Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     662 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Budinden Yemene sazım çalınır
Mustafa Büyükgüner

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Kuzey Irak'taki referandum sebebiyle sosyal medyadan yapılan paylaşımlarda beni en fazla etkileyen ve konu hakkında düşüncelere sevk edeni, “Kerkük’ten vazgeçmeyiz!” etiketi ile yapılan, “Kerkük'te Türk yoksa, bu türküler kimin?” paylaşımı oldu. Mesaja eklenen videoda en güzel Kerkük türküleri, hem de uydurukça değil, gayet duru bir Türkçe ile çalıyordu.

Bir şehrin, bir millet ile özdeşleşmesi veya milletin bir şehri kendine ait hissetmesi kaç yüzyılda olur ve bunun belirtileri nelerdir bir düşünelim…

Anonim kaynaklardan gelen ve zaman içerisinde milletin öz malı olan türküler, deyişler, masallar, destanlar, atasözleri, deyimler; o yöreye ait özellikler, milletin değerlerinin ve karakterinin yörede gözükmesi, yeme alışkanlıkları, kıyafet seçimleri adeta bir imbikten süzülürcesine asırlar boyunca birike birike üzerinde yaşanılan toprağı, o milletin vatanı yapmaz mı?.. Veya aynı değerlere ve karaktere sahip millet, o toprağın gerçek sahibi sayılmaz mı?..

Bu sütunlarda daha önce de farklı sebeplerle dile getirmiştik. Milletimizin Orta Asya bozkırlarından çıkıp Mezopotamya'yı yurt edinmesi üzerinden 1000 yıldan fazla bir süre geçti. İslâm'la tanıştıktan ve kaynaştıktan sonra Müslümanların bayraktarlığını yapan milletimiz, hem hücum devresinde, hem de ricat devresinde bu bayraktarların getirdiği vazife şuuruyla hep en önde yenen veya yenilen oldu.

Selçuklu inşa ettiği binalara hep büyük kapılar yaptı, Osmanlı ise eserlerini geniş kubbeler ile örttü. Biz bugünden geçmişe baktığımızda görüyoruz ki, İslâm ile şereflendikten sonra büyüyen ve derinleşen medeniyetimizin giriş kapısı Selçuklu’dur; Osmanlı ise bu medeniyeti “çil çil kubbeler” serperek Anadolu'dan Avrupa'nın ortalarına, Arap yarımadasına ve Kuzey Afrika'ya kadar yaymıştır.

Bugün Macaristan ve Avusturya topraklarından başlamak üzere bütün Orta Avrupa ve Balkan coğrafyasında, kuzey ve Batı Karadeniz kıyılarında, Arabistan Yarımadası'nın tamamında ve Afrika'nın kuzey topraklarında bu etkiyi görmek mümkün. Ricat devrimizde bu topraklardan birer birer geri çekilirken, her ne kadar tarihi eserlerimiz düşmanlarımız tarafından yıkılıp talan edilse de, toprağa ve bölge kültürüne kattığımız değer hâlâ en çıplak haliyle görülmekte…

Bu bakımdan ilk vatanımız Orta Asya ve şu anda yaşadığımız ikinci vatanımız Anadolu toprakları ne kadar bizimse ve biz kokuyorsa, bir zamanlar atlarımızın kişnediği; minarelerinde ezan, meclislerinde Kur’an ve Mevlüt okunan bu topraklar da o kadar bizimdir.

Hala türkülerinde bir yandan kaç yüz yıl önce kaybedilen Macaristan toprakları için;

“Serhatlar içinde Budin’dir başı,

Kan ile yoğrulmuş toprağı taşı,

Çerkez Alemdar’dır şehitler başı,

Aldı Nemçe (Avusturya) bizim nazlı Budin'i…”

Diye ağıtlar yakan;

“Burası Huş'tur,

Yolu yokuştur,

Giden gelmiyor,

Acep ne iştir”

Diye Yemen’i dilinden düşürmeyen; birini ciddiyete davet ettiğinde “Halep oradaysa, arşın burada!”, kızdığında “Görürsün Hanya’yı (Mora) Konya’yı…” diyen; en büyük kayıp ve acılarını “Estergon Kalesi” ve “Tuna Nehri Akmam Diyor” diyerek askerîbandosuna marş yapan milletimiz; bu geniş coğrafyayı hafızasında ve gündelik hayatında yaşatmaya devam ettiği müddetçe, bize Selçuklu'dan ve Osmanlı'dan miras kalan bu toprakların hala gönül coğrafyamızın bir parçası olduğunu unutmamalıyız.

Bir Kerkük ağıtında;

“Baba bugün Kerkük ateşe benzer,

Sönmez güneşe benzer,

Kerkük’ü unutanlar,

Çölde bir taşa benzer!”

Dediği gibi Budin’den Yemen’e kadar sazımızın çaldığı, türkümüzün söylendiği bu coğrafyada, değil Kerkük’ü, şehit kanları ile alınmış hiçbir toprak parçasını unutmaya hakkımız yoktur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Taşlar dile geldi... - Sayı 97
Nefes... - Sayı 96
Bir Naim Süleymanoğlu por... - Sayı 95
Budinden Yemene sazım çal... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Mevlid
Makine
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4932530
 Bugün : 3536
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452748
 Bugün : 78
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 138
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim