Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6398 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Çanakkale Mahşeri
Yavuz Sert

  Sayı: 39 -

Millet olarak Çanakkale Zaferi'nin, İzmir'in Kurtuluşu'nun veya yaşadığımız şehrin düşman işgalinden kurtulmasının yıldönümlerinde kutlama yapmaya çok meraklıyızdır. Haksızda değiliz hani, atalarımızın canları pahasına verdikleri mücadeleyi hatırlamaya, onlar için hayır duada bulunmaya vesile olan bu günler elbette çok önemli.
Ancak rahatsızlık duyduğum nokta halkımızın tarihimiz konusundaki cahilliğidir. Kuru kuruya yıldönümlerinde meydanlara çıkıp "düşmanı denize dökmüşüz, biz neymişiz!"


Demekle tarihimize sahip çıkmış olur muyuz sizce?
Sokaktaki bir vatandaşı çevirip sorsam, Çanakkale Zaferi hakkında ne bilgin var diye? "Çanakkale geçilmez!" der en iyi ihtimalle. Başka ne biliyorsun desek, " geçilmez. Ben onu bilir onu söylerim" cevabı almamız da olası.
Ancak kaçımız bilir, Çanakkale Savaşı sonrasında Osmanlı'nın Çanakkale'deki ordusu olan 5.Ordunun komutanının bir alman Olan Mareşal Liman Von Sanders olduğunu. Onun kurmay başkanının ise Esat Paşa olduğunu.
En iddialı olanımız bile Nusret Mayın gemisi ile 275 kiloluk top mermisini kaldıran Seyid Ali'yi biliriz. Peki Nusret'in mayınları ne şekil dökeceğini emreden Osmanlı paşasından haberiniz var mı? Veya gemi komutanından?.. Bu soruların, hattâ daha fazlasının cevaplarını bulabileceğimiz bir belgesel-romandan bahsetmek istiyorum sizlere. "Çanakkale Mahşeri"... Mehmed Niyazi"nin Ötüken Yayınevi'nden çıkan ve 16. baskısını gerçekleştiren Çanakkale Savaşı'nı her dakikası ile okurlarına yaşatan roman.


Yakın tarihimiz konusundaki cahilliğimden birazcık olsun kurtulma ümidi ile çeşitli kaynaklar aramaya başladım. Çanakkale Savaşı ilgi duyduğum konuların başında geliyordu. Yaptığım araştırmalar sonucunda Mehmet Niyazi'nin kaleme aldığı "Çanakkale Mahşeri" adlı eserin bu konuda yazılmış olan önemli eserlerden biri olduğunu gördüm ve hiç vakit kaybetmeden okudum.


"Çanakkale Mahşeri", müttefik gemilerinin Çanakkale Boğazı'na girmeleri ile başlayıp, büyük çarpışmalar sonunda geri çekilmeleri ile biten destanın 542 sayfalık bir anlatımı.


Çanakkale Savaşı sırasında Osmanlı'nın Çanakkale bölgesindeki ordusu 5. Ordu'nun komutanı Almanya'dan Osmanlı ordusu'nun komutanı Almanya'dan Osmanlı Ordusu'nun iyileştirmesi için getirilen Liman von Sanders'dir. Komutanın kurmay başkanı ise Esat Paşa...


Ordu komutanın bir Alman oluşundan anlaşılacağı gibi, Osmanlı ordusunda almanlar da yer almıştır. Sayıları az da olsa, Alman subaylar da bizimle aynı safta çarpışmışlar. Hattâ müttefiklere ait Triumpf ve Majeste adlı gemileri batıran, alman deniz subayı Otto Hersing'in kumandasındaki U21 deniz altısıdır. Gemilerin birdenbire yan dönerek batmalarına şaşıran Osmanlı askerleri, bu gemileri batıranın bir Alman deniz altısı olduğunu sonradan öğrenmişlerdir.
Çanakkale Destanında her Mehmetçik bir kahramandır. Soğuk, sıcak, hastalık, açlık susuzluk bir yana kendilerinden teknik olarak üstün olan bir ordu ile korkusuzca savaşmışlar ve binlercesi bu savaşta şehit olmuşlardır. Elbette adları efsaneleşen Yakup Çavuş, Oğuz Amca, Seyid Ali de bu askerler arasındadır.


Liman von Sanders, Mehmetçik'in bu kahramanlığını şu sözlerle ifade etmiştir : "Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa Türklerle omuz omuza savaşmaktır diyebilirim. Fakir insanlardı, buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi, sağlıksız su içerlerdi, çamur barınaklarda yatarlardı, fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı arslanlar gibi savaşırlardı. Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvî bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha görmedim."


Müttefik kuvvetleri, en son teknoloji kullanarak üretilmiş silâhları, gemileri ile gelmişlerdi Çanakkale'ye Sadece İngilizler yoktu Fransa'dan Avustralya'dan, Yeni Zelanda'dan, hattâ Senegal'den, Tunus'tan asker getirmişlerdi. Hem sayı olarak hem de teknik olarak üstün durumdaydılar. Ancak işler istedikleri gibi gitmedi.


Müttefik güçleri ilk olarak denizden harekete geçti. Deniz Harekâtı sırasında Müttefik güçlerinin komutanı amiral De Robeck idi. Gemiler boğaz girişindeki bataryalarımızı top bonbardımanına tuttular ve binlerce Mehmetçik şehitlik mertebesine ulaştı. Ancak Tophaneli Hakkı Yüzbaşı komutasındaki Nusret Mayın gemisinin döktüğü mayınlar onlara dur dedi. Hakkı Yüzbaşı'ya mayın dökme emrini veren ise görevin yapılacağı günlerde paşalığı terfi eden Albay Cevat'tı. Yeni rütbesi ile Cevat Paşa. Cevat Paşa, Çanakkale'nin en önemli kahramanlarından biri olarak kabul edilir ve bundan dolayı kendisine 18 Mart Kahramanı unvanı verilmiştir. Kabri İstanbul Erenköy'dedir. Kaçımız ismini duymuştuk daha önce?


Tophaneli Hakkı Yüzbaşı ile beraber Müstahkem Grup kumandanı Yüzbaşı Hafız Nazmi ve mayın uzmanı Üsteğmen Geehl, Nusret Mayın gemisinde bulunan diğer subaylardı.
Deniz yolu ile boğazı geçemeyeceklerini anlayan Müttefik güçleri bu kez de kara çıkarması yaparak hedeflerine ulaşmak istediler. Artık kumandan General Ian Hamilton'du. Çanakkale'deki en kanlı çarpışmalar, bu çıkarmalar sırasında yaşanmıştır.


Çıkarmalar sırasında müttefiklerin deniz kuvvetleri de boş durmuyor, bataryalarımızı bombalamaya devam ediyorlardı. Her gün yüzlerce askerimiz bu gemilerden atılan top mermileri ile son nefeslerini vermişlerdir. Bu gidişe dur diyen ise bir diğer Çanakkale Kahramanı olan Nazmi Yüzbaşı'dır. 18 Mart 1915'de boğaza yerleştirdiği mayınlar sayesinde müttefik güçlerine yol vermeyen Nusret Mayın gemisinde de görev yapmış olan Hafız Nazmi Yüzbaşı, 12-13 mayıs gecesi kılavuzu olduğu Muaveneti-milliye muhribi ile müttefik donanmasının arasına dalmış, yüzlerce Mehmetçik'e son nefesini verdiren topların atıldığı 750 mürettebatlı devasa İngiliz Goliath gemisini batırmış ve muhribi hasar aldırmadan geri döndürmüştür. Müttefik güçlerin kumandanı Hamilton, bu olayı hatıra defterine şu şekilde not etmiştir: "Düşman madalyayı hak etti!.."


Okurken beni en çok şaşırtan bölümlerden biri de Mustafa Kemal'in cepheye atanması ile ilgili kısımdı.
Düşmanın çıkarmalarına baskınla cevap vermek isteyen Liman Von Sanders, Esat Paşa aracılığı ile Gurup Komutanı Albay Feyzi Bey'e hemen baskın yapılması yolunda emir verir. Ancak Albay Feyzi Bey, askerin yorgun olduğunu söyleyerek komutanın bunu bir kez daha düşünmesinde fayda olacağını Esat Paşa'ya iletir Emrini tekrar eden Sanders'e direnen Albay Feyzi Bey, askerlerinin can taşıdığını söyleyerek tekrar aynı cevabı verir.
Bir saat sonra Albay Feyzi Bey'in bulunduğu karargâha şifreli bir mesaj gelir. Mesajda şu yazılıdır:


"Grup Kumandanlığı'na tayin edilen Albay Mustafa Kemal Bey'in vasıl olmasıyla emir ve kumandayı ona tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur.
.Ordu Kumandanı Mareşal Liman Von Sanders"


Mustafa Kemal'in o gün Grup Kumandanlığına atanmasının hepimizin kaderini etkilediğini düşünüyorum. Beni heyecanlandıran taraf da buydu. Ordumuzun alman kumandanının verdiği bir karar, hem Osmanlı'nın, hem Cumhuriyet'in kaderini etkilemişti.


ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ
Çanakkale içinde Aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Oooof, gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı, kimimiz evli
Oooof, gençliğim eyvah

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Oooof, gençliğim eyvah


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : hasret    07.02.2009
Yorum : bu kitap bütün türk gençliği tarafından okunmalıdır.çünkü biz öyle bir milletin evlatlarıyız ki dünyada bunun bir örneği daha yoktur.kendine türk diyen her vatan evladı okumalıdır.bu yazıyı okuyupta bu kitabı okumamış olanlara rica ediyorum okuyun ki atalarınızı tanıyın...




Ekleyen : deniz    07.10.2008
Yorum : bence mehmet niyazide bir kahramançünkü biz bunlari tam olarak blmiyoduk ve bildiklerimizinde yanliş olduğuna inaniyorum teşekür ediyorum mehmet niyazi sen bence bir kahramansin.




Ekleyen : sevim    03.05.2007
Yorum : Çanakkale Mahşeri:MEHMET NİYAZİ mahşer,destan,kahraman mehmetçiklerimiz,vatan aşkı,vatan özgürlüğü uğruna saniye sonrası öleceğini bilen atalarımız.Hangi ülkenin tarihinde vardır bu birlik ve ilahi güç. biz bu ataların evlatlarıyız ve bu mahşeri yazdıran atalarımız sayesinde korkular arttı ve vatanımızın işgalinin zor olduğu tüm dünyaca öğrenildi..vatan millet ve bağımsızlık inanın aynı anlamı paylaşan herkes bu ataların torunudur





 
Röportaj - Bir Müslümanın... - Sayı 99
Keyif verici cümleler... - Sayı 97
Prof. Dr. Ömer Faruk Harm... - Sayı 96
Kudüs... Ey Kudüs... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan
Veliler ordusundan


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5326644
 Bugün : 1162
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 462092
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 110
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim