Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3581 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Aydın olmak; CEMİL MERİÇ olmak...

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

Türk düşün tarihinin belki de en manidar ismidir Cemil Meriç. Yetmiş küsûr yıllık hayatı boyunca kendisine en yakın olarak kitapları seçmiş ve ebediyete intikaline kadar ne onlar Meriç'i, ne de Meriç kitaplarını biran olsun kendisinden uzak tutmamıştır. Çocukken bile akranlarının tersine onun oyuncağı da kitap olmuştur.  Fildişi Kulesinin sakinleriyle oldukça yakın bir bağı vardır.  Kimi zaman aç kalmıştır ama parasının son kuruşunu dahi kitaba verecek kadar hasbîdir. Bir yazarın olgunluk devri diyebileceğimiz otuz sekiz yaşında gözlerini yitirmiştir. Ama O tam bir aksiyon adamıdır; okumalarını eskisinden daha fazla olarak sürdürmüş, çeviriler yapmış ve zihninde yoğurduğu birçok dalla ilgili bilgileri harmanlayıp birbirinden donanımlı kitaplarıyla anıtlaştırmıştır. Bu Ülke, Mağaradakiler, Umrandan Uygarlığa ve diğerleri yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandırmış ve çok kısa zamanda artık klâsik olarak adlandırılmıştır. Kadim dostları hakkında şu ifadeleri oldukça tesir edicidir; Kalbi var kitapların onları bir kerhane sermayesi gibi hâşin parmaklarınla mıncıkladın mı senin oldular sanıyorsun. Gaflet. Senin olan sadece on dakikalık tenleri. Konuşmaz seninle kitap, o bir basamak değildir, sırtına alıp ikbale tırmanamazsın. Tırmanmaya tırmanırsın ama, Kapitol'den Tarpea'ya fırlatılmak için. Kahrını çekeceksin kitapların, hizmetinde bulunacaksın. Senelerce, senelerce hiçbir şey beklemeden diz çöküp emirlerini dinleyeceksin…  Adam vardır,  Aristo'yu Atina kerhanelerinin adresini sormak için, köşebaşında bekler. Adam vardır, kenef süpürtür Venüs'e. Ve kitabı, ağzına kadar ruhla dolu kutsal bir emanet olarak değil, maddî refahına hizmet edecek bir hüddam olarak görür. (1)

Bu mütecessis fikir işçisi, (2) herhangi bir tarafgirlik hissi gütmeden, hemen hemen her konuya eğilmiştir. Kendi deyimiyle İzm'ler idrâklere giydirilmiş deli gömlekleridir. (3) Dolayısıyla gerçeklere ancak tarafsız ulaşılabilir.  Bu şiarla Türk zihin tarihinde çığır açmıştır. Zira senelerce kısır kutuplaşmalarla yozlaşmış Türk neslinin artık ikaz edilmesi ve doğruyu görmesi elzemdir. Pekiyi sadece halk mı?  Elbette Tanzimat'tan bu yana aldanan ve aldatan Türk aydını da kulak vermelidir Meriç'e.

Bu itibarla, gözlerinin nurunu aydınlanmak ve aydınlatmak uğruna feda etmiştir.  Öyle gayretkeştir ki, Sosyal bilimlerin her alanında gezinmiş, bu alanlarda otorite sayılacak orijinal fikirler öne sürmüş ve sistemli sorgulamalar yapmıştır. Bütün bu azimli çalışmalar sonucu her biri şaheser niteliğinde eserler telif etmiştir. Eserlerinde şahsına münhasır tabirler geliştirmiş ve kullanmıştır. Üslûbu kaynayan bir yanardağ gibi sert ve dokunaklıdır. “Tecessüs” kelimesi âdeta yazma safahatını özetler.   Bilhassa Batı dilleri (Fransızca ve İngilizce) ile Doğu dillerini (Arapça ve Farsça) biliyor olması  “Doğu” ile “Batı” arasında rahatça gezinmesini sağlamıştır. Böylece şarkiyatçıların aktardıklarından çok farklı bir “Doğu” ve “Batı” tablosu çizer Meriç. Kalemi insaflıdır ve gerçekleri saptırmadan olabildiğince nesnel ifade etmiştir. Girift ve anlaşılması zor sosyolojik meseleleri de vazıh bir şekilde analiz etmesini bilmiştir.

Mihnetle dolu yaşam serüvenini şu cümlelerle hülâsa eder; Hayatının sonuna yaklaşmış bir insan olarak, zaten çoktan beri kaybettiğim yaşama sevincini, bu sınıflar üstü hakikatlerin taharrisinde buluyorum. Bu itibarla mezarların ötesinden seslenir gibi seslenebilirim çağıma, daha doğrusu ülkeme. Ama okunur muyum, sesim duyulur mu? Meşhur bir adam da değilim, kalabalığın benimsediği edebî bir nevi de temsil etmiyorum. Ne romancıyım, ne şair, ne tarihçi. Sadece dürüstüm, çok okudum, çok düşündüm. Beşeri ihtiraslardan uzaklaşmışım: Bütün bu vasıflar bir düşünce adamının hamurunu yapar. (4)

İlmin doruğuna vardığı dervişâne olarak yaşamını özetlediği cümlelerden rahatça anlaşılan  Üstad Cemil Meriç,  marjinal bir entelektüel  olarak   okur-yazar çevre  tarafından ekol olarak kabul edilir  ve geniş bir okuyucu kitlesine sahiptir…

Dipnotlar

1)Cemil Meriç, Jurnal (1955–1965), İstanbul, İletişim, 2007. C. I, s. 67.

2)Meriç, Bu Ülke, İstanbul, İletişim, 2007, s. 7.

3)A.g.e., s.90.

4)Meriç, Jurnal (1966–1983), İstanbul, İletişim, 2207, C.II, s.209.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Aydın olmak; CEMİL MERİÇ ... - Sayı 66
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Büyük camgözlerle yüzen karahindiba
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Nereye kadar?
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Gül kokusu
Meçhule hitap
Gelecek sayı (127) konusu
Korkaklar
Hâramiler


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16666800
 Bugün : 8069
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 722457
 Bugün : 255
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 378
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim