Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2749 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

AZIN KIYMETY
Ekrem Yılmaz

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2009

Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, AZI KALDI.

"Fildişi kaldırımlarda, fildişi sokaklarda giden, hiç birbirine çarpmayan, her biri birbirinin emrinde ve Allah korkusu altında, her biri bugün ölecekmiş gibi iki büklüm ve yine her biri hiç ölmeyecekmiş gibi dimdik insanların cemiyetini kurmak..." ideali ne güne kaldı?

Bu satırların sahibi Şairler Sultanı cevabını şiiriyle veriyor:

Bir gün anlaşılır şiir;

Çoğu gitti, azı kaldı.

Ekmek gibi azizleşir,

Çoğu gitti, azı kaldı.

Ekmek gibi azizleşecek olan "fikir", anlatılacak ve anlaşılacak olansa ideal... Fakat ne gün yeryüzüne inecek ve onu kaplayacak?

Ne zaman mı?

Çoğu gitti, azı kaldı...

Hem sadece beklenenin değil, her şeyin çoğu gitti azı kaldı:

Son peygamber, Ahir zaman Peygamberi Aleyhisselâm geldi ve gelişinin üzerinden 1430 sene geçti. Allah Azze ve Celle adet-i ilâhiyesi gereği her bin yılda bir Ulul-Azm peygamber göndermiş, her asırda da bir nebi... Oysa Son Resul Aleyhisselâm'ın gelişi üzerinden şu kadar asır geçmekle "son"a ne kadar yaklaşıldığı gerçeği gün gibi ortada durmuyor mu?

Son Peygamber de geldikten sonra, sona doğru gitmekte oluşumuz muhakkak değil mi? Hattâ ona bir burun mesafesinde oluşumuz...

Bütün süreçler boyunca dünyanın içi boşalmadı mı? Siyasetin, ekonominin, yığınların, iklimin, can çekişmelerine şahit olmuyor muyuz? Şimdiye kadar her şey hep eksildi. Her şey harcandı. Dolabı açıp bir şeyler alır gibi dünya kutusunu hep boşalttık. Ne ömürler tükendi. İşte, biz de tüketiyoruz. Enerji kaynaklarını, iktisadî kıymetleri tüketiyoruz. Petrole bir kaç on yıllık ömür biçilmiyor mu?

Ama çoğu gitti, azı kaldı işte! Fakat hâlâ bitmedi; azı kaldı diyebiliyoruz: Yani henüz güneş batıdan doğmadı.

Az zaman, az ömür, az sermaye, az enerji, az imkân... Son çeyrek içinde yaşarken, bu azların değerini iyi bilmek, takdir etmek durumundayız. Hem de bitiş düdüğü çalmadan önce, ipin ucunu yakalamak adına... Terekesine bindiğimiz bu AZ'ın içinde son dönüşü yapmalı ve yaşanmaya değer hayattan esintiler devşirmeli ve ömrü öyle noktalayabilmelidir insan...

"İyi son"... Azın içinde yakalanan iyi son, ebediyete "iyi" bir kapı açacaktır bizlere...

*

Güzelliklerin aslı gitti, idraki kaldı sadece... O güzellikler hazzedilmeli... Hiç olmazsa zevken idrak ederek yaşanmalı... Güzelliklerin iz düşümü... Ve son çeyrek... Ve kalan azın içinde yaşanan hayatta:

"Biz, bütün olumsuz şartların, onu söndürmek için üstüne aktığı tek ve son kıvılcım noktasıyız, onu nasıl yakar, tutuşturur, alevlerle sarabiliriz?

Allah'ını ve Allah'ın Sevgilisi'ni seven herkes bu son tek kıvılcım noktasının üzerine titresin, onu Nuh'un Gemisi'ndeki son insanın son meni nutfesi gibi muhafaza etsin, onu gayet büyük bir ihtiyat ve itina ile üflesin, genişletsin ve Allah'ın lütfedeceği mucizeyi beklesin!

Bekleyiniz!

Çoğu gitti, azı kaldı...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yylmaz    11.07.2009
Yorum : Önce yorumu için Faruk beye teşekkür ederim. Lütfedip bir ses vermişler. Tabi ki az olan kıymetlidir. Ekonomide de kuraldır: Ne kadar az o kadar pahalı, ne kadar çok o kadar ucuz. Bu çokluk su kadar olursa çok ucuz, hava kadar olursa bedava oluyor. Şimdi hava da kıymetsiz değil, ama bedava.. Hem ne kadar lüzumluyken, hayati önemi varken bedava... Fakat elimizden sıyrılıp giden değerlerin kıymetini bilmeliyiz, zira geri dönmeyecekler.. Nefes gibi, sıhhat gibi... İşte az kalan ömrün kıymetini bilmek kısacası.. yaşanmaya değer hayattır aranan... saygılar... ekrem yılmaz




Ekleyen : faruk    03.07.2009
Yorum : Çoğu gitti Azı kaldı evet de Azı için bile insanoğlu kavgaya,savaşa,can almaya devam ediyor. Eyyy! İnsanoğlu Az olan güzeldir kıymetini bilelim.Yaşamak herşeye rağmen güzell





 
Uludağı Sırtlamak... - Sayı 115
Vatanda... - Sayı 115
Misâlsiz Yaratandan Kulun... - Sayı 115
Lisan-ı Hâl... - Sayı 114
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (115):
Türk mimarîsi
Merkezi (cami) kaybettiğimiz için şahsiyetimizi kaybettik; şahsiyetimizi kaybettiğimiz için evimizi kaybettik, evimizi kaybettiğimiz için de şehrimizi kaybettik.

Son Eklenen Yorumlardan
 Kökümü arıyorum... Mikail

 Etkiliyeci, düşündürücü ve manevi bir yazı olmuş.Gönlünüzden dökülüp,kaleminize yansıyan manidar bir... Hümeyra hilal

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Uyan
Sen Varsın
Musikide Asalet
Su
Biz Kimiz?
Biz Kimiz?
Musikide Asalet
“QARANLIĞI” YAZANIN GECƏSİ...
Devletin Yapmadığını, Yapamadığını
AFFEDELYM KY affolunalym


Ali Erdal - Devletin Yapmadığını...
Kadir Bayrak - Türk Kimliği
Sinan Ayhan - Oluşmuş ve Oluşmamış...
Sinan Ayhan - Kalem, O Kalemdir
Necip Fazıl Kısakürek - Kıraat Kitabı
Necip Fazıl Kısakürek - Mecmua Yağmuru
Bedran Yoldaş - Hatıra Defteri
Ekrem Yılmaz - Türk Kimliği
Ekrem Yılmaz - Lisan-ı Hâl
Dergi Editörü - Fikrin Değerini Bile...
Site Editörü - Yaz Dostum
Mehmet Hasret - Yaşayan Yemek
Necdet Uçak - Şifa ve Vefa Arama
Necdet Uçak - Sıla Özlemi
Necdet Uçak - Geçer
Altan Atan - Yakarsa Dünyayı...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamemiz
M. Nihat Malkoç - Günümüzde Dergicilik...
Nihat Kaçoğlu - Anneannemin Saçları
Mehmet Balcı - Ecel (Ölüm) Gelmeden
Mehmet Balcı - Yüzlerine
Ahmet Çelebi - Yollar
Halis Arlıoğlu - Musikide Asalet
Halis Arlıoğlu - Sen Varsın
Osman Akyol - Pınar Başı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Sükût
Murat Yaramaz - Sülük
Mahmut Topbaşlı - Muradım
Eyyub MEMMEDOV - DƏRD İÇİNDƏ...
Mertali Mermer - Yalnızlığın Yakınlığ...
Cemal Karsavan - Açtılar Martılar Uçt...
İlkay Coşkun - Fikir Alıp Fikir Sat...
Turgut Yıldızan - Kültür Savaşçılarımı...
Vildan Poyraz Coşkun - Gölge Etme Başka İhs...
Tuba Kanlıkama - Biz Kimiz?
Özkan Aydoğan - Su
Rıdvan Yıldız - Yıldızlarla Aramda
İlknur Eskioğlu - Allah (C.C.) Her Zam...
Aykutalp Balkan - Ölülerin Bulunmaz Se...
Heybet Akdoğan - Siyara
Selahaddin Yıldız - Bozkır
Yusuf Çelikler - Ahuzar-ı Yusuf
Deniz Sarıtop - Uyan
Habil Yaşar - “QARANLIĞI” YAZANIN ...
Halit Yıldırım - Dergicilik Zor İş Ve...
Ziya Dilsuz - İNSAN TƏK OLAND...
Emel Akçay - Usul Usul
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 11201152
 Bugün : 1432
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 573647
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 38
 114. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 14
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 11 Kasım 2022
Künye | Abonelik | İletişim