Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     955 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mevlânâ
Hakan Karahan

  Sayı: 97 -

“Bu cemiyetin, derinlik ve olgunluğu MEVLÂNÂ’da”

Bir önceki sayımızda Üstad Necip Fazıl’ın “bu cemiyetin” fikir adamlarını saydığı sözünden hareketle biz de cemiyetimizin bu önemli şahsiyetlerini kaleme almaya başlamıştık. 97.sayımızda bu cemiyetin “derinlik ve olgunluğu”nun aranması gereken Hz.Mevlânâ’yı kaleme almaya çalışacağız.

Mevlânâ, 1207 yılında Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Muhammed olarak bilinen Mevlânâ’ya önemli şahsiyetler için kullanılan “efendimiz” anlamına gelen Mevlânâ ismi verilerek bir nevi özel isme dönüşmüştür. Mevlânâ doğduğu şehirden Moğol istilası sebebiyle batıya doğru göç etmek zorunda kalmış, Karaman’a kadar gelmiştir. Daha sonra da Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin'in ısrarı üzerine dönemin başkenti Konya’ya gelmiştir. Mevlânâ bu göç esnasında birçok âlim zat ile tanışma ve ders alma fırsatı bulmuştur. Babasının ölümünden sonra çevresinde toplananlarla birlikte Mevlânâ büyük bir ilim ve din bilgini haline gelmiş, vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşmıştır.

1244 yılında Mevlânâ’nın hayatında büyük değişiklikler meydana getirecek olan Şems-i Tebrizî ile tanışmıştır. Şems, Mevlânâ’ya ayna olmuş, Mevlânâ, Şems’in aynasında gördüğü kendi eşsiz güzelliğine âşık olmuş, diğer bir ifadeyle Mevlânâ, gönlündeki Allah aşkını Şems’te yaşatmıştır. Mevlânâ, Şems’in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekilmiştir.

Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetleyen Mevlânâ 1273 yılında vefat etmiştir. Yeşil Türbesi Konya’dadır. Mevlânâ ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi mânâsına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu. Yine Hazreti Mevlânâ vasiyetinde;

“Ben Size, gizli ve alenî,

Allah’dan korkmanızı,

az yemenizi,

az uyumanızı,

az söylemenizi,

günahlardan çekinmenizi,

oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi,

dâima şehvetten kaçınmanızı,

halkın eziyet ve cefâsına dayanmanızı

avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı,

kerem sahibi olan sâlih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim.

İnsanların hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah’a mahsustur. Tevhîd ehline selâm olsun.”

Demiştir. Mevlânâ, eserlerinde tasavvuf ile ilgili konulara değinerek daha çok ilâhî aşk üzerinde durmuştur. En önemli eseri Mesnevi’dir. Onun tasavvufu, irfan, tahakkuk, aşk ve cezbe âleminde olgunlaşmadır. Mevlâna, Mesnevî'yi Çelebi Hüsameddin'in isteği üzerine yazmıştır. Kâtibi Hüsameddin Çelebi'nin söylediğine göre Mevlânâ, Mesnevî beyitlerini Meram'da gezerken, otururken, yürürken hattâ semâ ederken söylermiş, Çelebi Hüsameddin de yazarmış.

Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi bu cemiyetin derinlik ve olgunluğunu ifade eden Hazreti Mevlânâ, Anadolu’da barış ve kardeşlik ortamı kurulmasında önemli rol oynarken aynı zamanda bugün dahi hoşgörüsü, fikirleri ve dünya görüşü ile insanları etkilemeyi başarmıştır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Köroğlu... - Sayı 101
Battal Gâzi... - Sayı 100
Yunus Emre... - Sayı 99
Mevlânâ... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7448159
 Bugün : 251
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510288
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 49
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim