Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1111 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korona günlerinde özgürlük
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 109 -

Tüm dünya ve Türkiye olarak çok zor ve imtihanlı günlerden geçiyoruz. Küresel salgın boğazımızı sıkmış, ilk fırsatta boğmak istiyor bizi. Özgürlüklerimizin çoğu sınırlanmış. Dilediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Dilediğimiz yerde gönlümüzce bir yemek yiyemiyoruz. Sinema ve tiyatroya gidemiyoruz. Eğitim askıya alınmış. Çekirdek ailemiz dışında dostlarımızdan da uzağız. Kimse kimseye misafirliğe gidemiyor. Dolayısıyla kimse kimseyi misafirliğe davet edemiyor. Çıkışı belli olmayan kapkaranlık bir tünelde gibiyiz.

Bir virüs hayatımızı zindan etti. Geleceğe dair umutlarımız olsa da belirsizlik iç huzurumuzu kaçırıyor. Işığı göremiyoruz. Gün boyu dört duvar arasındayız. Güneşli bir havada bir çardağın altında ince belli bir bardakta dostlarla karşılıklı içilen bir çaya hasretiz. 

Huzur ve huşu bulduğumuz camilere çoktandır gidemiyoruz. Camilerin kapıları belirsiz bir zamana kadar cemaatlere kapatılmış durumda. Cami de, cemaat de mahzun. Salgın nedeniyle cuma namazları kılınamıyor. Ezanlardan sonra dua ve salavatlarda bulunuluyor. Bu acı tablo karşısında Rabbimize Arif Nihat Asya’nın duasıyla şöyle sesleniyoruz:

“Biz, kısık sesleriz.. Minareleri/Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!/Ya çağır şurda bal yapanlarını/Ya kovansız bırakma, Allah’ım!//Mahyasızdır minareler… Göğü de/Kehkeşansız bırakma, Allah’ım!/Bize güç ver… Cihâd meydanını/Pehlivansız bırakma, Allah’ım!//Kahraman bekleyen yığınlarını/Kahramansız bırakma, Allah’ım!/Bilelim hasma karşı koymasını/Bizi cansız bırakma, Allah’ım!//Yarının yollarında yılları da/Ramazansız bırakma, Allah’ım!/Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü/Ya çobansız bırakma, Allah’ım!//Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız/Ve vatansız bırakma, Allah’ım!/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu/Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü bugünlerde “Söz konusu hayatsa gerisi teferruattır.” şeklinde değiştirebiliriz. Zira dinimiz İslâmiyet insan hayatını her şeyden çok önemsemiştir. Hayatı tehdit eden şeylerden uzak durmamız istenmiştir. Onun içindir ki gelecekte güzel günler görmek için özgürlüklerimizi bir süreliğine de olsa askıya alacağız.

Sağlıklı yaşama hakkı Allah’ın bize verdiği bir nimettir. Bu can bize emanettir. Bu emanete gözümüz gibi bakmalıyız. Onu olası tehditlerden uzak tutmalıyız. Kişi hastalanmamak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Her şeyin en güzelini ve mantıklısını öngören İslâmiyet, salgın hastalıklara karşı son derece tedbirli olmamızı tavsiye etmiştir.

Müslüman sadece kendi sağlığına değil, çevresindekilerin sağlığına da azamî derecede dikkat eder. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda bu dikkat çok daha hayatî bir önem kazanır. Bugün dünyada ve Türkiye’de yaşanmakta olan bulaşıcı hastalık tehdidi(koronavirüs) hepimizi ürkütmektedir. Bu hastalık kişiden kişiye bulaştığına göre insanlar birbirlerinden uzak durmalıdır. Virüsü bulaştırma ihtimaline karşı herkes kendini karantina altında tutmalıdır. Bir Müslüman bilerek veya tedbirsizlik yüzünden bu ölümcül virüsü bir başkasına bulaştırırsa kul hakkına girmiş olur. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği insandır. Müslümanlar olarak yakın ve uzak çevremize karşı sorumluluklarımız vardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı birbirimize daha duyarlı yaklaşmamız gerekir. Ailemizin ve çevremizin korunması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu gereğince yerine getirmeliyiz.

Biz insanlar hayatın her anında çetin imtihanlara tabi tutuluyoruz. Salgın hastalıklar da birer ilâhî imtihandır. Eskiden insanları kırıp geçiren, perişan eden, hayatlarına kasteden ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veba hastalığı vardı. Fahr-i Kâinat Peygamber Efendimiz bu ürkütücü salgınla ilgili olarak şunları söylemiştir: “Tâun (vebâ) hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu müminler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.” (Buhârî, Tıbb, 31)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çocuk olmak... - Sayı 125
Filistindeki çocuklar... - Sayı 125
En sıcak sözcüktür anne!... - Sayı 124
Analar baş tacımızdır... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15883683
 Bugün : 1826
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669006
 Bugün : 26
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim