Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     347 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Tasavvuf
Er Tuğrul

  Sayı: 95 -

Bu sayının konusunun, tasavvuf olacağını ilk öğrendiğimde, bu konu hakkında çok şey yazabilirim diye düşünüyordum. Yazıya Tasavvuf kelimesinin terim mânâsından başlayıp, İslâm literatüründe ne anlamlara geldiğinden bahseder, günümüze bakan yönünden dem vurur, birkaç da Allah dostlarından örnek yazarsam, tamam olur diye düşünüyordum.

Tasavvuf, tarikat, derviş, mürşit, seyr-i sülûk, vahdet-i vücût... Aslında bahsedilecek ne çok şey var değil mi? Hem gizemli, hem sırlar âlemine açılan bir kapı... Kimi kızar, kimi anlamaz, kimi cevap arar sorusuna, kimi tartar sözlerimi, kimi yargılar, kimi de...

Birisi aşk yoludur der tasavvufa, diğeri yokluk. Bâzısı vuslat der, bâzısı ayrılık. Kimisi Kur’ân ve Sünnete sarılır, kimi oldum der namazı bırakır. Kimi, dîni peygamberce yaşamak der, kimide Dede Ömer Rûşenî gibi “Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır. Gül-i gülzâr olup, hâr olmamaktır.” (bâr: yük, hâr: diken) der.

Kim ne derse desin, tasavvuf, İslâm’ın özü de değil, gayrisi de değildir. Özü değil, çünkü öz Kur’ân ve Sünnettir. Gayri de değil, çünkü Kur’ân ve Sünnetten alır uygulamalarını. Bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da, kimi küfür diyecek, kimi şirk, kimi yobaz diyecek, kimi hâin, kimi irâdelerini teslim etmişler diyecek, kimi gayriyi günahkâr görecek, kendini fenâ makamlarında sanarak. Böyle bir konuda, yazı yazmak harcım mıdır, diye düşündüm.

O zaman söze, “gâlu belâdan” başlamak lâzım. Nedir “gâlu belâ”? Allah-u Teâla’nın tüm insanları elest bezminde hâlk edip “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna hep bir ağızdan verdiğimiz cevap, söz, ahitleşme... Her secdede bu ahitnâmeye yeni bir imza... “Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur” âyetini okumak değil, bilmek değil, anlamak değil, belki hissetmek, tatmak, yaşamak, tam mânasıyla zikir ile mutmain olmak... “İnananlar, ancak o kimselerdir ki Allah’ın adı anıldığı zaman yürekleri titrer (ürperir)” (Enfal, 2), sırrına mazhâr olmak... Peki, mutmain olmadan titreyip sarsılmak mı gerek, yoksa mutmain olduktan sonra mı titrer yürek?..

Günümüz bilim adamlarının teoride, “zamânın bükülmesi” dedikleri şeyi, miraçla mûcizeleştirmek, Mârifetnâme'de gezegenler arası mesafe olarak yazmak. Mesnevî'de, fani âlemi zaman giydirilmiş varlık, varlığı ise kün (ol) fotoğraflarının (emrinin) belli frekansta ardı ardına akıtılması... Kerâmetin zaman skalasından çıkmak olduğunu düşünmek, Resûlüllah Aleyhi-s Selâm'ı rüyada görmenin âvâmın avuntusu olduğunu söyleyen, Kaside-i Bürde yazarı ile birlikte Huzur’da kanlı canlı yaşamak...

Her ne kelâm edilse ve yaşansa, en nihâyet “Ben insi ve cinni ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” emr-i mûcibince hayatı yaşamak ve en yüksek makâmın kulluk olduğunu idrak etmek, “Seyr-i Sûluk'un bir cihetiyle başa dönmek, tarikin (yolun) şeriata, Şeriat-ı Ahmediye'ye olduğunu tecrübe etmektir tasavvuf. Tarîkat, şeriata hizmet ediyorsa, has da âvâma hizmet ediyor demektir. Kişi hizmet ettiğinin efendisidir ve hizmette izzet vardır. Onun için “Pirim himmet, evlâdım hizmet” demişler.

O zaman tasavvuf nedir, diye soracak olursan; elcevap mekteptir, nefs terbiyesi yapılan. Peki bu neye benzer? Cihada (hakîki mücâhit nefsine karşı cihâd açan kimsedir. “Tirmizi, Cihat, 2”). Nefis neye derler? İnsanın dünya yolculuğundaki bineği. Peki cihat nedir? Düşmanı sulha veya İslâm'a getirinceye kadar verilen mücadele... Müslüman kime derler? Amentüden sonra “Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir”.  El netice tasavvuf, nefsi îmana getirip, diğer insanları, onu terbiye ederek, şerrinden koruma eğitimidir.

Tasavvuf bir mektep ve bir eğitim ise, mürebbisiz yani müderrissiz olmasa gerektir. Erenler, “usulsüz vusûl olmaz” derler. Usûl kimdendir? Peygamberdendir. (Andolsun ki Allah'ı(n rızasını) ve âhiret gününü(n saadetini) umanlar ve Allah'ı çokça ananlar için Allah'ın Resûlü'nde, sizin için, pek güzel örnekler vardır. Ahzab, 21). Vusûl kimedir? İlâhi ente maksûdî ve rızâke matlûbî (Allah'ım benim maksadım sensin ve ben sadece Sen'in rızanı istiyorum) duasını kabul edecek makama. Son olarak, pir ne olsa gerektir? Kur'ân ve Sünnetten kıl kadar ayrılmayan, usûlü ve vusûlü bilendir. (Tıp fakültesini bitirmiş bile olsa, cerrâhi bölümünde ihtisas yapmamış, hattâ tecrübeli cerrahların yanında ameliyata girmemiş birinin masasına yatıp, ameliyat olur mu insan veya tecrübeli bir uzmanın ameliyatına mecbur olan hastanın, ona teslim olmaması düşünülebilir mi?) 

Bu sözlerimde isabet ettirsin beni Rabbim... Hepinizi Hakka emanet ediyorum.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kutlu kıyam... - Sayı 96
Kudüs nereden başlar, ner... - Sayı 96
Tasavvuf... - Sayı 95
Eşek arısı ve kemâlat... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...

 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Milliyetçilik
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Dergi fuarındaydık
Kardelen IX. uluslararası dergi fuarında
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4507827
 Bugün : 2576
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 439894
 Bugün : 39
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim