Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1436 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Annelerimiz -13-
Yavuz Sert

  Sayı: 92 -

Efendimiz Medîne'ye teşrif ettikleri zaman Medîne'de ciddi bir yahudi nüfusu vardı. O zamanlar şehrin adı Yesrib idi. Medîne'nin eski ismini söylemek Efendimiz tarafından yasaklanmıştır. Medîne ismini de kısa olarak söylüyoruz, Medîne şehir demektir, uygun olan sadece Medîne demek yerine Medînetü'n Nebi, Medînetü'l Münevvere, Medîne-i Tâhire şeklinde söylemektir.

O zamanki yahudi toplumu bir peygamber geleceğini biliyorlar ve bekliyorlardı. Ama kendi burnu büyüklükleri nedeniyle yeni bir peygamberin de kendi içlerinden çıkacağını düşünüyorlardı. Medîne Senedi çok önemlidir, bu senet ile gayrimüslim bir toplumla müslüman bir toplumun bir arada nasıl yaşaması gerektiği ortaya konmuştur. Kendi ırklarından başka insan kabul etmeyen Yahudiler, aynen Hudeybiye'de müşriklerin yaptığı gibi, bu senette yazılı mükellefiyetlerini yerine getirmemişlerdir.

Bu iş çevirenlerin başında Benî Nadir kabilesi reisi Huyey bin Ahtab vardır. Bu kabile Medîne'den çıkıp Hayber'e yerleşmiş daha sonra Mekkeli müşriklerle Benî Kureyzâ yahudilerini müslümanlar aleyhine kışkırtmaya devam etmiştir. Benî Kureyzâ, Benî Nadir'in kışkırtmalarına uyup ihanet edince muharebe olmuş, Benî Kureyzâ yahudileri cezalandırılmış ve Huyey bin Ahtab da öldürülmüştür. Benî Nadir kabilesinin reisi olan Huyey bin Ahtab'ın Safiye isminde bir kızı vardır. Huyey'in hanımı ise önemli bir asilzade olan Berre binti Semev'dir.

Hz. Safiye'nin yaklaşık olarak 610 yılında doğduğu rivayet edilmektedir. Validemiz ilk evliliğini Benî Nadir'in ileri gelenlerinden Sellam bin Mişkem ile yapmıştır ancak bu evlilik yürümemiştir. Daha sonra validemiz bir kumandan olan Kinane bin Rebi ile ikinci evliliklerini yapmıştır.

Hz. Ali'nin kahramanlığının belirgin olduğu Hayber seferinde Nizar, Natat ve Ketibe kaleleri birer birer düşmüş, Kinane bin Rebi öldürülmüş, hanımı Hz. Safiye, hem bir kabile reisinin kızı, hem de bir kumandan hanımı olarak Ketibe kalesinde esir düşmüş ve cariye olmuştur. Esirlerin taksimi sırasında Safiye validemiz Ashâb-ı Kiram'dan Dıhyetü’l-Kelbî'nin hissesine düşmüştür. Ashâb-ı Kiram bu paylaşımdan sonra Safiye validemizin kabile reisi kızı ve kumandan hanımı olduğunu farkederek, bu kadar önemli bir kişinin Efendimiz Hazretleri’nin hissesine düşmesi gerektiğini söylemişlerdir. Hattâ Ashâb'ın bazıları Hz. Dıhyetü’l-Kelbî'ye bunun için mangır vermek istemiş ancak Hz. Dıhye bunu kabul etmeyerek Safiye validemizi Efendimiz'in hissesine vermiştir.

Daha sonra Efendimiz Hz. Bilâl'i göndererek Safiye validemizi almasını emir buyurur. Hz. Bilâl ne yazık ki toplumumuz tarafından yalnızca Resûlullah Efendimiz'in müezzini olarak anılır.  Hz. Bilâl pek çok vazifeye sahip bir zât-ı şeriftir. Beytü'l Mâl'in hesabını o tutmuştur, Resûlullah Efendimiz'in özel ödemelerini yapmıştır, kadın esirelerin muhafazası ona ait, ayrıca Hucurât-ı Nebeviyye'ye izinsiz girmeye memurdur. Su getirmeye, erzak taşımaya sadece o yetkilidir.

Ganimet ve esir paylaşım işleri henüz Hayber'den dönülmeden yapılmıştır. Resûlullah Efendimiz, Safiye Validemiz’e İslâm’ı kabul etmesi halinde kendisi ile evleneceğini, böylece babasının ve kocasının sosyal statüsünden daha büyük bir sosyal statü kazanacağını, bu teklifi kabul etmese bile kendisini fidyeyi necat almadan serbest bırakabileceğini ve ailesinin yanına gönderebileceğini söyler. Safiye validemiz bu teklife karşı şöyle demiştir: "Ya Resûlullah, ben evveâ babamın, sonra kocamın şerrinden sizin davetinize icabet edecek olduğumu beyan edemedim, ben zaten sizin peygamber olduğunuza inanıyorum." Yani validemiz evvelden müslümandır. Efendimiz, validemizin bu sözü üzerine kendisini azad ettiğini, onu nikâhlayacağını, mehir olarak da azad bedelini verdiğini söyler ve bunu kabul ediyor musun diye sorar. Validemiz bu teklifi kabul eder.

Sırası gelmişken Efendimiz’in ne kadar ince biri olduğunu anlatan diğer bir örnek paylaşalım: Resûlullah Efendimiz Hayber'den ayrılacağı zaman ashabdan devesini getirmelerini ister. Hz. Safiye validemiz de o sırada yanındadır. Efendimiz validemizin deveye binebilmesi için dizini kırar ve validemize "bas dizime, deveye öyle bin" der. Daha sonra kendileri de deveye biner ve abasını validemiz ile kendisinin üzerini örtecek şekilde örter. Efendimiz böyle bir ince zâttır. Efendimiz ile validemizin nikâhları Medîne yolu üzerinde bir başka konak yeri olan Sahba'da kıyılmıştır. Nikâhta ikram vermek Emr-i Peygamberî’dir. Ülkemizde en azından bir nikâh şekeri veriliyor, hiç değilse bu yapılmalıdır. 

Sabahleyin namaza kalkan Efendimiz çadırın dışında yalın kılıç, sırtında oku, kalkanı ile Eba Eyyûb el-Ensarî Halid bin Velid'i görür. Efendimiz Hz. Halid'e neden bu şekilde beklediğini sorunca Hz. Halid şöyle cevap vermiştir:

"Ya Resûlullah, kusura bakmayın, zevcenizdir ama daha dün müslüman oldu, babasını, kardeşini, kocasını biz öldürdük. Belki bir şey olur, ne olur ne olmaz diye bekledim." Efendimiz bu cevap üzerine mübarek iki elini Hz. Halid'in omuzuna koymuş ve şu duayı etmiştir: "Ya Rabbi, bu Halid kulun beni nasıl korumak için sabaha kadar bu şekilde uykusunu feda edip nöbet tuttuysa, Sen de onu her türlü kötü halden koruyuver."

Hayber'in fethi ve Efendimiz'in evlendikleri haberleri seferdekilerden önce Medîne'ye ulaşmıştır. Hz. Ayşe validemiz, Efendimiz'in evlendiğini duyunca buna sinirlenmiş ve "Vallahi o yahudiyi evime sokmam" demiştir. Bu söz kulağına gidince Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Nefsimi yed-i kudretinde tutan Rabbime yemin ederim ki, Safiye samimi müslümandır." Safiye validemizin imanına Resûlullah kefildir.

Safiye Validemiz Efendimiz’in çok itina gösterdiği, çok akıllı, zeki, ibadete çok düşkün, yumuşak huylu ve çok hayırsever biridir. Cömertliği ve hayırseverliği öyle bir noktadadır ki, sağlığında hücresini sadaka olarak vermiştir. Efendimiz'in kendisine hediye ettiği takıların çoğunu Hz. Fatıma'ya, bir kısmını da Hz.Hüseyin'in kızı Hz. Ümame'ye hediye etmiştir. Validemiz, Efendimiz'in göçmesine kadar, dört seneye yakın Efendimiz ile birlikte yaşamıştır. Buna rağmen Hz. Ayşe'ye nazaran çok az, on civarında hadîs rivayet etmiştir. Bu hadîs-i şeriflerin bir kısmı amel ve itikat ile direk alakalıdır.

Malûm, Hacc’da veda tavafı çok önemlidir. Eğer bir kadın Arafat'dan döndükten sonra yumurtlama dönemine girerse veda tavafı sakıt olur kaidesinin vüruduna sebep Hz. Safiye validemizdir. Suizanna sebep olacak her türlü ahvalden kaçınma ile ilgili hadîs-i şerîfin de vüruduna sebep Hz. Safiye validemizdir. Bu konuda çok tipik bir misal vardır, bir misafirlikte abdestli olmadan namaz gösterilebilir.

Safiye validemiz hem çok merhametli, hem de çok cesur bir validemizdir. Bu iki meziyeti bir arada bulundurmak çok zor bir iştir. Asilerin Hz. Osman'a zarar vermeleri üzerine Safiye validemiz Hz. Osman’a yemek götürmüştür. Ne yazık ki o asiler validemize de terbiyesizlik yapmışlar ve eve sokmamışlardır. Ancak validemiz, cesur, merhametli ve beceriklidir. Fırın küreği gibi bir tahta bulup üzerine yiyecekleri koyarak onları pencereden Hz. Osman'a ulaştırmıştır.

Hz. Safiye epey uzun yaşamıştır. Efendimiz hazretlerinin ahirete göçmesinden sonra otuzsekiz veya kırk sene kadar daha yaşamıştır. Medîne'de vefat etmiştir, kabr-i şerifi diğer annelerimiz ile beraber Cennetü'l Bakî'dedir. Allah şefaatlerine nail kılsın.

(“Ömer Tuğrul İnançer ile Seyir Defteri” programı kayıtlarından derlenmiştir.)

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Hen�z yorum b�rak�lmad�...
 
Ben, öteki ve ötesi... - Say� 101
Zamanın kısa tarihi... - Say� 100
Röportaj - Bir Müslümanın... - Say� 99
Keyif verici cümleler... - Say� 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (102): Bilge Kral Aliya...

Son Eklenen Yorumlardan
 Hocam kelimelerle anlatılmayacak kadar güzel yazıyorsunuz... Düşünerek ddeğil hissederek yazıyorsunu... Tuğba

 imzasını "24.08.2010 " olarak ifade eden değerli yorumcu... Teşekkür ederim. Meseleyi çok güzel anla... Ali ERDAL

 Her şey dinlemek ile başlar, çünkü en başta kulak verilmesi gereken ayetlerdir, ruhlar varken duyula... Galip Nazar

 Merhaba. Günaydın. Hayırlı sabahlar. Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 İçinde nice hikmet ve ötesini bulunduran ayetler... Onlara baktıkça tefekkürü sınırsızlık sınırına ç... Sinan AYHAN


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı’nın üç gözü ve
Eserde nitelik ve iman
Doğu ile batı birlikte bir hayal kurabil
Işık doğudan yükselir
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Batı’nın üç gözü ve
İki Doğu ve iki Batı’nın Rabbi’nin hakkı
Gelecek sayı konusu hakkında
Ön söz, Öz Söz, S(öz)
"HAYAL" ve "HAKİKAT"


Yavuz Sert - Ben, öteki ve ötesi
Ali Erdal - Eserde nitelik ve im...
Kadir Bayrak - Biz istemeyi bilelim
Sinan Ayhan - Doğu ile batı birlik...
Necip Fazıl Kısakürek - Batı’nın üç gözü ve
Bedran Yoldaş - Sözde ve felsefede y...
Dergi Editörü - Günah bizden gitsin
Site Editörü - Işık doğudan yükseli...
Mehmet Hasret - Kurbağa kesip biçmey...
Necdet Uçak - Gönül
Necdet Uçak - Kitabımı sağ elime v...
Necdet Uçak - Hayır ve şer
Altan Atan - Bir farkla, bir fazl...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Kardelen toplantısın...
Kardelen Dergisi - Bilecikli yazarlar t...
M. Nihat Malkoç - Gecenin ardı nehar
M. Nihat Malkoç - 15 Temmuz ihaneti
Hızır İrfan Önder - Özlü/yorum
Hızır İrfan Önder - Kış bekleyen çocuk
Ayhan Aslan - Kısadan hisse
Ayhan Aslan - Rüşvet
Ayhan Aslan - Netice
Ayhan Aslan - Yıldız
Mehmet Balcı - Çocuk
Mehmet Balcı - Arıyorum
Ahmet Çelebi - Doğuyu özlüyorum
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Muhsin Hamdi Alkış - İki Doğu ve iki Batı...
Kubilay Ertekin - Hakka sahip çıkmak
İbrahim Şaşma - o mübarek kapıda
Halis Arlıoğlu - İktidar düşmanları
Ahmet Değirmenci - Sen nerdesin
Büşra Doğramacı - Kırkikindi
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - 101.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Anket
Murat Yaramaz - Hitap
Murat Yaramaz - Siyaset
Kenan Aydınoğlu - Elliye çatacak yaşın...
Ekrem Esad Atan - Kaygılanacak ne var
Ferhat Nitin - Deneme/Ne tuhaf
Hakan Karahan - Köroğlu
Mehmet izzet Gülenler - Yürümek
Recep Şen - Yâren
Erkan Karakaya - Filistinlileri topra...
Osman Sarıvelli - Söyle
Hüseyn Arif - Analar
Özgür Erdoğan - Ebeveynlik
Mirvarid Dilbazi - ***
Kerem Yılmaz - Denizde
Nəriman HƏSƏNZADƏ - ÜRƏYİM ANANI İS...
İradə AYTEL - SEVGİ NAĞILI
Samed VURĞUN - Göygöl
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaret�i Say�s� Toplam : 6221092
 Bug�n : 2815
 Tekil Ziyaret�i Say�s� Toplam : 478572
 Bug�n : 72
 Tekil Ziyaret�i Say�s� (d�n) Toplam : 83
 101. Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 10
 ï¿½nceki Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 15
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim