Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     372 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İşte bu!..
Gönüldaş

  Sayı: 104 -

Bütün dünya temizliğin önemini gördü!.. Bütün dünyaya gösterildi... Bir küçücük virüsle... Kimsenin itiraz edemeyeceği şekilde, aynelyakîn... Temizlik deyince de ister istemez dikkatler, önce abdeste ve ardından “Temizlik imandandır” prensibinin madde kalıbına döktüğü camilere çevrildi... “Allah’ın evinin” pırıl pırıl şubelerine...

Cami; dünyanın en temiz mekânları... Kendisi, temiz olmanın bütün icaplarını hâvi; girenleri, temiz olmanın bütün şartlarına sahip...

Nerelere bastıkları belirsiz ayakların dolaştığı sokaktan doğrudan doğruya selâmsız sabahsız, pat diye dalamazsınız camiye... Denizaltıdan denize çıkmak için dalgıç elbisesini giymek gibi camiye girmeye lâyık hali kazanmak gerekir. Kimin huzuruna çıkmak için girilecek camiye, bir düşünmek lâzım...

Önce... Etrafı çevrili bahçesine gireceksiniz... Birinci kapı... İstikamet, gece gündüz “Temizlik imandandır!” zikri yapan şadırvan... Bugün bütün dünyanın korktuğu hastalığa karşı tedbir olarak, yine bütün dünyanın ittifak ettiği temizliğin âlâsı yerine getirilmeli; abdest alınmalı... Dirseklere kadar eller; alında saç bitiminden boğaza kadar en geniş şekliyle yüz ve bileklere kadar ayaklar yıkanmalı... Hem de üçer defa... Ağız ve diş temizliğine, hele abdest alırken, daha çok ehemmiyet verilmeli. Baş, kulaklar ve ense meshedilecek... İşte şimdi camiye yönelenebilirsiniz; istikamet ikinci kapı... Ayakkabılar çıkarıldıktan sonra üçüncü kapı!.. Maddede ve mânâda tertemizsiniz; sadece yıkama işini yapmadınız, niyet de ettiniz... Maddî, mânevî temizlik mezcolmuş. Huzur içinde camiye girebilirsiniz...

İçerde bütün bedenini yıkamış, yani gusül abdesti de almış olanlar mutlaka vardır. Her vesileyle gusül abdesti alınmalı, bütün beden kirden arındırılmalı; hiç olmazsa cuma namazına öyle gelinmeli... Eller; tuvalete girerken ve çıkınca, yemeklerden önce ve sonra; hattâ her vesileyle iyice yıkanmalı. İçerisi, bu tavsiyeleri defalarca dinleyen ve yerine getiren insanlarla dolu...

Rahat giriş çıkışa imkân veren kapılar, kâfi ışık girişi sağlayan pencereler... Yüksek kubbe, geniş alan... Haliyle, loş ve kasvetli değil; aydınlık, ferah ve havadar... Örümcek hiç bir zaman hiç bir camide “türbedar” olmamıştır. Yağ ve mum yakıldığı zamanlarda bile camilerin havası kirli olmamıştır... İsin, zararından kurtulmaktan öte nasıl faydaya çevrildiğini ve örümceklere karşı neyin kullanıldığını bilirsiniz.

Kalın duvarlardaki pencerelerde çift çerçeve... Biri dışarıya, biri içeriye bakıyor.. İki pencere arasında bir iki kişinin namaz kılacağı kadar derinlik... Pencerelerin ikisi de açık olsa bile, soğuk o boşlukta kırılır; toz, o boşlukta kalır.

Geniş alan sayesinde kişiler birbirine mesafeli olarak namaz kılabilir. Harika akustik sistem, sesi her yere ulaştırır. Kalın duvarlar yalıtım vazifesi yaptığı için yazın serin, kışın ılık olur. Bu sebeple insanlar belli yerlerde öbekleşmezler.

Tertemiz girmeyi sağlayan abdest, camide kalındığı sürece insandan sâdır olacak kerih şeyleri önleyecektir. İbadet; yorucu, zorlu ve hızlı olmadığı için de kimse terlemeyecektir... Tertemiz gelenler, tertemiz ve huzur içinde çıkıp gidecektir. Yani cami, her zaman temiz...

Camiye giriş, tek istikamet üzere... “Tek istikamet, Kâbe”... Niyet olarak ve beden olarak istikamet Kâbe... Sağa sola koşuşmaya, çevresindekilere bir şeyler sormaya ihtiyaç yok, bulunan ilk müsait yere sükûnetle oturulacaktır. Kürsü, mihrap, minber; sağa sola dönmeden görülebilir; nasihatler aynı şekilde sükunetle ve huzur içinde dinlenilebilir.

Kimse değil temas, bakış olarak bile yüz yüze değil. Yakınlığın en fazla olduğu farz namazında bile, nefesler birbirini bulamayacak. Her fert, kendisinin duyacağı, yanındakinin işitemeyeceği bir sesle okuyacağı için nefesler etrafa yayılmayacaktır. Sesi duyulacak iki kişiden imam önde, müezzin de arkada belli bir mesafededir. Zaten tilâvet ve kâmet, bağırmadan yumuşaklıkla icra edilecektir; yani etrafa tükürük saçılmadan...

Cami kadar öksürüğün ve esnemenin en az olduğu bir mekân yoktur. Kalabalıkları bir araya cem ettikten sonra, bundan meydana gelecek zararların önlendiği tek mekândır cami.

Tek istikamet üzere girilen camiden yine tek istikamet üzere dışarıya çıkılacaktır.

Camiden başka hiç bir mekân için, bunların hiç biri söylenemez. Cami dışında hiç bir mekânda böyle bir nizam kurulamaz. İslâm dışında hiç bir inanış, mâbetlerini temiz tutmaya ve temizlemeye mükâfat vaat etmemiştir, edememiştir. Sadece İslâm; kendini, evini, sokağını, bulunduğun mekânları ve hele mâbedini temiz tut demiştir ve riayet edene mükâfat vadetmiştir, riayet etmeyene akıbetini işaret etmiştir. Defalarca ve ısrarla... Devamlı... Temizlik, bir sıkımlık diş macunu değildir. Marifet, karşısına bir belâ çıkınca, can havliyle temizlik gayretkeşi olmak değil; marifet, temizliği hayat haline getirmek; hep temiz olmak; her yönden temiz hayat yaşamak...

Yok yok!.. Böyle bir nizam insan icadı olamaz. Böyle bir nizamın kurulabildiği ve yaşanabildiği, hele hele binlerce yıldır yaşanabildiği tertemiz yerler; ilâhî emirlere istinat etmeden meydana gelemez, getirilemez. Nitekim dünyanın ilk gününden bugüne, cami dışında hiç bir mâbette ve  mekânda meydana getirilememiştir. Hiç bir inanış, cami hakikatinin, hayalini bile kuramamıştır.

“Abdestin faydasını, küçük bir virüsü vesile kılarak on beş asır sonra dost düşman herkese (bir kere daha) gösteren; karantina hadisini düşmana bile övdüren; temizliği her sahaya şâmil kılan; bir gün camilerin, bütün bunları mümkün kılanın muhafazası altında olduğunu da gösterecektir” (görenler için göstermiştir) der misiniz, demez misiniz; takdir sizin.

Yazı bitti demek üzereyken Muhibbî'nn, lâkabı gibi "Muhteşem" bir gazeline rastladım ve âdetâ çarpıldım. Hele şu mısra üzerinde düşündüm kaldım. Diyor ki Sultan:

"Aşk mıdır sinem içre gelip de câ eyleyen!"

"Câ eylemek" mekân tutmak, temelli yerleşmek... Sineme gelip de yerleşen, sinemi vatan tutan aşk mıdır? Evet ya, sinemi aşktan başka ne mekân tutabilir!.. Aşkın mekânı ancak sinem olabilir!..

Temizlik; bir gece otelde kalıp, ertesi gün kaybolan yolcu gibi, hastalanmak korkusuyla bir süre için değil.. Temizliği, bir nizam halinde sistemli olarak hep yaşamalı... Temizlik nizamda, nizam temizlikte mekân tutmalı.  İşte temizli odur. Bu da, "Temizlik imandandır!" diyen bir iman manzumesi ile olur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
İşte bu!..... - Sayı 104
Hem affet... - Sayı 99
"Ümmetim kötüde ittifak e... - Sayı 97
Bu mu?... - Sayı 81
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Maarif
Nasıl bir insan
Çeyrek asır
Kardelenden haberler-105
Payitahtın sesi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7600074
 Bugün : 3751
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 512013
 Bugün : 46
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 67
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim