Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     454 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kaygılanacak ne var
Ekrem Esad Atan

  Sayı: 101 -

Hayatın kurmacasına, olayların yönetilmesine etkilenmemek elde değil. Öyle büyük bir sistemin içinde herkes gibi ben de küçük bir çarkım ve insan etkileniyor işte…

Öyle ki, o büyük sistem beni, seni, bizi ve en neticesinde herkesi hesaba katmış, ne yapmamız gerektiğini söylemiş, sonuçlardan bahsetmiş, hattâ sonuçlardan çıkan sonuçları bile söylemiş. Tıpkı kelebek etkisi gibi anlaşılması zor olan bu sistemde, dilediği kadar düşünebilmemize izin vermiş. Her şeyi birbiri ile bağlı, nakış gibi işlemiş. Gözle görülse de görülmese de türlü türlü adalet vermiş. Bunu kabul etsen de etmesen de içindesin işte. Tekrar ve tekrar, ne kadar güzel ayarlamış… (Bu bahsettiğim sistem gerçek sistem, insan yapımı sistemler değil. İnsan yapımı sistemlerle hiç alâkası yok, en önemlisi açık yok. Milyonlarca yıldır süregelen müthiş bir sistem… İnsan yapımı sistemlere ayrıca değinmek gerek!)

Dile kolay, evet demek, kabul etmek, hayret etmek ne kolay. Peki ama bunlara gerçekten inanmak?

Dilden gönüle geçti mi gör bak hayat nasıl da film gibi oluveriyor. İnsanlar oyun oynuyor, oyalanıyor, seviniyor ya da dertlenip kederleniyor. Sana sadece seyretmesi kalıyor. Ne güzel anlatılmış Tefvîznâme’de:

Hak şerleri hayr eyler,

Zan etme ki ğayr eyler,

Ârif ânı seyr eyler,

Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler…

İşin ilginç kısmı insanlar işin içine girince, hayatlarını yönetmeye çalışınca başlıyor. Hayatın içindeki oyunlara kapılanlara sorsan hayatın gerçek yüzünden bahsediyorlar. Hepsi de tecrübeli, hayattan dersini almış (hayat okulunu okumuş, okuduğu yetmemiş derece ile mezun bile olmuş!), kendi kendilerini dolandırıcı yapmış insanlar. Önce kendilerini dolandırmaya başlarlar sonra doğru bildikleri yolda önüne çıkan herkesi dolandırmaya kalkarlar. Bir de o iğrenç, mutsuz fakat başarı dolu sandıkları hayatlarıyla sana akıl vererek, sana yardım etmeye çalışırlar. Kendilerini hiç göremezler, gerçekten komik. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bir adam düşünün sevmediği bir iş yerinde çalışıyor. Her sabah öfleye püfleye gidiyor işe. Bunun sebebi de iş yerindeki çalışma arkadaşını veya her hangi birini ya da birilerini sevmemesi olsun. Düşmanlık derecesinde sevmediği o kişiye şartlar elverdiği zaman ağzına geleni söylemiş ve zaten çekilmez olan iş ortamı daha da çekilmez hale gelmiş olsun. Senin de bir insandan yana sıkıntın varsa ve bu konu hakkında ondan yardım istiyorsan vay haline… Kendi yediği halt yüzünden ne halde olduğunu düşünemez ama sana ağzına geleni söylemeni tavsiye eder. Çok tuhaf. Akıllı bir insanın aklının alacağı türden bir şey değil bu.

İnsanlar kendi yedikleri haltlar neticesinde ne halde olduklarının farkında değiller...  Bu noktaya gelmeleri kendilerinin bir ürünüdür. Bunu anlatmaya çalışır, işte senden çıkan sonuç bu dersen sana karşı cephe açarlar. Her zaman gerekçeleri vardır. Kendilerince ya öfke kontrol problemi vardır, ya her şey üst üste geliyordur, ya da hiçbir şey iyi gitmiyordur. Bunların kendileri ile hiç ama hiç alâkası yoktur!

Sonuç: Vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmut…

Dönelim biz muhteşem sistemimize, direksiyondan çekilip yolcu koltuğunda seyredelim hayatın güzelliklerini…

Son olarak konuyu güzel bir şekilde özetleyen bir Henry Ford sözü ile bitirelim: “Tanrı’nın olayları yönettiğine ve benim önerime ihtiyaç duymadığına inanıyorum. Tanrı iş başında olunca her şeyin en iyi şekilde biteceğine inanıyorum. Öyleyse kaygılanacak ne var?”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Rosetonun gizemi... - Sayı 103
Kaygılanacak ne var... - Sayı 101
Sahte diplomalı zanlılar... - Sayı 100
Bir oyun oynanır, oyalanı... - Sayı 96
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7406951
 Bugün : 2310
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 509703
 Bugün : 43
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 60
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim