Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5975 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Baba" olabilmek...
Mehmet Balcı

  Sayı: 70 - Ekim / Aralık 2011

Bugün dünyanın her tarafında kadınların ezildikleri, horlandıkları, aşağılandıkları söylenir… Doğrudur bu. En geri kabul edilen Afrika kabilelerinde de, en ileri uygar kabul edilen Avrupa ve Amerika'da da aynıdır. Ama şu da bir gerçektir ki, her kadın bir anne veya bir anne adayıdır ve bu böyle olunca, kadınlar erkeklerden daha muteber ve üstündür.

Kadınların horlanması, ezilmesi erkeklerin bir yanlışıdır. Ama aynı erkekler kadınları baş tacı ediyor, savunuyor, ezilmesin istiyor.

Şimdi bütün dünyada bir 'anneler günü', 'kadınlar günü' modasıdır almış başını gidiyor. Kadınlar eziliyor da, erkekler hiç mi ezilmiyor? Babalar annelerin yanında ikinci sınıf varlıklar mıdır? Anne kelimesi bile baba kelimesinden daha güzel ve daha anlamlı.

Ama elbise alınacak baba; para mara alınacak baba; ayakkabı, kitap, üst baş alınacak, ekmek alınacak “baba para”… Bakıyorum da sorumluluk hep babada. Baba para kazanmaya mecbur, vermeye de mecbur. İsmimiz üzerinde bir etiket biz para babasıyız; paramız varsa değerliyiz, yani paran kadar konuş derler ya, bütün babalardan özür dileyerek diyorum ki, baba eşittir eşek… Yani bizim yaptığımız eşeklik. Baba devamlı çalışacak, parayı kazanacak, emekli olsa bile, çocukları kazanmaya başlasa bile, baba yine çalışacak… Yan gelip yatsa, hemen göze batar, güya evin dışındaki işler babanın, içerdekiler ananın. Ama gel gör ki, evde de pek çok iş babanın.

Baba olmak, dünyanın en zor işidir. İş, eş, aş; her şey babanın omzunda. Babanın omzuna yüklenen yükü bir dağa yükleseniz, dağ çöker; ama baba dayanacak, çökmemeye mecburdur. Baba olmak dünyanın en zor mesleğidir. Baba olmadan da zordur, olduktan sonra da zordur. Anneler dokuz ay karnında taşır, o dokuz ayda bile babanın çektiği anadan fazladır. Ana bir doğurur ama o dokuz doğurur.

Çocuk doğurmak evet zor bir iş… Ama çocuğun doktoru, ilâcı, bezi, maması, giyimi, kuşamı, her şeyi babaya ait… Babalık görevimizden, çalışmaktan, para kazanmaktan gocunmuyoruz da, bilinmemesinden gocunuyoruz. Babanın değerini çocuklar, bir baba ölünce anlarlar, bir de baba olduklarında anlarlar.

Baba bütün bu sorumlulukları yerine getirecek ama kesinlikle kızmayacak, bağırmayacak, dövmeyecek, incitmeyecek… Hiçbir evlât babasını ağlarken görmüş müdür? Onun kafasını ellerinin arasına alıp da ağladığını göremez evlâtlar. Çünkü babalar dünyanın eziyetlerinden, güçlüklerinden ağladıkları zaman ya geceleri veya tenha yerleri seçerler; ağladıklarını eşlerine ve evlâtlarına göstermezler.

Bütün bunların karşılığında evlâtlarımızdan birkaç beklentimiz olsa, çok mudur? Meselâ Somali'deki aç insanlarla çorbamızı bölüşebilmek; Filistinli, Iraklı, Afganistanlı veya Çeçenistanlı bir yetimle birlikte ağlayabilmek, bir komşunun, bir dostun derdi ile dertlenebilmek, derdine ortak olabilmek, anaya babaya güler yüz göstermek, merhametli davranabilmek… Yoksa çok şey mi istedik?

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Sitem... - Sayı 125
Yardımseverlik... - Sayı 125
Ağıt... - Sayı 124
Bizdedir... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Bugün 18.11.2025Konu nedir? ...

 Deprem kuşağında yer alan ülkemizde: çok katlı yapılar yerine, tek katlı bahçeli evlerde yaşamak asl... yusuf

 Muazzam bir çalışma olmuş,tebrik ediyorum.... Ahmet Durmuş

 yukarıdaki hikayeyi ve eklemeleri yazan kişi biraz zorlamayla günün modasına uymuş işi dış güçlere a... HALİL KÖSE

 test"... test


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Nereye kadar?
Gazze, ümmetin imtihanıdır
Gelecek sayı (127) konusu


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16313419
 Bugün : 1183
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 693802
 Bugün : 85
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 233
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim