Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3620 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Aydın olmak; CEMİL MERİÇ olmak...

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

Türk düşün tarihinin belki de en manidar ismidir Cemil Meriç. Yetmiş küsûr yıllık hayatı boyunca kendisine en yakın olarak kitapları seçmiş ve ebediyete intikaline kadar ne onlar Meriç'i, ne de Meriç kitaplarını biran olsun kendisinden uzak tutmamıştır. Çocukken bile akranlarının tersine onun oyuncağı da kitap olmuştur.  Fildişi Kulesinin sakinleriyle oldukça yakın bir bağı vardır.  Kimi zaman aç kalmıştır ama parasının son kuruşunu dahi kitaba verecek kadar hasbîdir. Bir yazarın olgunluk devri diyebileceğimiz otuz sekiz yaşında gözlerini yitirmiştir. Ama O tam bir aksiyon adamıdır; okumalarını eskisinden daha fazla olarak sürdürmüş, çeviriler yapmış ve zihninde yoğurduğu birçok dalla ilgili bilgileri harmanlayıp birbirinden donanımlı kitaplarıyla anıtlaştırmıştır. Bu Ülke, Mağaradakiler, Umrandan Uygarlığa ve diğerleri yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandırmış ve çok kısa zamanda artık klâsik olarak adlandırılmıştır. Kadim dostları hakkında şu ifadeleri oldukça tesir edicidir; Kalbi var kitapların onları bir kerhane sermayesi gibi hâşin parmaklarınla mıncıkladın mı senin oldular sanıyorsun. Gaflet. Senin olan sadece on dakikalık tenleri. Konuşmaz seninle kitap, o bir basamak değildir, sırtına alıp ikbale tırmanamazsın. Tırmanmaya tırmanırsın ama, Kapitol'den Tarpea'ya fırlatılmak için. Kahrını çekeceksin kitapların, hizmetinde bulunacaksın. Senelerce, senelerce hiçbir şey beklemeden diz çöküp emirlerini dinleyeceksin…  Adam vardır,  Aristo'yu Atina kerhanelerinin adresini sormak için, köşebaşında bekler. Adam vardır, kenef süpürtür Venüs'e. Ve kitabı, ağzına kadar ruhla dolu kutsal bir emanet olarak değil, maddî refahına hizmet edecek bir hüddam olarak görür. (1)

Bu mütecessis fikir işçisi, (2) herhangi bir tarafgirlik hissi gütmeden, hemen hemen her konuya eğilmiştir. Kendi deyimiyle İzm'ler idrâklere giydirilmiş deli gömlekleridir. (3) Dolayısıyla gerçeklere ancak tarafsız ulaşılabilir.  Bu şiarla Türk zihin tarihinde çığır açmıştır. Zira senelerce kısır kutuplaşmalarla yozlaşmış Türk neslinin artık ikaz edilmesi ve doğruyu görmesi elzemdir. Pekiyi sadece halk mı?  Elbette Tanzimat'tan bu yana aldanan ve aldatan Türk aydını da kulak vermelidir Meriç'e.

Bu itibarla, gözlerinin nurunu aydınlanmak ve aydınlatmak uğruna feda etmiştir.  Öyle gayretkeştir ki, Sosyal bilimlerin her alanında gezinmiş, bu alanlarda otorite sayılacak orijinal fikirler öne sürmüş ve sistemli sorgulamalar yapmıştır. Bütün bu azimli çalışmalar sonucu her biri şaheser niteliğinde eserler telif etmiştir. Eserlerinde şahsına münhasır tabirler geliştirmiş ve kullanmıştır. Üslûbu kaynayan bir yanardağ gibi sert ve dokunaklıdır. “Tecessüs” kelimesi âdeta yazma safahatını özetler.   Bilhassa Batı dilleri (Fransızca ve İngilizce) ile Doğu dillerini (Arapça ve Farsça) biliyor olması  “Doğu” ile “Batı” arasında rahatça gezinmesini sağlamıştır. Böylece şarkiyatçıların aktardıklarından çok farklı bir “Doğu” ve “Batı” tablosu çizer Meriç. Kalemi insaflıdır ve gerçekleri saptırmadan olabildiğince nesnel ifade etmiştir. Girift ve anlaşılması zor sosyolojik meseleleri de vazıh bir şekilde analiz etmesini bilmiştir.

Mihnetle dolu yaşam serüvenini şu cümlelerle hülâsa eder; Hayatının sonuna yaklaşmış bir insan olarak, zaten çoktan beri kaybettiğim yaşama sevincini, bu sınıflar üstü hakikatlerin taharrisinde buluyorum. Bu itibarla mezarların ötesinden seslenir gibi seslenebilirim çağıma, daha doğrusu ülkeme. Ama okunur muyum, sesim duyulur mu? Meşhur bir adam da değilim, kalabalığın benimsediği edebî bir nevi de temsil etmiyorum. Ne romancıyım, ne şair, ne tarihçi. Sadece dürüstüm, çok okudum, çok düşündüm. Beşeri ihtiraslardan uzaklaşmışım: Bütün bu vasıflar bir düşünce adamının hamurunu yapar. (4)

İlmin doruğuna vardığı dervişâne olarak yaşamını özetlediği cümlelerden rahatça anlaşılan  Üstad Cemil Meriç,  marjinal bir entelektüel  olarak   okur-yazar çevre  tarafından ekol olarak kabul edilir  ve geniş bir okuyucu kitlesine sahiptir…

Dipnotlar

1)Cemil Meriç, Jurnal (1955–1965), İstanbul, İletişim, 2007. C. I, s. 67.

2)Meriç, Bu Ülke, İstanbul, İletişim, 2007, s. 7.

3)A.g.e., s.90.

4)Meriç, Jurnal (1966–1983), İstanbul, İletişim, 2207, C.II, s.209.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Aydın olmak; CEMİL MERİÇ ... - Sayı 66
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz

 Yorukmu kaldı artik... Yaşar Aydin

 Hep siyaset ile dolu çözüm ne peki ... Kazım tokmak

 Çok güzel olmuş ellerine sağlık yazarımız... Enes Kormaz

 Eline emeğine sağlık ... Arif kaymaz


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Su gibi aziz ol
Yörükler (3)
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür
Belli değil
Geceler sırdaşım benim
Gece ile dertleşme


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17042263
 Bugün : 1518
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 759924
 Bugün : 232
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 469
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim