Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1485 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Asyanın kalbi Doğu Türkistan
İbrahim Ali Uçar

  Sayı: 104 -

Bu yazı, Nisan-Haziran 2013 tarihli 76. sayımızda yayınlanmıştı. O günden bugüne Kardelen'in istikametini göstermesi ve yazının değeri sebebiyle tekrar yayınlıyoruz.

 

Türk milletinin ilini tutmuş töresini düzenlemişler... Ordu yürütüp dört bir yandaki başlıya baş eğdirmiş dizliye diz çöktürmüş... Çin milleti ile komşu olmuşlar. Altını, gümüşü, ipekliyi sıkıntısızca veren Çinlinin sözü tatlı ipeklisi yumuşak imiş... Bunlarla uzak kavimleri kendisine yaklaştırır, sonra kötülük edermiş... (Bilge Kaan (Kültigin) Kitabesi, Orhun Yazıtları, 8.yüzyıl)

Doğu Türkistan, coğrafyamızın unutulan topraklarından sadece bir tanesi. Şincan (Şinciang) -Uygur Özerk Bölgesi, diğer adıyla Doğu Türkistan Özerk Türk Cumhuriyeti olarak adlandırılan Çin’e bağlı insan haklarının rafa kalktığı acı ve göz yaşının hâkim olduğu Türkiye’den yaklaşık 5000 km uzaktaki Türk yurdunun adıdır. Doğu Türkistan’ın toplam yüzölçümü 1646900 kilometrekare ile Türk Dünyası’nın Kazakistan’dan sonra 2. büyük ülkesidir.

Doğu Türkistan M. Ö. 210 yıllarından beri, Hun, Tabgaç, Göktürk, Uygur, Kara Hoca Uygur Hanlığı, Karahanlılar ve Türk Moğul İmparatorluğu gibi çeşitli Türk hanedanlarının sınırları içerisinde kalmıştır. Bu devletlerin zaman zaman zayıflamasından doğan fırsatları değerlendiren Çin, Doğu Türkistan’a saldırmış ve her birinde kısa sürelerle ülkeyi işgal etmişse de her seferinde Türkistan halkı tarafından geri püskürtülmüştür.

Çin’de imparatorluk kuran Mançular 1750’de Doğu Türkistan’ı işgal etmiş ve 1862’ye kadar hâkimiyetlerini sürdüre bilmişlerdir. Bu dönemde 42 defa isyan çıkmışsa da bunların hepsi kanlı bir şekilde bastırılmış,1863’deki son isyanda Doğu Türkistanlılar başarılı olmuştur ve ömrü 16 yıl süren bir devlet kurabilmişlerdir. Doğu Türkistan’ı Çarlık Rusyası’nın ele geçirmesinden korkan İngilizlerin desteği ile 1876’da saldıran Çin kuvvetleri 1884’de ülkeyi yeniden ele geçirmişlerdir. Bundan sonra 1931’de başlayan ayaklanmayı bastıramayan Çin SSCB’den yardım istemiş ve isyan 1933’de SSCB’nin yardımıyla bastırılmıştır. Daha sonra 1944’de Türkler tekrar bağımsız devlet kurmayı başarmış ancak bu devlet de 1949’da Çin yönetimine teslim olmuştur.

Doğu Türkistan o tarihten buyana Çin hâkimiyeti altındadır. Bugün Şincan-Uygur Özerk Bölgesi 1955’de oluşturulmuştur. Bu bölge de kendi içinde beş özerk eyalete bölünmüştür. Sömürgeci devletlere has bir şekilde Çin’de böl ve yönet taktiğini Doğu Türkistan üzerinde uygulamaya sokmuştur.

Doğu Türkistan’da Şincan - Uygur Özerk yönetimi esasına bakılırsa ülkenin tümünde yetkili bir organ değildir. Doğu Türkistan’da özerk yönetim dışında onunla aynı yetkilere sahip 7 ayrı devlet organı daha vardır. Bu organların hemen hepsi dolaylı ve direkt olarak Pekin’deki merkezi hükümete bağlıdır. Bu yüzden Özerk Bölge Hükümeti kukla bir organdan ibarettir. Ayrıca Çinli yöneticiler, Çin’in sürekli artan nüfusunu Türkistan’ın verimli bölgelerine kaydırarak nüfus oranını her gün kendi lehlerine çevirmektedirler. Çin yönetimi, kurduğu her fabrika için kalifiye işçi adı altında sürekli Çinlileri getirip Doğu Türkistan’a yerleştirmektedir.

Doğu Türkistan yeraltı kaynakları bakımından çok zengin bir ülkedir. Ülkenin 5 bini geçen maden ocağında 118 çeşit maden çıkarılmaktadır. Bir başka ifade ile Çin’in toplam maden ocaklarının % 85’i Doğu Türkistan’ da yer almaktadır. Doğu Türkistan’ın yeraltı zenginliklerinin başında petrol gelmektedir. Ayrıca Doğu Türkistan'da bilhassa Turfan, Aksu, İli ve Yeni Hisar bölgelerinde zengin demir yatakları bulunmaktadır. Zenginlikleri saymakla bitmeyecek Doğu Türkistan'da altın rezervi de 18,5 milyon tona ulaşmaktadır. Doğu Türkistan çok zengin bir yer altı ve yer üstü zenginliğine sahip olmasına rağmen, ülkeye sadece bir hammadde deposu olarak bakıldığından sanayi ilerlememiş insanları zenginleşememiştir.

Asya’nın kalbi sayılan Doğu Türkistan, Batı Asya ile Uzak Doğu arasındaki geçiş güzergâhı üzerinde yer alan doğu-batı yönündeki büyük tabiî yolları, eskiden olduğu gibi bugün de buradan geçmektedir.

Tarih çağları içinde Orta Asya ticaretinde, Doğu Türkistan’ın önemi fazladır. Çünkü o dönemlerin en işlek ticarî ‘‘İpek Yolu’’, Doğu Türkistan’dan geçer. İşte bu öneminden ötürü bölge topraklarına Rusya ve Çin göz dikmişlerdir. Doğu Türkistan’ı; Rusya, ticarî fonksiyonunu Çin’in iç bölgelerine kadar ulaştırmak amacıyla, Çin ise Orta Asya ülkeleri, İran’a ve oradan Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görmüştür. Sonuçta bir sömürgesi haline getirmiştir. Sömürge bir devletin ticareti elbette sömürücü devlet ile olur. Bu nedenle, bugün ülkenin tüm ticarî ilişkisi Çin’ledir.

Çin, Doğu Türkistan’ın zenginliklerini ve coğrafî konumunun üstünlüklerini kendi halkının refahı için kullanırken Uygurlar öz vatanlarının nimetlerinin neredeyse hiç birinden yararlanamamakta varlık içinde yokluk yaşamaktadırlar. Uygurlar Çinlilerden hak talep ettikleri için her geçen gün daha da artan baskıya ve şiddete uğruyorlar. Uygurlar son yıllarda dünyanın gözleri önünde hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Çin yönetimi Müslüman Türk kimliğinin anıtlarını uzun zaman önce bir kenara itti. Camileri, okulları dünyanın gözü önünde yıktı. Son yılların en büyük asimilasyon yöntemlerini Doğu Türkistan’da uygulamaya soktu. Camilerde ibadet etmek, ramazan ayında oruç tutmak imkânsız hale getirildi. Sadece yaşlıların o da oturduğu eve yakın yerler olmak kaydıyla camiye gitmesine izin veriliyor. Ramazan ayında oruç tutanlar ise akla gelmeyecek yöntemlerle ya aşağılanıyor veya zorla oruçları bozduruluyor. Çin yönetimi en önemli insan haklarından biri olan inanç özgürlüğünü bile Doğu Türkistan halkına çok görüyor. Uygurlu kadınlar zorla kürtaja zorlanıyor ve bebekler doğar doğmaz öldürülüyor. Öldürerek nüfus plânlaması yapıyorlar. Bugün ben medeniyim, insan hakları benim için öncelikli konudur diyen ülkeler ise 21. yüzyılın 2009’da Han Çinlileri tarafından sokak ortasında linç edilen Uygurları izlemekle yetiniyor. Batılılar neredeyse üzerinden 100 yıl geçmiş ‘‘Sözde Ermeni Soykırımını’’ daha dün olmuş gibi pişirip pişirip önümüze getirilirken fotoğraflarla, video kayıtları ile internet ve televizyon ortamında alenen gördükleri bu asıl soykırımı nasıl da görmezden geliyorlar.

Doğu Türkistan’da Uygurlara karşı yapılan her türlü vahşet, insanlıktan gerekli cevabı almalıdır. Tüm insanlık, Doğu Türkistan’da yaşananlar için bir şeyler yapmalı ve Çin yönetiminin devlet şiddeti insanlığın gücü karşısında yenilgiye uğramalıdır. Çin zulmü son bulmalıdır.

Görülen o ki Çin elindeki ‘‘altın yumurtlayan kaz’’ gördüğü Doğu Türkistan’ı elinde tutmak için daha çok Türk kanı akıtacağa benziyor. Bu kötü gidişe dur diyecek olan yine Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler’dir. Bu noktada bir Uygur atasözünde hatırlamakta fayda var, “Fil karıncayı bir ayağıyla ezebilir; ama o karınca filin hortumuna bir girdi mi fili ölümüne çıldırtır.’’

 

KAYNAKLAR:

HUGH POPE: Evladı- Fatihan, Vatan Yy, İst. 2006

Ramazan ÖZEY: Dünya ve Ülkeler Coğrafyası, Aktif Yayınevi, İst.,2003

Muharrem ERGİN: Orhun Abideleri, Boğaziçi Yy, İst., 2000

Erol GÜNGÖR: Tarihte Türkler, Ötüken Yy., İst., 1995


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Asyanın kalbi Doğu Türkis... - Sayı 104
Asya'nın kalbi Doğu Türki... - Sayı 76
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16800380
 Bugün : 1297
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732892
 Bugün : 154
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 202
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim