Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     339 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

15 Temmuz Kahramanlığını Anlamak İçin PARALEL EVRENDEN BAKMAK
Av. Özgür Alkan ALKIŞ

  Sayı: 93 - Temmuz / Eylül 2017

Dışarıdan plânlamalı, destekli ve idareli hain darbe girişiminin üzerinden tam 1 yıl geçmiş... Hani bazı filmlerde olur ya, yönetmen sahne geçişiyle “alternatif gerçekliği” gösterir. Filânca hadise öyle değil de böyle olsaydı, şu seçimi öyle değil de böyle yapsaydı tarih çizgisi nasıl değişirdi diye… Esasen kuantum fiziği ve Teorik Fizik’te de bunun karşılığı var; “paralel evren teorisi” deniyor. Yaptığımız her seçim ihtimal uzayında yeni bir karşılık doğursa da bir yerlerde diğer ihtimallerin de yaşandığı üzerine bir teori…

15 Temmuz’da milletin gösterdiği kahramanlığı anlamak için, hadiseler öyle değil de başka türlü olsa idi neyle karşılaşacaktık? Millet istiklâline, namusuna, iradesine ve inancına sahip çıkmasa idi, nasıl bir ülkede yaşayacaktık? Bol keseden ölçüsüz ve yıkıcı eleştiren aydın(!)ların, bu dediğimizi tefekkür etmesi, terazinin bir kefesine bu ihtimali koyması vicdanın gereği değil midir?

Öyleyse ey münevver kendine sor bakalım! Öyleyse ey aydın(!) bir düşün bakalım! Öyleyse ey siyasetçi tezekkür et bakalım. Öyleyse ey milletim bir rüya görür gibi filmi başka senaryoyla, hayalinde yeniden çek bakalım.

Eğer 15 temmuz’da hainler başarılı olsa idi:

ARTIK BAĞIMSIZ BİR ÜLKE OLMAYACAKTIK. ÜLKEMİZİ MİLLETİMİZ DEĞİL, KÜRESEL AKIL YÖNETECEKTİ.

Din adına, dini katleden bir hain ve onun her din dışı haline biat etmeye gönüllü zombiler ordusu köle kırbaçlayıcısı gibi kırbacını tependen eksik etmeyecekti. Fikri işgalle de yetinmeyecekler, -ki bu zat-ı namuhterem, HAÇLILAR SİZİN NAMUSUNUZA İBADETİNİZE DOKUNMAZ DİYEREK ZATEN EVVELDEN FİİLİ İŞGALİN YOLUNU DA YAPMIŞ İDİ- bir aşama sonra Sevr’i fiilen uygulayacak ve ülkemizi bölecek, güney ve doğu illerimiz bir terör örgütüne peşkeş çekilecek, Ege bir başkasının, Kıbrıs öbürünün olacak, bir kısmı Ermenilere verilecek, İstanbul ve boğazlar uluslar arası otorite idaresine teslim edilecek, sahte peygamberlik iddiasındaki hain de bunların denetleyicisi olacaktı.

Askeriyesi, adliyesi, diyaneti, ticareti, mülkiyesi ve idaresi hainlerin elinde ve esasen küresel aklın güdümünde olan bir ülke olacaktık! Fikrî ve fiilî işgalin tamamlanmasına ne kalmıştı? Ar, namus, haysiyet, izzet, istiklâl, istikbal kalmayacaktı. Bu hainlerin nezdinde bir önemi de yoktu zaten. Amma emin olun ki, camilerimizi kapatmayacaklardı! Dininize dokunmuyoruz diyeceklerdi! Ağlak, zırlak vaazlarını bu kez cami kürsülerinden verip Kelime-i Şahadetten ve dahi Ezandan Hz Peygamber’in ismini çıkaracak, dinler arası diyalog diyecek, kilise sinagog, cami beraberliği adı altında ortak ibadethaneler açacak, açık küfür olan teslise (üçleme) ve haşa Allah’a oğul isnadına bile Allah’ın rahman sıfatına atıf diyecek, dini içeriden kemirecekler ve dönüştürmeye çalışacaklardı.

Nato ve Birleşmiş Milletler askerleri Boğazlar’da, Trabzon’da Hatay’da, İzmir’de, Adana’da, Diyarbakır’da, Hakkari’de, Van’da ve belki başka pek çok ilimizde olacaktı. ORDUMUZ VE KOLLUĞUMUZ ZATEN HAİNLERİN 30 - 40 SENEYE YAYILAN KUMPASLARIYLA TESLİM ALINMIŞ OLDUĞUNDAN NASIL DİRENECEKTİ?

Böyle alternatif gerçeklik mi olur? Böyle uçuk senaryo mu olur? Diyen varsa senaryonun hazır çekilmişini izlettireyim:

Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Libya, Filistin, Yemen neredeyse tüm Ortadoğu’da çekilmiş ve oynanmış bu filmi görmüyor musun ey milletim? Bu ülkelerde hangi bahaneyle bulunuyorlar hatırlamıyor musun? Milyonlarca insan hangi bahanelerle işgal edilen ülkelerde öldü, mülteci oldu, aç sefil oldu vatanını şerefini, izzetini yitirdi? Artık gerçekliğe de ihtiyaç duymadıklarından (post-truth) diyorlar. Gerçeklik sonrası... Yani, algı yönetimiyle gerçekmiş sanısı uyandırılan her şey.

Maide suresi 54. âyetinde zikredildiği ümidinde olduğumuz Türk milleti, onların tuzaklarına müsaade edebilir miydi? Farz-ı muhal, millet müsaade etse o milletin sahibi, tuzak kuranların en hayırlısı Allah (CC) müsaade eder miydi? İman etmişiz ki, “Kabağın da bir sahibi olduğu gibi” bu milletin de bir sahibi var!

 

Latinlerin emperyalistin uşağı anlamına gelen “Komprador” dediği Aydın(!)lardan ümidim zaten yok da, sen 15 Temmuz’un sene-i devriyesinde yeniden bir düşün ey milletim!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
15 Temmuz Kahramanlığını ... - Sayı 93
Ne Fa Ka, Bedenini Arayan... - Sayı 92
İsmiyle müsemma Kardelen’... - Sayı 85
Stratejide yapılan hata, ... - Sayı 78
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3588495
 Bugün : 826
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415467
 Bugün : 22
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 99
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim