Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     419 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

15 Temmuz Kahramanlığını Anlamak İçin PARALEL EVRENDEN BAKMAK
Av. Özgür Alkan ALKIŞ

  Sayı: 93 - Temmuz / Eylül 2017

Dışarıdan plânlamalı, destekli ve idareli hain darbe girişiminin üzerinden tam 1 yıl geçmiş... Hani bazı filmlerde olur ya, yönetmen sahne geçişiyle “alternatif gerçekliği” gösterir. Filânca hadise öyle değil de böyle olsaydı, şu seçimi öyle değil de böyle yapsaydı tarih çizgisi nasıl değişirdi diye… Esasen kuantum fiziği ve Teorik Fizik’te de bunun karşılığı var; “paralel evren teorisi” deniyor. Yaptığımız her seçim ihtimal uzayında yeni bir karşılık doğursa da bir yerlerde diğer ihtimallerin de yaşandığı üzerine bir teori…

15 Temmuz’da milletin gösterdiği kahramanlığı anlamak için, hadiseler öyle değil de başka türlü olsa idi neyle karşılaşacaktık? Millet istiklâline, namusuna, iradesine ve inancına sahip çıkmasa idi, nasıl bir ülkede yaşayacaktık? Bol keseden ölçüsüz ve yıkıcı eleştiren aydın(!)ların, bu dediğimizi tefekkür etmesi, terazinin bir kefesine bu ihtimali koyması vicdanın gereği değil midir?

Öyleyse ey münevver kendine sor bakalım! Öyleyse ey aydın(!) bir düşün bakalım! Öyleyse ey siyasetçi tezekkür et bakalım. Öyleyse ey milletim bir rüya görür gibi filmi başka senaryoyla, hayalinde yeniden çek bakalım.

Eğer 15 temmuz’da hainler başarılı olsa idi:

ARTIK BAĞIMSIZ BİR ÜLKE OLMAYACAKTIK. ÜLKEMİZİ MİLLETİMİZ DEĞİL, KÜRESEL AKIL YÖNETECEKTİ.

Din adına, dini katleden bir hain ve onun her din dışı haline biat etmeye gönüllü zombiler ordusu köle kırbaçlayıcısı gibi kırbacını tependen eksik etmeyecekti. Fikri işgalle de yetinmeyecekler, -ki bu zat-ı namuhterem, HAÇLILAR SİZİN NAMUSUNUZA İBADETİNİZE DOKUNMAZ DİYEREK ZATEN EVVELDEN FİİLİ İŞGALİN YOLUNU DA YAPMIŞ İDİ- bir aşama sonra Sevr’i fiilen uygulayacak ve ülkemizi bölecek, güney ve doğu illerimiz bir terör örgütüne peşkeş çekilecek, Ege bir başkasının, Kıbrıs öbürünün olacak, bir kısmı Ermenilere verilecek, İstanbul ve boğazlar uluslar arası otorite idaresine teslim edilecek, sahte peygamberlik iddiasındaki hain de bunların denetleyicisi olacaktı.

Askeriyesi, adliyesi, diyaneti, ticareti, mülkiyesi ve idaresi hainlerin elinde ve esasen küresel aklın güdümünde olan bir ülke olacaktık! Fikrî ve fiilî işgalin tamamlanmasına ne kalmıştı? Ar, namus, haysiyet, izzet, istiklâl, istikbal kalmayacaktı. Bu hainlerin nezdinde bir önemi de yoktu zaten. Amma emin olun ki, camilerimizi kapatmayacaklardı! Dininize dokunmuyoruz diyeceklerdi! Ağlak, zırlak vaazlarını bu kez cami kürsülerinden verip Kelime-i Şahadetten ve dahi Ezandan Hz Peygamber’in ismini çıkaracak, dinler arası diyalog diyecek, kilise sinagog, cami beraberliği adı altında ortak ibadethaneler açacak, açık küfür olan teslise (üçleme) ve haşa Allah’a oğul isnadına bile Allah’ın rahman sıfatına atıf diyecek, dini içeriden kemirecekler ve dönüştürmeye çalışacaklardı.

Nato ve Birleşmiş Milletler askerleri Boğazlar’da, Trabzon’da Hatay’da, İzmir’de, Adana’da, Diyarbakır’da, Hakkari’de, Van’da ve belki başka pek çok ilimizde olacaktı. ORDUMUZ VE KOLLUĞUMUZ ZATEN HAİNLERİN 30 - 40 SENEYE YAYILAN KUMPASLARIYLA TESLİM ALINMIŞ OLDUĞUNDAN NASIL DİRENECEKTİ?

Böyle alternatif gerçeklik mi olur? Böyle uçuk senaryo mu olur? Diyen varsa senaryonun hazır çekilmişini izlettireyim:

Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Libya, Filistin, Yemen neredeyse tüm Ortadoğu’da çekilmiş ve oynanmış bu filmi görmüyor musun ey milletim? Bu ülkelerde hangi bahaneyle bulunuyorlar hatırlamıyor musun? Milyonlarca insan hangi bahanelerle işgal edilen ülkelerde öldü, mülteci oldu, aç sefil oldu vatanını şerefini, izzetini yitirdi? Artık gerçekliğe de ihtiyaç duymadıklarından (post-truth) diyorlar. Gerçeklik sonrası... Yani, algı yönetimiyle gerçekmiş sanısı uyandırılan her şey.

Maide suresi 54. âyetinde zikredildiği ümidinde olduğumuz Türk milleti, onların tuzaklarına müsaade edebilir miydi? Farz-ı muhal, millet müsaade etse o milletin sahibi, tuzak kuranların en hayırlısı Allah (CC) müsaade eder miydi? İman etmişiz ki, “Kabağın da bir sahibi olduğu gibi” bu milletin de bir sahibi var!

 

Latinlerin emperyalistin uşağı anlamına gelen “Komprador” dediği Aydın(!)lardan ümidim zaten yok da, sen 15 Temmuz’un sene-i devriyesinde yeniden bir düşün ey milletim!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
15 Temmuz Kahramanlığını ... - Sayı 93
Ne Fa Ka, Bedenini Arayan... - Sayı 92
İsmiyle müsemma Kardelen’... - Sayı 85
Stratejide yapılan hata, ... - Sayı 78
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Tasavvuf: insanı olgunlaştırma sanatı
Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3848131
 Bugün : 4246
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 423251
 Bugün : 61
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 93
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim