Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     267 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"O"
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 99 -

Şüphesiz ki, Efendimiz varlık âleminin “Ekmel’i”. En çok kemâle ermiş demek bile yakışıksız, sanki ikinci bir kişi ile karşılaştırma yapılabilirmiş gibi... Yegâne kemâl sahibi… Böyle olmasaydı bizler için “güzel bir örnek - üsvetu’n hasene” olur muydu? Bir kişinin herkese örnek olması için örnek olunacak her konuda en önde olması gerekir.

Efendimiz’in özelliklerinden biri de beliğ olmasıydı. Az sözle çok şeyler anlatan biriydi Efendimiz. Az sözle çok şey anlatmak şairane bir üslubu akla getiriyor. Bu yüzden, belki iyi şairler için Efendimiz’in “beliğ” sıfatının varisleri diyebiliriz. Meselâ Ziya Paşa’nın şu beyti Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı düşünürken ilk aklımıza gelmesi gerekenleri çok güzel ifade ediyor:

İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez

Zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez

İnsanoğlu sınırlı bir varlık. Sınırlı ama “Evvel, Âhir, Bâtın, Zâhir” olan “Sınırsız’ın (cc)” “ruhumdan ruh üfledim” dediği, kendisine halife seçtiği bir varlık... Sınırsız olan (cc), sınırlı olana kendisini anlatırken, doğal olarak, sınırlı olanın dünyasındaki sıfatları kullanıyor. Böylece öğretmenin ve öğrenmenin temel kurallarından biri de bize öğretilmiş oluyor.

Kulları Allah’ı Kur’an-ı Kerim’de veya hadis-i şeriflerde geçen isimleri ile tanıyor, bilmeye çalışıyor. Ancak şu unutulmamalı ki, bir varlığın ismi kendisi değildir. İsim o varlığı işaret eder. Mutlak sınırsız ve mutlak güç, irade sahibi olan bir varlığı (sanki O’ndan başka bir şey var da) sınırlı bir varlığın isimlendirmesi ile sınırlamak mümkün mü? Ama, bu terazinin sıkleti çekmesi için değil, biraz olsun anlaması için bu sıfatların bilinmesi gerekiyor.

Allah’ı sıfatları ile biliriz. O Rezzak’tır, tüm canlılara rızıklarını verir. O Semi’dir, Basar’dır. Her şeyi duyar, görür. O Rahmandır, Rahimdir. Ve O Allah’tır yani “tanrıdır”.

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Hz. Âdem’e “isimleri öğrettim” âyetinin zahirî anlamı ona eşyayı (eşya şey kelimesinin çoğuludur) öğretmesi olarak tefsir edildiği gibi bâtınî olarak “ona Allah’ın isimlerini verdi” demek olarak da tefsir edilir. Bu yüzden her insanda Allah’ın isimlerinden kendi miktarınca vardır. Bir tanesi hariç: “Allah”. Allah da “O’nun” isimlerinden biridir. Bu isim Allah’ın ilâhlık, tanrılık sıfatını anlatır. Ve insanlarda olmayan tek isim Allah ismidir, Allah ilâhlığı hariç diğer tüm isimlerinden insanlara değişik miktarlarda vermiştir.

Evine ekmek götüren bir kişi evdekiler için Rezzak olur, çocuklarını kayıran bir kişi onlara Kayyum olur, bir anne Rahman sıfatının tezahürü ile yavrularına şefkatli olur, merhametli olur.

İnsanın sınırlı aklı ile O’nun Zât’ını anlaması mümkün değil. Bu yüzden Allah insana insandan tezahür etmiş. Peygamberlik diye bir kurumun olması bunun en büyük göstergesi. Yine Esmaü’l Hüsnâ’da yer alan veya almayan diğer sıfatlarını da kulları üzerine insan aracılığı ile gösteriyor. İşte çalışıyorsunuz maaşınızı yani rızkınızı patron veriyor, zahirde rızık veren patron ama mutlak Rezzak olan sadece O. Anne çocuklarına merhamet ediyor, yemiyor yediriyor, Allah’ın Rahman ismi çocuklar üzerinde anne vesilesi ile tezahür ediyor ama mutlak Rahman olan sadece “O”...

Allah’ın kulları üzerinde tezahürü ile ilgili farklı boyutlar var. “Ne yöne dönersen dön O’nun vechi oradadır” âyeti bir boyutu... Üzerinde söz söylemeye haddimiz olmadığını söylemek bile hadsizlik olacak şu satırlarda ise bambaşka bir boyut var:

Muhammed'dir Cemâl-i Hakk'a mir'ât

Muhammed'den göründü kendi bi'z-zât

O’na mekân izafe etmek zahiri olarak sınırlama içerdiği için mümkün değil. Ama duada ellerimizi semaya kaldırıyoruz. Bu mekân izafe etmek değil çünkü mekân ve makam ayrı şeyler. Biz orada bir makama dönüyoruz. Göğe doğru dönüş bir yüceliği işaret ediyor. Hep dediğimiz gibi, sınırlı dünyamızdaki semboller, isimler, sıfatlar ve kavramlarla sınırsız olanla ilişki kuruyoruz.

Dua ederken bu sınırsızlığın farkına varsak bu kadar rahat dua edebilir miydik? Dualarımızı düşünün, Allah’ım şunu nasip et, bunu ver, şu olsun, bu olmasın… Bu dil kasıt içermese de biraz hadsizlik içermiyor mu? En azından veriver, ediver denmesi biraz daha edebe uygun.

Mesnevî-i Manevi’de, Allah’ın azameti ile ilgili güzel bir bölüm var, bu bölümde namazın hareketlerinin çıkış noktası anlatılıyor. Kul Allah’ın karşısına çıkıyor, bu hal kıyam haline işaret... Allah’ın azameti ve gelen sorular karşısında önce dik duramaz hale geliyor ve ellerini dizlerine yaslayıp destek arıyor, bu hal rükû haline işaret, sonra bu destek de yetmiyor, kul ayakta duramaz hale geliyor ve yere kapanıyor, bu da secde haline işaret... Sınırsız (cc) karşısında kula belki de en lâyık hal secde değil de nedir?

Sınırsız bir varlık ve sınırlı bir varlık (!) arasında, sınırlının dünyasındaki aşk, muhabbet gibi kavramların varolmasının mümkün olmadığını söylüyor büyüklerimiz. Çünkü bu tür ilişkiler aynı cins varlıklar arasında olabilir. Ve ekliyorlar, bu yüzden Allah’la olan ilişkimizde gelmek istediğimiz her durum için karşımıza Sınırsız olanın bize tezahür için Resûl tayin ettiği Efendimiz’i koymalıyız. Şunu demek istiyorlar, Allah’ı sevmek mi istiyorsun, Resûlünü seveceksin. Allah’ı üzmemek mi istiyorsun, O’na yakın mı olmak istiyorsun, Resûlünü üzmeyecek davranışlarda bulunmaya çalışacaksın, Resûlüne yakın olacaksın. Nisa suresi 80. âyeti bu durumu formüle ediyor: “Kim Resûle itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur”. Büyükler yine diyorlar ki, bu âyetteki itaat kelimesinin yerine istediğiniz kelimeyi koyun, formül doğrudur. “Kim Resûlü severse, Allah’ı sevmiş olur”, “Kim Resül’ü üzerse Allah’ı üzmüş olur” gibi…

İnsan... İplikte büklüm, suda bir anlık suret...

ALLAH... Olmanın O'na mahsus olduğu kudret... (nfk)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
"O"... - Sayı 99
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


40
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5417647
 Bugün : 219
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464740
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 95
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim