteler… İslâm’dan başka hiçbir inanışta hac yok. Şurayı burayı ziyaretle “hacı” olduklarını söyleyenlerin ve böylelerinin “hacı” olduğunu iddia edenlerin kendileri bile söylediğine inanmaz. Sadece inanışlarında böyle bir müessese olmadığını, haccın İslâm’ın özenilecek bir müessesi olduğunu belirtirler,o kadar...

Mucize!... Allah'ın peygamberlerine, peygamberliklerinin delili olarak bahşettiği kudret... Allah'ın izniyle, koyduğu kuralların dışına çıkabilme gücü... "Kul" olmalarına rağmen, emirler manzumesini bildirmekle görevlendirdiği seçkin insanlara (peygamber) verdiği imkân... Yalnız onlara mahsus... Ama bakıyorsunuz, mucize, aslının ve hakkının dışında da kullanılıyor. Rahatça, "Filân kişinin yaptıkları mucizedir" diyebiliyorlar... "Bir mucize oldu ve kazadan kurtuldu" diyebiliyorlar... Cahil müslümanların da dilinde... İslâm düşmanları bile kullanıyor... Kim ne derse desin, "olağan"ı aşmanın sistemi ve dolayısıyla da kavramı, sadece İslâm'da ve sadece peygamberlere mahsus... Bunu hakları ve hadleri olmadığı halde kullananlar, sadece İslâm'ın üstünlüğünü belirtmekle kalmıyorlar, kendi aczlerini de ilân ediyorlar... "Mucize", öylesine herkesi "acz"e düşürüyor ki, onun yerine şu dense bile denemiyor. Peygamberlik iddia edenlerin zavallılığını, tarih kaydediyor. "Tabiat ne harikalar yaratıyor" kabilinden bilerek veya bilmeyerek yarıtılmışlara tanrılık izafe edenlerin hem kendileri, hem "tanrıları" aşılarak, "aciz" bırakılarak gülünç duruma düşürülüyor. Mucize, peygamberlerin, bütün davalara karşı, meydan okuması...

Peki, aldıkları ve özendikleri ile eksiklerini tamamlayabilecekler midir? Asla!.. Eğer bir iman manzumesi eksiksiz ve tezatsız ise, yani kâmil ise ondan kırpıntı halinde bir şey alınamaz. Çünkü alınan, kâmil müessesenin bütünü içinde bir kıymettir. Dışında bir şey ifade etmez. Oradan alıp, başka bir yere monte etmekle, o değer kazanılamaz.

Tek yol, "Kâmil sisteme" teslim olmaktır. O zaman ancak iki cihanda selâmete erilir… Kâmil olanın hakkı, ya hep, ya hiçtir... Ya tamamına iman edersiniz, ya tamamını inkâr edersiniz...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : testi    07.12.2008
Yorum : yanlış mantığın insanı nasıl yanlışlara sürüklediğini göstermek için baştan sona yanlış, ibretlik bir yazı. Tebrikler yazarı Ali Erdal beyefendiye, bir insan bir yazıda bu an fazla bu kadar mantık yanlışı yapar ve bu kadar yanlış yazar.




Ekleyen : ali erdal    
Yorum : slm adaş beni tanıdın mı daha önce e mail atmıştım sana sonra sende bana cevap yazmıştın. O günden sonra e mail attıysdamda size ulaşamadım ama bende bu yola ulaşmayı uygun buldum. Neyse size gönderdiğim e mailde terşekkürlerimi bildirmiştim bana değer verdiğiniz ve sözlerimi iyi niyetle karşıladığınız için şimdi belki sıkıldınız sözlerimden ama ne yapayım. Sizden bir ricam olacaktı yazxarlık konusundfa sizden destek istiyorum düsncelerimi aktaracağım bir platform arıyorum. Hiçbir ücret talebinde bulunmuyorum sadece kendimi anlatmam gayem. şimdiden teşekür ederim.





 
Eserde nitelik ve iman... - Say� 101
Zaman tünelinden iki yazı... - Say� 100
"Tek"... - Say� 99
İnternete, kulak versek... - Say� 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (102): Bilge Kral Aliya...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Günaydın. Hayırlı sabahlar. Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 İçinde nice hikmet ve ötesini bulunduran ayetler... Onlara baktıkça tefekkürü sınırsızlık sınırına ç... Sinan AYHAN

 "Yalnızlık ömür boyu"... Yalnızlıkla iyi günde, kötü günde ve ölüm bizi ayırıncaya dek... Saf ve tem... Sinan AYHAN

 Bu yaziya yorum yazabilecek kıratta okuyucu nerede? Kim? ...

 Mevlana Sözleri için en güzel mevlana sözleri sitesi; http://www.mevlanasozler.c... Waltergob


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Batı’nın üç gözü ve
Eserde nitelik ve iman
Doğu ile batı birlikte bir hayal kurabil
Işık doğudan yükselir
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Batı’nın üç gözü ve
Eserde nitelik ve iman
Yürümek
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Gelecek sayı konusu hakkında


Yavuz Sert - Ben, öteki ve ötesi
Ali Erdal - Eserde nitelik ve im...
Kadir Bayrak - Biz istemeyi bilelim
Sinan Ayhan - Doğu ile batı birlik...
Necip Fazıl Kısakürek - Batı’nın üç gözü ve
Bedran Yoldaş - Sözde ve felsefede y...
Dergi Editörü - Günah bizden gitsin
Site Editörü - Işık doğudan yükseli...
Mehmet Hasret - Kurbağa kesip biçmey...
Necdet Uçak - Gönül
Necdet Uçak - Kitabımı sağ elime v...
Necdet Uçak - Hayır ve şer
Altan Atan - Bir farkla, bir fazl...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Kardelen toplantısın...
Kardelen Dergisi - Bilecikli yazarlar t...
M. Nihat Malkoç - Gecenin ardı nehar
M. Nihat Malkoç - 15 Temmuz ihaneti
Hızır İrfan Önder - Özlü/yorum
Hızır İrfan Önder - Kış bekleyen çocuk
Ayhan Aslan - Kısadan hisse
Ayhan Aslan - Rüşvet
Ayhan Aslan - Netice
Ayhan Aslan - Yıldız
Mehmet Balcı - Çocuk
Mehmet Balcı - Arıyorum
Ahmet Çelebi - Doğuyu özlüyorum
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Muhsin Hamdi Alkış - İki Doğu ve iki Batı...
Kubilay Ertekin - Hakka sahip çıkmak
İbrahim Şaşma - o mübarek kapıda
Halis Arlıoğlu - İktidar düşmanları
Ahmet Değirmenci - Sen nerdesin
Büşra Doğramacı - Kırkikindi
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - 101.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Anket
Murat Yaramaz - Hitap
Murat Yaramaz - Siyaset
Kenan Aydınoğlu - Elliye çatacak yaşın...
Ekrem Esad Atan - Kaygılanacak ne var
Ferhat Nitin - Deneme/Ne tuhaf
Hakan Karahan - Köroğlu
Mehmet izzet Gülenler - Yürümek
Recep Şen - Yâren
Erkan Karakaya - Filistinlileri topra...
Osman Sarıvelli - Söyle
Hüseyn Arif - Analar
Özgür Erdoğan - Ebeveynlik
Mirvarid Dilbazi - ***
Kerem Yılmaz - Denizde
Nəriman HƏSƏNZADƏ - ÜRƏYİM ANANI İS...
İradə AYTEL - SEVGİ NAĞILI
Samed VURĞUN - Göygöl
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaret�i Say�s� Toplam : 5946580
 Bug�n : 284
 Tekil Ziyaret�i Say�s� Toplam : 474589
 Bug�n : 6
 Tekil Ziyaret�i Say�s� (d�n) Toplam : 64
 101. Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 7
 ï¿½nceki Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 15
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim