Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     736 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Yunus Emre
Hakan Karahan

  Sayı: 99 -

Üstad Necip Fazıl’ın bu cemiyeti yoğuran ve temsil eden fikir adamlarını saydığı sözünden hareketle cemiyetimizin önemli şahsiyetlerini kaleme almaya devam ediyoruz. Bu sayıda, bu cemiyetin “mâverâ humması”nın aranması gereken Yunus Emre’yi kaleme almaya çalışacağız.

13.yüzyılda yaşamış olan Yunus Emre’nin hayatı ile ilgili bilgilere daha çok menkıbelerden ulaşıyoruz. Ancak, eserlerinden iyi eğitim aldığı ve bilge bir kişilik olduğu anlaşılmaktadır. Anadolu insanı, Yunus Emre’yi çok benimsediği için yurdumuzun farklı yerlerinde ona ait olduğu söylenen türbe ve mezar bulunmaktadır. "Yunus öldü diye selâ verirler. Ölen hayvan-durur âşıklar ölmez" diyerek ölümsüzlüğünü ilân eden Yunus’a mezar aramak beyhude bir uğraştır.

Yunus Emre, Türkçe’yi çok iyi bilen ve kullanan bir şairdir. Yunus’un kullandığı dil,  13. ve 14.yüzyıl Türk halk dilinde yaşayan Türkçedir. Onun kullandığı dil o kadar güzel ve sadedir ki, şiirleri sanki bugün yazılmış gibidir. Halkın duygu ve düşüncelerini sade bir Türkçe ile aktararak asırları aşmış ve günümüze kadar tüm tazeliği ile gelmiştir.

“Mal sahibi, mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi

Mal da yalan, mülk de yalan

Var biraz da sen oyalan”

700 yıl önce yazılan yukarıdaki satırlar sanki bugün yazılmış gibi değil midir? Anadolu’da bugün dahi birçok insanın günlük karşılaştığı olaylar karşısında söylediği sözler Yunus Emre’nin kaleminden çıkmıştır. Yunus Emre yazdığı basit ve sade şiirlerle geleceğe ışık tutmuştur.

Millî şairimiz Yunus Emre, milletin nabzını tutan, milletin potansiyelini ortaya koyan, hayalini, rüyasını, emelini, arzularını, hislerini, öfkelerini anlatan şair olmuştur. Türk milletinin kalbine yerleşmiştir. Yunus Emre’nin şiirlerini okurken halk, kendi sesini duyar. Milletiyle o kadar hem hal ki adıyla anılıyor… Yunus… Diğer şairler, mahlâslarıyla  anılıyor. Yıllarca ihmal edilmiş olmasına rağmen, herkes onu bilir, herkesin dilinde Yunus’tan en az bir beyit, bir kıta vardır.

Taptuk Emre asayı atmış ve Yunus'a git bunu bulduğun yerde irşada başla demiş... Uzun süre aradıktan sonra âsâyı  bulmuş ve irşada başlamış... Tekkede kendisine temizlik hizmeti verilmiş. Kadılığı terkedip tekkeye intisap eden birine bu reva mı?.. Terketmiş tekkeyi... Bir müddet gittikten sonra bir hana gelmiş. İki kişiye rastlamış. Akşam olmuş acıkmışlar... Ne yiyeceğiz? Diğerleri demiş, acıktığımız zaman dua ediyoruz. Bir sofra geliyor, karnımızı doyuruyoruz... Biri dua etmiş, Allah'ın ikramı gelmiş. Bir zaman sonra iki kişiden diğeri dua etmiş, karınlarını doyurmuşlar... Tekrar acıktıkları zaman, haydi bakalım, şimdi sen dua et, demişler Yunus'a... Garibim, kan ter içinde dua etmiş... İki sofra gelmiş. Sen nasıl dua ettin, ne dedin de iki sofra geldi? Dedim ki demiş Yunus... Yarabbi, beni mahcup etme. Bunlar neyin adına dua ettilerse, benim duamı da onun adına kabul et... Sana göre güçlük mü var, dedim. Yunus sormuş, siz neye göre dua etmiştiniz? Demişler biz, Taptuk Emre'nin dergâhında Yunus adında bir derviş varmış, onun adına dua ettik... Hemen dergâha dönmüş. Efendinin huzuruna çıkmaya yüzü yok. Ya ne yüzle geldin der, kovarsa... Efendinin hanımından muavenet istemiş. O da, kapının önüne yat... Biraz sonra çıkacak Efendi... Gözleri iyi görmüyor Şeyhin... Bastonu takılınca sorar bu ne? Dervişlerden biri, derim. Kim diye sorunca Yunus derim. Hangi Yunus, derse sen haline yan? Dediği gibi yapmışlar. Şeyh "Yunus" denmesi üzerine "Bizim Yunus mu?" diye sormuş... Dünyalar Yunus'un olmuş... "Bizim Yunus" ifadesi bizzat şeyhi tarafından lütfedilmiş. Türk milleti ve dili "Bizim Yunus"u kazanmış.

Yazımızı Üstad Necip Fazıl’ın dizeleri ile bitirelim;

“Bir zamanlar dünyaya bir adam gelmiş:

Sayıları silmiş, BİR’e yönelmiş…

Bizim Yunus,

Bizim Yunus ..”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Köroğlu... - Sayı 101
Battal Gâzi... - Sayı 100
Yunus Emre... - Sayı 99
Mevlânâ... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7892885
 Bugün : 1737
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516375
 Bugün : 38
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 60
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim