Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6132 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Baba" olabilmek...
Mehmet Balcı

  Sayı: 70 - Ekim / Aralık 2011

Bugün dünyanın her tarafında kadınların ezildikleri, horlandıkları, aşağılandıkları söylenir… Doğrudur bu. En geri kabul edilen Afrika kabilelerinde de, en ileri uygar kabul edilen Avrupa ve Amerika'da da aynıdır. Ama şu da bir gerçektir ki, her kadın bir anne veya bir anne adayıdır ve bu böyle olunca, kadınlar erkeklerden daha muteber ve üstündür.

Kadınların horlanması, ezilmesi erkeklerin bir yanlışıdır. Ama aynı erkekler kadınları baş tacı ediyor, savunuyor, ezilmesin istiyor.

Şimdi bütün dünyada bir 'anneler günü', 'kadınlar günü' modasıdır almış başını gidiyor. Kadınlar eziliyor da, erkekler hiç mi ezilmiyor? Babalar annelerin yanında ikinci sınıf varlıklar mıdır? Anne kelimesi bile baba kelimesinden daha güzel ve daha anlamlı.

Ama elbise alınacak baba; para mara alınacak baba; ayakkabı, kitap, üst baş alınacak, ekmek alınacak “baba para”… Bakıyorum da sorumluluk hep babada. Baba para kazanmaya mecbur, vermeye de mecbur. İsmimiz üzerinde bir etiket biz para babasıyız; paramız varsa değerliyiz, yani paran kadar konuş derler ya, bütün babalardan özür dileyerek diyorum ki, baba eşittir eşek… Yani bizim yaptığımız eşeklik. Baba devamlı çalışacak, parayı kazanacak, emekli olsa bile, çocukları kazanmaya başlasa bile, baba yine çalışacak… Yan gelip yatsa, hemen göze batar, güya evin dışındaki işler babanın, içerdekiler ananın. Ama gel gör ki, evde de pek çok iş babanın.

Baba olmak, dünyanın en zor işidir. İş, eş, aş; her şey babanın omzunda. Babanın omzuna yüklenen yükü bir dağa yükleseniz, dağ çöker; ama baba dayanacak, çökmemeye mecburdur. Baba olmak dünyanın en zor mesleğidir. Baba olmadan da zordur, olduktan sonra da zordur. Anneler dokuz ay karnında taşır, o dokuz ayda bile babanın çektiği anadan fazladır. Ana bir doğurur ama o dokuz doğurur.

Çocuk doğurmak evet zor bir iş… Ama çocuğun doktoru, ilâcı, bezi, maması, giyimi, kuşamı, her şeyi babaya ait… Babalık görevimizden, çalışmaktan, para kazanmaktan gocunmuyoruz da, bilinmemesinden gocunuyoruz. Babanın değerini çocuklar, bir baba ölünce anlarlar, bir de baba olduklarında anlarlar.

Baba bütün bu sorumlulukları yerine getirecek ama kesinlikle kızmayacak, bağırmayacak, dövmeyecek, incitmeyecek… Hiçbir evlât babasını ağlarken görmüş müdür? Onun kafasını ellerinin arasına alıp da ağladığını göremez evlâtlar. Çünkü babalar dünyanın eziyetlerinden, güçlüklerinden ağladıkları zaman ya geceleri veya tenha yerleri seçerler; ağladıklarını eşlerine ve evlâtlarına göstermezler.

Bütün bunların karşılığında evlâtlarımızdan birkaç beklentimiz olsa, çok mudur? Meselâ Somali'deki aç insanlarla çorbamızı bölüşebilmek; Filistinli, Iraklı, Afganistanlı veya Çeçenistanlı bir yetimle birlikte ağlayabilmek, bir komşunun, bir dostun derdi ile dertlenebilmek, derdine ortak olabilmek, anaya babaya güler yüz göstermek, merhametli davranabilmek… Yoksa çok şey mi istedik?

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çağdaşlık... - Sayı 128
Olalım... - Sayı 128
Gurbet destanı... - Sayı 127
Filistine ağıt... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17192435
 Bugün : 1275
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778231
 Bugün : 76
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 173
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim