Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3986 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

GÜLCÜ DEDE
Hızır İrfan Önder

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

Bizim mahallede bir dede vardı. Büyüklerimiz ona gülcü dede derlerdi. Onun işi gül yetiştirmekti. Ömrünü güllere adamıştı. Yüzü de gül gibiydi. Niçin olmasındı. O her zaman güler yüzlüydü. Saçları kırlaşmış fakat dökülmemişti… Küçük çocuklar ise onun yanaklarının tombul, kendisinin de oldukça şişman olması nedeniyle tonton dede derlerdi.

Bir gün onunla karşılaştım. Bana adımı sordu. “Yılmaz” dedim. Kaçıncı sınıfa gittiğimi sordu. “Sekizinci sınıf” dedim. “Bir gül ister misin yavrum?” dedi. .“Bilmem” dedim. O da“gül bakmak zordur; ona sevgini vereceksin; hiçbir ihtiyacını aksatmayacaksın ki gülün çok güzel açsın.” dedi ve ekledi: “Hem dokuz ay sonra en güzel gül yetiştirme yarışması var, güzel gül yetiştirirsen birincilik ödülünü alabilirsin.” dedi. Ben hemen “birincilik ödülü nedir?” diye sordum. “Çok güzel bir bilgisayar” dedi. Beni bir heyecan sardı. İçimden bu yarışmaya ben de katılmalıyım ve birinci olmalıyım dedim. Çünkü asgarî ücretle çalışan babamın bana bilgisayar alamayacağı apaçıktı…

Bizim mahallede durumu çok iyi olan bir tek Sertaçlar vardı. Çok kötü kalpliydi.  Herkese kötülük ederdi.   Baharın tam ortasındaydık. Sertaç her ilkbaharda olduğu gibi yaramazlığın zirvesindeydi: Çiçekleri eziyor, hayvanlara taş atıyor, küçükleri dövüyordu… Bu kötülükler onun için sanki bir oyundu. Ben gülümün açmasını merakla bekliyordum. Çok yakın zamanda ve güzel bir biçimde açması için de dua edip duruyordum... Sertaç benim gülümü gördü ve kıskandı. Onu kırmaya çalışınca dikenleri eline battı ve ağlayarak evinin yolunu tuttu. Oradakiler onun bu tutumuna gülüştüler... Ben gülümle ilgilenmeye devam ettim. Her türlü bakımını yaptım. Ve de yüreğimi verdim… Bunca çaba ve bekleyişin sonunda gülüm açtı. Heyecanla gülcü dedeye koşarak: “Açtı! Açtı! Gülüm açtı!” dedim. “Aferin! Gülüne iyi bakmışsın demek ki.” dedi. Ben de ona yarışmaya katılabilmem için yaptığı yardımlar için teşekkür ettim. Yarışmaya bir hafta vardı ve heyecanımı saklayamıyordum.  Belki benim de bir bilgisayarım olacaktı. Ve sonunda zaman geldi çattı. Yarışma günü erkenden kalkıp üstümü giydim. Kahvaltımı ettim ve yarışmaya alanına gittim. Yarışmada Sertaç da vardı. Yarışmayı bir şekilde kazanıp bana kötü bir son yaşatmak peşindeydi. Çünkü o birinci olursa benim bilgisayar hayalim suya düşecekti. Ben üzülecektim o sevinecekti…

Uzun süren bir değerlendirme sonunda jüri sonucu açıklamış birinci ben olmuştum. Ne kadar çok sevinmiştim… Artık benim de bir bilgisayarım olmuştu. Sevincim de boşuna değildi. Çünkü benim kazandığım ve benim olan ilk şeydi bu bilgisayar. Son nefesime kadar da bunu anımsayacağım. Öyle ki gülcü dede ölünce, tam bir yıl hayata küsmüştüm. Gülcü dede bir hayalimin gerçekleşmesine vesile olmuş; çalışmayı, sabırlı olmayı ve adam gibi sevmeyi öğretmişti. Gülcü dede şimdi kalbimin derinliklerinde yaşıyor…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
İstemem... - Sayı 123
Dermansız dertlere salma ... - Sayı 122
Kasem olsun!... - Sayı 119
Beni kalbine göm... - Sayı 118
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


40
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15152181
 Bugün : 5112
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640375
 Bugün : 136
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim