Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     690 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Üstad Necip Fazıl etrafında
Zaimoğlu

  Sayı: 120 -

Üstad kimdir? Bunu kendisi çok anlattı, yazdı. Hakkında başkaları da yazdılar ve söylediler. Büyük şair diyenler çoğunlukta... Ama onu yazar, şair, gazeteci, romancı, edebiyatçı, fıkra muharriri, münekkit, tarihçi, felsefeci vs.vs. diye tarif edenler, vasıflandıranlar onu eksik anlatıyorlar ve böyle tanımlamalar onu gerçek yönü ile tanıyanları üzmektedir. Oğlu Mehmet'ten çok dinledim bu yakınmayı. Gerçek yönünü, vasfını görmüyorlar, diye... Veya dile getirmek istemiyorlar. Başka düşünen insanlardan da dinledim bu eksik tanıtmalardan hayıflanmaları… O zaman gerçek yönü ne Üstad’ın? Biz nasıl görüyoruz ve hakikat nedir?

Üstad her şeyden önce bir dâvâ adamı ve adı bile dâvâsı ile özdeşleşmiş veya dışındakiler tarafından bu eşleştirme yapılmıştır. Önce Üstadın, inandığı ve bütün zerreleri ile bağlandığı bir imanı var. O, işte bu imanın mütefekkiri, aksiyoncusu, o yolun savaşçısı... Bu yolun bütün tefekkürünü, muhasebesini, mücadelesini yaptı. Eserini verdi. Sadece inanmak ve anlatmakla kalmadı, örgüsünü ördü, gençliğini yoğurdu inandığı dâvânın. Üstada sadece deha demek de yetmez bizim için, bu da eksik kalıyor zira O, BEKLENEN MÜTEFEKKİRDİR.

Türkün kendisine kadar gelen zaman sürecinde içinden çıkaramadığı beklenen mütefekkirdir. Bizde bir İmamı Azam, bir İmam-ı Rabbanî, bir İmamı Gazali çıkmadı diye kendisinin belirttiği yolda onların devamı ve Türkün yetiştirdiği büyüğü diye anlaşılmalı veya gelecekte bu hakkın kendisine teslim edileceğine inanıyorum. Ömrü bu dâvâ uğruna hapis ve sorgularda geçti. Vefatında bile boynunda, Vatan Haini Değil Büyük Vatan Dostu Vahidüddin kitabında rejimin kurucusuna hakaretten aldığı hapis cezası mahkûmiyeti vardı ve son anlarında hastanede olmasa, doktor raporu bulunmasa hapiste olacaktı veya ruhunu hapiste teslim edecekti. Kesinleşmiş hapis cezası, yaşlılığı ve ağır şeker hastalığından dolayı, affı için Evren’e sunuldu, "cezasını çeksin" cevabı alındı. Bunu oğlu Mehmet eserinde anlatıyor ve kendisinden de dinledim.

Türkiye'nin Manzarası kitabında okuduk. Dini manzara bahsinde sahte ve istismarcı şeyhleri anlatırken diyordu ki, “bende böyle şeyler aramayın. Ben dâvânın sadece aksiyoncusuyum.” Cemiyet meydanında sesi, mücadelecisi... Savaşçısı.

O ve Ben kitabı ile Son Devrin Din Mazlumları kitabında da şunu açıklığa kavuşturur. Diyor ki:

“Hakiki mürşidin, şeyhin anahtarın kumdaki izi kadar netlikte size şablonunu veriyorum. Hakikisi şöyle şöyle olur”, diye anlatıyor. “Bunu söyleyenin onlardan olması gerekmez. Ben onlardan olduğum iddiasından münezzehim. O zaman sahtelerini teşhis ve hakikisini nasıl tasdik edebiliyorum? Mihenk taşı var. Mihenk taşı ile altının sahtesi ile hakikisi ayırt edilir. Ama mihenk taşı kendisi altın değildir, onun kendisinin altın olma iddiası yoktur, ama ne altın ne altın değil onu bize söyler. İşte benim söylemem de böyle...”

Üstadın kendi ifadesi ile buz dağını uflaya uflaya eriyen küfrü toslamasında oluşan çamur deryasında ortalığı kaplayan sahte din tacirlerini ve halleri manzarasını sahte şeyh panayırı olarak nitelemiştir adı geçen eserde; diğer yazı, kitap ve şiirlerinde... Döneminde Necip Fazıl bir dâvânın ismi olmuştur. Ve o gün bugündür kendisini mukaddesatçı olarak addedenler, bulundukları ortamda, yazılarında, kitaplarında, konferans ve sohbetlerinde yetişmelerinde Büyük Doğu’nun tesiri ve hakkının büyük olduğunu ifade etmektedirler. Adına düzenlenen ödül törenlerinde söylenenler bunu ispat etmektedir. “Anamı sorarsan Büyük Doğu”, diyen şairler şiirinde bunu ifade etmişlerdir.

Mesele ve gaye elbette şahıs değil, şahısta tecelli eden dâvâdır. Gaye dâvâ! “Sağ elime güneşi, sol elime ayı verseniz dâvâmdan dönmem” buyuran Önderimiz Peygamberimiz...

Şahısları Allah bereketlenme vesilemiz kılmış. Başta Allah'ın Sevgilisi Müjdecimiz, Kurtarıcımız, Efendimiz hem gaye ve hem bereketlenme vesilemizdir.  Sonra bereketlenme vesilelerimiz olarak muazzez sahabeler, tabiîn, onların tabileri, müçtehidler, mutasavvuflar, mürşitler, salihler ve şehitlerdir... Hepsi bizim için geldi, yaşadı, haberi bize ulaştırdılar. Onlara nasıl dua edelim, teşekkür edelim bilemem. Haklarını ödemekten aciziz. Ecirlerini Allah verir, biz de versin diye dua ediyoruz.

İşte bu büyüklerden Hoca Ali Ramitenî, ki Silsilei Aliyye, Altun Halka büyüğüdür, şöyle buyuruyor:

“Bir yol vardır ki, ruhu doğru edicidir: Kalbini Allah'a vermişlerin gönlüne girmek. Zira onların kalbi Allah'ın nazargâhıdır." Allah’ın nazarının değdiğini de ateşin yakmayacağı müjdesi bize ulaştı.

Ve Üstâd hitabelerinde şöyle bildiyor bize: “Allah, Resûl, Sahabe, müçtehit, mürşit, Üstâd, halis ve temiz hoca... Bunların her biri bir üstüne nispetle yoktur, fena bulur. Kendini yok sayar. Fakat her biri varlık âleminde birer vardır. Bu idrak içinde bize en yakın uçta bulunan halis ve temiz hocaya bağlanmak direk Allah'a bağlanmaktır.” Ne mutlu böyle bir hocası olanlara... Bu izaha ne ekleyebiliriz? Her şey içinde... Bize bu devirde olmak yolunda bir tek muhabbet ve azimle çalışmak kalmış.

Şöyle: Muhabbet vasıtasız erdirir buyurmuş Muhiddinî Arabi hazretleri... Üstâd da hocamız Ali Erdal'a, “onları sevenleri, sevenleri sevmek yetişir”. demiş.

Buraya uygun düşen, Abdülha- kîm Arvasî Efendi hazretlerinin dilinden düşürmediğini duyduğumuz (Kelebek Muhip) duası ile bitiriyorum. (Allahüm merzukna hubbeke ve hubbe men yuhibbüke ve hubbe amelin yükarribuna ileyh.)

Allahım bizi muhabbetinle, Sevdiklerinin muhabbetiyle ve sana yaklaştıran amelin muhabbetiyle rızıklandır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Sağlam kulp... - Sayı 126
Gündüz, geceye muhtaç... - Sayı 126
Vasıtasız erdirici... - Sayı 125
Seni bilsinler... - Sayı 120
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Bugün 18.11.2025Konu nedir? ...

 Deprem kuşağında yer alan ülkemizde: çok katlı yapılar yerine, tek katlı bahçeli evlerde yaşamak asl... yusuf

 Muazzam bir çalışma olmuş,tebrik ediyorum.... Ahmet Durmuş

 yukarıdaki hikayeyi ve eklemeleri yazan kişi biraz zorlamayla günün modasına uymuş işi dış güçlere a... HALİL KÖSE

 test"... test


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Nereye kadar?
Gazze, ümmetin imtihanıdır
Gelecek sayı (127) konusu


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16315008
 Bugün : 2772
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 693922
 Bugün : 205
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 233
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim