Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     321 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bu cemiyetin - Süleyman Çelebi
Hakan Karahan

  Sayı: 96 -

Üstad Necip Fazıl, toplumun içinde bulunduğu buhrandan kurtulabilmek için Batı taklitçiliğinden sıyrılarak öz benliğimize yani İslâmî değerlere dönmenin zarurî olduğunu savunur. Ona göre; “Bu cemiyetin dinî mizacı Süleyman Çelebi’de, derinlik ve olgunluğu Mevlana’da, mavera humması Yunus Emre’de, kahramanlık hayali Battal Gazi’de, aksülamel, tepki ve isyan psikolojisi Köroğlu’da, nükte ve hicvi Nasrettin Hoca’da, halk duygu kumaşı Karacaoğlan’da, hassasiyet cevheri Fuzuli’de, eda ve estetik ruhu Bakî’de, kuru mantık ve aklı Nabî’de, belagat ve hırçınlığı Nefîde, şive ve zarafeti Nedim’de, irfan ve inceliği Şeyh Galip’te, usul ve sistemi Kâtip Çelebi’de, mavera görüşü İbrahim Hakkı’da, dekor zevki Yesari’de, plastik fikri Sinan’da, fonetik fikri Dede Efendi’de aranmalıdır.” Biz de öz benliğimizin bu önemli şahsiyetlerini yakından tanımanın gerekli olduğunu düşünerek bu sayımızdan itibaren “Bu Cemiyetin” fikir adamlarını tanıtmaya çalışacağız.

İlk olarak Süleyman Çelebi ile başlıyoruz. Mevlid kasidesinin yazarı Süleyman Çelebi, Bursa'da doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i 60 yaşında yazdığı ve eserin 1409 (H. 812) senesinde bittiği bilindiğinden 1351 (H. 752) senesinde doğduğu anlaşılmaktadır. Süleyman Çelebi, Ahmed Paşa’nın oğlu ve Orhan Gazi’nin silâh arkadaşı olan Şeyh Mahmud’un torunudur.

Osmanlı'nın kuruluş devrinde yaşayan Süleyman Çelebi, ilim ve irfan sahibiydi. Kendisine verilen 'Çelebi' ünvanı da onun ilim sahibi biri olduğunu gösterir. Süleyman Çelebi, bu bilgeliği sayesinde Osmanlı'nın en büyük camiilerinden olan Bursa Ulu Camii imamlığına getirilir. Mevlid olarak bilinen Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi) adlı eserini de bu görevde yaşadığı olaydan etkilenerek yazmıştır.

Bir gün İranlı bir vaiz Ulu Cami’de vaaz verirken Bakara sûresinin 285. âyetini yanlış yorumlayarak peygamberler arasında fark bulunmadığını ve Hz.Muhammed'in de Hz.İsa’dan ve diğer peygamberlerden üstün olmadığını söylemiştir. Bu hadiseye duygulanan Süleyman Çelebi çok bilinen Mevlid eserini yazmıştır. Bu eserde Ehl-i Sünnet itikadını anlatmıştır.

“Allâh adın zikredelim evvelâ

Vacib oldu cümle işte her kula

Allâh adın her kim ol evvel anâ

Her işi âsan eder Allâh anâ”

Beyitleri ile başlayan Mevlid; münâcaat (Allahü Teâlâ'ya yalvarma)¸ velâdet (Peygamberimizin doğumu)¸ risâlet (Peygamberliğin bildirilişi)¸ mîrâc (Göklere çıkışı¸ Cennet'i ve Cehennem'i görmesi)¸ rıhlet (Peygamberimizin vefâtı) ve duâ bölümlerinden oluşmaktadır.

Süleyman Çelebi’nin eserini hazırlarken bazı eserlerden yararlandığı da anlaşılmaktadır. Bunların başında Ebü’l-Hasan Bekrî’nin Arapça siyer kitabı gelir. Eserde, Âşık Paşa’nın Garipnâme’si ile Dar’ir’in Siyerü’n-Nebi’sinden de benzerlikler görülmektedir.

Mevlid, kandillerde, bayramlarda, doğumlarda, ölümlerde, hayatımızın her anında okunan bir gelenek haline gelmiştir. Bu geleneğin bugünlere gelmesinde Osmanlı padişahı III.Murat döneminde devlet merasimi olarak okutulmasının önemi büyüktür. Peygamberimiz'in (sav) doğum günü olan Rebiülevvel ayının 12. gecesi başta padişah olmak üzere, devlet görevlilerinin katıldığı resmî bir merasim yapılırdı. Halk arasında çeşitli vesilelerle Mevlid okutma geleneği sürdürülerek bugün dahi geniş halk kitleleri tarafından söylenip dinlenmektedir.

Mevlid, Türkçe’nin şaheseridir. Dil ve anlatımı sayesinde Osmanlı’nın ulaştığı tüm coğrafyada insanların gönüllerine hitap etmiştir. Bosna Hersek, Macaristan, Kosova, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Kırım’da asırlardır mevlid okunmaktadır. Balkan Müslümanlarının parçası oldukları büyük Türk Milleti'nden koparılmaya çalışıldıkları, din adına her şeyin yasaklandığı dönemlerde de Mevlid geleneği Müslüman-Türk kimliğinin korunmasında önemli rol oynamıştır. Mevlidin bu zaferi, samimi, bilgili, Allah'ına ve Peygamberi'ne bütün varlığı ile bağlı duygulu bir şahsiyetin eseri olmasındandır.

Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi bu cemiyetin dini mizacını ifade eden Süleyman Çelebi, bu meziyetleriyle geniş coğrafyanın insanları arasında hiçbir esere nasip olamamış derecede yüzyıllardır büyük rağbet görmüştür.

Süleyman Çelebi, 1422 (H. 825) yılında vefat etmiştir. Kabri, Bursa Çekirge yolu üzerindedir. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Yunus Emre... - Sayı 99
Mevlânâ... - Sayı 97
Bu cemiyetin - Süleyman Ç... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Adam olmak, içe doğru derinleşmek, hiç bir şey beklemeden kendini bilme ilminde ilerlemeye çalışmak,... Sinan AYHAN

 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tevhid
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
"Tek"
Tasavvuf
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5073026
 Bugün : 932
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 456976
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 82
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim