Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2307 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ölürse tenler ölür
Neşe Tekin

  Sayı: 72 - Nisan / Haziran 2012

Şimdi ne sözü tükenebilir ne de anlatacakları, aktaracakları yüreğini yaralayabilirdi.

Onun konuşması, içindekileri paylaşması elbet yalnızca sözcüklerle olmayacaktı.

Dönecek, döne döne yanacak, yandıkça, kavruldukça, bedenindekileri kaybettikçe daha bir kendisiyle, O'nunla bütünleşmiş olacaktı.

Dönmek aslında durmak demekti. Durmak…

Zamanı, maddeyi, dünyanın işlerini, ahir zaman düşlerini… Hepsini durdurmaktı. Durmak, kendini bu döngüde bulmaktı. Onun için bedenini dünyadan arındırmak, kendisiyle yeniden buluşmaktı. Dönmek; kıbleye, Kâbe'ye, O'na, kendine dönmekti.

Beyazlar içindeki bedeni, herkesten daha yakındı sanki kefene. Kefen onun için korkulu bir rüya değil, kendini gerçekten bildiğinden beri, yana yana beklediği anın gelmesi demekti. O an geldiğinde mutluluğunu saklamayacak, dudaklarından son kez dökülen dualarıyla Yaradan'a kavuşacaktı…

Allah aşkı onun için elbet her bir şeyden önce gelirdi. Ona göre, aşk denildiğinde yalnızca tek bir aşk vardı ki; bu da Yaradan'a duyulan aşktı. O, işte bu aşkı ikiye ayırıyordu. Önemli olan, yaratıcıya maddi bir bağla mı, yoksa manevi bir bağla mı bağlı olunduğuydu. Yalnızca sevap kazanmak, cennette bir yere sahip olmak için duyulan saygı ve aşk mı, yoksa yalnızca “O” olduğu için duyulan aşk mı olduğu mühimdi…

İşte bu düşünceleri gibi, yalnızca ondan geriye kalan birkaç beyit, varlığını bu dünyaya anlatan kanıtlar olacaktı.

Neyin sesiyle buluştuğunda kulağı, eli, yüzü ve tüm uzuvları ılık ılık terler boşanırdı sırtından. Sanki yalnız onun için okunan ezanın sesi ise şatafatlı bir eğlenceye yahut bir şenliğe, düğüne bir davetiye mahiyetindeydi sanki. Şırıl şırıl akan saf suyla buluşurken vücudu, yüzü daha bir aydınlanır, gülümsemesi yüzüne daha bir yayılırdı.

“Allahu ekber” deyip tekbir aldı.Namaz O'nunla konuşmaksa; bu “Dünya'nın tüm işlerini elimin tersiyle itip sana döndüm” demekti. Elinin tersiyle maddi âlemdeki tüm işleri bir yana bırakıp kendini ibadete verdi.

Namazına devam ederken, kaldığı yere eli silahlı üç adam girdi. Biri bağırdı:

“Senden geriye ne kalacak be sofu?”

Fısıltı;

“Semi allahu lime'n hamideh”

Bir çığlık;

“Senin ömrün ne kadar sûfi?”

“Allahu ekber.”

Kahkahalar…

“Allah u ekber.”

Secde…

Sonrası yine kahkahalar ve silah sesi…

İlk değil bu cinayet, kim bilir belki son da değil…

Cinayet yalnızca silahla bir adamı öldürmek midir?

Yoksa asıl cinayet insanları “dinci” diye ayrı bir kefeye koyup ibadetlerine, inançlarına müdahale etmek mi?

Bir insanın namaz kıldığını kendi ailesinden bile saklamak zorunda kalması değil midir asıl cinayet?

Eğer sûfiyi merak ettiyseniz; şunu unuttunuz demektir:

“Ölürse tenler ölür,

Canlar ölesi değil.”

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ölürse tenler ölür... - Sayı 72
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17495287
 Bugün : 1817
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833888
 Bugün : 265
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim