Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     553 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Eşek arısı ve kemâlat
Er Tuğrul

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Sokakta yabancı dilde konuşulunca, kendini güvende hissedemediğinden dert yanar, bizim hanım. Hakikaten öyle değil midir? Yabancı ülkeye gidince insan belki de en çok bunun eksiğini hisseder. Dilin duygu dünyamız için önemini, birbirimizi anlayamayınca hissederiz. Hele bir de duygularımızı anlatamıyorsak veya bizi anlayan yoksa…

Üç kişiye acınır sözündeki, “cahillerin arasında kalan âlime…” aslında aynı dilden konuşmayanlar değil midir? Âlim duygu ve düşüncelerini kelimelerle rahatlıkla anlatabilen ve bu konuda derinliğe ulaşmış kişidir.

Her bir kelime beynimizde farklı bir odanın kapısını açan birer anahtardır. Toplum olarak ne yazık ki harabeye dönmüş 300 odalı bir handa esir kalmış bir hayatı yaşıyoruz. Ne demiş Çanakkale’den önce yaşayanlar “kem âlât ile kemâlât olmaz” diye. Sonraki yıllar kurulan kurumlarla, dilimize üşüşen eşek arıları ile hepten kısırlaştırılmış Türkçe, şu an çan çekişen hastanın hırıltısı ile şahâdet telkininden bile bîhaber bir murdarlığı yaşamaktadır.

Meselâ hürmet yerini saygıya bıraktığı günden beri huzur evleri yaşlılarla, merhamet ve şefkat yerini sevgi aldığı günden beri yetimhaneler sabîlerle dolmaya başladı. Sılâ-i rahim tatil olduğu günden beri, insanlar dostluğu unuttu ve büyük bir yalnızlığı yaşar oldu. Istırap, fîrak, acı, elem tek kelimede mündemiç olduğu günden beri, kedisi öldüğünde üzüntüsünden psikolojisi bozulur, annesi öldüğünde üzüntüsünü unutmak için tatile çıkılır oldu. Artık bir darbımeseldir “İstanbul beyefendisi”.

“Dili” anlatmaya kelimeler yetmez. Dil değil midir zikrin yeri? Dildir gönül, dildir kültür, dildir medeniyet… Dildir bizi insan yapan. Dildir, Hucûrat 13’te beyan edilen “tanış olmak” işi kolay kılmak için bizi milletlere, kabilelere ayıran…

Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü öğretim üyesi olarak İlâhiyat Fakültesi’nde uzun yıllar hocalık yapan Merhum Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan (1938-2001) Hocaefendi, Dilimiz ve Kültürümüz adlı eserinde; “Dünyanın en büyük ve en köklü milletlerinden biriyiz. Tarihin meçhul devirlerine kadar uzanan, şerefli bir mâzimiz var. Aslında birbirinin devamı olan çeşitli imparatorluklar kurmuş; geniş kıtalara ve ülkelere hâkim olmuşuz. Bu esnada parlak, muhteşem medeniyetler oluşturmuş; eşsiz ve zengin bir kültür geliştirmiş bulunuyoruz. Tarihteki başarı veya yenilgi sebeplerini dikkatle inceleyecek olursak görürüz ki birleştiğimiz, el ele verdiğimiz zaman büyük zaferler ve kazançlar sağlamış; tefrikaya düştüğümüz zamanlarda ise kendimizi zayıf düşürmüş, düşman karşısında yenilginin hattâ esaretin acısını tatmışızdır.” demektedir.

Aynı eserinde devamla “Birlik ve beraberliği sağlayıcı unsurların başında kültür gelir. Aynı kültürle yoğrulmuş, müşterek inanç, tarih şuuru, sanat, zevk ve ideallere sâhip insanlar, uyumlu, enerjik ve güçlü bir topluluk teşkil ederler. Düşmanlar da bir ülkeyi elde etmek istediklerinde, onların içinden farklı menfaat, inanç ve ideallere sahip, yeni guruplar oluşturmaya çalışır, onları destekler ve kışkırtır, o topluluğun içine böylece tefrika sokmaya çalışır.”

Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın “Türk Dili ve Edebiyatı Özel İhtisas Komisyonu” çalışmalarında da bulunmuş olan Hocamız; dil konusunda “Millî kültürün en önemli unsurlarından biri dildir. Aynı dili konuşan, aynı edebî mirasa mâlik insanlar, kendini bir ve beraber hisseder. Tarihte başka milletler arasına karışıp, onların dillerini konuşarak, kendi millî benliklerini kaybetmiş topluluklara çok rastlanır. Bu olay, inanç ve din alanında da vuku bularak cereyan ederse daha hızlı ve kesin bir şekilde sonuçlanır. Onun için düşmanlar, bir milleti dağıtmak maksadıyla dili bozmaya, dildeki birliği parçalamaya büyük özen gösterir. O halde dilimizi de iyi öğrenmeli, iyi kullanmalı, korumalı, ayrılma ve dağılmalardan sakınmalıyız.” demektedir.

Dil hakkında ne söylesek eksik kalır, hele de söyleyen benim gibi nâkıs ise. Pekî, ne yapmak lâzım gelir? En özet cümle “ikra” yani oku emrine mûti olmak, okudukça var olmak, okudukça yaşamak, okudukça cehaletle savaşmak, okudukça yücelmek, yükselmek… Sonra, yazmak, târih yazmak, geleceği yazmak, Leh-i mahfuza amel-i sâlih yazmak…

Bunu te’min etmek için, Millî Eğitim Bakanlığımızın, ilkokul 1’de 100, 2’de 200, 3’te 200, 4’te 300 toplamda 800 kelime ile konuşan gençler mezun etmek gibi bir hedefi olmalıdır. Yoksa “benim oğlum bina okur, döner dolaşır bir daha okur”, felsefesiyle dört işlem yapamayan lise mezunu, kurtuluşu öz varlığımıza düşman ideolojilerde arayan, üniversite mezunu gençlerle baş başa kalmaya devam ederiz. Yoksa bağımsızlık, hürriyet gibi mânâlara gelen istiklal yok olur. Bizi bir arada tutan toplumsal kurallara karşı gelmek gibi sunulan özgürlük anarşisi hâkim olur.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kutlu kıyam... - Sayı 96
Kudüs nereden başlar, ner... - Sayı 96
Tasavvuf... - Sayı 95
Eşek arısı ve kemâlat... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4916352
 Bugün : 998
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452329
 Bugün : 25
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim