Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     285 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kudüs nereden başlar, nerede biter; bir başka açıdan Kudüs ile olmak
Er Tuğrul

  Sayı: 96 -

Kudüs düşerse, İstanbul hattâ Mekke, Medine düşer deniyor. Bununla anlatılmak istenen, "Kudüs, o kadar kutsal bir şehir ki, şâyet işgal edilirse, Allah diğer İslâm merkezlerini cezalandırır" demek midir? İnsanın, ne kadar abartılı diyesi geliyor. Komplo teorisi üretmekte üstümüze yok, diye düşünülebilir. 

Kudüs, diğer semâvî dinlerde olduğu gibi, İslâm Dini'nde de kutsaldır. Bunu, Allah-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’inde beyan etmektedir. Hz Süleyman, Hz Davut, Hz Musa, Hz Hârun, Hz Zekeriyyâ, Hz İsa ve Hz Yahya bir çırpıda akla gelen, Kudüs'te yaşamış peygamberlerdendir. Aynı zamanda Kudüs, Peygamber Efendimiz’in İsrâ ve Mîraç hâdisesine ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Kudüs'ün önemi, anlatmakla bitmez. Bu kadar kadim bir şehrin korunması, yaşatılması ve huzuru, dünya mirası için de önem arz etmektedir.

Osmanlı Devleti, Balkanlardan ve Ortadoğu'dan çekildiği günden beri, gözyaşının hiç dinmediği yerlerin başında Kudüs gelmektedir. İslâm âleminin hiç kapanmayan gündemi... Yüz yıldır çözülemeyen, hattâ çözümden uzaklaşılan sorunu... Sadece Kudüs mü? Zulmün lîsanı, milleti hattâ dinî olmaz. Bosna Sarayı, Hocalı, Kaşgar, Arakan, Suriye... Hep aynı çığlık, aynı zulüm, yedi kat semâyı aşıp, insanların vicdanlarına ulaşamayan, gazap ordularına tâlim yaptıran marş... 

İstanbul'u, Mekke'yi, Medine'yi düşürecek olan ilâhî ceza mı, yoksa Kudüs'ü düşürmeyi plânlayan güçlerin (Siyonizm'in) sonraki hedefleri midir?  Ne yazık ki olay biraz mitolojik hale sokuluyor. Alınması gereken tedbirler ve yapılması gerekenler, olayı izleyip dua etmeye ve birkaç gaz alma mahiyetinde protestolarla geçiştiriliyor. Sorular yanlış, cevaplar hatâlı, tedbirler eksik ve yetersiz. 

Kudüs'te ne yapmamız gerekir derken, düşman emin adımlarla plânının ikinci, üçüncü adımlarını hayata geçiriyor. 20 yıl, 30 yıl önce yapılması gereken Kudüs hamleleri, bugün yapılmaya çalışılıyor. Halbuki, Siyonizm'in belki 5. adımı, Suriye ve Irak'ın kuzeyinde kurulmak istenen uydu İsrail devleti, bugün DAİŞ, PYD, YPG, PKK olarak karşımızda.

1995 de, Merhum Prof Mahmut Esad Coşan, Malatya konuşmasında bunu anlatıyor. "Türkiye’nin Kayseri dâhil, Ankara’nın aşağısından Trabzon’un aşağısına kadar düz bir çizgi halinde ve Adana dâhil, Silifke dâhil aşağıya kadar olan kısmı; bütün Irak, bütün Suriye, bütün Ürdün; Arabistan yarımadasının da Medine-i Münevvere dâhil kuzey kısmı; Sina yarımadasının tamamı ve Mısır’ın kuzeyi, İskenderiye’den ileriye doğru hudutlara dâhil… Yâni, bizim şu anda içinde bulunduğumuz Malatya’nın da dâhil olduğu bütün bu kısımlar İsrail’in haritası içindedir." 

Devamla, "Şimdi aziz ve muhterem kardeşlerim!.. Biz burada bu meseleleri bilen insanlar olarak, 2100 senesine kadar önümüzdeki programları inceleyen insanlar olarak, o zamana kadarki dokümanlar elimizde olan insanlar olarak, size tarihî bâzı şeyleri hatırlatmak için toplanmış bulunuyoruz. Yani sizi ilgilendiren, sizin çocuklarınızı ilgilendiren, sizin Allah divanında yüzünüzün ak olmasını sağlamakla alâkalı olan, Allah’ın dîvanında sorumlu duruma düşmenize sebep olacak bir takım konuları konuşmak üzere burada toplanmış bulunuyoruz" diyor. 

Sadece O mu, O'nun gibi bunları söyleyen niceleri bir bir şehit edildi.

Millet olarak 15 Temmuz işgal girişimini tam olarak idrak edebilmiş değiliz. Şimdi bunun, Kudüs ile ne alâkası var diyebilirsiniz. "Bayrak düştüğü yerden kalkar", "batan geminin enkazını, battığı yerden ararlar" sözlerini duymuşsunuzdur. İstanbul'un en önemli özelliği, paha biçilemezliği biraz da buradan gelmektedir. Son 200 yılın, her saniyesinde Kudüs tik takları... Her saat guguğunda bir yiğit yatar... Her 12'yi çaldığında bir Abdülaziz, bir Abdülhamit, bir Menderes ve bir Özal göklere çıkar... 

Yaşadığımız pek çok şey gibi, 28 Şubat kipalıları ve 15 Temmuz Humeynileri Kudüs'e adanan hahamlardır. Rahmetli Erbakan'ın başbakanlığı zamanında, Çevik Bir'in haddi ve yetkisi olmadığı halde, tank modernizasyonu adı altında İsrail'le yapılan anlaşma hatırlanılmalı... 

Belki tam burada İsrail'in kuruluşu ile alâkalı birkaç kelime söyleyecek olursak; sanayi devriminden sonra,  gözünü kan bürüyen "tek dişli canavarların" ihtiraslarını körükleyenler, en nihayet, I. Cihan harbini çıkarmışlardır. Aynı güçler, Ortadoğu, Asya ve Afrika'nın hâmisi, Osmanlı Devleti'ni Anadolu'ya hapsettikten sonra, İslâm Coğrafyasına yüz yıl, yeni durumlarına alışmaları için mühlet vermişlerdir. Paralı asker gibi kullandıkları güçlerle (Osmanlı ganimetleri ile güçlenen Avrupa'nın kontrolden çıkmasını önlemek için aralarında savaştırıp hizaya çektikten sonra, 1945), 1948 de İsrail Devleti'nin kurulduğunu ilân etmişlerdir. 

Bu parantez bilgiden sonra, birileri adına her şey yolunda giderken, hesapları bozan bir Temmuz gecesi yaşanacaktı. Asıl gâye Türkiye'yi en az üçe bölüp, Halife otağına Ortodoks bayrağı dikmek... Onun için Boğaz Köprüsü tutulmuştu. Üzerinden 1,5 yıldan fazla süre geçmesine rağmen; "neden köprüden işe başladılar?" sorgulaması yeterince yapılmadı. Düşünmek istemiyorum ama zaferlerini Ayasofya'dan çalan çanlarla mı ilân edeceklerdi? Yoksa Ayasofya Hıristiyanlara sus payı olarak mı verilecekti Kudüs karşılığında. Büyük İsrail için en büyük engel ortadan kalkacaktı. 

İşte 15 Temmuz, II. Abdülhamit Han'ı tahtan indiren Harekât ordusuna, yaklaşık yüz on yıl sonra dur demekti... Bir hayâsız akını, milletin iman dolu göğsünde durdurması, iki yüz yıldır fiili ve ruhî geri çekilmenin son bulması, inşallah taarruza geçmenin miladıdır. İstanbul'un fethi gibi Siyonist çağın kapanması, Tevhit Çağı'nın açılmasıdır. 

"En iyi savunma saldırıdır" derler askeri literatürde, "15 Temmuzdan kısa süre sonra Fırat Kalkanı harekâtıyla başlayan Türk Akınları" diye başlayacak târih kitapları. Kudüs'ün müdafaası ve özgürlüğü, bu gün Afrin'den başlamaktadır. Yarın Membiç'ten İran sınırına, Bağdat'tan Şama oradan Lübnan'a... Hattâ ikinci bir kolda, Somali ve Cezayir'den gelip, Mısır üzerinden olmalıdır. İnşallah bunları da yazacak târih kitapları. 

Kudüs ilk kıblemizdir, Efendimiz'in isrâ mucizesinin varış noktası, miraç mucizesinin başlangıç noktasıdır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kutlu kıyam... - Sayı 96
Kudüs nereden başlar, ner... - Sayı 96
Tasavvuf... - Sayı 95
Eşek arısı ve kemâlat... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday

 Ellerin sağlıq kardeşim Rafiq Oday.... Nazim


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Veliler ordusundan
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5176002
 Bugün : 1795
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 459112
 Bugün : 30
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim