Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1554 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Güneşi, meydan yerine çıkarmak...
Kadir Bayrak

  Sayı: 103 -

Baba ocağı... En basit anlatımıyla atadan, dededen, babadan kalma ev, arazi… Maddesinin kıymeti ne olursa olsun mânâsına paha biçilemeyecek mekân… İçinde en saf hatıraların biriktirildiği, düğün, cenaze ve bayram günlerinin bir araya gelme, toplanma merkezi… Hiçbir çare kalmadığında sığınılacak son ve güvenli liman… Yedisinde neyse yetmişinde o olacak insana, bir ömür boyu amel edeceği ahlâkî değerlerin verildiği eğitim ocağı… Ve birbirine sırtını yaslamış baba ocaklarından müteşekkil vatan…

Baba ocağımız sönmek üzere.

Değerlerimizi alt üst eden bir sam yeli esti, hâlâ estiriliyor. Bu hengâmede güneşi, ceketimizin astarında kaybettik. Hayata dair bütün ölçülerimiz aslından uzaklaşıyor. Sadece tüketmek üzerine kurulu, vahşi bir “algı” hayatı teslim aldı. Yediğimizi, içtiğimizi, giydiğimizi o algı tayin ediyor. Okul, iş, eş tercihlerini yaptığımızı zannediyoruz, aslında o karar veriyor.

Uzatmayalım, maksadım karamsarlık yaymak değil. Bilakis güneşi meydan yerine çıkarmak için karınca misali gayret…

Baba ocağı, bir değerler manzumesi. Maddede de mânâda da bacasının tütmesi şart… Onun için bir yerden başlamak gerekiyor. Problemi teşhisin en güzel yöntemi, sıkıntının baş gösterdiği ilk an’a geri dönmek. Tıp ilmi de bu yöntemi kullanıyor. İlk an, insan evladının dünyaya gözlerini açtığı doğum an’ı…

İnsan yavrusunun ilk ihtiyacı nefeslenmek, temiz hava. Ardından, temiz gıda. Anne sütü… İlahî bir lütuf, anne sütü… Faydalarını sayıp dökmeye ne hacet, küçük bir gayretle hakkında kütüphane dolusu bilgiye ulaşmak mümkün. Kadın bedenini metalaştıran algı, emzirmeyi hakir gördü. Süresini kısaltmayı denedi. Kandırdıkları oldu ama emzirmeyi iki tam yıl olarak emreden ilahî ferman karşısında muvaffak olamazdı, olamadı.

İnsan bedeninin yakıtı, gıda. Yediklerimiz, içtiklerimiz bedene ve ruha tesir ediyor. Kul, Allah’ın helâl kıldığı nimetleri, yine O’nun koyduğu ölçüler dairesinde rızık etmekle mükellef. Ama bir de gözü doymayan nefsi var insanın. Nefsi tanıyan, haddini aşarsa zıddına döneceğini bilen ve tüketme hırsını körükleyen algıyı icat edenler, insanı bu zayıf noktasından yakaladı. Aslını değiştirdikleri, türlü laboratuvar hileleriyle lezzetlendirdikleri sun’î gıdalarla bütün bir insanlığı zehirlediler. Eski Roma’nın daha fazla lezzet alma hazzı için önce yiyip sonra gaseyan eden önde gelenleri bile günümüz insanına kıyasla masum kaldı. Onlardan beter bir hal olarak sadece yiyen ve yedikçe karnı ve bedeni genişleyen bir nesil peydahlandı.

Ne yapmak lâzım? Saadet Asrını her yönüyle olduğu gibi yemek alışkanlıklarımız yönünden de mercek altına alabilsek. Aradığımız her sorunun cevabının, bütün dertlerimizin dermanının orada olduğunu kavrayabilsek. Her biri gökteki yıldız mesabesindeki sahabeden, kendimize en yakın bulduğumuz birinin hayatını derinlemesine inceleyebilsek… Sadece gıda mevzuunu ele aldığımızda, onlar ne yerlerdi, içerlerdi, nasıl ve ne kadar yerlerdi, öğrenebilsek.

Allah’ın Arslanı Hz. Ali, meselâ… Hayber’in fethinde, Allah Resulü’nün duasıyla, düşmanın şöhreti dört bir yana yayılmış cengâverini, “Zülfikâr”ının tek hamlesiyle yere seren, savaşın kızıştığı hengâmede, kalkanını yere düşürüp geri alamayınca kale duvarının çelik levhalarını söküp kendine kalkan yapan Hz. Ali’yi örnek alsak… Kale duvarından söktüğü o çelik levha ki savaştan sonra sekiz sahabî, o levhayı yerinden oynatamamıştı. Ne yerdi, içerdi… Nur nesline kaynaklık edecek ailenin, düğünlerinde verilen yemek için, o güne kadar verilen ziyafetlerde daha büyüğünün görülmediği emin kaynaklarda geçiyor. Ziyafette ikram edilenler; arpa yemeği, hurma ve ayrıca yağ, yoğurt ve hurmadan yapılan bir yemek… Yine bütün emin kaynaklarda, oruçlu oldukları pek çok günün iftarını hurma ve suyla yaptıkları yazılı.

Çare… “İnsanoğlu, kendi karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır.” buyuruyor Allah’ın Resulü. Baba ocağının bacasını tüttürmek için, gıda mevzuunda, temiz ve helâlinden, ihtiyaç miktarınca yemek ölçüsüne sarılmaktan başka çare gözükmüyor.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Nerelisin... - Sayı 123
Fars irfanı var mıdır?... - Sayı 122
Hesaplaşma zamanı... - Sayı 120
Vah benim halime!... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15153595
 Bugün : 6526
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640431
 Bugün : 192
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim