Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     334 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Sabah yakındır
Muzaffer Doğan

  Sayı: 92 -

Yaşadığı fırtınalı ve çileli dönemde, kıymeti gereği gibi bilin(e)meyen Üstad Necib Fâzıl Kısakürek, gün geçtikçe daha çok okunmakta, 100 cildin üzerindeki eserleri, baskı üstüne baskı yapmaktadır. Türk şiirinin yüzakı ve zirvesi 'Çile' de, 100. baskının eşiğindedir. Milletimizin son yüzyılda yetiştirdiği büyük bir şair, çok yönlü ve dâhi bir mütefekkir, kahraman bir dâvâ adamı olan Üstad; eserleri, dâvâsı, mücâdelesi ve şahsiyeti üzerindeki peşin hükümler bertaraf edildikçe, daha iyi anlaşılmaktadır.

Üstad, büyük Allah dostu Seyyid Abdülhakîm Arvasî hazretlerini tanıdıktan, Büyük Doğu Mecmuası ile entelektüel plânda, vahye dayalı ve kapsamlı bir muhalefet hareketi başlattıktan sonra, dehşetli bir karalama kampanyası ile karşılaşmış ve eşine az rastlanır bir sükût suikasdına mâruz kalmıştır. İsminin, dâvâsının, mânâsının ve mücâdelesinin üzerine sükût külü dökülmüştür.

Tarihte, peygamberler ve en büyük peygamber (sav) başta olmak üzere, her büyük insanın başına gelen de bu değil midir? 1940'ların başından vefâtına kadar, tek başına verdiği destanlık mücadelede, Üstad, tuttuğu yoldan ve istikâmetten tek derece sapmamış ve asla yılgınlık belirtisi göstermemiştir. Bu yönüyle de emsâlsizdir. Pergelin sabit ayağı gibi hep ve dâima, inandığı mukaddes dâvânın merkezinde sabitkadem olmasını bilmiştir. Kendi tabiriyle, "küfür kilerinden ekmek yemektense, İslâm çilehânesinde aç kalmayı tercih ederek" didinmiş, çırpınmış, yırtınmıştır.

Üstad Necib Fâzıl'ın, 1940'dan sonraki nesiller üzerinde büyük emeği ve hakkı vardır. Tek başına bir mektep olmuştur. Beş-on kişiye değil, nesillere öncülük etmiştir. Bugünkü mânâda İslâmî hassasiyetin temelini ve tohumunu, Üstad atmıştır.

1960 Darbesi'nin ardından, Üstad, doğudan batıya, ülkeyi soluk soluğa gezerek, şehirlerin salonlarında, o muazzam dehâsına eşlik eden muhteşem hitâbet gücüyle, Anadolu gençliğini ayağa kaldırmış, onlara "ceplerde kaybedilen kurtuluş anahtarı"nı hatırlatmıştır. "Sahte Kahramanlar", "İman ve Aksiyon", "Dünya Bir İnkılâp Bekliyor", "Yolumuz, Hâlimiz, Çâremiz", "Özlediğimiz Neslin Vasıfları" gibi konuşmalarıyla, Anadolu gençlerini, yeni baştan ve pazarlıksız bir dâvâ ahlâkına, o dâvânın aşkına, vecdine, estetiğine, irfânına, idrâkine sahip olmaya çağırmış; bu gençliğe kitaplarıyla, gazetelerde yazdığı "Çerçeve" başlıklı yazılarıyla ve eşiklerini aşındırdığı mahkemelerden, duvarlarını terlettiği hapishânelerden fırsat buldukça çıkardığı "Büyük Doğu"larla, "Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir" ümidini ve "zaman bendedir ve mekân bana emânettir" şuurunu aşılamıştır.

Üstad bir yazısında, beklediği, ümit bağladığı, zuhuruna da şahid olduğu ve "Geliyorlar!" diye müjdelediği Büyük Doğu gençliğinin vasıflarını şöyle sıralıyordu: Gözleri kara, alınları fikir çizgili, kalbleri ceylan, irâdeleri çelik, imanları volkan, irfânları tarla, idrakleri bıçak, edâları şiir, diyalektikleri ipekten örgü…

15 Temmuz 2016 gecesi, ülkemizi, işgale hazır hâle getirmek için girişilen darbe teşebbüsünde tankların, topların, jetlerin, silahların karşısına, erkeğiyle kadınıyla, cansiperâne dikilen, direnen, şehid olan, gazi olan, asker üniformalı gözü dönmüş hâinleri püskürten, kötü emellerini boşa çıkartan insanların vasıflarıydı, Üstad'ın saydığı bu vasıflar. Üstad'ın yıllar evvel çaldığı maya tutmuştu. O nesilden, o ruhla yetişmiş; Cumhurbaşkanı ve başkomutan olmuş bir insan, milletinin önüne düşmüş, zafer bayrağını, millet kalesinin burçlarına dikmişti.

"Güneşin ufka bir mızrak boyu yaklaştığı" bir hengâmede, ömrünün son demlerinde, yetiştirdiği gençlikten, "tabutunun musalla taşına konmasını"n yanında, "Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâvâ taşının da gediğine konması"nın unutulmamasını istiyor, "bunu tek vasiyetim bil!" diyordu.

Vasiyeti yerine ge(tiri)lmek üzeredir. Hâyâl ettiği gençlik, büyüdü, yetişti, gelişti, olgunlaştı ve ülkenin yönetimini eline aldı.

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylân, koşmana bak sen!

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

...

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Diyordu Üstad.

"Dâvâ taşı", gediğine konmak üzeredir. "Mızrak", hedefine doğru hızla ilerliyor. "Küheylanlar", koşularına temkinli adımlarla devam ediyorlar. Allah'ın izniyle, "öksüz yapı" tamamlanmak yolundadır. Yüz yıla yakın bir zamandır girdiğimiz berzahtan çıkmak üzereyiz. Gönül coğrafyamızı da kuşatacak olan, geleceğin büyük Türkiye'sinin doğum sancıları yaşanıyor. 2023'e birkaç adım kaldı.

Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,

Kavuşuruz, sonu gelmez gündüze

Diyerek; 50 yıl, ülkemizin, insanımızın, coğrafyamızın, Büyük Doğu'nun, yokuşları aşması, "yokuşlarda susamışlığın" sona ermesi ve düzlüğe çıkılması için, destanlık bir mücâdele veren, "Nur Yolu izde" giderek, "dudaklarda, unutulmaz bir şarkı" bırakan Üstad Necib Fâzıl'ın, gözü arkada kalmayacak, inşaallah. Tâ 1940'lı yıllarda şöyle haykırıyordu:

Surda bir gedik açtık, mukaddes mi, mukaddes;

Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..

...

Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek;

Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek!

Adım adım o günlere doğru yaklaşıyoruz!

Oğlu Mehmed'in şahsında, zindanlardan şöyle sesleniyordu:

Mehmed'im sevinin, başlar yüksekde!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekde!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

Dostlar! Gönüldaşlar!

Tekerlek, düzlüğe çıkmak üzeredir.

“Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni;

Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez yeni.”

Bekleyelim, sabredelim.

'Gözü olana, gün ışımıştır' diyor, Hz. Ali Efendimiz (ra). 

Sabah yakındır!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Sabah yakındır... - Sayı 92
Özdemir İnce ve 'Mihenk T... - Sayı 92
Türkiye üzerinden Orta Do... - Sayı 90
Durun kalabalıklar... - Sayı 81
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (94):
"Dil; milletin hayata, eşya ve hadiselere bakış, hayatı ve eşyayı algılayış, anlayış ve yorumlayış tefekkürüdür... Milletin tefekkür yüceliği ve zaafı, dilde ve dille tezahür eder... Dilini geliştirmek isteyen millet, hayatı ve eşyayı isimlendirme noktasında, fikre derinden değer vermelidir..."



Son Eklenen Yorumlardan
 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Yüreğinize ve elinize sağlık, CHP ve onu hazırlayan jön Türkler ancak böyle güzel açıklanabilirdi. ... Ahmet Güney

 Ayaklar baş, kavuk ile örtülmüş teşbih güzel olmuş.... nitrojen

 Abi eline yüreğine kalemine sağlık. Abi genç şairlerden yeri bambaşka olan bir şair yürekli insansın... Ahmet70

 maşallah çok güzel... Dertli İnsan


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
YÜZ ON BİR KERE MENEKŞE
ZÜMRÜT
İHTİLAL
‘PEYGAMBER OCAĞI BENDE TÜTER!’
KAHRAMAN MİLLET
ZÜMRÜT
LİSAN-I BİLECİK
ÇAPSIZ VE SEVİYESİZLER!...
Yavuz Sert - ANNELERİMİZ 14 HZ. Ü...
Ali Erdal - ‘PEYGAMBER OCAĞI BEN...
Kadir Bayrak - TÜRK KİMLİĞİ
Sinan Ayhan - “Küfür Tek Millettir...
Sinan Ayhan - KAHRAMAN MİLLET
Necip Fazıl Kısakürek - İHTİLAL
Dergi Editörü - NİYE YAZIYORUM?
Site Editörü - 15 TEMMUZ’DAN DERS A...
Haceloğlu - "KAHRAMAN"MIŞ...
Mehmet Hasret - DERVİŞ SÖZÜ
Kürsü Nizam - GIDA
Acıyorum - KARAKTER EDİNMİŞLER
Acıyorum - TİYATRO
Necdet Uçak - 15 TEMMUZ DARBE KALK...
Necdet Uçak - MEVL’M
Necdet Uçak - GAZİLERİMİZ VE ŞEHİT...
Mustafa Büyükgüner - OLAYLARA BAKIŞ
Kardelen Dergisi - BİLDİRİ
Hızır İrfan Önder - GECEYİ ÖRT ÜSTÜME
Mehmet Balcı - YUH
Mehmet Balcı - ZAMANE DESTANI
Fatih Öncü - ESRÂR
Ahmet Çelebi - SEN VE BEN
İğneci - MESAJ KİME
Kubilay Ertekin - ÇAPSIZ VE SEVİYESİZL...
İbrahim Şaşma - LİSAN-I BİLECİK
Halis Arlıoğlu - HENGÂME-İ REFERANDUM
Halis Arlıoğlu - BİR GÖNÜL YANGINI
Halis Arlıoğlu - HÂTIRÂLAR
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - 15 Temmuz Kahramanlı...
Ahmet Değirmenci - DESTAN
Büşra Doğramacı - SERZENİŞ
Bahadır Kaya - MEDYA SEPETİ
Murat Yaramaz - MİZAH KÖŞESİ
Murat Yaramaz - ŞARK
Murat Yaramaz - ETKİLEŞİM
Murat Yaramaz - RAHMET
Murat Yaramaz - SÜKÛT
Işın Erenoğlu Üstündağ - ZÜMRÜT
Alkışlıyorum - ALKIŞLIYORUM
Ahmet Yalçınkaya - SINAV
Ferhat Nitin - YÜZ ON BİR KERE MENE...
Tamer Uysal - YAZDAN KALMA BİR YAZ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3389152
 Bugün : 1589
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 408914
 Bugün : 12
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 78
 93. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 13 Ağustos 2017
Künye | Abonelik | İletişim