Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1476 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kaygılanacak ne var
Ekrem Esad Atan

  Sayı: 101 -

Hayatın kurmacasına, olayların yönetilmesine etkilenmemek elde değil. Öyle büyük bir sistemin içinde herkes gibi ben de küçük bir çarkım ve insan etkileniyor işte…

Öyle ki, o büyük sistem beni, seni, bizi ve en neticesinde herkesi hesaba katmış, ne yapmamız gerektiğini söylemiş, sonuçlardan bahsetmiş, hattâ sonuçlardan çıkan sonuçları bile söylemiş. Tıpkı kelebek etkisi gibi anlaşılması zor olan bu sistemde, dilediği kadar düşünebilmemize izin vermiş. Her şeyi birbiri ile bağlı, nakış gibi işlemiş. Gözle görülse de görülmese de türlü türlü adalet vermiş. Bunu kabul etsen de etmesen de içindesin işte. Tekrar ve tekrar, ne kadar güzel ayarlamış… (Bu bahsettiğim sistem gerçek sistem, insan yapımı sistemler değil. İnsan yapımı sistemlerle hiç alâkası yok, en önemlisi açık yok. Milyonlarca yıldır süregelen müthiş bir sistem… İnsan yapımı sistemlere ayrıca değinmek gerek!)

Dile kolay, evet demek, kabul etmek, hayret etmek ne kolay. Peki ama bunlara gerçekten inanmak?

Dilden gönüle geçti mi gör bak hayat nasıl da film gibi oluveriyor. İnsanlar oyun oynuyor, oyalanıyor, seviniyor ya da dertlenip kederleniyor. Sana sadece seyretmesi kalıyor. Ne güzel anlatılmış Tefvîznâme’de:

Hak şerleri hayr eyler,

Zan etme ki ğayr eyler,

Ârif ânı seyr eyler,

Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler…

İşin ilginç kısmı insanlar işin içine girince, hayatlarını yönetmeye çalışınca başlıyor. Hayatın içindeki oyunlara kapılanlara sorsan hayatın gerçek yüzünden bahsediyorlar. Hepsi de tecrübeli, hayattan dersini almış (hayat okulunu okumuş, okuduğu yetmemiş derece ile mezun bile olmuş!), kendi kendilerini dolandırıcı yapmış insanlar. Önce kendilerini dolandırmaya başlarlar sonra doğru bildikleri yolda önüne çıkan herkesi dolandırmaya kalkarlar. Bir de o iğrenç, mutsuz fakat başarı dolu sandıkları hayatlarıyla sana akıl vererek, sana yardım etmeye çalışırlar. Kendilerini hiç göremezler, gerçekten komik. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bir adam düşünün sevmediği bir iş yerinde çalışıyor. Her sabah öfleye püfleye gidiyor işe. Bunun sebebi de iş yerindeki çalışma arkadaşını veya her hangi birini ya da birilerini sevmemesi olsun. Düşmanlık derecesinde sevmediği o kişiye şartlar elverdiği zaman ağzına geleni söylemiş ve zaten çekilmez olan iş ortamı daha da çekilmez hale gelmiş olsun. Senin de bir insandan yana sıkıntın varsa ve bu konu hakkında ondan yardım istiyorsan vay haline… Kendi yediği halt yüzünden ne halde olduğunu düşünemez ama sana ağzına geleni söylemeni tavsiye eder. Çok tuhaf. Akıllı bir insanın aklının alacağı türden bir şey değil bu.

İnsanlar kendi yedikleri haltlar neticesinde ne halde olduklarının farkında değiller...  Bu noktaya gelmeleri kendilerinin bir ürünüdür. Bunu anlatmaya çalışır, işte senden çıkan sonuç bu dersen sana karşı cephe açarlar. Her zaman gerekçeleri vardır. Kendilerince ya öfke kontrol problemi vardır, ya her şey üst üste geliyordur, ya da hiçbir şey iyi gitmiyordur. Bunların kendileri ile hiç ama hiç alâkası yoktur!

Sonuç: Vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmut…

Dönelim biz muhteşem sistemimize, direksiyondan çekilip yolcu koltuğunda seyredelim hayatın güzelliklerini…

Son olarak konuyu güzel bir şekilde özetleyen bir Henry Ford sözü ile bitirelim: “Tanrı’nın olayları yönettiğine ve benim önerime ihtiyaç duymadığına inanıyorum. Tanrı iş başında olunca her şeyin en iyi şekilde biteceğine inanıyorum. Öyleyse kaygılanacak ne var?”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Rosetonun gizemi... - Sayı 103
Kaygılanacak ne var... - Sayı 101
Sahte diplomalı zanlılar... - Sayı 100
Bir oyun oynanır, oyalanı... - Sayı 96
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17496548
 Bugün : 336
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 834010
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 359
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim