Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1325 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korona günlerinde özgürlük
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 109 -

Tüm dünya ve Türkiye olarak çok zor ve imtihanlı günlerden geçiyoruz. Küresel salgın boğazımızı sıkmış, ilk fırsatta boğmak istiyor bizi. Özgürlüklerimizin çoğu sınırlanmış. Dilediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Dilediğimiz yerde gönlümüzce bir yemek yiyemiyoruz. Sinema ve tiyatroya gidemiyoruz. Eğitim askıya alınmış. Çekirdek ailemiz dışında dostlarımızdan da uzağız. Kimse kimseye misafirliğe gidemiyor. Dolayısıyla kimse kimseyi misafirliğe davet edemiyor. Çıkışı belli olmayan kapkaranlık bir tünelde gibiyiz.

Bir virüs hayatımızı zindan etti. Geleceğe dair umutlarımız olsa da belirsizlik iç huzurumuzu kaçırıyor. Işığı göremiyoruz. Gün boyu dört duvar arasındayız. Güneşli bir havada bir çardağın altında ince belli bir bardakta dostlarla karşılıklı içilen bir çaya hasretiz. 

Huzur ve huşu bulduğumuz camilere çoktandır gidemiyoruz. Camilerin kapıları belirsiz bir zamana kadar cemaatlere kapatılmış durumda. Cami de, cemaat de mahzun. Salgın nedeniyle cuma namazları kılınamıyor. Ezanlardan sonra dua ve salavatlarda bulunuluyor. Bu acı tablo karşısında Rabbimize Arif Nihat Asya’nın duasıyla şöyle sesleniyoruz:

“Biz, kısık sesleriz.. Minareleri/Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!/Ya çağır şurda bal yapanlarını/Ya kovansız bırakma, Allah’ım!//Mahyasızdır minareler… Göğü de/Kehkeşansız bırakma, Allah’ım!/Bize güç ver… Cihâd meydanını/Pehlivansız bırakma, Allah’ım!//Kahraman bekleyen yığınlarını/Kahramansız bırakma, Allah’ım!/Bilelim hasma karşı koymasını/Bizi cansız bırakma, Allah’ım!//Yarının yollarında yılları da/Ramazansız bırakma, Allah’ım!/Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü/Ya çobansız bırakma, Allah’ım!//Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız/Ve vatansız bırakma, Allah’ım!/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu/Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü bugünlerde “Söz konusu hayatsa gerisi teferruattır.” şeklinde değiştirebiliriz. Zira dinimiz İslâmiyet insan hayatını her şeyden çok önemsemiştir. Hayatı tehdit eden şeylerden uzak durmamız istenmiştir. Onun içindir ki gelecekte güzel günler görmek için özgürlüklerimizi bir süreliğine de olsa askıya alacağız.

Sağlıklı yaşama hakkı Allah’ın bize verdiği bir nimettir. Bu can bize emanettir. Bu emanete gözümüz gibi bakmalıyız. Onu olası tehditlerden uzak tutmalıyız. Kişi hastalanmamak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Her şeyin en güzelini ve mantıklısını öngören İslâmiyet, salgın hastalıklara karşı son derece tedbirli olmamızı tavsiye etmiştir.

Müslüman sadece kendi sağlığına değil, çevresindekilerin sağlığına da azamî derecede dikkat eder. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda bu dikkat çok daha hayatî bir önem kazanır. Bugün dünyada ve Türkiye’de yaşanmakta olan bulaşıcı hastalık tehdidi(koronavirüs) hepimizi ürkütmektedir. Bu hastalık kişiden kişiye bulaştığına göre insanlar birbirlerinden uzak durmalıdır. Virüsü bulaştırma ihtimaline karşı herkes kendini karantina altında tutmalıdır. Bir Müslüman bilerek veya tedbirsizlik yüzünden bu ölümcül virüsü bir başkasına bulaştırırsa kul hakkına girmiş olur. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği insandır. Müslümanlar olarak yakın ve uzak çevremize karşı sorumluluklarımız vardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı birbirimize daha duyarlı yaklaşmamız gerekir. Ailemizin ve çevremizin korunması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu gereğince yerine getirmeliyiz.

Biz insanlar hayatın her anında çetin imtihanlara tabi tutuluyoruz. Salgın hastalıklar da birer ilâhî imtihandır. Eskiden insanları kırıp geçiren, perişan eden, hayatlarına kasteden ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veba hastalığı vardı. Fahr-i Kâinat Peygamber Efendimiz bu ürkütücü salgınla ilgili olarak şunları söylemiştir: “Tâun (vebâ) hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu müminler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.” (Buhârî, Tıbb, 31)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ana demek, mana demek... - Sayı 128
Ekrandan akrana yahut bir... - Sayı 128
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17198890
 Bugün : 1600
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778797
 Bugün : 134
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 278
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim