Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     787 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Akıllı ol
Altan Atan

  Sayı: 100 -

Erenlerin çoktur yolu

Cümlesine dedik beli

Gören bizi sanır deli

Usludan yeğdir delimiz (Muhyî)

Akıllı telefonlar, otolar, televizyonlar, buzdolapları, fırınlar, saatler, akıllı evler, hastaneler, işyerleri ve akıllı şehirlerle akıllı bir hayat. Cihazlardan mekânlara ve yaşantılara kadar “smart” kavramının içine alınan, alınmaya da devam edilen şeyler… Şeylerin interneti (Internet of things) ile yapay zekâlı insansı robotlar ve çip yerleştirilmiş robotsu insanlar… Böylelikle akıllandığı söylenen her şeyle beraber değişerek gelişen inançları da düşününce büyük dönüşümün donanım ve yazılım boyutunun yaşanmaya başladığı anlaşılıyor. Donanım, teknoloji dediğimiz şeyler yazılım ise inançlar… İşte size öngörülen gelecek!

Nedir büyük dönüşüm? Tercüme edilirse, her şeyde doğallığın bozulması, yönetilebilir olması için yapaylaşması. Buna akıllı olmak deniyor. Akıllı telefonlar her şeye müsait telefonlar.

Birileri yönetebildiklerine, kullanabildiklerine akıllı diyor. Akıllı olun yani teslim olun ve söylediklerimizi yapın!

Ancak bu söylemler, bir çatışma bir savaş işi teslim olma ve alma durumu gibi değil, gitgide tanrı-kul arası dinî bir söylem haline geliyor. Benzer ifadeler kutsal kitabımızda da var aslında ve hattâ ‘aklınızı kullanın, siz hiç akıllanmayacak mısınız’ diyor. Acaba hangi akıldan söz ediliyor?

Öte yandan geleneğin bozulması ve kokuşması var. Hayatın anlamını yitiren-bilmeyen-arayan nesillere hakikat nasıl hatırlatılıp anlatılacak? Eski inançların yerini neler alacak? Bütün dünyayı yepyeni bir inanç mı kaplayacak yoksa en eski orijinal bir inanç mı yeryüzünün hâkimi olacak?

Giderek ayrışan ve karışan toplumlarda insanların belki de tek ortak noktası olan mutsuzluk bu karmaşanın, yani sahtekârlığın en kötü sonucu. Tatminsizlik bir insan için en büyük felâket.

Özetle bu zamanın belâsı sahtecilik, kurtuluşun çaresi ise fark edebilmektir. İşine gelmeyenin kendine din uydurduğu zamanlarda yaşıyoruz.

İnsan için şart olan temel eğitim şudur: İyi ile kötüyü ayırt edebilmek, iyiden yana olmak ve sonunda iyilerden, doğrulardan olmak yani dosdoğru olmak! Budur okuma yazmayı öğrenmek. Okumak yani hayatı okumak, hem de doğru okumak, hayatın anlamını anlamak ve yaşayarak ona uygun doğru cevapları vermek yani yazmak, hem de doğru yazmak… Akıllı olmak budur. Eskinin akıllı köylüsü, hiç değişilir mi bugünün dangalak profesörüne, bakanına, can yakanına!

Okuma yazma bilmek, her seviyede hayatı doğru okumak ve ona göre doğru yaşamaktır.

Tiksinti verenler söylediğinin aksini yaşayanlardır. Allaha giden yollar çoktur ancak artık inkâra giden yollar da çoktur. Geleceğin artık her an gelebildiği bu zamanlarda sorunlar tamamen ahlâkîdir. Cehaletin ahlâkî bir mesele olduğunu unutmayalım. Madde bağımlılığının nasıl berbat ve öldürücü bir ahlâkî hastalık olduğuna dikkat çekelim. İstediği sonuçları almak için her şeyi meşru gören yalancı, oyuncu, inkârcı sahtekâr insanların akıllı olmadığını, yapılanların yaşamak için gerekli olmadığını kabul edelim. Her kötülüğü kabul edip ses çıkarmayanlara uslu yani akıllı demeyelim. Şahit olup da görmedik duymadık demeyelim. Allah insanı taş eder! Ettiklerini de gördük…

Gerçekten akıllı olalım, olamıyorsak da bari deliliğe vuralım.

Eğitim meselesi ile Mehmet Akif’in deyişini birleştirip durumu okursak felaket ortaya çıkıyor:

“Allah’a güven sa’ye sarıl,

hikmete ram ol;

Yol varsa budur bilmiyorum

başka çıkar yol.”

Eğitimsiz insan Allah’a güvenip sa’ye sarılmaz. Emek verip, koşturup, çalışıp çabalamaz. İşine gelmeyen sonuçlara razı olmaz. Vesayetçidir, haddini hep aşar, ahlâksızdır, sürekli kendine kendi gibi bir efendi arar, öyle birilerine güvenir, keller yağırlar birbirini ağırlar, birbiriyle anlaşır oyunlar oynar, pislikler yaparlar. Emanetler bunlara geçince ahlâksızlık silsilesi içinde kokuşan toplumda kimse mutlu olmaz.

Mutluluğun aslı ruhu tatmin eden doğru bir imandadır.

Mutluluğun sırrı, yapman gerekeni yapmaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Eski dünya... - Sayı 104
Sağlıklı nokta... - Sayı 103
Aliya... - Sayı 102
Bir farkla, bir fazla... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7285403
 Bugün : 1763
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507553
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 86
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim