Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     605 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Eşek arısı ve kemâlat
Er Tuğrul

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Sokakta yabancı dilde konuşulunca, kendini güvende hissedemediğinden dert yanar, bizim hanım. Hakikaten öyle değil midir? Yabancı ülkeye gidince insan belki de en çok bunun eksiğini hisseder. Dilin duygu dünyamız için önemini, birbirimizi anlayamayınca hissederiz. Hele bir de duygularımızı anlatamıyorsak veya bizi anlayan yoksa…

Üç kişiye acınır sözündeki, “cahillerin arasında kalan âlime…” aslında aynı dilden konuşmayanlar değil midir? Âlim duygu ve düşüncelerini kelimelerle rahatlıkla anlatabilen ve bu konuda derinliğe ulaşmış kişidir.

Her bir kelime beynimizde farklı bir odanın kapısını açan birer anahtardır. Toplum olarak ne yazık ki harabeye dönmüş 300 odalı bir handa esir kalmış bir hayatı yaşıyoruz. Ne demiş Çanakkale’den önce yaşayanlar “kem âlât ile kemâlât olmaz” diye. Sonraki yıllar kurulan kurumlarla, dilimize üşüşen eşek arıları ile hepten kısırlaştırılmış Türkçe, şu an çan çekişen hastanın hırıltısı ile şahâdet telkininden bile bîhaber bir murdarlığı yaşamaktadır.

Meselâ hürmet yerini saygıya bıraktığı günden beri huzur evleri yaşlılarla, merhamet ve şefkat yerini sevgi aldığı günden beri yetimhaneler sabîlerle dolmaya başladı. Sılâ-i rahim tatil olduğu günden beri, insanlar dostluğu unuttu ve büyük bir yalnızlığı yaşar oldu. Istırap, fîrak, acı, elem tek kelimede mündemiç olduğu günden beri, kedisi öldüğünde üzüntüsünden psikolojisi bozulur, annesi öldüğünde üzüntüsünü unutmak için tatile çıkılır oldu. Artık bir darbımeseldir “İstanbul beyefendisi”.

“Dili” anlatmaya kelimeler yetmez. Dil değil midir zikrin yeri? Dildir gönül, dildir kültür, dildir medeniyet… Dildir bizi insan yapan. Dildir, Hucûrat 13’te beyan edilen “tanış olmak” işi kolay kılmak için bizi milletlere, kabilelere ayıran…

Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü öğretim üyesi olarak İlâhiyat Fakültesi’nde uzun yıllar hocalık yapan Merhum Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan (1938-2001) Hocaefendi, Dilimiz ve Kültürümüz adlı eserinde; “Dünyanın en büyük ve en köklü milletlerinden biriyiz. Tarihin meçhul devirlerine kadar uzanan, şerefli bir mâzimiz var. Aslında birbirinin devamı olan çeşitli imparatorluklar kurmuş; geniş kıtalara ve ülkelere hâkim olmuşuz. Bu esnada parlak, muhteşem medeniyetler oluşturmuş; eşsiz ve zengin bir kültür geliştirmiş bulunuyoruz. Tarihteki başarı veya yenilgi sebeplerini dikkatle inceleyecek olursak görürüz ki birleştiğimiz, el ele verdiğimiz zaman büyük zaferler ve kazançlar sağlamış; tefrikaya düştüğümüz zamanlarda ise kendimizi zayıf düşürmüş, düşman karşısında yenilginin hattâ esaretin acısını tatmışızdır.” demektedir.

Aynı eserinde devamla “Birlik ve beraberliği sağlayıcı unsurların başında kültür gelir. Aynı kültürle yoğrulmuş, müşterek inanç, tarih şuuru, sanat, zevk ve ideallere sâhip insanlar, uyumlu, enerjik ve güçlü bir topluluk teşkil ederler. Düşmanlar da bir ülkeyi elde etmek istediklerinde, onların içinden farklı menfaat, inanç ve ideallere sahip, yeni guruplar oluşturmaya çalışır, onları destekler ve kışkırtır, o topluluğun içine böylece tefrika sokmaya çalışır.”

Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın “Türk Dili ve Edebiyatı Özel İhtisas Komisyonu” çalışmalarında da bulunmuş olan Hocamız; dil konusunda “Millî kültürün en önemli unsurlarından biri dildir. Aynı dili konuşan, aynı edebî mirasa mâlik insanlar, kendini bir ve beraber hisseder. Tarihte başka milletler arasına karışıp, onların dillerini konuşarak, kendi millî benliklerini kaybetmiş topluluklara çok rastlanır. Bu olay, inanç ve din alanında da vuku bularak cereyan ederse daha hızlı ve kesin bir şekilde sonuçlanır. Onun için düşmanlar, bir milleti dağıtmak maksadıyla dili bozmaya, dildeki birliği parçalamaya büyük özen gösterir. O halde dilimizi de iyi öğrenmeli, iyi kullanmalı, korumalı, ayrılma ve dağılmalardan sakınmalıyız.” demektedir.

Dil hakkında ne söylesek eksik kalır, hele de söyleyen benim gibi nâkıs ise. Pekî, ne yapmak lâzım gelir? En özet cümle “ikra” yani oku emrine mûti olmak, okudukça var olmak, okudukça yaşamak, okudukça cehaletle savaşmak, okudukça yücelmek, yükselmek… Sonra, yazmak, târih yazmak, geleceği yazmak, Leh-i mahfuza amel-i sâlih yazmak…

Bunu te’min etmek için, Millî Eğitim Bakanlığımızın, ilkokul 1’de 100, 2’de 200, 3’te 200, 4’te 300 toplamda 800 kelime ile konuşan gençler mezun etmek gibi bir hedefi olmalıdır. Yoksa “benim oğlum bina okur, döner dolaşır bir daha okur”, felsefesiyle dört işlem yapamayan lise mezunu, kurtuluşu öz varlığımıza düşman ideolojilerde arayan, üniversite mezunu gençlerle baş başa kalmaya devam ederiz. Yoksa bağımsızlık, hürriyet gibi mânâlara gelen istiklal yok olur. Bizi bir arada tutan toplumsal kurallara karşı gelmek gibi sunulan özgürlük anarşisi hâkim olur.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kutlu kıyam... - Sayı 96
Kudüs nereden başlar, ner... - Sayı 96
Tasavvuf... - Sayı 95
Eşek arısı ve kemâlat... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday

 Ellerin sağlıq kardeşim Rafiq Oday.... Nazim


Milli Eğitim Bakanlığı’nın anketine göre, gençlerin %61’i kitap okuyormuş.
Hayret! Ya gizli gizli okuyorlar, ya büyüklerinden ders almamışlar ve gizli gizli okuyorlar.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
Keşik çəkir
"Tek"
Veliler ordusundan
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5197625
 Bugün : 2069
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 459619
 Bugün : 36
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 86
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim