Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     65 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kıyam
Oğuz Askan Kocagöz

  Sayı: 99 -

Yağmurlu bir gündü, hayallere dalmaktan onu alıkoyansa bir rüzgâr uğultusuydu. Suyun ve rüzgârın aziz buluşması içerisinde melankoli halinden uyanıklığa şöyle bir süzüldü. Karşısında Saat Kulesi tüm hışmıyla “ben burdayım” dercesine duruyordu.  Soğuk ne yağmura ne de rüzgâra aldırmadan yüzüne inen bir şamar gibiydi.

Son yıllarda bu saat kulelerinden ülkenin tüm şehirlerinde neredeyse ilçe ve kasabalarında dahi inşa ediliyordu. Zira bu kulelerin olduğu şehrin merkezi olduğu, önemli bir yer olduğu inancı olduğu halk arasında muteber bir inanç gibi yaygınlaşıyordu. Lakin bu kuleler ne öyle çok muteber bir mekân ne de şehrin göbeğiydi. Altı üstü batıl bir inancın ürünüydü. Ecnebi memleketlerden özenti namına alınan son eserdi. Dönemin önemli sayılan hadiseleri; kutlamalar, törenler, halka mâl olmuş insanların davaları vs. birçok hadise bu kuleler önünde gerçekleşiyordu. Sanki kuleler şahit tutulmak istenircesine.

Küçük, kendini bu düşüncelerden alıkoymaya çalışsa da sabah serininde zihninden atamadığı fikirler içerisinde sürüklenirken iki yanında izbanduta benzer iki adamla; kısa boylu bizim Efe çıkıp geliyordu. Hayatının kahramanı Efe Kerim kendinden emin ancak bir o kadar da vakarlı ilerliyordu. Küçük, kendini birden içinde bulunduğu hadisenin şahidi olarak buluverdi. Efe Kerim halkı galeyana getirmekle suçlanıyordu. İki gün önce devletin ileri gelenleri onu burada mahkeme etmişler hüküm vermişlerdi. Bugün Efe’nin bu meydanda verilen hükme göre idamı gerçekleştirilecekti. O kısa boylu, sıska vücutlu Efe yaptıklarıyla hem padişahın hem vezirlerin hem de önemli devlet adamlarının gözünü korkutmuştu.

Kerim aslen Anadolu’nun küçük bir kasabasından gelmişti. Amcası Patrona Halil uzun yıllar önce devlete isyandan yargılanıp idam edilmişti. Denilene göre o da amcasının izinden gitmiş. İstanbul’a geldikten sonra halkın içinde devlet adamlarının saltanatına ileri geri laflar etmiş, neticesinde ise böyle yargılanıp idama mahkûm edilmişti.

Kerim’in cellâtlar arasında öyle bir yürüyüşü vardı ki. Ya korktuğunu belli etmiyordu yahut hâlâ durumdan ümidi kesmemişti. İki uzun adam ortasında bu küçük adamı görenlerin aklına İmam-ı Azam’ın lenâ hadisesi geliyordu. Zira iki uzun boylu öğrencisi arasında yürüyüş yapan İmam’a öğrencileri “hocamız aramızda lenâ’nın nunu gibi durdu” demişler. İmam da onlara “oradaki nun olmasa ne lâ ne de nâ’nın bir anlamı olur” demiş. Arap ve Farsi lisanlarını bilenler bu iki sözcükte sözlük anlamlarında yok demektir. Büyük İmam bu cümlesiyle iki öğrencisine ders vermiştir.

Kerim izbandutlar eşliğinde halkın arasından yürüyüp kendisi için kurulan darağacına kadar yürüdü. Ta ki iskemleye çıkacağı an durakladı ve içinden kim bilir neler geçirmişse de hiç birini dillendirmedi. Sadece yüksek sesle şehadet getirdiği herkes tarafından duyuldu. Ardından kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan iskemleye sıçradı. Elleri ardından bağlı olduğu için boynuna tabiri caizse yağlı kemendi geçirmesi için celladına işaret etti gözleriyle. Halk, izleyenler ve hattâ cellâtlar bile gözlerinin içine bakıyordu. Sanki emri verenlerin sözüyle değil de Kerim’in bir işaretiyle hareket ediyormuş gibi. Kerim cellâttan bile yardım almadan kendi iskemlesine kendi tekmeyi vurdu. İzleyenlerin hayretleri içerisinde yağlı urganda cansız bedeni sallandı.

Soğuktan ve rüzgârdan donmuş, yağmurdan sırılsıklam olan Küçük ünizlediği hadisenin etkisinde kaldığı her halinden belliydi. Meydana toplanmış halkın arasından yavaş yavaş geçip celladın önüne gelince durdu. Elini yumruk yaparak cellâdın ayağına vururken bir yerden de bağırıyordu “kıyaaaaaaaaam”. Halk Küçük’ün nidalarını bekliyormuşçasına galeyana geldi. Efe’yi darağacından indirdiler ve cellâtları paraladılar. Ne çare Efe canını teslim etmişti.  Ardından meydana gelen padişah muhafızları halkı evlerine dağılmaları konusunda uyardı. Olay büyümeden halk dağıldı. Neticesinde kulaklarda sadece “kıyaaaaaam” sözü kaldı.

Olayın şahitleri ise bir bizim Küçük bir de hışmıyla koca Saat Kulesi kalmıştı.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kıyam... - Sayı 99
Yüreğinle gel... - Sayı 77
Yüreğinle gel... - Sayı 76
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday

 Ellerin sağlıq kardeşim Rafiq Oday.... Nazim


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Veliler ordusundan
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5176106
 Bugün : 1899
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 459112
 Bugün : 30
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim